|
Yazar:
Gizem Şıvka Pideci
Dış Haberler,
Brüksel - EKİM 2007
Belçika’da
Kurulamayan Hükümete Sivil Tepki
Bugüne kadar Belçika ile
ilgili siyasi, diplomatik açıdan birçok haberlere rastladık. Fakat kuşkusuz
en ilginç olanı dört aydır hükümetin kurulamaması oldu.
Avrupa Birliği’nin
başkentinde, NATO’nun merkezindeki Belçika’da seçimin üstünden dört ay
geçmesine rağmen uzlaşma sağlanamadığı için hükümetin kurulamaması günlük
yaşama nasıl yansıyor?
Seçimler
10 Haziran’da yapılan
genel seçimlerden bugüne kadar yaklaşık 4 ay geçti ve hala hükümet
kurulamadı. Çünkü Flaman Hristiyan Demokrat
Parti (CDV) lideri Yves Leterme geniş
katılımlı merkez-sağ koalisyon
hükümeti önerisi ülkenin Valon liberalleri
tarafından
kabul görmedi. Valon kesiminin liberalleri için sebep basitti; önerilen hükümette
Flaman baskısının artacağı açıktı! Valon ve Flamanlara ait aşırı sağ
partilerin oylarının artırması da bu ayrımcılığın körükleneceğine işaretti.
Sonunda Leterme, Kral II. Albert’e hükümet kurma görevini iade etmek zorunda
kaldı. Kral tarafından emektar politikacıların bile devreye sokulduğu
hükümet kurma çabaları devam etmekte.
Endüstri devriminin getirdiği denge değişimi.
Bir yanda özellikle maden
sektorünün zayıflaması ve gitgide ekonomik gücü azalan Valonlar, diğer yanda
endüstri devrimine ayak uyduran ve gücü artan Flamanlar .
Ulusal bir kanalın
verdiği resmi rakamlara bakarsak Flaman ekonomisinde %10’luk bir gelişme
varken Valonlarda %14’lük bir küçülme gerçekleşti.
Peki
Belçika’da oturan ama Belçikalı olmayanlar?
Belçikalı olmasa da bu
ülkede yaşayanların şaşkınlıkla izledikleri bir durum mevcut. Gerginliklerin
bizlere yansıması bile yeterince değişik değil mi?
Günlük
hayattan kişisel notlar
Uzun zamandır evlerde
Belçika bayrakları asılı. Bayraklar giderek çoğalıyor çünkü halk hükümet
kurulamamasına tepki veriyor. Kıbrıs için model olarak önerilen Belçika’da
aylar geçmesine rağmen yönetim yok.
Postaneye gidiyorum,
panoda bilgilendirici Flamanca bir afiş var. Üstüne el yazısıyla Fransızca
not düşülmüş. ‘%70’inin Fransızca konuştuğu bu yerel yönetim alanında lüften
Fransızca!’
Büyük şirketlerin çoğu
Flamanların yönetiminde. Dolayısıyla iş konusunda Flamanlar birbirlerini
destekliyor. Bu kısır döngü içinde de Valonlarda işsizlik artarak devam
etmekte. Belçikalı olmayan kişiye ait özgeçmişte ise Fransızca bilmek bazı
durumlarda negatif bir etkiye sahip. Bir başka deyişle
ülkenin diğer resmi
dilini bilmek kişiye eksi puan getirebiliyor. İlginç değil mi?
Flaman
Bölgesi’nde Fransızca konuşmak iletişimin kapanmasına sebep olabiliyor.
Ülkenin resmi dili olmayan İngilizce daha kabul görüyor.
İki dilin de resmi olduğu
tek şehir Brüksel’de yerli birisi ile iletişime geçerken tedirginlik
yaşanabiliyor. Mahallede sokaklarda bile Flaman ve Valon yoğunluklu yerleri
bilmek kolaylık sağlasa da yine de nasıl bir durumla karşılaşılacağı
bilinmiyor. Bu yüzdendir ki öğrenme aşamasında Fransızca pratiği yapmakta
zorluk yaşanıyor. Fransızca dersi veren bir öğretmenin söylediğine göre
öğrencilerin ortak problemi pratik yapamamak.
Aşırı sağ partilerde oy
yükselmiş olsa bile bölünmenin telaffuz edilmesinden ötürü rahatsızlık duyan
sivil tepki kendini ifade ediyor. İfadesindeki özgürlük, kararlılık ise
asılı bayraklara yansıyor.
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Gizem Şıvka
Pideci, 1978 Ankara doğumlu.
Üniversiteye kadar Gemlik’te yaşadı. 2000’de Boğaziçi
Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü’nden mezun olduktan
sonra kurumsal hayatta satış-pazarlama alanında kariyerine
devam etti. 2006’da Brüksel’e yerleşti.
Detaylı Bilgi
|