|
Haber:
Gülşen Kaş
Baş
Dönmesi
Hayatı
Zorlaştırıyor
Baş
dönmesi
rahatsızlığı
olarak bilinen "Vertigo"
önlem alınmadığı taktirde
ileride ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor.
Vertigo, çoğu zaman
altında önemli nedenlerin aranmadığı ve zaman zaman kendiliğinden düzelen
bir belirti gibi görülmektedir. Oysaki bu hastalık önemsenmediği taktirde
ileride ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirebilmektedir.
Hastalar sıklıkla
vertigo’yu çevrelerinin de beraberinde döndüğü ile açıklamaktadırlar...
Uzmanlar vertigo’nun genel olarak iç kulağa bağlı
sorunlardan kaynaklanabileceğini, ancak diğer hastalıklarla da ilişkisi olup
olmadığının araştırılması gerektiğini söylüyorlar. Op.
Dr. Emin Kaya Vertigo ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı.
Röportaj:
Gülşen Kaş
Denge sistemimizi
sağlayan mekanizma nedir? Nasıl çalışmaktadır?
Dengemizi sağlamakla
görevli başlıca organa vestibüler sistem denir. Beyin ve iç kulakta olmak
üzere iki ayrı bölümden oluşur. Periferik bölüm iç kulakta yer alan
semisirküler kanal denen üç yarım halka, otolitik yapıklar ve ilişkili
sinirlerden oluşur. İşitmeden sorumlu salyangoz ile komşuluk gösterir.
Santral bölüm ise beyinde dengeden sorumlu 4 çekirdek ve diğer sistemler ile
bağlantıyı sağlayan sinirlerden oluşur.
İç
kulağa kan yan dalı olmayan küçük bir damardan gelir. bu damar tıkanırsa
beslediği bölümdeki hücrelerde hasar oluşur. Ayrıca iç kulakta labirent
denen bölümde mekanik hareketi algılayan duyusal hücreler vardır. İç kulakta
jelatinimsi bir sıvı içinde
statoconia denen kristal kumu benzeri bir
maddenin hareketi ile bu hareketin hangi düzlemde gerçekleştiğine bağlı
olarak görevli hücreler tarafından algılanıp, sinirler ile beyindeki merkeze
gönderilir. Bu algılanma mekanik hareketin elektrik sinyallerine dönüşümü
şeklinde olur.
Santral bölüme gelen veriler, göz kaslarının denetimini sağlayan birtakım
sinirler, omur iliğindeki bazı hücrelerce beyincikteki denge merkezleri ile
paylaşılır. Bu şekilde dengeyi sağlamak için gereken görsel ve motor
düzeltmeler sağlanmış olur. Kaslar ve eklemler ona göre kendini ayarlar. Bu
yüzden baş dönmesi ve denge bozukluğu şikayeti olan bir hastanın beyin,
beyincik, omur iliği, iç kulak ve göz ile ilgili bölümlerin ilgili
incelemeleri yapılmalı, öncelikle olayın santral mi yoksa periferik bir
hadise mi olduğu açıklanmalıdır.
Bu
durumda nöroloji uzmanı, kulak burun boğaz uzmanı, göz hastalıkları ve
dâhiliye uzmanları hastayı değerlendirebilir, aile hekimi uzmanları ve
pratisyen hekimlerin de acil durumlarda hastayı doğru yönlendirmek üzere
gerekli bilgi ve beceriye sahip olmalıdırlar…
Baş dönmesi ve dengesizlik tehlikeli mi? Bu sorunla karşılaşan bir hastaya
neler yapılır?
Genelde periferik nedenler ile oluşan baş dönmelerine daha sık rastlanır.
Santral nedenlerde genelde ek belirti ve bulgular vardır. Tabi ki
santral nedenlerin tehlikesi daha büyüktür. Beyin ve beyincikte oluşan
dolaşım bozukluklarında baş dönmesi, görme kaybı, çift görme, ağız etrafında
uyuşma, ani düşme atakları, dengesizlik gibi durumlarla kendini belli
edebilir. Nistagmus denen gözde ani kaymalar çok önemlidir. Ve tipi tanıya
varmada ipuçları verebilir.
Şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol, sigara kullanımı gibi
durumlarda damar sertliği veya pıhtı atımı sonucu gelişen damar
tıkanıklığına yatkınlık oluşmaktadır.
Boyundaki omurgalarda kireçlenmeler veya daralmalar yaşlı hastalarda
damarlara baskı yaparak belli pozisyonlarda baş dönmesi veya göz kararmasına
neden olabilir. Bu hastalarda tanı için boyun doppler ultrasonografi, MR, MR
anjiyografi gibi tanısal yöntemlere başvurulabilir.
Multipl skleroz, beyin ve
beyincik arasındaki köşede tümör gelişmesi, vaskülit veya nöropati gibi
durumlarda benzer tablolar gelişebilir. Hastayı değerlendirirken genel durum
ve bilinç ,kan basıncı, kan şekeri, kalp ritmi ve EKG bulguları, kansızlık
düşünülüyorsa kan sayımı ve elektrolitler, EEG gibi ileri tetkikler
yapılabilir.
Bayılma
nöbetleri vertigo ile karıştırılmamalıdır
Presenkop denen bayılma
nöbeti vertigo ile karıştırılmamalıdır. Hasta mutlaka sistemik dâhili
muayeneden geçmelidir. Çok ilaç kullanan yaşlı hastalarda ilaç yan etkisine
bağlı baş dönmesi , kulak çınlaması ve işitme kaybı tabloları gelişebileceği
ve bazı vertigo tablolarını taklit edebileceği unutulmamalıdır. Alkol,
uyuşturucu kullanımı, psikiyatrik tedavi gören hastaların durumu
öğrenilmelidir.
Baş dönmesinin şekli,
süresi, nasıl oluştuğu, eşlik eden diğer rahatsızlıklar öğrenilmelidir.
Örneğin işitme kaybı, kulakta çınlama ve dolgunluk hissi. Hastalık oluşmadan
önce yaşanan bir kafa travması, viral enfeksiyon veya ateşli hastalık
sorulmalıdır. Kulak, burun, boğaz muayenesi ile birlikte odyometrik( işitme
testleri) incelemeler, kalorik test, elektronistagmografi, halpike manevrası
değerli ipuçları verebilir.
Periferik
baş dönmeleri arasında benign pozisyonel vertigo, meniere
hastalığı, vestibüler nörinit, labirentit gibi durumlar örnek verilebilir.
Hasta
nasıl tedavi edilir?
Tedaviye başlamadan önce
dediğim gibi bir tanı veya bir klinik tablo yönünde ipuçları edinilmelidir
ve hayatı tehlike arz eden durumları ekarte etmelidir. Bir kişiye iyi gelen
tedavi protokolu herkese iyi gelecek diye bir kural yoktur.
Ayrıca vestibüler
sistemde oluşan bozukluklara karşı adaptasyon mekanizmaları olduğu bilinir.
Bazı durumlarda klinik tablo tekrarlayan baş dönmesi ataklarını kapsar. İlk
atağı geçiren bir hastayı bu tabloya dâhil etmek için ikinci veya üçüncü
atağı beklemek lazım.
Genel prensip olarak;
-
Ölümcül ve hayatı
tehdit eden durum ekarte edilmelidir.
-
Dahili ve sistemik
hastalık ekarte edilmelidir.
-
Santral veya
periferik vertigo ayrımı ve ona göre tedavi edilmelidir
-
Periferik vertigo
atak tedavisi sonrası proflaktik tedavi ve vestibuler rehabilitasyon
programı oluşturulmalıdır.
VESTİBULER
REHABİLİTASYON PROGRAMI NEDİR VE NASIL UYGULANIR?
Eski
dönemlerde deniz yolculuğu öncesi alışık olmayan yolcular bir süre salıncağa
binerek deniz tutulmasına karşı kendilerini alıştırıyorlarmış. Akut vertigo
atağı geçtikten sonra uygun vakalarda bu adaptasyon sisteminin sağlanması
için yapılan eğitim ve egzersiz programıdır.
Bu egzersizler hastanın
durumu ve hastalığın şiddet ve evresine göre ayarlanan çeşitli
programlardır. Hekim tarafından uygulanan manevra ve tedaviler ve hastanın
kendi uyguladığı egzersiz programları vardır.
|
MEDIKAL
SÖZLÜK |
|
Vertigo: |
Baş
dönmesi |
|
Periferik
bölüm: |
İç
kulakta yer alan semisirküler kanal denen üç yarım halka |
|
Santral
bölüm: |
Beyinde
dengeden sorumlu 4 çekirdek ve diğer sistemler ile bağlantıyı
sağlayan sinirler |
|
Nistagmus: |
Gözde
ani kaymalar |
|
Statoconia: |
Kristal
kumu benzeri bir madde |
|
Multipl
skleroz: |
Beyin
ve sinir sistemine oluşan ve sinir sistemine hasar veren plaklar ile
seyreden hastalık |
|
Vaskülit: |
Damarları
tutan hastalık |
|
Nöropati: |
Sinir
sistemi çalışmasında oluşan bozukluklar |
|
Presenkop: |
Bayılma
nöbeti |
Op.Dr. Emin Kaya,
1972 Tahran doğumlu.Orta okulu İran’da, Liseyi
Ankara’da bitirip İzmir Ege Üniversitesi Tıp fakültesinden mezun olduktan
sonra, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden Kulak Burun Boğaz
Uzmanı oldu. Türk Tabibler Birliği, Türk Kulak Burun Boğaz , Baş ve Boyun
Cerrahisi, ve Türk Fasiyal Estetik Cerrahisi derneği üyesidir. Medikal Park
Bahçelievler’de görevini sürdürmektedir.
Medical Park
Bahçelievler
E5
Yolu, Bahçelievler Metro Durağı üstü Bahçelievler - İstanbul
Tel: (0212) 444 44 84
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Gülşen Kaş
1975 İstanbul doğumlu. Anadolu
Üniversitesi
AÖF
İşletme mezunu. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı. Uzun
yıllardır sağlıkla ilgili araştırmalar yapıyor. Dünyayı gezmek
ve farklı kültürleri tanımak istiyor. Özgürlük herkes gibi onun
içinde çok önemli.
Detaylı Bilgi
|