Sayı 35|AĞUSTOS 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

 

Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Yazar: Can Duman

Suskun ve Keskin

 

Yazar: Yasin Sarı

Sirius Burada

 

Yazar: Fehmi Özçelik  

Oyun

 

Yazar: Mehmet Yapıcı

Sen Yoktun

 

Yazar: Can Duman

Bilinmezin Sensizi

 

 

 

 

 

Funda Umut Pakkal

Bir Zamanlar Normaldik

Önceliğimiz ne? Sadece hayatta mı kalmak? Coşkulu, donanımlı, daha doyumlu bir hayat mı yaşamak?

Birçoğunuz duymuştur. Modern Çağ insanının, zihinsel yetileri arttıkça bedensel yetilerinin azaldığını... Son 100 yıldır insanın zeka puanlarında ölçülür farklılıklar oldu. Kimi bilim adamları bu farklılığı 10 puan kimi 20 puan diye ilan ederken; zeka puanlarında da normal zeka marjı genişledi. Yalnızca zeka değil; hafızamız ve soyut düşünme tarzımız da gelişti ve değişti. Bırakın anneannelerle boy ölçüşmeyi, kendi annemize bile elektroniği kullanma, akıldan problem çözme, pratiklik gibi vb. kulvarlarda, çoktan, bir kilometrelik fark attık. Ancak yazımın başında da belirttiğim gibi bedensel işlevlerde durum pek parlak değil. 

Nasıl" mı? Neredeyse bakkala bile araba ile gittiğimiz için 30’lu yaşlardan itibaren hareketsizlik ve kondisyonsuzluktan bel ağrıları ve bel bölgesinde aşırı yağlanma başlıyor. Bütün gün masa başı işlerde çalışan bizler; akşamları, tutulan omzumuzdan, bacağımızdan sırtımızdan bahsediyoruz. Çevremde bel fıtığı teşhisi konmuş o kadar çok kişi var ki say say bitmez. Bunlar benim gözlemlerin. Peki bilim ne diyor?

Bilim adamlarına göre yakın bir gelecekte ayağımızın küçük parmağı yok olacakmış. 8 ayak parmağına sahip olacakmışız. Üstelik kullanmaya-kullanmaya en dıştakiler de bir süre sonra aynı akıbete uğrayacaklarmış. Belki de zamanla ayaklarımızı faal olarak kullanmadığımız (tırmanmadığımız, gerektiği kadar çıplak ayakla yürümediğimiz tüm gün ayakkabının içinde sıkışıp kaldıkları) için yitirip gideceğiz. Kulaklarımızın gitgide küçülmesi, kaslarımızın azalması, hep yoğun çalışma hayatına bağlanıyor, ancak hep olumsuz da gitmiyor gelişimimiz... Japonya'da yapılan bir araştırmada, son 10 yıldır Japon gençlerinin baş parmaklarına çok hakim oldukları görülmüş. Çok etkin ve hızlı kullandıkları, kendilerinden önceki nesillerden daha gelişmiş bir baş parmağa sahip oldukları anlaşılmış. Tabii bu gelişmeye de “Cep telefonun ve mesajlaşmanın çok fazla etkisi var” dersem kimse şaşırmaz. 

Teknoloji ve modern dünya hayatımıza bir çok yenilik ve fark katıyor. Ufkumuz genişliyor, hayata bakış açımız değişiyor. Ancak bu yüzyılın insanının içine düştüğü bunalım, depresyon ve akıl hastalıkları, hiç de azımsanacak gibi değil. Hayatımızı kolaylaştırmaya ve daha fazla şeye sahip olmaya çalışırken, hem bedensel hem de ruhsal yetilerimizi yitiriyoruz. Önceliğimiz ne? Sadece hayatta mı kalmak? Yoksa, Doğan Cüceloğlu’nun da dediği gibi “Coşkulu, donanımlı, daha doyumlu bir hayat mı yaşamak?” 


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Funda Umut Pakkal 1970 İstanbul doğumlu. Eğitim danışmanlığı ve öğretmenlik yapıyor. Çocuk Psikolojisi uzmanı. Ayrıca gönüllü seminer ve eğitimler veriyor. İstanbul Üniversitesi Felsefe mezunu. Yüksek lisansını Maltepe Üniversitesi'nde Psikoloji, Felsefe, İnsan Bilimleri bölümünde psikoloji üzerine tamamladı. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Bu Bir Bilim Kurgu Filmi Değil!

Tarihi Değerler Dökülüyor!


Televizyon, Kadim Mitolojiler ve Aydınlanma


Avrupa Birliği Sürecinde Türkiye: Kültür


Öğretmeye Cüret Eden Kişi, Öğrenmeyi Asla Bırakmamalıdır


Ney Yolculuğu


İstanbul’da Saklı Bir Cennet: ZEYREK


Şeker mi, Tatlandırıcı mı?


Horlama Sorun Olmaktan Çıkıyor


Bir Zamanlar Normaldik


Nisan Yagmurlari


Bir Mekân: Lounge & Kitchen


Nisan Kitapları

 

KOSE YAZARLARI

Çiğdem Aksoy

Korku, Korkulanı Gerçekleştirir


Rüya Yüksel

Kendi korku ve endişeleri içinde kaybolmuş anne ve babalar, çocuklarınız neredeler? Sorun nerede?


Meltem Bingöl

Siyah - Beyaz


Haluk Tunç İlker

Mandallarda Asılı Anılar


Sibel Tugal

Ne Güzeldir Çocuk Olmak


Uzay Gökerman

Entropi


Mahmut Şaylıkay

Siyahın Esmeri


Banu Kangal

Siz Hiç Havaalanında Kayboldunuz Mu?


Asu Sanem Kaya

Anne Olmayı Öğreniyorum 


Gürhan Faik Yeğit

K'nın Öyküsü


Ü.Gülsüm Bülbül

Yuvama İndigo Bir Çocuk Geldi

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  18 Agustos 2008 TSİ 01:00