Haber ve Röportaj:
Gülşen Kaş
Sağlık
Haberleri, İstanbul
Aşırı Sıcaklarda Kalp Krizi
Riski
Sıcak
havalarda dengesiz beslenme, sıvı ve tuz kaybı
kalp krizine zemin hazırlıyor.
Uzmanlar, sıcak havalarda su ve tuz dengesinin
bozulduğunu, bu nedenle özellikle kalp ve damar hastalarının sıcak havalarda
çok dikkat etmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar.
Göğüste kollarla, boyuna vurabilen baskı
şeklinde göğüs ağrısı, terleme, nefes darlığı, çarpıntı ve baygınlık hissi
gibi belirtiler kalp krizinin habercisi olabilir
Yaz aylarında sıvı kaybının çok olmasına
dikkati çeken uzmanlar, bu aylarda bolca sıvı tüketilmesi gerektiğini ancak,
sıvı alırken de sıvı kaybını arttıracak şeylerden kaçınılması gerektiğini
belirtiyorlar. Özellikle alkollü ve gazlı içeceklerin sıvı kaybını
arttırdığını belirten uzmanlar, çay ve kahveyi de aşırı şekilde
tüketilmemesi gerektiğini vurguluyorlar. Sıcak
havalarda
hafif ve açık renkli giysilerin tercih edilmesinin uygun olacağını söyleyen
uzmanlar, spor yaparken de aşırıya kaçılmaması ve hafif sporların tercih
edilmesinin sağlığımız açısından daha faydalı olacağına dikkat çekiyorlar.
Kalp krizi aniden yaşanılabilen bir olay
olduğu gibi, önceden de vücudumuzda etkilerini gösterebilir. Türk Kalp Vakfı
doktorlarından Dr. Ahmet Sağbaş, önemsenmeyen rahatsızlıkların kalp krizinin
habercisi olabileceğini, bu durumda kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık
kuruluşuna başvurmaları gerektiğini söylüyor.
Röportaj:
Gülşen Kaş (Sağlık Editörü)
Türk Kalp
Vakfı Doktorları, kalp hastalıkları ile ilgili sorularımızı
yanıtladı.
Kalp krizi nedir?
Kalp krizi kalp kasının bir bölümünün o bölgeye yetersiz kan akışından
dolayı ölmesi sonucu meydana gelir.
Kalp hastalığının
sebepleri nelerdir?
Kalp kasını besleyen koroner arterlerden
birinde oluşmuş olan yağ plağının aniden çatlaması ve üzerinde pıhtı
oluşması sonucu arteri tıkaması ile meydana gelir. Pıhtılar genelde damar
sertliği sonucu meydana gelen değişiklikler yüzünden daralmış koroner
arterlerde oluşur. Arter duvarının içindeki yağlı plak bazen çatlar ve bu da
pıhtı oluşumunu tetikler. Tıkanan koroner arterin beslediği kalp kası
bölgesi ise hayatiyetini kaybeder.
Kalp hastalığı
belirtileri nelerdir?
Kalp krizi göğüste kollarla, boyuna
vurabilen baskı şeklinde göğüs ağrısı, terleme, nefes darlığı, çarpıntı,
baygınlık hissi gibi belirtilerin tek ya da bir arada görülmesiyle
belirtilerini gösterir.
Ani üzüntü, heyecan,
stres kalp krizine yol açar mı?
Evet. Koroner damarlarında yağ plakları (ateroskleroz)
olan bir kişide ani psikolojik stres o plakların çatlayarak üzerine pıhtı
oturması sonucu damarı tıkayarak kalp krizine yol açabilir.
Kalp
krizi riskini önceden belirlemek mümkün mü?
Evet. Risk faktörlerinin belirlenmesi,
seçilmiş hastalarda eforlu EKG, talyum sintigrafisi, multislice CT ya da
koroner arteriyografi gibi yöntemlerle hastada kalp krizine yol açan yağ
plaklarının (ateroskleroz) saptanması yollarıyla kriz riski önceden
belirlenebilir.
Bir kişide kalp krizi
geçirme riski ne kadardır? Yüksek risk grubuna giren kişiler
neler yapabilir?
Kişinin sahip olduğu risk faktörlerine
göre %5’in altı ile %20 arasında kalp krizi geçirme risk oranı değişebilir.
Yüksek risk grubuna giren kişiler düzenli doktor kontrolünü aksatmamalı,
risk faktörlerimi (hipertansiyon, şeker hastalığı, genetik özellikler, yaş,
sigara gibi) kontrol altında tutulmalı, doktor kontrolünde diyet ve egzersiz
yapılmalıdır.
Kalp
krizi anında neler yapılabilir?
Mümkünse hemen bir aspirin yutulmalı ya
da çiğnenmeli, yatay pozisyona geçilmeli, hiç vakit kaybetmeden en yakın
acil servisine nakil sağlanmalıdır.
Kalp krizini atlatan
kişilerin daha sonra ne yapması gerekir?
Doktorun önerdiği ilaçları düzenli
kullanmalı, tavsiyelerine uyulmalı ve düzenli kontrollerden geçilmelidir.
Kalp krizini önlemek
için neler yapılabilir?
Kan basıncının kontrol edilmesi, toplam
kolesterol seviyelerinin kontrol edilmesi, sigara içilmemesi, meyve ve sebze
bakımından zengin, az hayvansal yağ içeren diyetler uygulanması, şeker
hastalığı varsa kontrol altında tutulması, ideal kilonun korunması, doktor
kontrolü altında düzenli egzersiz yapılması, stresten uzak durulması
gereklidir.
Kalp
hastalığı nasıl teşhis edilir?
Doktor muayenesi, Elektrokardiyografi,
Efor testi, Ekokardiyografi, Ritm Holter, Talyum sintigrafisi ve gerekli
görülürse koroner anjiyografi ve BT anjiyografisi ile kalp hastalığın
teşhisi mümkündür.
Kalp hastalıklarında
tedavi yöntemleri nelerdir?
İlaç tedavisi, muhakkak doktor kontrolünde
düzenlenen diyet ve egzersiz uygulamaları ile son çare olarak kalp ameliyatı
kalp hastalıklarındaki tedavi yöntemleridir.
Kalp hastalıklarında
cerrahi tedavi yöntemleri nelerdir?
Açık kalp ameliyatı, koroner by-pass,
kapak ve damar değişimi, doğuştan kalp ve damar anomalilerini düzeltme gibi
cerrahi müdahale yöntemleri mevcuttur.
Kalp
ameliyatı öncesi hastaların ne gibi hazırlıklar yapması gerekir?
Doktor tarafından hastalığın durumuna göre
ilaç tedavisi düzenlenir ve kan vericileri ve ameliyatta kullanılması
gereken özel cihazlar var ise bunlar temin edilir.
Kalp ameliyatı
geçirmiş kişilerin nelere dikkat etmesi gerekir?
Hastalığın durumuna göre belirli süre
istirahat, verilen ilaçların düzenli kullanılması, düzenli doktor kontrolü
ve egzersiz yapılması gerekmektedir.
Kalp ameliyatı
geçirmiş kişilerin hayatlarında ameliyattan sonra bazı olumsuzluklar
yaşanabiliyor (psikolojik) bunu önlemek için ne yapılması gerekir?
Hasta ameliyattan sonra psikolojik destek
görmeli, tedavi sürecini –ilaç ve egzersiz gibi- aksatmamalı, gerekirse
psikiyatrik anlamda yardım görmelidir.
Kimlere
anjiyo yapılır? Gereksiz yapılan anjiyoların ne gibi etkileri vardır?
Ciddi kalp ve damar hastalığından
şüphelenilen kişilere anjiyo yapılır. Hekim ahlakına sahip bir doktorun
gereksiz anjiyografi istememesi gerekir. Koroner anjiyografi kalp ve damar
hastalığının olduğunu bize %100 gösteren şu anki teknolojideki en ileri
yöntemdir. Bunun sonucunda hastaya nasıl bir tedavi düzenlemek gerekir,
tıkalı veya daralmış bir damar var mıdır? Varsa stent veya açık kalp
ameliyatını gerektirecek bir durum var mıdır? Gibi soruların cevapları
aranır. Koroner anjiyografi on binde bir gibi düşük bir ihtimalle de olsa
ölüme sebebiyet verebilir. Ancak bu kişiler zaten yüksek riskli kişilerdir
ve bu işlem aslında birçok insanın hayatını kurtarmaya sebep olabilecek bir
işlemdir.
Kardiyak
rehabilitasyon nedir? Bu tedaviden kimler faydalanabilir?
Kalp hastalığı veya ameliyatı sonrası
kişiyi sağlıklı bir yaşam biçimine tekrar kazandırmak amacıyla yapılan
uygulamalardır. Kalp ameliyatı geçirmiş olanlar, kalp krizi geçirmiş
olanlar, kalp yetmezliği olan hastalar bu uygulamadan faydalanabilir.
~Röportaj Sonu~
Hayat
tarzınızı ve beslenme alışkanlıklarınızı değiştirerek kalp krizi riskinden
korunabilirsiniz
Bir kişinin
hiçbir risk faktörü olmasa bile hayatı boyunca kalp krizi geçirme riski
yüzde 1'dir. Ancak; yüksek kolesterol yüksek tansiyon, sigara bağımlılığı,
ailede kalp hastalığının varlığı, hareketsiz yaşam ve 40 yaş üzeri olma gibi
faktörler, kişinin kalp krizi geçirme riskini yüzde 50 oranında
artırmaktadır.
Gülmek
kalbe çok yararlı
Gülmek ve ağlamak insanı rahatlatıyor.
İnsanlar güldüklerinde mutluluk hormonlarını harekete geçirdiğinden büyük
bir rahatlama yaşıyorlar. Uzmanlara göre ağlamakta gülmek kadar faydalı
çünkü, bu iki durumda da insanlar duygularını boşaltarak kendilerini
rahatlatıyorlar.
Özellikle insanlar “üzüntülü ve stresli”
durumlarında olayların ne olduğunu gerçekten kavrayabilseler ve bu olaylara
bakış açısını değiştirerek içinde bulundukları durumla eğlenseler, kendileri
için çok yararlı bir şey yapmış olacaklar. Çünkü gülmek ve eğlenmek, stres
durumunu ortadan kaldırarak, kişilerin daha rahat olmalarını ve hayata bakış
açılarını değiştirerek kalp krizi riskinin de azalmasını sağlıyor.
Egzersiz
yapmak mutluluğunuzu arttıracağı gibi, kalp sağlığınızı da koruyacak
Hareketsiz insanlarla, özellikle masa
başında iş yapan insanların kalp hastalıklarına yakalanma riski diğerlerine
göre çok daha yüksektir. Hareketsiz olarak 2 saat masa başında iş yapmak
ciddi şekilde kalp krizi riski oluşturmaktadır. Her gün egzersiz yapmak çok
önemlidir. 30-40 dakika yürüyüş hayatınıza çok şey katacaktır... özellikle
masa başında olanlar bütün günlerini oturarak geçirmemeliler, basit
egzersizler yaparak sağlıklarına katkıda bulanabilirler. Bu egzersizler;
boyunlarını sağa, sola öne ve arkaya yavaş hareketlerle eğmek, 30 dk. da bir
kalkıp dolaşmak, esneme hareketleri yapmak çok yararlı olacaktır
Doğum
kontrol hapları, uzun yıllar kullanıldığında damar içinde pıhtı oluşturarak
kalp krizi riskini yükseltiyor
Yapılan bir araştırmada, doğum kontrol
hapı kullanan kişilerin kalp krizi geçirme riski diğer insanlara göre daha
fazla. Özellikle kalp hastası olanların, doğum kontrol haplarından
kesinlikle uzak durmaları gerekiyor. Uzmanlar göre, kilo fazlası, böbrek
hastalığı ve gebeliğinde yüksek tansiyonu olan kişilerle, ailesinde yüksek
tansiyon hikayesi bulunan kadınların tansiyonunu yükseltebileceğinden, doğum
kontrol haplarının kullanmamaları gerektiğini söylüyorlar. Aynı zamanda
uzmanlar, doğum kontrol haplarının 35 yaşından sonra kullanılmamasını ve
özellikle sigara içenlerde bu riski arttırdığına dikkat çekiyorlar.
UYARI!
Yukarıda sayılan
durumlarda olan kişilerin doğum kontrol hapı kullanmadan önce mutlaka
doktorlarına danışarak hareket etmeleri gerekiyor!
Stres
ve üzüntü kalbi vuruyor
Kalbe zararlı olan şeylerden bir tanesi
de stres ve üzüntü. Yapılan araştırmalarda, insanların kendilerini mutlu
edememeleri, sürekli bir şeylere takmaları ve çevresindeki olaylardan
etkilenmesi kalp krizi riskini arttıran faktörler arasında gösteriliyor.
Uzmanlar, bu kişilerin kendilerini mutlu edecek şeylerle meşgul olması ve
sevdiği insanlarla birlikte olmasının bu riski düşüreceğine işaret
ediyorlar.
Mutlu bir evlilikle kalp krizi riskinden
korunun
Düzenli
ve mutlu bir evlilik, kalp krizi riskini düşürüyor. Evli insanlar, bekar
insanlara göre önce eş ve çocuklarını ve sorumluluklarını düşünüyor. Bekar
insanlar, evli insanlara göre hayata ve çevrelerine karşı sorumluluk
duymadıkları için, konsantrasyonları dağınık ve mutsuz oluyorlar. Bu durum
sosyal açıdan bakıldığında toplum tarafından kabul görmüyor ve bekar
insanları büyük bir stres altına alıyor. Bu stres de kalp krizi riskini daha
fazla tetikliyor.
Aşık olmak kalp krizi
riskini düşürüyor
İnsanlar aşık oldukları zaman vücutta
bazı yararlı hormonları salgılıyorlar. Bu hormonların ise kalp sağlığı
üzerinde çok olumlu etkileri var. Aşk insan için çok yüksek bir
konsantrasyon sağlar, bu nedenle AŞK kişiyi olumsuz çevresinden koparıp, tek
başına hayatı mutluluk verici hale getiren, aynı zamanda kişinin kendisine
güvenmesini sağlayan harika bir olaydır.
Öğle
uykusu hayatınıza çok şey katacaktır
Öğle saatlerinde ve sonrasında bir saat
uyumak, çok dinlendiricidir. Vücuttaki bütün stresi aldığı gibi vücudunuzun
da yenilenmesini ve toparlanmasını sağlar. Aynı zamanda öğle uykusu diğer
zamanlarınızı daha verimli geçirmenizi sağlar. Öğle uykusu uyuyan
insanların, uyumayan insanlara göre kalp krizi geçirme riski yarı yarıya
düşmektedir. Uzmanlara göre bunun nedeni ise, öğle uykusunda beden ile
birlikte ruhsal dinlenme de olmaktadır. İnsanlar her ne kadar fiziksel
olarak uykusuzluğa dayansalar da ruhsal olarak uykusuzluğa
dayanamamaktadırlar. Uykusunu alamayan insanlar, gergin ve mutsuz bir ruh
yapısına sahip oldukları için, vücuttaki zararlı hormonların salgılanmasına
neden olarak kalp krizi riskini artmasına neden oluyorlar.
Kalbe
faydalı besinler
Zeytinyağı: Kalp sağlığı
açısından oldukça faydalıdır. Katı yağlar yerine zeytinyağını tercih eden
insanların kanında ki kolesterol miktarı azalır ve kan basıncı düzene girer.
Bu da kalp için oldukça önemlidir.
Balık: Haftada 4 kez tüketeceğiniz
114 g balık % 14 oranında kalp hastalığı riskini azaltıyor.
Fındık: Fındık ve fındık
yağı mono doymamış yağ asitlerini içerir. Her gün tüketeceğiniz bir avuç
fındık, kötü kolesterol (LDL) oranını düşürdüğü gibi (HDL) iyi kolesterolü
de yükseltmektedir. Ayrıca fındıkta damarları koruyan E vitamini bol
miktarda bulunmaktadır.
Enginar:
Bol miktarda B ve C vitamini ihtiva ediyor, kan şekerini düzenliyor ve kalp
kaslarını güçlendiriyor, kalbi rahatsız eden üre ve kolesterolü düşürerek
kalbin daha rahat çalışmasını sağlıyor.
Tane Fasulye: Her gün 1
ila ½ fincan tüketilen kuru ve tane fasulye, kısa sürede kandaki kolesterol
miktarını azaltacağından kolesterol gibi damarı tıkayan başka maddelerinde
birikmesini önler.
Ispanak: Kalp
hastalıklarına ve yüksek tansiyona karşı kullanılan harika, doğal bir
ilaçtır. Kolesterolün damarlara yerleşmesini önleyen ıspanak, magnezyum ve
potasyum gibi mineralleri içerdiğinden kan basıncını da düşmesini
sağlamaktadır.
Domates: Damarları yumuşatarak
kanı durultuyor, üre miktarını düşürerek vücudu gençleştiriyor. Uzmanlar,
kalbe yararlı olduğu kadar karaciğer, böbrek bozuklukları ve şeker hastaları
için de çok faydalı olduğunu söylüyorlar.
Havuç: Havuçta bol A vitamini ve
beta karoten vardır. A vitamini ve beta karoten cilde temizlik ve pembelik
verdiği gibi gözlerin de sıhhatli kalmasını sağlıyor. Kalp rahatsızlığı ve
damar sertliği üzerinde de olumlu etkileri olan bu sebzenin, her gün
yendiğinde akciğer kanseri riskini de yarıya indirdiği bildiriliyor.
Sarımsak:
Tansiyon
düşürüyor, kanın pıhtılaşmasını azaltıyor ve kötü (LDL) kolesterolü
düşürürek kalbin daha rahat çalışmasını sağlıyor. Her gün düzenli olarak
tüketilen 3 g sarımsak, kolesterol düzeyi ve kan basıncı üzerinde yaptığı
olumlu etkilerle kalp rahatsızlığı riskini % 38 oranında azaltıyor.
Soğan:
Bol miktarda A, B ve özellikle C vitamini, bol miktarda fosfor, iyot,
silis ve kükürt gibi maddeler içeriyor. Bu maddeler, kolesterolün oksitlenip
damar duvarlarına zarar vermesini engelliyor. Bu özelliklerin içinde kalbe
yararlı maddeler olduğu gibi, vücudun diğer organlarına da yararlı
olabilecek bir çok faydalı madde içeriyor.
Muz: Potasyum, B6 vitamini ve
Magnezyum içeriyor. Her ikisi de kalp sağlığı için çok gereklidir. Muz aynı
zamanda seratonin (mutluluk hormunu) salgılanmasına yardımcı oluyor bu da
insanların daha rahat olmalarını sağlıyor.
Greyfurt:
Bir C vitamini deposudur. Güçlü bir antioksidan olma özelliğini de taşıyan
Greyfurt, içeriğine pembe rengini veren madde sayesinde damar duvarlarını
kolesterol tahribatından koruyarak, kalbin daha sağlıklı çalışmasını
sağlıyor.
Elma: Günde yiyeceğiniz
bir elma, kalp hastalıklarından korunmanızı sağlar. Elmada bulunan ve pektin
adı verilen lif, kendini kolesterole bağlayarak kolesterolün damarlardan
geçmesini önler. Düzenli olarak tüketilen Elma, kalp
hastalığına
yakalanma riskini önemli ölçüde azaltmaktadır.
Meyve: Günlük 400 g meyve tüketimi
kalp hastalığı riskini % 21 oranında azaltmaktadır.
Bitter Çikolata: (siyah çikolata)
Her gün düzenli olarak tüketilen 100 g bitter çikolata kalp hastalığı
riskini % 21 oranında azaltmaktadır.
Şarap: Günlük tüketeceğiniz 150 ml
şarap, kalp hastalığı riskini % 32 oranında azaltıyor.
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Gülşen Kaş 1975
İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi AÖF. İşletme 4.sınıfta
öğrenimine devam ediyor. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı.
Özgürlük onun için çok önemli. Hayattaki tek amacı her şeyden
özgür olmak. Detaylı Bilgi
|