Sayı 34|TEMMUZ 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

 

Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Yazar: Yasin Sarı

Bir Semazen

 

Yazar: Efe Elmas

Düşen Melek

 

Yazar: Fehmi Özçelik

Zıtlık

 

Yazar: Mehmet Yapıcı

Kayıp Rüyalar

 

 

 

 

 

Funda Umut Pakkal

Gençler Nereye Koşuyor?

Günümüzde gençlerin davranışlarıyla, kendi gençliğini karşılaştırmayan var mı? Ben sık sık yaptığım için, sanıyorum ki herkes yapıyor. Belki kıyaslamayanız da vardır. Ancak ben bu ayki yazımda bir kıyaslama içersine gireceğim.

Şu anda İstanbul’da bir özel okulda öğretmenlik yapıyor olmam ve arkadaşlarımın çoğunun evlenip, çocuk sahibi olması, etrafımda, epeyce gözlenecek seçenek sunmakta. Bu nedenle ister istemez, “Nerede bizim gençliğimiz, nerede o güzel günler” dedirtecek davranışları gözlemliyor ve izliyorum.

Bizim gençliğimizin daha iyi, masum, daha güzel olduğunu savunacak değilim. Bu günün gençliğinin bazı konularda çok şanslı olduğunu düşündüğüm yanları çok, ancak bizim geçmişte yaşadıklarımızın “bir güzelliği yok” demek yanlış olur.

Şu anda gençler teknolojinin her türlü olanaklarından sonsuz yararlanabilirken, bizim geçmişteki koşullarımızı düşündükçe, gülesim geliyor. İşte sizlere birkaç örnek: Ortaokulda okurken sınıfımızda sadece birkaç öğrencinin evinde telefon bulunurdu, günümüzde ise çocuklar cep telefonsuz WC’ye bile gidemez durumdalar. Hatta Polis radyosu ve TRT'nin radyo kanalları arasında gidip gelirken, sevdiğimiz müzik çaldığından havalara uçar, şarkı tutardık, “Bundan sonraki parça benim olsun, sonraki senin olsun” diye... Şimdi gençlerimizin cebinde kibrit kutusu kadar aletlerle (MP3) istedikleri müziği yükleyebiliyor (üstelik istedikleri yerde/zamanda) ve radyoların kanallarına girip, çıkıyorlar.

Ancak bizim zamanımızdaki büyük aile yemekleri, her hafta sonu, tüm sülalenin bir araya gelip pikniğe gitmeleri, komşularla iç içe, dip dibe “Senin sorunun, benim sorunum” anlayışla, mutlu ve güvenli yaşamanın tadı damağımda.

İnsanlar aynı insanlar, biraz büyüdük, ebeveynlerimiz de yaşlandı. Evet ama gene de biz eski biziz. Neden bazı şeyleri erteler, ihmal eder, yapmaz hala geldik? Bununla birlikte gençlerimizin bunları yaşayamadan, ne olduğunu bilemeden bizim anlattıklarımıza da “Bunun neresi zevkli?” şeklinde bir bakış atarak, dinlediklerini görünce içim sızlıyor. Sızlamakla da kalmıyor bazen bir fena oluyorum.

Benim de oğlum var. Ben nasıl bir çocuk yetiştiriyorum? İki arada bir derede kalan ben, hangi değerleri çocuğuma vermeliyim? Nasıl yetiştirmeliyim?

Yazıyı yazarken cevabını da buldum sanki.

Her dönemin kendine göre artı ve eksileri var. Önemli olan bunları bulup değerlendirmek, geçmişin yoksunluğunu fazlasıyla görmüş olan bizler, günümüzün bolluk ve lüksünü de doyasıya, gocunmadan yaşamalıyız.

Teknoloji ve bilim, hayatımızı kolaylaştırmak için var, bizi esir almak için değil! Bilgisayarların başına oturan öğrencilerimin sabahları gözleri şiş ve kızarık gelmesini anlamıyor ve kabul edemiyorum. Sabahlara kadar chat yapmak, sörf yapmak yerine ihtiyacım kadar bilgiye kütüphaneye gitmeden, kapanma saatine kadar acele etmeme gerek kalmadan ulaşabiliyorum. Olanaklar bize sunulmakta ancak bunlardan ‘ne kadar, ne süre ve ne şekilde’ yararlanacağımız da bize kalmış. İrade, insan olmanın en büyük özelliklerinden biri değil mi zaten? Ve iradeyi doğru ve yerinde kullanmak. İşte karar verdim. Oğluma ‘İRADE ÖZGÜRLÜĞÜ NEDİR’i öğreteceğim.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Funda Umut Pakkal 1970 İstanbul doğumlu. Eğitim danışmanlığı ve öğretmenlik yapıyor. Çocuk Psikolojisi uzmanı. Ayrıca gönüllü seminer ve eğitimler veriyor. İstanbul Üniversitesi Felsefe mezunu. Yüksek lisansını Maltepe Üniversitesi'nde Psikoloji, Felsefe, İnsan Bilimleri bölümünde psikoloji üzerine tamamladı. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Sinop'ta Nükleer Santral?


Nükleer Enerji Kazaları


Çocukları Vurmayın!


Şiddet


Duygusal Vampirler Geliyor...


Kitap Okumak Onların da Hakkı


Kardeşini Seç


Ritalin Dosyası


Çocuklarınızın Geleceği Sizin Elinizde


Zamane İstanbul'u


Muson Mevsiminde Uttaranchal


Afrika'nın Altın Sesi: Salif Keita


Müzik Haberleri


Masajla, Rahatsızlıklara Son


Güneş Tutulması, Dünyadaki İndigolar, Küresel Barış ve Türkiye


İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor


Mayıs Nane'leri (astroloji)


Renkler

 

 

KÖŞE YAZARLARI

Burcu Özgeçen

Sevgi, Uyanış, Varlık


Günyüz Keskin

İntar


Funda Umut Pakkal

Gençler Nereye Koşuyor?


Uzay Gökerman

Ruh Üzerine


Haluk Tunç İlker

DeğiŞİM Şimdi.


Rüya Yüksel

Kaosu yaşamak


Didem Çivici

Yaşam Nefesi


Günyüz Keskin

Ertelenmiş Vakitler


Mahmut Şaylıkay

Güneşe Yolculuk


Uzay Gökerman

Belki üstümüzden bir Ay geçer...


Mukaddes Öztürk Odacı

Ruh Eşime

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  4 Temmuz 2008 TSİ 08:30