|
Yazar:
Fırat Erdoğan
Köşe Yazısı, Diyarbakır
Sevgili Kardeşim Hrant
Gazetesinin önünde, mücadelesi ve ülke
sevgisi uğruna öldürüldü bir aydınımız daha. Herkes aynı üzüntüde, aynı
gözyaşlarını döktü. Agos gazetesinin önünde toplanan kalabalık sadece
Ermeni, sadece Kürt veya sadece Türk değildi. O meydanda birbirine
karışanlar farklı dillerin aynı insanlarıydı. Yani hepsi Türkiyeli’ydi.
Bu
faili meçhul cinayetin ardından bütün gazetelerin manşetinde “Hepimiz Hrant
Dink’iz” yazısı vardı. Oysa hepimiz Dink değildik. Çoğumuz Hrantçılık
oynayan birer taklitçiydik. Ve bunu çok iyi beceriyorduk büyük bir
riyakarlıkla. Dün davalarında onu yalnız bırakanlar, bugün köşelerinde yer
veriyordu, dostum Hrant/Sireli Yeğpayrıs Hrant diye. Pişmanlıktan değil,
düpedüz kandırmaca. Üzüldüm... Medyaya ikiyüzlülüğü taşımak her şeyden önce
bireyin kendine ihanetidir ki başkalarını kandırmaya çalışmak bence
aptalca.
Türkiye aydın cinayetlerine alıştı. Her
ne kadar yadırgasa da, üzülse de, kınasa da, kabul etmese de alıştı. Çünkü
her an haber merkezlerine düşebilecek bir ölüm haberinin failleri ve
katilleri çok tu.
Alıştı ülkesini sevenlerin ondan daha az seven ve kendince devletçilik
oynadığını zannedenlerce öldürülmesine.
Bir de bu cinayetin diğer yüzü var ki o
da cinayeti işleyen O.S.(16 veya 17). 80’lerle beraber darbeyi bırakanlar
strateji değiştirip farklı yapılanmalar ve taktiklerle sindirme yoluna
gidiyor. Ve bu noktada kullanılan gençlerimiz. (İnşallah başka yazıda bu
konuya daha fazla yer vereceğim).
Ben bu olayların son bulmasında tek yol
olarak halkın sesini yükseltmesini ve aydınlarına sahiplenişi olarak
görüyorum. “Aydınlarıma sahip çıkıyorum ve sonuna kadar arkalarındayım”
diyebilme cesaretini gösterebilmelidir. Yoksa
bir
takım karanlık insanlar öldür(t)meye devam edecekler.
Ben aydınlarıma sahip çıkıyorum. Ve
olayın çözülmesi için ne gerekiyorsa yapılsın. Bize olayın nasıl yapıldığı,
nasıl planlandığı gibi gereksiz cümleler kurmasın kimse. Bu işin arkasındaki
adamları yargı önüne çıkarsınlar ve onları hakkıyla yargılama cüreti
göstersinler. Halkımın ve benim şahsi ve en büyük isteğimiz budur.
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Fırat Erdoğan,
1984 Diyarbakır doğumlu. Halen Diyarbakır'da yaşıyor. Dicle
Üniversitesi Elektrik-Elektronik mühendisliği bölümünde
eğitimine devam ediyor. Tiyarto, Sinema ve Edebiyat ile
ilgileniyor. Duyarlılıkların artması, sorumlulukların
hatırlanması için çalışıyor.
Detaylı Bilgi
|