Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Haber: Gülşen Kaş

Sağlık Haberleri, İstanbul 10/12/2006

Arı Ürünleri Şifa Dağıtıyor

Arı ürünlerinin insan sağlığına pek çok faydaları var. Binlerce sene öncesinden günümüze kadar gelen süre içerisinde, hastalıkları iyileştirmesi ve bağışıklık sistemini güçlendirmesi nedeniyle, ülkemiz de dahil olmak üzere birçok ülkede yaygın olarak kullanılıyor. 

Arı ürünlerinin sağlığa olumlu etkileri ve iyileştirici gücü, bu ürünlerle ilgilenen uzmanların, bilimsel araştırmaların sonucunda, “Apiterapi” adı altında, tedavi edici olarak tıp dünyasına girmeyi başarmıştır.

Yeni bir kavram: Apiterapi

Apiterapi arı ürünleri ile yapılan tedavi yöntemlerine verilen genel bir isimdir. Son yıllarda özellikle Çin başta olmak üzere bütün dünyada gelişmeye başladı. Hastalıkları yalnızca arı ürünleriyle tedavi eden klinikler ve Apiterapi merkezleri giderek yaygınlaşıyor.

Bal başta olmak üzere arı ürünleri zaten yüzyıllardır halk arasında birçok hastalığın tedavi edilmesi amacıyla kullanılıyor. Son dönemlerde arı ürünleri ile yapılan tedavi amaçlı uygulamalar, bilimsel araştırmaların sonuçlarına dayanarak, Apiterapi adı altında tıp dünyasında da genel kabul görmeye başlamıştır.

Ülkemizde henüz Apiterapi merkezleri oluşturulup bu konu ile ilgili bilimsel çalışmalara başlanmadı. Fakat ülkemiz çok zengin ekolojik kaynaklara sahip olduğu için, bal ve diğer arı ürünleri konusunda büyük bir potensiyel taşıyor. Önümüzdeki yıllarda bu ürünler ve insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda ciddi çalışmalar yapılıp, gerekli yatırımların gerçekleştirileceğine inanıyoruz.

Doğadan gelen sağlık: Bal

En çok bilinen arı ürünü olan bal, insanlar tarafından temel olarak besin maddesi, enerji kaynağı ve çeşitli hastalıkların tedavisi amacıyla kullanılıyor. Balın mide ve bağırsaklar üzerine olan iyileştirici etkisi yüzyıllardan beri biliniyor.

Bal yara ve yanıkların tedavisinde başarıyla kullanılabilir. Yara ve yanıkların tedavisinde kullanılan krem ve antibiyotiklerin, yara izi ve yara kabuğu gibi olumsuz etkileri bulunuyor. Bal kullanılmasıyla bu olumsuz etkiler giderilebiliyor. Yanıklara karşı kullanılan silver sulfadiazine yerine bal kullanımıyla iyileşme daha kısa bir süre içinde gerçekleşiyor.

Bal kronik sindirim sistemi hastalıklarından özellikle peptik ülser ve hazımsızlığa, duodenal ülsere, çocuklarda ise bakteriyel gastroenteritis'e karşı etkili bir şekilde tedavi amacıyla kullanılıyor.

Bal antibakteriyel özelliği ile ağız, boğaz ve bronş enfeksiyonlarına karşı kullanılıyor. Tıbbi bitki ekstraktlarıyla beslenen bal arısı kolonilerinden elde edilen ballar, larenjite, üst solunum yolları enfeksiyonlarına, kronik ülser ve yaralara karşı kullanılıyor.

Klinik araştırmalarda ise gözde, kararakt hastalığına, konjiktivit ve çeşitli kornea rahatsızlıklarına karşı, direkt gözün içine uygulanarak kullanıldığı bildirilmektedir.

Balın  şeker hastaları için diğer şekerli ürünlere kıyasla daha iyi olduğu bildirlmiştir. Eşit kaloriye sahip diğer gıdalarla bal karşılaştırıldığında balın daha az ünsilin içerdiği ancak tüketildikten kısa bir süre sonra kandaki şeker oranının aynı veya biraz daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bal ve aynı miktarda sukroz tüketimi karşılaştırıldığında kan şeker oranının bal tüketimiyle daha düşük olduğu ortaya çıkmıştır.

Balın ayrıca, böbrek fonksiyonlarını düzenleyici, uykusuzluğu giderici, ateş düşürücü etkileri bulunmakta, kalp, dolaşım sistemi hastalıkları, karaciğer rahatsızlıklarına karşı kullanılmaktadır. Nekahet durumundaki hastalara %20-40 ballı su solüsyonu enjekte edildikten sonra genel durumun iyileştiği bildirilmiştir.

"Polen", bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı oluyor

Polen insan beslenmesi için çok büyük öneme sahip olup, zengin bir protein ve vitamin kaynağıdır. Büyümeyi hızlandırıcı, yorgunluğu giderici, kansızlığı önleyici, metabolizmayı düzenleyici etkileri bulunan bir arı ürünüdür.  Polen besin değeri bakımından, diğer tarımsal ürünlerle kıyaslandığında, domates, kabak, fasulye, elma, ekmek ve ete göre daha fazla oranda protein, demir, vitamin, riboflavin, niacin içerdiği belirlenmiştir. Polenin apiterapi de kullanım alanlarını özetleyecek olursak;

Polen, polen alerjisi olan kişilerin bağışıklık tedavisinde  kullanılmaktadır. Tıpta ayrıca prostat hastalıklarının tedavisinde kullanıldığı belirtilmektedir. Polenin insan ve hayvanları X ışınlarının zararlı etkilerinden koruduğuna dair bazı   bilimsel çalışmalar da bulunmaktadır.

Fareler üzerinde yapılan bir çalışmada polenin, karaciğer hastalıklarına karşı iyileştirici bir etkiye sahip olduğu bildirilmiştir. Fareler üzerinde yapılan bir başka çalışmada polenle beslenmenin gebelik döneminde vücut ağırlığında artış sağladığı, toplam protein ve albüminde yükselmenin olduğu ve polenle beslenmeyenlere göre fetüste ölüm oranın daha düşük olduğu belirlenmiştir.

"Arı Zehri", Birçok hastalığın iyileşmesinde etkili oluyor

Amerikan Apiterapi Birliği, günümüzde mafsal iltihabi (arterit), doku sertleşmesi, deri veremi, yaşlılarda görülen deri sertleşmesi, kronik yorgunluk sendromu, yara izi, deri kanseri, ekzema gibi hastalıkların tedavisinin arı zehiri ile yapıldığını bildirmiştir.

Avrupa'da uzun yıllardır arı zehiri, eklem rahatsızlıklarında, özellikle romatizmal hastalıklarda kullanılmaktadır. Arı zehiri ayrıca gribal enfeksiyonlara ve ortopedik hastalıklara karşı kullanılmakta, iltihap kurutucu ve analjezik (ağrı kesici) etkileri bulunmaktadır. Amerikan Apiterapi Birliği, günümüzde mafsal iltihabi (arterit), doku sertleşmesi, deri veremi, yaşlılarda görülen deri sertleşmesi, kronik yorgunluk sendromu, yara izi, deri kanseri, ekzema gibi hastalıkların tedavisinin arı zehiri ile yapıldığını bildirmiştir.

Arı zehiri temel olarak immünolojide, alerjik hastalıkların tedavisinde, romatizmal hastalıklarda, gut hastalığında, sclerosisde (doku sertleşmesi), ayrıca scleroderma (yaşlılarda görülen deri sertleşmesi) ve allerjik astımı  da kapsayan çeşitli immünolojik hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

Bunların yanında, arı zehiri, epilepsiye, birçok arthritis çeşitlerine, bazı kanser çeşitlerine, boğaz enfeksiyonlarına, migrene, kolesterolole, sinüzite, kansere, ülsere, karşı tedavi amacıyla kullanılmaktadır.

Tanrının armağanı "Arı Sütü"

Arı sütünün kandaki kolesterol, toplam lipid, fosfolipit, trigliserid seviyelerini düşürücü, tansiyon düzenleyici, damar genişletici aktivesi bulunmaktadır.

Dinçlik, zindelik sağladığı, hücre yenilemesine katkıda bulunduğu düşüncesi nedeniyle, insanlar tarafından yaygın olarak tüketilmektedir. Apiterapide kullanım alanlarının başında en fazla bronş astımı, damar sertliği, mide ve bağırsak hastalıkları, romatizma gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Bunların yanında yüksek tansiyonu önleyici, böbrek ve idrar yolu rahatsızlıklarını düzenleyici özelliği vardır.

Arı sütü zihinsel ve bedensel yorgunluklara, ciltteki kırışıklık ve sivilcelere karşı da etkili bir şekilde kullanılır. Arı sütünün kandaki kolesterol, toplam lipid, fosfolipit, trigliserid seviyelerini düşürücü, tansiyon düzenleyici, damar genişletici aktivesi bulunmaktadır. Insülin benzeri peptidleri içermesi nedeniyle hipoglisemik (kan şekerini düşürücü) ve immünolojik etkisi vardır.

Cilt ve saç hastalıklarında tedavi edici, cinsel fonksiyonları düzenleyici, hücre onarıcı ve gençleştirici etkileri bulunmaktadır. Son yıllarda yapılan klinik çalışmalarda ise kemoterapi ve radyoterapi uygulanan lösemili çocuklarda arı sütünün canlı ağırlık artışıyla birlikte kandaki beyaz küre, nötrofil ve lenfositlerin artmasına neden olduğu saptanmıştır.

Doğanın harikası "Propolis"

Genel olarak Propolis, tıpta kardiyovasküler ve dolaşım sistemi hastalıklarında, dermatolojide, doku yelinmesi, ülser, ekzema, yara ve yanıklara karşı, kanser tedavisinde, immun sistem ve sindirim sistemi hastalıklarında tedavi edici olarak, karaciğer rahatsızlıklarına karşı ise koruyucu olarak kullanılmaktadır.

Bir arı ürünü olan porpolis bilim adamlarınca içinde bulunduğumuz yüzyılın en harika doğal ilaçı olarak adlandırılmaktadır. Porpolisin apiterapi de geniş  kullanım alanları bulunmaktadır.

Propolisin, insan tüberküloz basilini de kapsayan gram pozitif basilluslara karşı antibakteriyel etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır. Propolis spreylerinin solunum yoluyla alındığında romatizmaya ve astıma iyi geldiği, gut hastalığının tedavisinde ve sinirleri yatıştırmada kullanıldığı bildirilmiştir.

Bunların yanında propolisin beyin cerrahisinde kanamayı engellediği, yine %2'lik propolisin genel olarak merhemlerin antibakteriyel etkilerini artırdığı bildirilmektedir.

Propolisin antidiyabetik aktivitesi bulunmakta, ayrıca kapilleri güçlendirmekte, doku yenilenmesini sağlamakta, habis tümör hücrelerinin gelişimini engellemektedir. Propolis doku yenileyici, bakterisid ve fungusid özelliği ile kozmetikte çeşitli kremlerin yapımında kullanılmaktadır.

Kronik vajinitis, serviks uterinin lezyonları gibi dişi genital sistemin önemli patojenlerinin tedavisinde propolis sprey veya merhemleri lokal olarak kullanılmaktadır. Propolisin anestezik etkisinin de bulunduğu, bu etkinin propolisin içinde bulunan esansiyel yağlardan kaynaklandığı bildirilmektedir.

Genel olarak tıpta kardiyovasküler ve dolaşım sistemi hastalıklarında, dermatolojide, doku yelinmesi, ülser, ekzema, yara ve yanırlara karşı, kanser tedavisinde, immun sistem ve sindirim sistemi hastalıklarında tedavi edici olarak, karaciğer rahatsızlıklarına karşı ise koruyucu olarak kullanılmaktadır.

Ayrıca propolisin anti imflamator özelliğinin olduğu, dermatitlere karşı antibakteriyel krem olarak kullanıldığı ve doku yenileme özelliğine sahip olduğu bildirilmektedir.


KAYNAK: Arı Ürünleri ve İnsan Sağlığı Açısından Önemi
Doç.Dr. Nuray Şahinler (M.K.Ü. Ziraat Fakültesi Zooteknik Bölümü)


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Gülşen Kaş 1975 İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi AÖF. İşletme 4.sınıfta öğrenimine devam ediyor. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı. Özgürlük onun için çok önemli. Hayattaki tek amacı her şeyden özgür olmak. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul


Beyin Göçü


Nükleere Hayır!


Uygarlığımızın Vicdanında Yargılanmak!


Yüreğimde Bir Çocuk, Yüreğim de Bir Çocuk!


Doktor Sülükler Hayat Veriyor


Resimlerle Konuşun


Düşler Atölyesi'nde Hedef 80 Bin Çocuk


X-Ray Cihazına Takılan Güvenlik Tutumu


Düşünce İkliminde Serbest Salınımlar


Gençlik Çalışmaları Birimi


Dondurmam Gaymak


Hayatımızdaki Büyüteç (astroloji)


Aralık Numeroskopu


Ayurveda


Maya Takvimi’nin Beşinci Gündüzü Başladı

 

kitap

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Fırat Erdoğan 

Üniversitelerim


Arbil Çelen

Aralık Issızı, Sızı Aralığı...


Rüya Yüksel

Her şey çok güzel olacak


Uzay Gökerman

Aşkın Kuantumunda


Can Duman

Sebepsiz Fırtına


Mahmut Şaylıkay

Mavi Çarşaflı Siverek


Serpil Ata 

İspanya=çok (sıcak×sıcak)


Mahmut Şaylıkay

En Büyük Söz, Sözcüklerde Gizlidir


Didem Çivici

Şimdi ve Burada

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  8 Eylül 2008 TSİ 01:00