|
Haber
ve Röportaj: Gülşen Kaş
Sağlık
Haberleri, İstanbul -
Şubat 2008
Kadın Sağlığı
Kadınlarda İdrar Kaçırma
Sorunlarına Son
İdrar kaçırma pek çok kadının
derdi. Ülkemizde de bu sorundan muzdarip olan pek çok kadın var. Bu
rahatsızlık nedeniyle başkasının evine bile gitmekten kaçınan kadınlar
tedaviye başlamakta zorluk çekiyorlar…
Yeditepe
Üniversitesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Uğur
Yılmaz, Pek çok kadının derdi olan “idrar kaçırma” sorununun çözülebilir bir
sorun olduğunun altını çizerek, kadınların doktora gitmekten çekinmemesi
gerektiğini belirtti.
Doç. Dr Uğur Yılmaz,
“Kadınlar da yaygın olarak rastlanan “idrar kaçırmanın” en çok menopoz
döneminde ve çok doğum yapmış kadınlarda görüldüğüne dikkati çekerek, idrar
kaçırmanın kadınlar da daha çok görülmesinin, kadının pelvik kas yapısının
farklılığı ve üretrasının kısa olması gibi nedenlerden kaynaklandığını
söyledi.
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç.
Dr. Uğur Yılmaz, kadınlar da idrar kaçırma sorunları ile ilgili sorularımızı
yanıtladı.
Röportaj:
Gülşen Kaş
-Sağlık
Haberleri Editörü-
Gülşen: İdrar kaçırma nedir?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
İdrarın ani ve istemsiz olarak idrar yolundan dışarı çıkması “idrar kaçırma”
olarak tanımlanır.
Gülşen: İdrar kaçırma ne zaman normal kabul edilir?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
İdrar kaçırma, tuvalet eğitimi almamış bebekler haricinde normal kabul
edilmemelidir. Yaygın inanışın aksine idrar kaçırma yaşlanma sürecinin
normal bir sonucu da değildir. Kadının iş, sosyal ve özel yaşantısında ciddi
sorunlara yol açan idrar kaçırma durumunun tedavi edilmesi gereklidir.
Gülşen: İdrar kaçırmanın nedenlerinden bahseder misiniz?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
İdrar kaçırma, temel olarak iki mekanizmada bozukluk olarak karşımıza
çıkabilmektedir. İlk mekanizma mesanenin elastikliğinin yitirmesi ve
depolama fonksiyonunda bozulma meydana gelmesi; ikinci temel mekanizma da
idrar tutma mekanizmasında rol alan “” adını verdiğimiz yapı ve pelvis taban
yapısının bozulması ve dolayısı ile mesane normal olsa da idrar tutamama
sorununun olması. Bir de bu iki mekanizmanın birlikte olduğu durumlar da
var. Kadınlar da özellikle hormonal dengelerin menopozla değişmesi ile
mesane de ve idrar tutan kaslar da erime olması önemli sebepler arasında.
Çok doğum yapmış bayanlar da bu sıkıntılar daha da fazla görülebiliyor.
Gülşen: İdrar kaçırmanın toplumdaki
sıklığı nedir?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Kadınların %25’inin hayatlarının herhangi bir döneminde idrar kaçırdığı
tespit edilmiştir. ABD' de yapılan bir çalışmada yaklaşık 12 milyon üzerinde
kişinin idrar kaçırma sorunun olduğu ve 60 yaş üzerindeki kişilerin üçte
birinin belirli dereceler de idrar kaçırma şikayeti olduğu kabul
edilmektedir.
Gülşen: Kaç tip idrar kaçırma vardır?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Kadınlarda temel olarak 3 tip idrar kaçırma görülmektedir. Bunlardan ilki
“stres tip idrar kaçırma” olup karın içi basıncın artması ile idrar kaçırma
gözlenmektedir. Öksürük, aksırık veya ayağa kalkma ile idrar kaçırma
olabilmektedir. İkinci tip idrar kaçırma “sıkışarak idrar kaçırma”dır. Bu
tipte idrar sıkışıklığı hissedildiği an tuvalete yetişemeden idrar kaçırma
olmaktadır. Burada temel sorun mesane de olabilir. Üçüncü tip olarak bu her
iki tipin birlikte olduğu “karışık tip” idrar kaçırma vardır. Bu üç temel
tip idrar kaçırma sorununun dışında bir de nörolojik hastalıklarla birlikte
olan idrar kaçırma vardır ki, klinikte çok değişik şikayetlerle karşımıza
gelebilmektedir.
Gülşen: İdrar kaçırma tipinin önemi var mı?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
İdrar kaçırma tipi özellikle verilecek tedavi açısından önem arz etmektedir.
Mesela, sıkışma tipinde idrar kaçırmada ameliyat yerine öncelikle ilaç
tedavileri veya davranışçı tedaviler denemek gerekebilir. Bu tip hastalara
ameliyat yapıldığında şikayetler daha da fazla artabilmektedir.
Gülşen: İdrar kaçırmanın hangi tipte olduğuna nasıl karar verilir?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Öncelikle çok detaylı hastalık öyküsü almak gereklidir. Bu öykü sırasında
idrar kaçırma tipi aşağı yukarı belli olur. Ama kesin olarak tip belirlemek
için “ürodinami” dediğimiz testi yapmak gerekebilmektedir.
Gülşen: Ürodinami hakkında bilgi verir misiniz?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Ürodinami mesaneye yerleştirilen çok küçük ve özel yapımlı bir sonda ile
mesane fonksiyonlarının değerlendirildiği bir testtir. Test sırasında özel
olarak hazırlanmış bilgisayar sistemi kullanılıp mesane içi basınçlar
ölçülmekte ve idrar kaçış anında veya öncesinde mesane durumu
değerlendirilebilmektedir.
Gülşen: Ürodinami’nin nasıl yapılması gerekir? Ürodinami
sonucunda ne bulunuyor?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Testin mutlaka steril koşullarda ve bu işte kendisini yetiştirmiş kişilerce
yapılması gereklidir. Test öncesi mesane içerisine çok küçük çaplı ufak bir
sonda yerleştirilir. Buna benzer bir sonda da rektum içine yerleştirilir.
Daha sonra yavaş yavaş belirli bir hızda mesane içine steril serum verilir.
Bu esnada mesane içi basınç ölçülmektedir. Hastanın idrar hissedişi ve
öksürükle idrar kaçırıp kaçırmadığı, kaçırma olursa hangi basınçta kaçtığı
ve mesane kapasitesi ile ilgili çok önemli bilgiler elde edilebilir. Bunun
yanında, mesanede anormal kasılmalar olup olmadığına bakılır. İdrar kaçırma
sebebi mesanenin davranışı ile ilgili olabilir veya sinir sistemi
hastalıkları sonucu mesane bozuklukları bulunabilir. Ürodinami testiyle
bunlar tespit edilebilir.
Gülşen: İdrar kaçırmanın hangi tipinde ne tür tedavi uygulanmaktadır?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Eğer idrar kaçırma sebebi sinir
sistemi bozukluklarından kaynaklanıyorsa öncelikle çok iyi
bir sinir sistemi değerlendirmesi yapmak gereklidir. Hastanın tek sorunu
idrar kaçırma olmayabilir. Cinsel sorunlar veya barsak sorunları da
beraberinde seyredebilir. Tedavide sadece idrar kaçırmaya yönelik yaklaşım
yanlıştır. Mutlaka hem barsak hem de cinsel fonksiyonları beraberinde
irdelemek gerekir. Uygulanan tedaviler arasında davranışçı yöntemler, ilaç
tedavileri, pelvis taban kaslarını güçlendiren egzersizler ve gerekirse
ameliyatlar sayılabilir. Biz ameliyat yapmadan önce ameliyatsız yöntemlerin
denenmiş olmasına önem veriyoruz. Her idrar kaçırma sorununda ameliyat
yapılması uygun değildir. Eğer, pelvis taban kaslarında gevşeme mevcutsa
öncelikle pelvik taban kaslarını güçlendiren egzersizlerle başlamak gerekir.
Eğer başarılı olunamazsa ve pelvik
taban kaslarına ilaveten idrar tutma
mekanizmasında gevşeme varsa o bölgeyi güçlendiren ameliyatlar yapılabilir.
Eğer sıkışarak idrar kaçırma varsa, çoğunlukla mesanede baskılanamayan
anormal kasılmalar görülebilmektedir. Bu durumlarda mesaneyi gevşetici
ilaçlar kullanmak gerekir. Eğer sıkışma ve stres tip idrar kaçırma
birlikteyse, yani karışık tip idrar kaçırma varsa, yine ilaç tedavisiyle
başlamak lazım. İlaç tedavisine elektriksel uyarım tedavileri ve fizik
tedavi eklemek gerekebilir.
Gülşen: Tedavinin şekli neye göre belirleniyor?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Tedavinin şekli öncelikle idrar
kaçırma tipine göre değişmektedir. Burada ürodinamik incelemenin önemi çok
büyüktür. Tam anlamıyla genital muayene yapmak gereklidir. Biz burada
nörolojik muayeneyi de ekliyoruz. Genital bölge duyusu ve o bölgeye ait
refleksleri mutlaka değerlendirmek lazım. Gerekirse ileri seviyede
nörofizyolojik incelemeler yapmak lazım. Bunlar ne yazık ki her merkezde
yapılmıyor. Ürodinami testi yapılmadan eğer aşırı aktif mesane tablosu varsa
öncelikle bir tedavi denenebilir. Eğer tedaviden fayda görülürse, ürodinami
yapılmadan da devam edilebilir. Ama, karışık tip idrar kaçırma veya stress
tip idrar kaçırma sebebiyle ameliyat düşünülüyorsa mutlaka ürodinami yapmak
lazım. Bir de hastanın durumuna göre de tedavi şekli değişir. Hastanın yaşı,
fizik durumu ve beklentileri çok önemli tabii ki.
Gülşen: İlaçla tedavi yöntemini ne kadar uygulamak gerekiyor?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
İlaç tedavisini
çok uzun süre uygulamak gerekebiliyor. Hatta bazı ilaçların ömür boyu
kullanılması gerekebilir. Bu bilgileri hastayla mutlaka paylaşmak lazım.
Eğer ilaç tedavisi ile uzun süre iyileşme sağlanmışsa, bir ara ilaç
kullanmadan sıkıntılar tekrar gözden geçirilebilir. İlaç kullanırken pelvik
kas rehabilitasyonu yapılmışsa, ilacı kesip rehabilitasyonun etkili olup
olmadığını değerlendirmek uygun olabilir.
Gülşen: Egzersiz tedavisi nedir ve ne işe yarar?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Özellikle pelvik taban kaslarında
gevşeme varsa hastaya Kegel egzersizleri denilen egzersizleri öneriyoruz.
Temel olarak pelvis taban kaslarının güçlendirmesi amaçlanıyor bu
egzersizlerde, fakat egzersizlerin anlaşılması bazen güç olabiliyor. Böyle
durumlarda, “biofeedback” tekniği dediğimiz tekniği kullanarak hastalara
pelvis taban kaslarının nasıl kasılması gerektiğini öğretiyoruz.
Bu egzersizler ile etkili tedavi sağlanabiliyor. Bu gibi durumlar
da tedavi sona erse dahi hastaların egzersizlere devam etmelerini
öneriyoruz. Egzersizlerin idrar tutma etkisinin yanı sıra cinsel
fonksiyonlarda da olumlu etkilerinin olduğu biliniyor. Ayrıca diğer pelvik
organların sarkmalarını engellediği biliniyor. Bu sebeple de Kegel
egzersizlerini sıklıkla uygulamayı tavsiye ediyoruz.
Gülşen: FES tedavisi nedir? Ne işe yarar ve ne kadar süre ile
yapılır?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Fonksiyonel Elektrik Stimulasyon (FES) düşük doz elektrik akımları ile
pelvis taban kaslarını kuvvetlendirmek için kullanılan bir yöntemdir.
Genellikle haftada 2 kez her seansı 20–30 dakika süren 6–8 haftalık süreyle
yapılır. Bazı durumlarda mesane içerisine de uyarılar verilmektedir. Temel
olarak mesane etrafındaki kasların gücünü artırmak ve aynı zamanda mesane
kasının uyarılabilirliğini azaltmak amacıyla FES kullanılmaktadır. Elektrik
akımı rahim ve mesane kaslarını aralıklı olarak kasarak kuvvetlendirir ve
istem dışı kasılmalarını önler. Her tip idrar kaçırma da başarı
sağlanabilmektedir. Fes tedavisi pelvik organ sarkmalarında, gebelikte,
vajinal atrofi, vajinal enfeksiyon, kardiak aritmi ve kalp pili olanlar da
“uygulanmamaktadır”.
Gülşen: Manyetik sandalye tedavisi nedir?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Manyetik sandalye
pelvis kaslarını belli aralarla manyetik alan ile uyaran özel bir
sandalyedir. Hasta sandalyede 20 dakika süreyle giysileri ile oturur. Her
tip idrar kaçırmada etkili olduğu gösterilmiştir. Haftada 2 kez 8–10 hafta
uygulanmaktadır. Manyetik sandalye tedavisi “kalp pili olan hastalara,
spirali olanlara ve ciddi kalp ritim bozukluğu olanlara uygulanmamaktadır”.
İdrar kaçırma problemi yanında orgazm problemlerinde, gaz, gayta kaçırmada,
kronik pelvik ağrıda da manyetik sandalye tedavisi uygulanmaktadır.
Gülşen: Ameliyat dışında uygulanan tedaviler de başarı neye bağlıdır.
Doç. Dr. Uğur Yılmaz: Bu
tedavilere başlamadan önce hastaya fonksiyon bozukluğu çok iyi
anlatılmalıdır. Yaşam biçimini, sıvı alımı ve beslenmesini hekimin
önerileriyle yeniden düzenlemesi gerekebilmektedir. Hasta pelvik taban
egzersizlerini gerekirse feedback yöntemi kullanarak hekim kontrolünde
öğrenmelidir ve daha sonra bu egzersizleri yaşamının bir parçası haline
getirmelidir. Bu tip tedavilerde başarı hasta uyumuna ve motivasyonuna
bağlıdır.
Gülşen: Ameliyat hangi durumlarda yapılır ve yapılma amacı
nedir? Yapılan ameliyatlarda başarı oranı nedir?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Ameliyatlarda amaç sarkmış idrar torbası ve idrar yolunu normale döndürmek,
rahimde sarkma varsa bunu düzeltmek ve genital bölge kaslarını daha güçlü
hale getirmektir. Eğer stres tip idrar kaçırma varsa ve bazı karışık tip
idrar kaçırma durumlarında idrar tutmayı sağlamak için ameliyat yapmaktayız.
Kegel egzersizleri gibi ameliyatsız yöntemler faydalı olmadığı zaman da
ameliyat yapmak gerekebilmektedir. Sıkışarak idrar kaçırma durumunda
genellikle ameliyat önermiyoruz. Bu sebeple çok iyi bir ürodinamik inceleme
ameliyat öncesi şarttır. “Eğer mesane sarkması var ama idrar kaçırma
yoksa”, bu durumlarda yapılan düzeltme ameliyatlarından sonra “idrar
tutamama görülebilmektedir”. Dolayısı ile genital organ sarkması
ve idrar tutma mekanizmalarının birlikte ele alınması lazımdır. Ameliyatlar
kişiden kişiye değişikler gösterebilmektedir. Eskiden yapılan ameliyatlar
düşük başarı oranları nedeniyle terkedilmiştir. Biz kliniğimizde en sık ön,
arka duvar onarımları ve bunlarla birlikte stres tip idrar kaçırma varsa
idrar yolunun altına yerleştirilen bandlarla ameliyatlar yapmaktayız.
Yapılan bu tip ameliyatlarda başarı oranları %90–95 arasında değişmektedir.
Ameliyatlardaki başarı oranlarını olumsuz etkileyen en önemli neden daha
önce ameliyat geçirmiş olmasıdır. Bu nedenle hasta çok iyi değerlendirilmeli
ve en uygun operasyon seçilmelidir.
Gülşen: Tedaviler yapılırken ne kadar süre ile cinsellik
yaşanmamalıdır?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Eğer ameliyat dışı yöntemler
uygulanıyorsa hastanın cinsel aktiviteye devam etmesinde sakınca yoktur. Ama
ameliyatlardan sonra 4–6 hafta cinsel aktivite kısıtlamamız oluyor.
Gülşen: Pelvis organ sarkmaları nelerdir ve hangi organlar sarkabilir?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Pelvis organ sarkması terimi pelvis içindeki idrar torbası, kalın barsak,
ince barsaklar ve rahmin vajene doğru sarkması için kullanılır. Bazı ileri
durumlarda bu organların sarkışı ile vajen dışarı dönmektedir. İdrar
torbası, kalın barsağın son kısmı (rektum), rahim ya da rahmi alınan
kişilerde vajen kubbesi, ince barsaklar ve ileri vakalarda bu organların
hepsi birden vajenin dışa dönerek sarkabilir.
Gülşen: Sarkma nasıl anlaşılır? Sarkma olduğunda hangi şikayetler görülür?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Hastalar genellikle tuvalet yaptıktan sonra temizlenirken kitleyi
hissedebilirler; ayrıca, idrar kaçırma ve kabızlık olabilir. Bazı durumlarda
idrar kesesini tam boşaltamama da olabilir. Bazen büyük abdest veya gaz
kaçırma, parmakla vajenden iterek büyük abdest yapma da görülebilir. Vajinal
gevşeklik nedeniyle cinsel ilişki sırasında hissedememe, partner
hoşnutsuzluğu ve orgazm problemleri olabilir. İlişki sırasında ağrı
olabilir. İlişki sırasında idrar veya gaz kaçırma olabilir.
Gülşen: Sarkmanın nedenlerinden bahseder misiniz?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Sarkma birçok sebebe bağlı olabilir. Genetik faktörlerin de önemli olduğu
gösterilmiştir. Gebelik ve doğum, menopoz, şişmanlık, astma ve bronşit gibi
akciğer hastakları, kabızlık, ağır işlerde çalışma, ağırlık kaldırma ve
pelvik organlarla ilgili ameliyat geçirmiş olma önemli sebepler arasında
sayılmaktadır.
Gülşen: Sarkmalardan korunmak için ne yapılması gerekir?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Özellikle şişmanlık, ağır iş yapma veya ağır kaldırmanın önüne geçilmelidir.
Öksürük ve kronik akciğer hastalığı önemli sebeplerden olduğu için sigara
içilmemesi önerilir. Kabız kalınmamalıdır. Gebelikler doktor kontrolünde
olmalı, doğum mutlaka uzman hekim tarafından yapılmalı ve doğumu
zorlaştıracak herhangi bir risk faktörü varsa hasta fazla bekletilmeden
sezaryen yapılmalıdır. Bu arada spor yapmak, genel vücut sağlığına dikkat
etmek ve Kegel egzersizleri sarkmadan korunmak için çok önemlidir.
Gülşen: Sarkma tedavisinde amaç nedir?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Tedavi yaparken üç sistemi, yani mesane, barsak ve cinsel fonksiyonlarının
hepsini birden ele almak lazımdır. Mesane ve işeme fonksiyonları çok iyi
değerlendirilmeli ve anatomik düzeltme yaparken ilave sorunlar çıkarmamak
lazımdır. Ayrıca barsak fonksiyonların düzeltilmesi de önemlidir. Sarkma
tedavisi yapılırken cinsellikle ilişkili problemlerin ortadan kaldırılması
da amaçlanmalıdır.
Gülşen: Sarkma tedavisi hakkında bilgi verir misiniz?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Ameliyat yapılamayacak yaşlı hastalarda peserler kullanılmaktadır. Daha genç
hastalarda ameliyat yapılmaktadır.
Ameliyatlar vajen yoluyla veya karından ya da hem vajen hem
de karından yapılmaktadır. İlk ameliyat doğru tanı ve seçimle yapılmazsa
ikinci operasyonda başarı şansı azalmaktadır; bu sebeple ameliyat seçimi çok
önemlidir. Karından yapılan ameliyatlarda başarı oranı uzun dönemde % 90,
vajenden yapılan ameliyatlarda % 70 civarındandır. Her ikisinde de ikinci
kez ameliyatlarda başarı oranı düşmektedir.
Gülşen: Doğumdan sonra kadınlar da cinsel isteksizlik problemleri
olabiliyor. Bunun sebepleri nelerdir ve ne yapılması gerekir?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz:
Doğum sırasında pelvis kaslarında ve bu bölgeye giden sinirlerde bozulma
olabilmektedir. Bu sebeple hissediş bozulmaktadır. Bir süre sonra hissediş
yerine gelse de kasılma gücü azaldığından pelvis taban rehabilitasyonuna,
mesela Kegel egzersizlerine, erkenden başlamak ve etkili uygulamak gerekir.
Bazı ileri vakalarda vajinal rekonstrüksiyon gerekebilir. Böyle durumlarda
detaylı bir muayeneden sonra operasyonla vajen eski formuna getirilir.
Gülşen: Tıptaki son gelişmelerden bahseder misiniz?
Doç. Dr. Uğur Yılmaz: Son
yıllarda idrar kaçırma ile ilgili operasyon teknikleri daha da rafine
edilmiş ve yeni üretilen bandlar kullanarak hastalara daha az sıkıntı veren
ve çabuk rahatlama sağlayan, uzun dönemde etkili sonuçları olan amaeliyatlar
geliştirilmiştir. Bunun yanında, kadın cinsel fonksiyonları hakkındaki
bilgilerimiz armaktadır. Eskiden sinir sistemi ile ilgili yeterli
değerlendirme yapılamazken son yıllarda genital bölgeye giden sinirlerle
ilgili çok detaylı analizler yapılabilmekte ve pelvis taban rehabilitasyonu
ile elde edilen başarı çok daha objektif takip edilebilmektedir.
|
Biyografi:
Doç. Dr. Uğur
YILMAZ
(Yeditepe
Üniversitesi Hastanesi Üroloji-Cinsel İşlev Bozuklukları Uzmanı)
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1991 yılında mezun oldu.
1991–1992 yılları arasında Ürgüp Devlet Hastanesi’nde pratisyen
hekim olarak çalıştı. 1992–1998 yılları arasında Erciyes
Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı'nda uzmanlık
eğitimi aldı. 1999–2002 yılları arasında İnönü Üniversitesi Tıp
Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı'nda yardımcı doçent olarak çalıştı.
2002 yılında Nöroüroloji, Nörofizyoloji ve Androloji alanlarında
çalışmalar yapmak üzere Washington Üniversitesi, Seattle'da
nöroüroloji fellowu ve ziyaretçi doçent olarak çalıştı. 2005-2006
yılları arasında aynı üniversitede öğretim görevlisi olarak çalıştı.
Temmuz 2006 tarihinde Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki
görevinden ayrılarak Yeditepe Üniversitesi Hastanesi'nde çalışmaya
başladı.
Mesleki Ödüller: 15.
Ulusal Üroloji Kongresi, Üçüncülük Ödülü. Prematür ejakülasyonu olan
hastalarda nörofizyolojik testlerle fluoksetinin etkinliğinin
değerlendirilmesi. Ekim 25–29, 1998, Antalya.
Alpay Kelami Birincilik Ödülü. Vaginismusta genital sempatik deri
cevabı. 1. Seksüel Disfonksiyon ve İnfertilite Kongresi, Haziran
12–15, 2002, İstanbul
The
Pfizer Scholars in Urology Award, Mayıs 2003, University of
Washington School of Medicine, Seattle, U.S.A.
Certificate of Excellence, Haziran 2003
University of Washington School of Medicine, Seattle, U.S.A.
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi
Adres : Devlet Yolu Ankara Cad. 102/104 Kozyatağı / İstanbul
Tel : (216) 578 40 00
Faks : (216) 469 37 96
e-mail:
uguryilmaz@yeditepe.edu.tr |
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Gülşen Kaş
1975 İstanbul doğumlu. Anadolu
Üniversitesi
AÖF
İşletme mezunu. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı. Uzun
yıllardır sağlıkla ilgili araştırmalar yapıyor. Dünyayı gezmek
ve farklı kültürleri tanımak istiyor. Özgürlük herkes gibi onun
içinde çok önemli.
Detaylı Bilgi
|