|
Haber:
Esra Baykal Çetinkaya
Pedofili
Vakaları Hakkında Detaylı Bir Çalışma
İstatistiklere bakıldığında, bilinenden
daha fazla çocuk tacizi vakasının var olduğunu gözüyoruz. Avrupa ülkeleri ve
ABD’de pedofili vakaları tırmanıyor. İtalya’da her gün iki çocuk cinsel
tacize maruz kalıyor, yılda 21 bin pedofili vakası yaşanıyor. Dünyada son 4
yılda çocuklara yönelik taciz veya şiddet uygulamaları yüzde 90 arttı.
Yaklaşık 3 yıldır kriminal analizlerin
yapıldığı dizilere merak saldım. Sürekli farklı yöntemler kullanarak,
katilleri ve tecavüzcüleri hapse atan kahramanları izliyorum. Son bir yıldır
sadece özel kurbanlar üzerine uzmanlaşmış dedektiflerin yaşamlarını anlatan
ve Digitürk / Dizimax kanalında yayınlanan “Law & Order SVU” dizisine sarmış
durumdayım. Diziyi her izlediğimde, özellikle yer verilen konuların pedofili
üzerine yoğunlaştığını fark etmeye başladım. Dizinin yayınlamaya başlandığı
ve çekildiği tarihleri, dönemin gerçek haberleri ile paralel incelemeye
başladığımda aslında izlediklerimin gerçek olaylardan alındığını midem
bulanarak öğrendim.
Bu
andan itibaren tek bir hayalim oldu: “Cinsel tacize uğrayanlar çocuklara bir
şekilde yardım etmek.” Bunu tek başıma yapamayacağımı biliyorum. Bir gün
sadece bu grup çocuklar için bir vakıf kurmayı hayal ediyorum, gerekli
rehabilitasyonların verildiği, sevgi gördükleri ve kaybettikleri zamanları
yeniden kazanacakları bir yer kurmak istiyorum. Ama bu o kadar uzak bir
hayal ki, yapabileceklerimi sıralamaya ihtiyaç duymaya başladım. Koruyucu
aile olma fikri ilk o günlerde aklıma geldi ancak yaşım dolayısıyla buna
devlet izin vermiyordu, kaldı ki devlet belki çocuk tacizlerini kontrol
almak adına çok ciddi evlatlık alma ve koruyucu aile olma konularında
kurallar koymuş durumdaydı.
Bunun üzerine şuna karar verdim:
Biz Türk halkı olarak, söz konusu
çocuklarımız olduğunda tırnaklarını hızla çıkarabilen ve en ağır cezaları
hak gören bir toplumuz. İzlediklerim, dinlediklerim ve duyduklarım
Amerika’da hızla çoğalan olayların belki de yakında Türkiye’ye de geleceğini
düşündürtüyor bana. Ve artık sesimizi bir şekilde çıkarmamız gerektiğini
düşünüyorum. Çünkü korkuyorum, yarın doğacak çocuğumun, bugün yeğenlerimin
bu insanların eline düşmesini nasıl engelleyeceğimi bilmiyorum. Evlere giren
internetle onları korumanın yolu neredeyse gardiyanlık olmaya başlamışken,
onların bu korku ile büyümesini de istemiyorum. Yapabileceğim tek şeyi
yapıyorum şimdi, size bu konuda
öğrendiğim
her şeyi yazıyorum ki, bilerek ve önlem alarak ve bunları herkese anlatarak
yaşayın. Bir çocuk, bir tek pedofili hastasından kurtarılsa bu bile büyük
bir adım olacaktır.
Bu aşamadan sonra okuyacağınız her şey
araştırmalara ve gerçek olaylara dayalıdır. Kaynaklara özellikle yer verdim
ki daha detaylı bakmak istediğinizde ulaşmanız gereken yerleri bilin. Acıtsa
da uzun da gelse bu yazıyı okuyun. Çünkü pedofili asrın sorunudur ve
Türkiye’de de hızla yayılmakta ve çocuklarımızı tehdit etmektedir.
Bakın bana bu olayların son yıllarda
arttığı konusunda katılanlar da var:
Bir haftada olanlar
eskiden beş yılda olmuyordu
Mustafa Eşmen
(Doğan Haber Ajansı Yazı işleri Müdürü):
Bu işi 34 yıldır yapıyorum. Bir haftada olanlar eskiden beş yılda olmuyordu.
O derece yükseldi. 1970'lerde üçüncü sayfaya hangi manşeti atalım diye kök
söküyorduk. 80'lerde de bunlar yoktu. Ama şimdi elinizi uzattığınız yerde bu
tür haberler var.
28 Temmuz 2006 Hürriyet Gazetesinin
hazırladığı haberden:
Şınav
çektirirken tecavüz etmiş
İstanb ul’da
altı çocuğa tecavüz, birine tecavüze teşebbüsle suçlanan Yüzbaşı Bülent
A.’ya bir dava daha açıldı. Dava sayısı 6’ya, hapis istemi 81 yıla yükselen
Bülent A.’ya son dava, şınav çektirme bahanesiyle yere yatırdığı 12
yaşındaki S.Ö.’ye tecavüz ettiği iddiasıyla açıldı. S.’nin tişört, şort ve
iç çamaşırından alınan örneklerle biyolojik inceleme yapıldı. İncelemede, S.
olayında da sperm örneklerinin Bülent A.’ya ait olduğu ortaya çıktı.
Sayıları dünyada hızla artan ve neredeyse
heteroseksüelleri azınlık hale getiren bu gruplar hakkındaki haberler,
Michael Jackson’ın çocuk tacizi suçundan mahkemeye çıkması ile daha göz
önünde olmaya başladı.
İstatistiklere
baktığımda aslında bilinenden daha fazla çocuk tacizi vakasının hem
Türkiye’de hem de dünyada var olduğunu gözüyoruz. Avrupa ülkeleri ve ABD’de
pedofili vakaları tırmanıyor. İtalya’da her gün iki çocuk cinsel tacize
maruz kalıyor, yılda 21 bin pedofili vakası yaşanıyor. Dünyada son 4 yılda
çocuklara yönelik taciz veya şiddet uygulamaları yüzde 90 arttı.
Tecavüzcülerin tahminen yüzde 5'i ortaya çıkarken yüzde 95'i gizli kalıyor.
Ensest ilişkilerin ise binde biri ortaya çıkıyor. Adliyelerdeki 4 tecavüz
davasından biri çocuklarla ilgili. İnternet kullanıcılarının yüzde 60'ı
porno, bunların da yüzde 40'ı çocuk pornosu sitelerini ziyaret ediyor.
İstanbul'un işlek merkezleri Kadıköy ve Tahtakale'de çocuk pornosu CD'leri
sokakta pazarlanıyor. Buna karşılık, polisin çocuklara yönelik cinsel
istismarla ilgili özel birimi yok. Yeni TCK'da bile cezalar yetersiz. Daha
önce bu suçtan yakalanan öğretmen Özgen İmamoğlu 10 ayda serbest kaldı.
Vakalar ağırlıklı olarak çekirdek ailede yaşanan bu olay, çoğu zaman çocuğun
veya annenin susması ile örtbas ediliyor. Yetimhanelerdeki çocuklar,
hapishanelere küçük yaşta düşen çocuklar sürekli cinsel tacize maruz kalıyor
ve dışarı çıktıklarında kimisi aynı eğilimlere sahip ve sorunlu bireyler
olarak hayatlarına devam ediyor. (1)
Internetin
hızla yayılması, çocuk pornografisine ulaşımı da kolaylaştırdığından aslında
çocuklarımızı, kendi evimizde dahi koruyabilmemizi engellemeye başladı.
Çocuklara mail veya chat aracılığı ile ulaşan pedofili hastaları kimi zaman
çocukları kendileri ile buluşmaya ikna ederek emellerine ulaşabiliyor. Yaşı
henüz genç, ergenlik çağındaki kızları yurtdışında internet aracılığı ile
kendisiyle kaçmaya ikna eden pedofili hastaları soluğu Çek cumhuriyet,
Hollanda, Tayland gibi ülkelerde alıyor. Bu ülkelerde cinsellik, fahişelik,
çocuk tacizi konularında oldukça zayıf kalan yasalar var. Hatta kimi
ülkelerde bu turizm için büyük bir pazar olarak görülen bir durum. Belli
sokaklarda pembe- mavi perdelerin asıldığı evlerde 12 yaş altı kız ve erkek
çocuklarla para karşılığı birlikte olunabiliyor. Bu öyle büyük bir
yaygınlığa sahip bir işletmeci yurtdışından turlarla insanlar getiriliyor.
İş adamları, bankacılar, zenginler ve hatta doktorlar. Bu bir hastalık
olarak kabul edildiğinden elbette iş kolu ve ekonomik- sosyal bir benzerlik
aksettirmesine gerek yok kitlede.
Bazı
ülkelerde, çocukların illegal olarak pornografik eylemlerde kullanıldığı
yöresel şovlar da yapılmaktadır. Örneğin Goa’da göçmen fahişe kadınların,
ergenliğe gelmemiş kızlarına, barlarda erotik danslar yaptırıldığı tespit
edilmiştir (INSAF, 1995). John Hopkins
Üniversitesinin Koruma Projesine göre, bazı toplumlarda çocuk trafiği çok
yüksek seviyelerde seyretmektedir. Elde edilen verilere göre, Indiana’da 14
yaşındaki 200.000 Nepalli kızın seks kölesi olarak çalıştırıldığı, Sri
Lanka’da yasları 6 ila 14 arasında değişen 10.000 çocuğun geneleve düştüğü,
600.000 Taylandlı çocuğun fahişelik için satıldığı ve 1991-97 arasında
Kamboçyalı 15.000 kızın cinsel kölelik için satıldığı tespit edilmiştir
(JHU, 2004). Son yıllarda yapılan çalısmalara göre çocuk pornografisine
kaynaklık eden ülkelerde bası Rusya çekmekte, ikinci sırayı da Amerika
almaktadır.
(Kaynak: Turkish Journal
of Police Studies, Vol: 7 Issue:1, pp.97-116, 2005,INTERNET ÜZERİNDEN ÇOCUK
PORNOGRAFİSİ VE MÜCADELEDE YASANAN SIKINTILAR, Child Pornography on Internet
and the Difficulties in Combating, Yusuf UZUNAY,Mustafa
KOÇAK)
Hollanda’da
pedofililer tarafından kurulan bir siyasi parti bile var. Çocuk tacizinin
suç olmadığını, 12 yaşın altındaki çocuklara istekleri ile yaşça büyük
pedofili hastaları ile birlikte olma hakkı verilmesini, çocuk pornografisini
yasal hale getirilmesini talep eden bu siyasi parti, haklın büyük tepkisini
topluyor.
Kaynak: Hürriyet Gazetesi, 31 Mayıs 2006
tarihli haber’den: “Hayırseverlik, Özgürlük ve Farklılık (NVD) adıyla parti
kuracaklarını açıklayan Hollandalı pedofililer (sübyancılar) ülkeyi şoke
etti. Fuhuş, uyuşturucu ve eşcinsel evlilikleri doğal karşılayan Hollanda’da
halkın yüzde 82’si "durdurun bunları" diyor. HOLLANDA’da, çocuklarda yasal
cinsel ilişki yaşının düşürülmesini isteyen pedofililer (sübyancılık),
"seslerini duyurmak" için siyasi parti kuruyorlar. Hayırseverlik, Özgürlük
ve Farklılık (NVD) partisinin internet sitesindeki açıklamada, resmi
başvurunun yarın yapılacağı bildirildi. Parti, yasal cinsellik yaşının önce
12’ye indirilmesi, nihayetinde de yaş sınırının tamamen kaldırılması için
mücadele edileceğini açıkladı.”
Pedofili hastaları, kendilerini “saflığı
seven” olarak adlandırırken, çocuklara yaklaşımlarını “saflığa ve temizliğe
duyulan en üst düzey sevgi” olarak tanımlıyorlar. Akıl hastalığı veya kanıt
yetersizliği nedeniyle beraat eden pek çok pedofili hastası bugün
çocuklarımız için tüm dünyada tehlike yaratmaktadır. Hapishanelere düşen bu
suçlular, içeride mahkûmların kendi
iç
infaz yöntemleri ile öldürülmekte olsalar da aslında hapishaneler de küçük
yaşta çocukların istismara uğradıkları yerlerdir.
İngiltere sokaklarda ve okul çevrelerinde
dolaşan pedofili hastalarına karşı çocukları korumak adına bir yöntem
geliştirmiş durumda: Okulla ev arasında güvenilir kişilerin evleri
belirleniyor ve camlarına yeşil işaretler konuyor. Çocuklara, “Bir yabancı
sana saldırıda bulunursa hemen yeşil işaretli eve koşacaksın!" diye
öğütleniyor. Bu sistem İngiltere dışında İsveç ve Norveç’te de uygulanıyor.
Ancak ucu bucağı öylesine geniş ve kapalı
kalmış bir kutu ki çözümü için devlerin iş birliği ve yardımlaşma
gerekmektedir.
Internet belki hepimiz tarafından büyük
bir bilgiye ulaşım aracı olarak görülse de söz konusu pedofili ve çocuk
pornografisi olduğunda bu sıklıkla kullanılan ve kolay ulaşımı sağlayan
tehlikeli bir silaha dönüşmektedir. Uluslararası platformda, internet
üzerinden web sitesi yayınlayanlara yönelik veya web sunuculuğu hizmeti
veren şirketlerin yayıncılık esaslarını düzenleyen, herhangi uluslar arası
bir hukuki düzenleme bulunmadığı gibi ülkemiz kaynaklı yayın ve yayıncılık
esaslarına ilişkin bir hukuki düzenleme de bulunmamaktadır. Bu da internet
üzerinden çocuk pornografisi yayını ve ticaretini yapanların isini oldukça
kolaylaştırmaktadır.
Türkiye’de
de durum farklı değil: Kayıtlı internet kullanıcılarına ve internet
kafelerde kullanımlara yönelik araştırmalara ait istatistiklere göre;
Türkiye'de internet kullanıcılarının yüzde 65'i porno film izleme amacıyla
internete giriyor. Emniyet'in tespitine göre bu yüzde 65'lik porno
meraklısının yüzde 40'ı da çocuk pornosu için internete giriyor.İstanbul'da
son 8 ay içerisinde Güvenlik Şube ve Mali Şube Müdürlüğü ekiplerinin sadece
seyyar tezgahlara yönelik operasyonlarında 485 kişi porno cd sattıkları
gerekçesiyle gözaltına alındı. Bu kişilerin tezgâhlarında 22 bin 500 cd ele
geçirildi. Ele geçirilen cd'lerin yaklaşık yüzde 40'ının yine çocuk pornosu
olduğu öğrenildi. Üst düzey bir Emniyet yetkilisi Türkiye'de çekilmiş çocuk
pornosu bulunmadığını söyledi. Piyasada satılan çocuk pornolarının daha çok
eski doğu bloku ülkelerinde çekilen çocuk pornoları ile Yugoslavya'daki
savaştan kaçan çocukların kamplarda çekilen tecavüz görüntüleri olduğunu
ifade eden yetkili şunları söyledi: 'Bunları internetten indirip,
çoğaltarak, özellikle Tahtakale ve Kadıköy gibi halkın kalabalık olduğu
yerlerde satıyorlar. Sık sık düzenlediğimiz operasyonlarla bunları
topluyoruz. Ama talep o kadar fazla ki, mücadelede zorlanıyoruz' dedi.
(Kaynak: 12.05.2004 Akşam Gazetesi)
Çünkü
bu büyük bir pazar ve sayıları çok yüksek olan bu grup bulunmaz bir kaynak
olan internet, uluslararası acenteler inanılmaz paralar karşılığı çocuk
ticareti yapıyor. Sanal pedofili piyasası 5 milyar dolar civarında.
Bu yazı, konuyla ilgili araştırmalarımın
sadece bir bölümü.Bir süre sıkılacaksınız belki ama bu konu benim için artık
çözülmesi gereken hayati bir sorun olmaya başladı. Ve önümüzdeki aylarda
sadece bu konu ile ilgili yazacağım. Şimdiden size sabırlar diliyorum...
Kaynaklar:
(1) Akşam Gazetesi,
Pedofili dosyası, 2004)

Yüreğimde Bir
Çocuk, Yüreğim de Bir Çocuk! Aralık, 2006
|