|
Haber: Gülşen Kaş
Sağlık Haberleri, İstanbul
10/12/2006
Arı
Ürünleri Şifa Dağıtıyor
Arı ürünlerinin insan sağlığına pek çok
faydaları var. Binlerce sene öncesinden günümüze kadar gelen süre
içerisinde, hastalıkları iyileştirmesi ve bağışıklık sistemini güçlendirmesi
nedeniyle, ülkemiz de dahil olmak üzere birçok ülkede yaygın olarak
kullanılıyor.
Arı ürünlerinin sağlığa olumlu etkileri
ve iyileştirici gücü, bu ürünlerle ilgilenen uzmanların, bilimsel
araştırmaların sonucunda, “Apiterapi” adı altında, tedavi edici olarak tıp
dünyasına girmeyi başarmıştır.
Yeni bir kavram: Apiterapi
Apiterapi arı ürünleri ile yapılan tedavi
yöntemlerine verilen genel bir isimdir. Son yıllarda özellikle Çin başta
olmak üzere bütün dünyada gelişmeye başladı. Hastalıkları yalnızca arı
ürünleriyle tedavi eden klinikler ve Apiterapi merkezleri giderek
yaygınlaşıyor.
Bal
başta olmak üzere arı ürünleri zaten yüzyıllardır halk arasında birçok
hastalığın tedavi edilmesi amacıyla kullanılıyor. Son dönemlerde arı
ürünleri ile yapılan tedavi amaçlı uygulamalar, bilimsel araştırmaların
sonuçlarına dayanarak, Apiterapi adı altında tıp dünyasında da genel kabul
görmeye başlamıştır.
Ülkemizde henüz Apiterapi merkezleri
oluşturulup bu konu ile ilgili bilimsel çalışmalara başlanmadı. Fakat
ülkemiz çok zengin ekolojik kaynaklara sahip olduğu için, bal ve diğer arı
ürünleri konusunda büyük bir potensiyel taşıyor. Önümüzdeki yıllarda bu
ürünler ve insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda ciddi çalışmalar
yapılıp, gerekli yatırımların gerçekleştirileceğine inanıyoruz.
Doğadan
gelen sağlık: Bal
En çok bilinen arı ürünü olan bal,
insanlar tarafından temel olarak besin maddesi, enerji kaynağı ve çeşitli
hastalıkların tedavisi amacıyla kullanılıyor. Balın mide ve bağırsaklar
üzerine olan iyileştirici etkisi yüzyıllardan beri biliniyor.
Bal yara ve yanıkların tedavisinde
başarıyla kullanılabilir. Yara ve yanıkların tedavisinde kullanılan krem ve
antibiyotiklerin, yara izi ve yara kabuğu gibi olumsuz etkileri bulunuyor.
Bal kullanılmasıyla bu olumsuz etkiler giderilebiliyor. Yanıklara karşı
kullanılan silver sulfadiazine yerine bal kullanımıyla iyileşme daha kısa
bir süre içinde gerçekleşiyor.
Bal kronik sindirim sistemi
hastalıklarından özellikle peptik ülser ve hazımsızlığa, duodenal ülsere,
çocuklarda ise bakteriyel gastroenteritis'e karşı etkili bir şekilde tedavi
amacıyla kullanılıyor.
Bal
antibakteriyel özelliği ile ağız, boğaz ve bronş enfeksiyonlarına karşı
kullanılıyor. Tıbbi bitki ekstraktlarıyla beslenen bal arısı kolonilerinden
elde edilen ballar, larenjite, üst solunum yolları enfeksiyonlarına, kronik
ülser ve yaralara karşı kullanılıyor.
Klinik araştırmalarda ise gözde, kararakt
hastalığına, konjiktivit ve çeşitli kornea rahatsızlıklarına karşı, direkt
gözün içine uygulanarak kullanıldığı bildirilmektedir.
Balın şeker hastaları için diğer şekerli
ürünlere kıyasla daha iyi olduğu bildirlmiştir. Eşit kaloriye sahip diğer
gıdalarla bal karşılaştırıldığında balın daha az ünsilin içerdiği ancak
tüketildikten kısa bir süre sonra kandaki şeker oranının aynı veya biraz
daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bal ve aynı miktarda sukroz tüketimi
karşılaştırıldığında kan şeker oranının bal tüketimiyle daha düşük olduğu
ortaya çıkmıştır.
Balın ayrıca, böbrek fonksiyonlarını
düzenleyici, uykusuzluğu giderici, ateş düşürücü etkileri bulunmakta, kalp,
dolaşım sistemi hastalıkları, karaciğer rahatsızlıklarına karşı
kullanılmaktadır. Nekahet durumundaki hastalara %20-40 ballı su solüsyonu
enjekte edildikten sonra genel durumun iyileştiği bildirilmiştir.
"Polen",
bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı oluyor
Polen insan beslenmesi için çok büyük
öneme sahip olup, zengin bir protein ve vitamin kaynağıdır. Büyümeyi
hızlandırıcı, yorgunluğu giderici, kansızlığı önleyici, metabolizmayı
düzenleyici etkileri bulunan bir arı ürünüdür. Polen besin değeri
bakımından, diğer tarımsal ürünlerle kıyaslandığında, domates, kabak,
fasulye, elma, ekmek ve ete göre daha fazla oranda protein, demir, vitamin,
riboflavin, niacin içerdiği belirlenmiştir. Polenin apiterapi de kullanım
alanlarını özetleyecek olursak;
Polen,
polen alerjisi olan kişilerin bağışıklık tedavisinde kullanılmaktadır.
Tıpta ayrıca prostat
hastalıklarının tedavisinde kullanıldığı belirtilmektedir. Polenin insan ve
hayvanları X ışınlarının zararlı etkilerinden koruduğuna dair bazı
bilimsel çalışmalar da bulunmaktadır.
Fareler üzerinde yapılan bir çalışmada
polenin, karaciğer hastalıklarına karşı iyileştirici bir etkiye sahip olduğu
bildirilmiştir. Fareler üzerinde yapılan bir başka çalışmada polenle
beslenmenin gebelik döneminde vücut ağırlığında artış sağladığı, toplam
protein ve albüminde yükselmenin olduğu ve polenle beslenmeyenlere göre
fetüste ölüm oranın daha düşük olduğu belirlenmiştir.
"Arı
Zehri", Birçok hastalığın iyileşmesinde etkili oluyor
Amerikan Apiterapi Birliği, günümüzde
mafsal iltihabi (arterit), doku sertleşmesi, deri veremi, yaşlılarda görülen
deri sertleşmesi, kronik yorgunluk sendromu, yara izi, deri kanseri, ekzema
gibi hastalıkların tedavisinin arı zehiri ile yapıldığını bildirmiştir.
Avrupa'da uzun yıllardır arı zehiri,
eklem rahatsızlıklarında, özellikle romatizmal hastalıklarda
kullanılmaktadır. Arı zehiri ayrıca gribal enfeksiyonlara ve ortopedik
hastalıklara karşı kullanılmakta, iltihap kurutucu ve analjezik (ağrı
kesici) etkileri bulunmaktadır. Amerikan Apiterapi Birliği, günümüzde mafsal
iltihabi (arterit), doku sertleşmesi, deri veremi, yaşlılarda görülen deri
sertleşmesi, kronik yorgunluk sendromu, yara izi, deri kanseri, ekzema gibi
hastalıkların tedavisinin arı zehiri ile yapıldığını bildirmiştir.
Arı zehiri temel olarak immünolojide,
alerjik hastalıkların tedavisinde, romatizmal hastalıklarda, gut
hastalığında, sclerosisde (doku sertleşmesi), ayrıca scleroderma (yaşlılarda
görülen deri sertleşmesi) ve allerjik astımı da kapsayan çeşitli
immünolojik hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.
Bunların
yanında, arı zehiri, epilepsiye, birçok arthritis çeşitlerine, bazı kanser
çeşitlerine, boğaz enfeksiyonlarına, migrene, kolesterolole, sinüzite,
kansere, ülsere, karşı tedavi amacıyla kullanılmaktadır.
Tanrının armağanı "Arı Sütü"
Arı sütünün kandaki kolesterol, toplam
lipid, fosfolipit, trigliserid seviyelerini düşürücü, tansiyon düzenleyici,
damar genişletici aktivesi bulunmaktadır.
Dinçlik, zindelik sağladığı, hücre
yenilemesine katkıda bulunduğu düşüncesi nedeniyle, insanlar tarafından
yaygın olarak tüketilmektedir. Apiterapide kullanım alanlarının başında en
fazla bronş astımı, damar sertliği, mide ve bağırsak hastalıkları, romatizma
gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Bunların yanında yüksek
tansiyonu önleyici, böbrek ve idrar yolu rahatsızlıklarını düzenleyici
özelliği vardır.
Arı sütü zihinsel ve bedensel
yorgunluklara, ciltteki kırışıklık ve sivilcelere karşı da etkili bir
şekilde kullanılır. Arı sütünün kandaki kolesterol, toplam lipid,
fosfolipit, trigliserid seviyelerini düşürücü, tansiyon düzenleyici, damar
genişletici aktivesi bulunmaktadır. Insülin benzeri peptidleri içermesi
nedeniyle hipoglisemik (kan şekerini düşürücü) ve immünolojik etkisi vardır.
Cilt ve saç hastalıklarında tedavi edici,
cinsel fonksiyonları düzenleyici, hücre onarıcı ve gençleştirici etkileri
bulunmaktadır. Son yıllarda yapılan klinik çalışmalarda ise kemoterapi ve
radyoterapi uygulanan lösemili çocuklarda arı sütünün canlı ağırlık
artışıyla birlikte kandaki beyaz küre, nötrofil ve lenfositlerin artmasına
neden olduğu saptanmıştır.
Doğanın
harikası "Propolis"
Genel olarak Propolis, tıpta
kardiyovasküler ve dolaşım sistemi hastalıklarında, dermatolojide, doku
yelinmesi, ülser, ekzema, yara ve yanıklara karşı, kanser tedavisinde, immun
sistem ve sindirim sistemi hastalıklarında tedavi edici olarak, karaciğer
rahatsızlıklarına karşı ise koruyucu olarak kullanılmaktadır.
Bir arı ürünü olan porpolis bilim
adamlarınca içinde bulunduğumuz yüzyılın en harika doğal ilaçı olarak
adlandırılmaktadır. Porpolisin apiterapi de geniş kullanım alanları
bulunmaktadır.
Propolisin,
insan tüberküloz basilini de kapsayan gram pozitif basilluslara karşı
antibakteriyel etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır. Propolis spreylerinin
solunum yoluyla alındığında romatizmaya ve astıma iyi geldiği, gut
hastalığının tedavisinde ve sinirleri yatıştırmada kullanıldığı
bildirilmiştir.
Bunların yanında propolisin beyin
cerrahisinde kanamayı engellediği, yine %2'lik propolisin genel olarak
merhemlerin antibakteriyel etkilerini artırdığı bildirilmektedir.
Propolisin antidiyabetik aktivitesi
bulunmakta, ayrıca kapilleri güçlendirmekte, doku yenilenmesini sağlamakta,
habis tümör hücrelerinin gelişimini engellemektedir. Propolis doku
yenileyici, bakterisid ve fungusid özelliği ile kozmetikte çeşitli kremlerin
yapımında kullanılmaktadır.
Kronik
vajinitis, serviks uterinin lezyonları gibi dişi genital sistemin önemli
patojenlerinin tedavisinde propolis sprey veya merhemleri lokal olarak
kullanılmaktadır. Propolisin anestezik etkisinin de bulunduğu, bu etkinin
propolisin içinde bulunan esansiyel yağlardan kaynaklandığı
bildirilmektedir.
Genel olarak tıpta kardiyovasküler ve
dolaşım sistemi hastalıklarında, dermatolojide, doku yelinmesi, ülser,
ekzema, yara ve yanırlara karşı, kanser tedavisinde, immun sistem ve
sindirim sistemi hastalıklarında tedavi edici olarak, karaciğer
rahatsızlıklarına karşı ise koruyucu olarak kullanılmaktadır.
Ayrıca propolisin anti imflamator
özelliğinin olduğu, dermatitlere karşı antibakteriyel krem olarak
kullanıldığı ve doku yenileme özelliğine sahip olduğu bildirilmektedir.
KAYNAK: Arı Ürünleri ve
İnsan Sağlığı Açısından Önemi
Doç.Dr. Nuray Şahinler (M.K.Ü. Ziraat Fakültesi Zooteknik Bölümü)
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Gülşen Kaş 1975
İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi AÖF. İşletme 4.sınıfta
öğrenimine devam ediyor. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı.
Özgürlük onun için çok önemli. Hayattaki tek amacı her şeyden
özgür olmak. Detaylı Bilgi
|