Sayı 37|EKİM 2008         Reklam | Anasayfa | Blog | Kurumsal | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Funda Umut Pakkal

Sayılardan Renk, Seslerden Şekil olur

Sayılar, harfler, aylar renkleniyor, sesler şekilleniyor, kokular tatlanıyor. İlk bakışta “Ne mükemmel bir deneyim olur” diye düşündüğünüz bu durum, aslında duyu karmaşasından ibaret.

“Duyu karmaşası” dedim çünkü bu yazdıklarım, dünyada çok seyrek görülen bir hastalığın özellikleri. Ancak ben bu durumunun ‘hastalık’ olarak nitelendirilmesine şiddetle karşıyım. Sineztesi denilen bu durum, ihsan edilmiş bir ayrıcalık bence.

Yapılan araştırmalar, insanlığın başlangıç dönemlerinde herkesin sineztezik olabileceğinden bahsediyor. Amerikalı Nörolog Cytowic her insanın sineztezik algılama motifinin evrim sürecinde yok olduğunu düşünüyor. Sineztezikler O’na göre “bilişsel fosiller” olarak tanımlamakta. 

Kanada'da yer alan McMaster Üniversitesi’nden D.Maurer’in araştırmasına göre bebekler işitsel, görsel ve koku uyaranlarını karışık yani sineztezik olarak algılıyorlar ve normalde bağlantılar üçüncü ayda kayboluyor.

Yapılan bir araştırmada 117 harf ve kelimeye bir renk anlamı vermeleri istenmiş, normal kişiler 1 hafta sonunda işaretlerin sadece % 38'inde aynı renk anlamlarını seçerlerken, sinesteziklerde bu oran % 92 olmuş. Bu test, sinesteziklerin ne kadar sabit ve objektif olduklarını ispatlıyor. 

Dış dünyanın algılaması esnasında duyu alıcıları, gelen binlerce veri içinden belli kısmını ayıklar ve kendisi için gerekli olanı duyumsar. Bu duruma "algıda seçicilik" ya da "dikkat" deniyor. Beyin tarafından otomatik olarak yapılan bu seçim aslında bizi birçok uyarıcının bombardımanından da koruyor. Bu sayede hem zihin hem de hafıza sistemi kendini bir nevi korumaya alıyor. “Bir saniyede yaklaşık göze gelen 5000 verinin tamamını alsaydık ne olurdu?”. Bu verilerin tamamı işlenemez ve bu kadar verinin ne anlama geldiğini anlayamadan bir saniye daha geçerdi. Sinestezikler de bir nevi bu bilgi bombardımanına uğruyorlar. Nasıl mı? Yolda yürürken görülen tabelalardaki sayılar, renkli, sıcak, soğuk, yazılar, sesli olarak duyumsanır. Hal böyle olunca, bazen çok renkli ve hareketli bir caddede yürümek imkansızlaşır. Duyulan seslerin kaçı gerçek ses? Kaçı bakılan görüntüden geliyor? Ya başkalarının bu sesleri - sıcaklıkları hissetmediklerini öğrenince yaşanan şok... Öyleyse bilgi birikimini aktarırken ya da deneyimlerden bahsederken nasıl bir sınırlama getirmeli ki... Başkaları tarafından tuhaf ya da farklı olarak nitelendirilmemeli. 

Belki de çoğumuz sinesztezikiz, ancak bu yeteneğimizi ya kullanmıyoruz ya da bu şekilde bir ilişkilendirmeyi hiç düşünmedik.  

Her ne olursa olsun, ben, insanlığın bundan binlerce yıl önce sinestezik olduğunu, belki yaşam şartları, belki çevre koşulları yüzünden bu yeteneğin azaldığını düşünüyorum. Bu kanıya nereden mi vardım? Latince'de yer alan sesli harflerin birbirlerinden ve deneyden habersiz sineztezikler tarafından hep aynı renk (yeşil), sessiz harflerin hep aynı renkle(sarı) ifade edilmesi sizce de tesadüf müdür? 

Nazım Hikmet’in şu dizelerinde sizce de bir parça sineztezi yok mu? “Bu dünya soğuyacak günün birinde, hatta buz yığını, yahut ölü bir bulut gibi değil, boş bir ceviz gibi yuvarlanacak zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.” 

Peki ya siz? Hayatınızı ve çevrenizi ne kadar duyumsuyorsunuz? En yakın arkadaşınızı düşündüğüzde ne renk aklınıza geliyor? En mutlu günününüz ne renk? Bir renge baktığınızda aklınıza hangi dizeler geliyor?


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Funda Umut Pakkal 1970 İstanbul doğumlu. Eğitim danışmanlığı ve öğretmenlik yapıyor. Çocuk Psikolojisi uzmanı. Ayrıca gönüllü seminer ve eğitimler veriyor. İstanbul Üniversitesi Felsefe mezunu. Yüksek lisansını Maltepe Üniversitesi'nde Psikoloji, Felsefe, İnsan Bilimleri bölümünde psikoloji üzerine tamamladı. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Yaşı Tarihle Eşit: Hasankeyf


Disleksi: Özel Öğrenme Güçlüğü


Arka Sokak Modacıları


Okullarda “Beyaz Bayrak” Yarışı 


Hayat Okumakla Güzel


Tuz Gölü Lağım Olmadan!


Yeryüzünün Yüzleri


Ada Vapuru’nun İçinde...


Makrobiyotik Beslenme


Besinler Neleri İçeriyor? Hangi Besin Neye Yarıyor?


ABD'deki Okullarda Gazlı ve Şekerli İçecekler Yasaklandı


Çizgi Filmler Çocukların Karakterlerini Etkiliyor


“Oyun” Filmi Ödüle Doymuyor!


Kadıköy'de Kısa Film Günleri


Sayılardan Renk, Seslerden Şekil olur


Kendini Koruma Sanatı


Muson Mevsiminde Uttaranchal (II.Bölüm)


Bir Popüler Kültür Ürünü Olarak Yoga 


Renklerle Karakter Analizi


Ateşli Beyaz Geceler (astroloji)


Sibirya'da Bütün Bir Mamut İskeleti Bulundu

 

KÖŞE YAZARLARI

Mahmut Şaylıkay

Baban Mı Var Derdin Var


Uzay Gökerman

Kıyamet Tarikatleri mi?


Didem Çivici

Ruhun Yolculuğu


Uzay Gökerman

İnanmak


Doruk Oğuz

Ey İnsan Birey!


Meltem Bingöl

Kuşlar


Rüya Yüksel

Dostluk üzerine


Burcu Özgeçen

İlişkiler üzerine... 


Burçin İvren

Bu Sana Üstat 


Çiğdem Aksoy

Her Yerde Kar Var


Burak Kaan Kızılkan

Özgürlük


Mukaddes Öztürk Odacı

Yaradan'a Yakarış


Mahmut Şaylıkay

Düşümdeki Anneme


SEÇİLMİŞ ŞİİRLER

Nebile Ayyüce KOTANCI

Yağmur KOTANCI

Seda ÖZKARAYURT

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  7 Ekim 2008 TSİ 19:20