|
Yazar:
Funda Umut Pakkal
Çocukerkil
Ailenin Reisi Olmak
Sosyoloji de aile
kavramını incelerken “yönetim biçimine göre aileler, üçe ayrılır”
diye öğretiyoruz. Buna göre, İlkçağlarda anaerkil, ortaçağda ve hatta
günümüzde toplumumuzun birçok kesiminde görüldüğü gibi ataerkil ve batılı
toplumlarda görülen eşitlikçi sisteme dayanan modern aile… Ancak epeydir
çocukerkil aile lafı almış başını gidiyor. Yani aile kavramına bir dördüncü
ekleniyor. Çocukerkil aileyi, bir de gözlemlerimle yaptığım tanımlamalardan
duyun istedim.
Çocuk
erkil ailenin ebeveynleri, genelde 30 lu yaşlar ve üstü ya da anne ve
babadan biri diğerine göre geçkince. Çoğunluk eğitimli ve çocuğunun
eğitimine gerekli özeni gösteriyor. Ya tek çocuk ya da iki çocuk sahibi bu
aileler. Çocuk yetiştirme konusunda, büyükanne ve büyükbabadan yardım
alıyorlar. Çocukların kendilerine ait odaları ve eşyaları var. Hatta
çocuklar çok küçük yaşta olmasına ve mülkiyet kavramının tam oluşmamasına
karşın, TV, PC, DVD vb. pahalı eşyalara da sahipler. Çocuklar bazen
tatminsiz, bazen mutsuz, alıngan, olaylar karşısında hırçın sonrasında ise
küskünler.
Bu aileler, sırf
çocukları istiyor diye pahalı tatiller, yurt dışı gezileri yapıyor. Pahalı
oyuncaklar ve eşyalara boğuluyorlar. Tabi ki çocuktur ister, oyuncak görür
ister, reklam görür, ister, arkadaşı tatile gitmiştir, gitmek ister, burada
bir yanlışlık yok. Çocuğun isteme duygusunu inkar edemeyiz. Ancak aileler
gerçekleştirmekte zorlanacakları halde sırf çocukları istiyor diye, belki
açıklaması daha zor geldiğinden ya da açıklamak için çaba ve vakit harcaması
gerekliliğinden kaçmak için çocuk istiyor diye istekleri ütopik dahi olsa
yapıyor. 5 yaşındaki çocuk Amsterdam’a gidiyor. Büyük bir ihtimalle bir
şeyler hatırlamayacak ileriki yıllarda, DVD alınıyor odasına hâlbuki birkaç
ay sonra seyrettiği film TV lerde gösterilecek. Ancak aile çocuk tarafından
bir şekilde sindirilmiş, çocuk isteklerinin gerçekleştirilmesine alışmış,
yapılmayınca çığlık atıyor, kendini yerden yere atıyor, ağlama krizine
giriyor. Ailesi ise hemen yelkenleri suya indirerek içinde bulundukları kötü
ortamdan sıyrılmak amacıyla istekleri hemen kabul ediyor. Biraz açayım,
geçen sene bir arkadaşıma ziyarete gidecektim. Çok samimiyiz ve birbirimizi
küçüklükten beri tanırız. Ziyarete gidecektim ama gidemedim. Arkadaşım bana
önümüzdeki haftanın çocuğunun sınav haftası olduğunu bu yüzden bu ve
önümüzdeki hafta (2 hafta) misafir kabul edemeyeceklerini anlattı.
Başka
bir arkadaşım kızının sınavı olduğu günler ailecek erken yattıklarını
kızlarının salondan gelen sesler yüzünden uyuyamadığını aktardı. Yine
tanıdığım bir meslektaşım ÖSS’ye girecek oğlu yüzünden misafir çağırmadığı
gibi doğru düzgün temizlik bile yapamadığını, gürültüden çocuğunun çok
rahatsız olduğunu, bağırıp çağırdığını söyledi. Bu ve bunun gibi nice
örnek…
Ancak çocuklara
baktığımda durum farklı; isteyen sıkıldım bahanesiyle sinemaya, doğum
günleri partisine, dolaşmaya gidebiliyor. Ancak eve geldiğinde yemek hazır
ve annenin de evde olmasını bekliyor. Çocuk, odanın dağınıklığına
karışılmasın istiyor ancak her gün temiz kıyafet giymek istiyor.
Sanırım aileler kendi
küçüklüklerinde sahip olmadıklarını, çocuklarının elde etmesini istediler.
Bizler (30-40 yaş grubu) çok fazla ailelerde birey değildik. Genelde
büyüklerin arasında olur, laf dinler ama lafa karışmazdık. Büyükler lafa
karırsak ayıplar, azarlar, kızarlardı. Doğruyu biliyorsak da çoğu zaman
söyleyemedik, sindirildik ve bastırıldık. İşte o zaman bir çok kişi “Ben
böyle bir anne baba olmayacağım” dedi. Çocuğunun gelişmesi, büyümesi,
okuması ve iyi bir eğitim alması için tüm ipleri bıraktı. İpler çocukların
eline geçince çocuklar bu iplerle ne yapacaklarını bilemediklerin şımarık,
kaprisli, doyumsuz oldular. Sonuçta çocuğun mutsuz olduğu ailelerde
anne-babanın da mutlu olması mümkün değildir.Üstelik çocukların her
istediğin yapılması ileriki yaşlarda ayakta durmalarında zorluklar
yaşamalarına sebep olacaktır. Günümüzde ne kadar çok çocuk, psikolog ve
psikiyatrist desteği alıyor. Ya birey olduklarında hayat her şeyi önümüze
seriyor mu? Hayatta gerçekten tüm isteklerimiz gerçekleştiriliyor mu?
Çocuk
yetiştirmede çok önemli bir kuraldır: çocuklar kurallardan hoşlanır.
İktidarı severler. Birilerinin onların yerine karar vermesini kabul ederler.
Modern ailelerde, ailedeki her bireyin fikri vardır. Bu fikirler doğru olsun
olmasın değer görür, dinlenir. Ancak karar çoğunluğun ya da ailenin menfaati
doğrultusundadır. Ailedeki bireyler hayatlarını yaşarken diğer bireyin
yaşantısını zora sokacak hükümlerde bulunmamadır.
Anne baba olmanın amacı
çocukları hayata hazırlamak ise çocukerkil aileler ne ölçüde bunu
başarabiliyorlar kendilerine sormaları gerekir?
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Funda
Umut Pakkal
1970 İstanbul doğumlu. Eğitim danışmanlığı ve öğretmenlik
yapıyor. Çocuk Psikolojisi uzmanı. Ayrıca gönüllü seminer ve eğitimler veriyor. İstanbul
Üniversitesi Felsefe mezunu. Yüksek lisansını Maltepe
Üniversitesi'nde
Psikoloji, Felsefe,
İnsan Bilimleri bölümünde psikoloji üzerine tamamladı.
Detaylı Bilgi
|