|
Haber
ve Röportaj:
Gülşen Kaş
Sağlık Haberleri, İstanbul – Mayıs 2008
Canlı Kemik Nakli
Yeditepe Üniversitesi
Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanlarınca geliştirilen fibula tekniği,
osteonekrozlu hastalara umut oldu.
Üç
hasta üzerinde başarı ile uygulanan tekniği Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu, bir
ağacı fide olarak ekmekle, ağacı canlı olarak nakil etmeye benzeterek
hastalar, beklemesine gerek kalmadan canlı kemikle yaşamını sağlıklı bir
şekilde devam ettirecek dedi. Yeditepe
Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu ile
röportajımıza devam ediyoruz...
Röportaj:
Gülşen Kaş
“Canlı
kemik nakli protez ihtiyacını ortadan kaldırıyor”
Gülşen: Diz protezi ameliyatı
ile fibula tekniği arasında ne fark var?
Doç. Beyzadeoğlu:
Diz protezi hastanın kendi eklemini korumayan bir ameliyattır ve protezin
ömrünün sonunda yenisiyle değiştirilmesi gerekir. Oysa damarlı kemik nakli,
hastanın kendi eklemini korur ve başarılı olması durumunda protez ihtiyacını
ortadan kaldırır. Osteonekroz da problem kemiğin kanlanmamasıdır. Damarlı
kemik bu bölgeye kanlı ve canlı kemiği getirdiği için, hastalığın en
mantıklı çözümlerinden biridir. Bunun yanında damarlı kemik nakli, protezden
çok daha zor ve uzun süren bir ameliyattır.
Gülşen:
Fibula nakli tekniği kimlere uygulanabilir?
Doç. Beyzadeoğlu:
Genç, aktif, eklem yüzeyi henüz tahrip olmamış, yaşam beklentisi uzun olan,
protez ameliyatı olmak istemeyen, bu ameliyatın yapılmasına engel olacak
derecede ağır hastalığı bulunmayan, kalça ve dizlerinde yaygın osteonekrozu
bulunan hastalara yapılabilir. Ancak kemiğin daha küçük alanını tutmuş olan
osteonekrozlularda diğer basit cerrahi yöntemlerin uygulanmasını tercih
ediyoruz. Şu da unutulmamalıdır ki, damarlı kemik ameliyatı sadece
osteonekroz da değil, çok büyük uzun kemik kaybına yol açan travmalarda,
kemiğin başka yöntemlerle tedavi edilemeyen iltihabında, kemik tümörü
cerrahisinde ve omurga ameliyatlarında da uygulanabilmektedir.
Gülşen:
Osteonekroz tedavisinde ameliyat son çare mi?
Doç. Beyzadeoğlu:
Çok erken evrelerde yakalanan ve kemiğin küçük bölümünü tutmuş olan
osteonekrozlar da ameliyat dışı tedaviler yeterli olabilir. Ancak ilerlemiş
evrelerde ve geniş alanı kapsayan hastalık durumunda cerrahi tedavi tek
seçenektir.
Gülşen:
Peki ameliyat yapılamayacak hasta var mı?
Doç. Dr. Tahsin
Beyzadeoğlu: Hiçbiri kesin kural olmamakla beraber, 50 yaş üstü, aşırı
şişman, ağır hastalığı bulunan ve ameliyatın çok riskli olduğu hastalarda
yapılamayabilir. Eklem yüzünün bozulduğu, çökme ve deformasyonun oluştuğu
durumlarda ise uygulanmamalıdır.
Gülşen:
Hastaların ameliyat öncesi yapması gereken bir şey var mı?
Doç. Beyzadeoğlu:
Ameliyat
öncesi hastaların çok ayrıntılı muayene ve
görüntüleme yöntemleriyle değerlendirilmesi gerekiyor. Ayrıca eşlik eden
başka hastalıkları varsa, ilgili branş hekimlerinin yakın takibinde
olmaları, ameliyatı yapacak cerrahi ekibin de bu meslektaşlarıyla ayrıntılı
konsültasyonda bulunması gerekmektedir. Yani bu ameliyat bir ekip işidir.
Gülşen:
Ameliyat sonrası hastalarda ağrı oluyor mu? Ağrı varsa nedeni ne olabilir ve
ağrıyı gidermek için ne yapılması gerekir?
Doç. Beyzadeoğlu:
Yapılan cerrahiye bağlı ilk 24-48 saatte ağrı olmaktadır, ancak modern,
gelişmiş ağrıyı önleyici yöntemlerle bu en az düzeye indirilebilmektedir.
Anesteziyoloji ekibi bu konuda bize çok yardımcı oluyor.
“Sigara ve
Alkol” hastalığın gelişimini tetikliyor...
Gülşen:
Hastalar ameliyattan sonra ne zaman taburcu ediliyorlar ve ne kadar süre
sonra yürüyebiliyorlar?
Doç.
Beyzadeoğlu:
Toplam 4-5 gün hastanede yattıktan sonra taburcu ediyoruz. Ameliyatın ertesi
günü ayağa kaldırıp, ameliyatlı bacaklarının üzerine basmadan (koltuk altı
değneği yardımıyla) yürütüyoruz.
Gülşen:
Fibuladan alınan canlı kemiğin eksikliği, ameliyat sonrasında kişilerde bir
rahatsızlık oluşturuyor mu?
Doç. Beyzadeoğlu:
Bununla ilgili pek çok araştırma mevcut. Bazı hastalarda ayakbileği ağrısı
olabiliyor. Ancak damarlı kemiğin kazandırdıkları yanında son derece ihmal
edilebilecek yan etkiler bunlar.
Gülşen:
Hastalara ameliyat sonrasında bir egzersiz programı uygulanıyor mu?
Doç. Beyzadeoğlu:
Hastalar yaklaşık 2 ay, ameliyat olmuş sahaya yük vermeden yürüyorlar. Bu
sırada eklem hareket açıklığını koruyucu fizik tedavi ve rehabilitasyon
görmeleri gerekiyor. İkinci aydan sonra da egzersiz programı 6. aya kadar
devam ediyor.
Gülşen:
Hastaların ameliyattan sonra nelere dikkat etmesi gerekir?
Doç. Beyzadeoğlu:
Sigara ve
alkol kullanmamaları, varsa diğer hastalıklarının kontrollerini düzenli
yaptırmaları ve rehabilitasyon programına uyum göstermeleri gerekiyor.
Gülşen:
Hastaların vücutlarının, bu tekniği reddetme ihtimali var mı? Varsa nedeni
nedir? Bu durumda nasıl bir yol izlemek gerekir?
Doç. Beyzadeoğlu:
Kalça
osteonekrozunda damarlı kemik naklinin 10 yıllık sürede başarı oranı %85
olarak bildiren bilimsel makaleler mevcuttur. Kemik hastanın kendisinin
kemiği olduğundan ve damarıyla nakledilip, hastalıklı bölgeye besleyici kan
getirdiğinden reddedilme ihtimali bildirilmemiştir.
Gülşen:
Diz protezi ameliyatı olan kişiler 15-20 sene sonra tekrar ameliyat geçirmek
zorunda kalabiliyorlar. Fibula tekniğin de böyle bir şey olma ihtimali var
mı?
Doç. Beyzadeoğlu:
Kalçada
son derece (%85) başarılı olan bu tekniğin dizdeki geç dönem sonuçlarını
vermek için henüz erken. Zira bizim (her geçen gün sayıları artmakla
beraber) 3 hastamızın 4 dizine bu tekniği uyguladık. İki yıllık takiplerinde
hastaların sonuçları beklediğimizin üstünde iyi oldu. Kalçadaki başarı
oranının dizde de olmasını beklemek mantıklı görünüyor. Yani her 100
hastadan 85’i protezden kurtulurken, 15’ine tekrar protez gerekli olabilir.
Damarlı kemik nakli başarısızlığı halinde, protez ameliyatı yapılmasına
engel bir durum bulunmamaktadır.
Gülşen:
Tekniğin başarısını neye bağlıyorsunuz?
Doç. Beyzadeoğlu:
Eklemi
korumasına, kişinin kendi kemiğinin kullanılmasına ve hastalığın altta yatan
nedeni olan kanla beslenmemeyi ortadan kaldırmasına bağlıyorum.
Gülşen:
Bu tip bir rahatsızlığa yakalanmamak için ne yapılması gerekir?
Doç. Beyzadeoğlu:
Travmadan
korunmalı, sigara ve alkol kullanmamalılar. Eklem ağrısı şikayetleri için
Ortopedi ve Travmatoloji uzmanlarına gitmeyi ihmal etmemelidirler. Ancak
sistemik başka hastalıkları var ve bir takım ilaçları bu hastalıkları
yüzünden kullanmak zorunda kalırlarsa, kanıtlanmış bir korunma yöntemi yok.
Gülşen:
Dünyada bir ilke imza attınız, makaleniz yurtdışında bilimsel dergilerde
yayınlanacak. Makalenizin yayınlanmasının ülkemize bir getirisi olabilir mi?
Nasıl tepkiler bekliyorsunuz?
Doç. Beyzadeoğlu:
Açıkçası, vaka sayımızı kısa sürede arttırabilir ve hastalarımızı iyi takip
edersek, bu yöntemin diz osteonekrozunun tedavi seçeneklerinden biri olarak
dünya çapındaki klasik eğitim kitaplarında yerini almasını umuyorum.
Gülşen:
Eklemek istedikleriniz?
Doç. Beyzadeoğlu:
Biz
osteonekrozlu hastalara ulaşmak ve özellikle diz osteonekrozunda bahsedilen
tedavi yönteminin olduğunu duyurmak istiyoruz. Kendi meslektaşlarımıza zaten
kongre ve toplantılarda bahsederek, uygun hastaları bize sevk etmelerini
veya kendilerinin de bu yöntemle tedavi etmelerini öneriyoruz. Siz basın
aracılığıyla da özellikle bu tedaviden haberi olmayan osteonekroz
hastalarına ulaşmak en büyük amacımız. İlginiz ve güzel sorularınız için de
teşekkür ederiz.
2008 ©
indigodergisi.com
|
Biyografi: Doç.
Dr. Tahsin Beyzadeoğlu
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1994 yılında mezun oldu. 2000
yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim
Dalın’da uzmanlık eğitimin aldı. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde
doktora yaparak Doçent unvanını aldı. Halen Yeditepe Üniversitesi
Hastanesi’nde Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda Ortopedi ve
Travmatoloji Uzmanı olarak görevini sürdürüyor.
Dernek/Kulüp Üyelikleri
:
Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği , Türk Ortopedi ve
Travmatoloji derneği, Türk Ortopedi ve Travmatoloji Eğitim Konseyi,
TOTBİD Ayak ve ayakbileği cerrahisi şubesi yönetim kurulu üyesi,
Türk El ve Üst Ekstremite Derneği, Türk Rekonstrüktif Mikrocerrahi
Derneği, AAOS ( American Academy of Orthopaedic Surgeons), EFORT (European
Feteration of National Associations of Orthopaedics and Travmatology),
TTB, İTO
Doç. Dr.
Tahsin Beyzadeoğlu
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi
Ortopedi
ve Travmatoloji Anabilim Dalı
İletişim: 0216 578 40 46
E-posta:
tbeyzade@superonline.com
 |
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Gülşen Kaş
1975 İstanbul doğumlu. Anadolu
Üniversitesi
AÖF
İşletme mezunu. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı. Uzun
yıllardır sağlıkla ilgili araştırmalar yapıyor. Dünyayı gezmek
ve farklı kültürleri tanımak istiyor. Özgürlük herkes gibi onun
içinde çok önemli.
Detaylı Bilgi
|