|
Haber:
İlkay Cam
Eşcinsellere Yönelik Şiddet
Douglas
Janoff: "Kanada'da 'gey'lere sokakta saldırıp dövüyorlar. Türkiye'de
ise daha çok cinayet var"
Douglas Janoff, Vancouver'da bir
parkta, homoseksüel arkadaşı yeniyetme gençler tarafından gözlerinin
önünde öldüresiye dövülünce 37 yaşında üniversiteye döner ve
kriminoloji üzerine mastır yapar. Tezinin konusunu çoktan
belirlemiştir: Eşcinsellere yönelik şiddet... Bu konuda bir de kitap
yazar; "Pink Blood: Homophobic Violence in Canada" (Pembe Kan:
Kanada'da Homofobik Şiddet"). Kitapta homoseksüellere yönelik 350
saldırı ve 107 cinayetin analizi var...
DOUGLAS JANOFF:
Kanada, ABD ve İngiltere'de "hate
crime" (nefret suçu) denen bir suç türü var. Zencilere, Yahudilere
karşı işlenen suçlar diye de sınıflandırılır. Eşcinsellere yönelik
suçlar nefret suçu olarak kabul edilmiyor. Diyelim mağdur siyah,
bunu kolayca sınıflandırabilirsiniz ama eşcinsellikten rengi gibi
kolay anlaşılır bir durum değil. "Bu iki adam zaten arkadaşmış, bu
nefret suçu olamaz" deniyor. Polis genelde homoseksüelleri suçluyor,
"Parka gitmeyecektiniz, adamı evinize davet etmeyecektiniz" diyor.
Ama bu suçları işleyenler eşcinselleri özellikle hedef alıyorlar.
Onları arayıp buluyor ve canlarını acıtmak istiyorlar. Kanada'da gey
gruplarla polis arasında sürekli bir tartışma var. Her saldırıda
geyler bunun bir nefret suçu olduğunu söylüyor. Polis ise aksini
iddia ediyor.
Cinayetlerde durum daha da zor.
Çünkü yaşayan tek kişi var; o da katil. Ve istediği hikayeyi
anlatıyor. "Tecavüz etmeye kalkıştı, kendimi korudum" diyor.
Soruşturmayı yürütenler bunu bir nefret suçu saymak için şahit
arıyorlar. Katilin "Ben bir homoseksüeli öldürmek istiyorum"
dediğini duyan bir şahit... Bu cinayetlerin çoğunda aşırı şiddet
var. Defalarca bıçaklıyorlar mesela. Bu noktada ben katilin "Onurumu
korumak için öldürdüm" sözünü kabul etmiyorum. Bundan daha fazla bir
şey olduğu açık. Nefret suçu bunlar. Şahit bulunamayınca katiller
"Nefsi müdafaaydı" diyerek daha az ceza alıyorlar. Mahkemede katil
mesela "Ahlaksız biriydi, birçok erkekle seks yapıyordu" diyor.
Benzer bir durum fahişeler ve tecavüz kurbanı kadınlar için de
geçerli. Mesela tecavüz ettiği kadını "Zaten kötü bir kadındı"
şeklinde suçluyor, aslında suçlu kendisiyken.
Homoseksüel barlara giden
heteroseksüel adamlar var. Gay'lere gülümsüyor, onlarla flört
ediyorlar. Ama amaçları seks yapmak değil. Bir geyin parasını almak
ve canını acıtıp zarar vermek istiyorlar. Çünkü eşcinsellerden
hoşlanmıyorlar. Bu onun için hem para kazanma hem de eğlenme yolu.
Polise göre ise basit bir hırsızlık olayı.
Kanada ve Amerika'daki problem
sokaktaki şiddet. Türkiye'de sokaklarda görüyorum; iki erkek
birbirine dokunuyor, sarılıyor. Bu kültürel bir şey tabii.
Kanada'da, Amerika'da ise çok tehlikeli. Bunun kabul edilebilir bir
davranış olmadığını göstermek için sokakta gördüklerinde dövüyorlar.
Bir tür sosyal kontrol... Kuzey Amerika'da önemli bir gey topluluğu
yaşıyor. Montreal'daki bir kilometrelik bir cadde, geylerin caddesi
gibidir. Ama şehrin bir başka yerinde orada olduğu gibi giyinmeleri
ya da el ele yürümeleri tehlikelidir. Bu caddede eşcinseller
kendilerini güvende hisseder ama öte yandan bir mıknatıs gibidir
burası, kötüleri de kendine çeker. İstanbul'daki Taksim Gezi Parkı
gibi... Herkes homoseksüellerin orada buluştuğunu, aradıkları
insanları orada bulabileceğini biliyor. Sanırım Kanada'da saldırı,
Türkiye'de cinayet daha ciddi bir sorun. Latin Amerika ülkelerinde
ise durum Türkiye'den de kötü. Polisin kendisi homoseksüellere karşı
şiddet uyguluyor.
Lezbiyen kültürü daha dışa
kapalı, az görünür olan bir kültür. Homoseksüel birini bulup zarar
vermek daha kolay. İncelediğim lezbiyen vakalarında ilginç bir nokta
bulunuyor. Fahişelik yapan lezbiyenler var. Para için erkeklerle
seks yapıyor ama aslında kadınlardan hoşlanıyorlar. Saldırıya
uğradıkları an ise erkeklere "Seninle birlikte olmak istemiyorum"
dedikleri an.
Olaylardan birinde kurban 60
bıçak yarasıyla ölmüştü. Bir barda tanışıp kurbanın evine
gidiyorlar. Tam beş bıçak kullanıyor. O kadar şiddetle vuruyor ki
bıçaklar parçalanıyor. Savunmasında ise kurbanın kendisine tecavüz
etmek istediğini söylüyor. 140 bıçak yarasının olduğu bir diğer
vakada katil homoseksüel değil, biseksüel. Kurbanla tanıştıktan bir
süre sonra başka bir nedenden hapis cezası alıyor. Hapisten
çıktığında tekrar görüşmeye başlıyorlar. Ve bir süre sonra
öldürüyor. Suçunu kabul etti çünkü çok delil vardı. Ama savunmasında
küçükken erkekler tarafından tacize uğradığını, bu yüzden cinayeti
işlediğini söyledi. Oysa kendisine yapılan tacizin öldürdüğü kişiyle
hiçbir ilgisi yok! Eskiden hayvanlar kurban edilirmiş, şimdi
homoseksüeller ediliyor.
Türkiye'de insanlar genelde ya
aileleriyle ya da arkadaşlarıyla yaşıyor. Bu durum geyleri güvensiz
yerlerde seks yapmaya itebilir. Bir de Türkiye'de çeteler olduğunu
duydum. Lambda'daki arkadaşlar Türkiye'deki cinayetleri
anlattıklarında şaşırdım. Birden çok katilin yer aldığı vakalar var.
Bir gey mesela internette biriyle tanışıp chat yapıyor. Randevulaşıp
buluşuyorlar. Buluştuğu kişi arkadaşlarıyla gelip öldürüyor. Bir de
Türkiye'de Kanada'dakinden daha fazla homoseksüellere yönelik cinsel
saldırı, tecavüz var.
Şu anda üzerinde ciddiyetle
durulması gereken konu transseksüel cinayetleri. Kanada'da nüfusa
göre oranladığınızda çok fazla transseksüel cinayeti var.
İstanbul'da bir morga gittim. Oradaki uzman transseksüel kurbanların
arttığını söyledi. Ayrıca Kanada'da olduğu gibi Türkiye'de de
ailelerin cesede sahip çıkmadıklarını öğrendim. Utandıkları için
morga cesetlerini almaya bile gitmiyorlar. Cinayetler artıyor çünkü
artık daha görünür durumdalar, daha özgürler ama bu da bir kısır
döngü. Daha özgürler ama daha çok saldırıya maruz kalıyorlar.
"Varoş kesimler Bülent Ersoy’u başlarına taç yapmışlar ama yolda
bir eşcinsel görünce dövüyorlar"
Otherside’in sahibi Vedat Özyağ
üçüncü sayfa haberlerine konu olan olayları şöyle yorumluyor:
‘Şiddet olayları tamamen yanlış
seçimden dolayı. Hiçbir gey diğerine şiddet uygulamaz. Straight
erkeklerle birlikte olmak isteyen geyler böyle olaylara maruz
kalıyorlar. Gey-straight ilişkilere gey taraf seks için, straight
tarafsa ya tatmin ya da para için giriyor. Cinsel ilişkinin hemen
sonrası da durumu kabullenemiyor, kendinden nefret ediyor ve karşı
tarafı cezalandırıyor. Ya da bir geyle birlikte olduktan sonra
kendini kötü hissedip başkaları öğrenecek korkusuyla karşı tarafa
zarar veriyor. Homofobiklik ya da gey düşmanlığı tıpkı aşırı
dincilerle komünistlerin çatışması gibi bir şey . Bir taraf diğer
tarafı kendi değer yargıları için tehdit unsuru olarak algılıyor.
Mekan sahipleri bu konuda bir şey
yapamaz, yetişkin insanların kişisel özgürlüklerine müdahale
edemeyiz. Ama gey camiasında tanınmayan insanlarla dikkatli olmak
lazım.’
Türkiye Ayıları grubu adına Akif
E. ve Barış C. anlatıyor:
Birçok eşcinsel arkadaşım faili
meçhul cinayetlere maruz kaldı ne yazık ki. Fail ile maktulün
arasında geçen şu cümlenin buna neden olduğunu düşünüyorum: ‘Sen de
geysin.’ Yani ilişkide aktif olarak rol alan kişi o anda eşcinsel
olduğunu fark ediyor ve bu çok büyük bir öfkeye yol açabiliyor. Ve
kendisine bunu hissettiren kişi de hemen yanı başında yatmakta...
Dikkat ediniz, eşcinsel cinayetlerinde genelde hep kesici alet
kullanılır. İnanılmaz bir öfke var. Kafayı gövdeden ayıracak
derecede gırtlağı kesme durumu var. Biz erkeğe değer veriyoruz. Ama
bu adamlar kendilerini o değere layık görmüyor. Latent denilen bir
olgu var. Bu da gizli eşcinsellik aslında. Yani kişi, eşcinsel
olduğunu fark etmemiş olabilir ve bunu karşısındaki insanın daha
rahat yaşadığını gördüğü zaman bir anda öfkeye kapılabiliyor.
‘Bunları asmalı, hortumla dövmeli...’ gibi. Mesela; Hortum Süleyman
da latenttir bence!
(Haftalık Dergisi, Nisan 2004)
Çağın daha 19 yaşında
ama bu konuda yorumu çok çarpıcı:
"Varoş kesimler Bülent Ersoy’u
başlarına taç yapmışlar ama yolda bir eşcinsel görünce dövüyorlar.
Şiddete maruz kalmaktan korkmuyorum bana zarar verdikleri taktirde
cezasını çekerler."
BATUHAN: Dört yıl önce
Lüleburgaz’da bir aile apartmanında aynı daireyi paylaşan iki gey
arkadaşım bir gece tanıştıkları iki kişiyi eve getiriyorlar. Bir
miktar alkol alıyorlar sonra gelenler ev sahiplerini bıçak zoruyla
sandalyeye bağlıyorlar, elektrik süpürgesinin hortumuyla dövüyorlar,
hırsızlık falan da yapmadan gidiyorlar. Dertleri hırsızlık değil gey
düşmanlığı var. Polise haber verdiler, mahkemelik oldular ama
çoğunlukla polise bile yansımıyor böyle olaylar. Daha hazin
hikayeler de var , Samatya’da bir buçuk yıllık genç sevgilisi
tarafından öldürülüyor bir arkadaşımın tanıdığı. Çocuk ‘Ben bir
sigara alayım’ diye çıkıyor dönüşte yanında bir arkadaşıyla gelip
sevgilisini öldürüyor, para için, yakalandılar tabi sonra. Yine
benim bir arkadaşım 3-4 aydır beraber olduğu partneriyle yazlığına
gitmek için arabaya biniyor, çocuk telefonunu alıp arabadan iniyor.
Savcılığa beraber gittik. Bu örnekleri görünce güven duygusu geliyor
gündeme. Sırf bu olaylar yüzünden ,hedef olmamak için.sokakta
kimliğini gizlemek zorunda kalıyorsun. Birlikte olacağın insanları
dikkatli seçmek lazım, her hoşlandığınla olamazsın güven telkin
etmesi gerekiyor. Beraber olduğun insanla duygusal bir şey
paylaşıyorsun, malın ya da canın için endişelenerek nasıl bir şey
paylaşabilirsin ki? dışarıda tanıştığım birisini öyle hemen eve
getirmiyorum, önce dışarıda tanımaya çalışıyorum, 3-4 kez dışarıda
buluşuyorum. Sonra evde ilk etapta fotoğraflarını çekiyorum bu
kendimi güvende hissettiriyor, karşımdaki için de caydırıcı oluyor.
Önceleri güvenlik amacıyla başladım ama sonra estetik amaçlar da
güderek koleksiyon yapmaya başladım, birlikte olduğum herkesin
fotoğrafı var.
MURAT:
Türkiye’de her kuruma karşı şiddet var, sağcı, solcu, aile içi, okul
hayatı… Türkler’in kanında var bence, Göktürkler’den geliyoruz,
atalarımız barbar. Yeri gelmişken bir kitap alıp araştırayım bu
konuyu.
Evde öldürülüyorlar
• 1990'la 2001 arasında
Kanada'da işlenen 107 eşcinsel cinayetinden yüzde 3'ü lezbiyen,
yüzde 91,6'sı homoseksüel, yüzde 6'sı transseksüellere yönelik.
• Kurbanların yüzde 62'si kendi
evine ya da evine yakın bir yerde, yüzde 11'i park gibi
eşcinsellerin buluşma noktaları olan yerlerde öldürülmüş.
• Florida'da yapılan bir
araştırmaya göre eşcinsel cinayetlerin yüzde 30'u kesici bir aletle
işlenmiş. Bu oran heteroseksüellerde yüzde 17. Kullanılan alet
sıralamasında ateşli silahlar yüzde 22 ile ikinci sırada.
Heteroseksüel cinayetlerdeki ateşli silah oranı ise yüzde 61.
• Eşcinsel cinayetlerinde
katillerin yüzde 63'ü başı, 58'i boğaz bölgesini, 54'ü yüzü hedef
almış. Kurbanın heteroseksüel olduğu olaylarda ise oranlar sırasıyla
yüzde 46, yüzde 19 ve yüzde 36
Nilüfer Oktay, "Sadece zarar
vermek için geylerle flört edenler var"
(Milliyet Gazetesi, Pazar Eki,
30.09.2003)
Eşcinsel Katiline Ömür
Boyu Hapis Cezası
ABD'nin Kaliforniya eyaletinde,
AIDS hastalığının yayılmasına engel olmak için 5 eşcinseli öldüren
Juan Chavez adlı katil, 5 kez ömürboyu hapis cezasına çarptırıldı.
Chavez'in (35), birlikte olmak vaadiyle barlarda tanışarak evlerine
gittiği eşcinselleri boğarak öldürdükten sonra, kurbanlarının
paralarını çaldığı belirtildi. Chavez, savunmasında "Bu sapık
adamları, başkalarına AIDS bulaştırmasınlar diye öldürüyordum" dedi.
(Gözcü, 23.06.1999)
Eşcinsel sevgilisini
öldürerek parçalayan mahkum idam edildi
ABD’nin Georgia eyaletinde,
matkapla eşcinsel sevgilisini öldürerek parçalayan idam mahkumunun
cezası, zehirli iğneyle infaz edildi. Robert Dale Conklin adlı 44
yaşındaki mahkum, Georgia Af ve Şartlı Tahliye Kurulu’na cezasının
affedilmesi için yaptığı son dakika başvurusunun reddedilmesinin
ardından idam edildi. Yetkililer, Conklin’in, 26 Mart 1984’te George
Crooks adlı 28 yaşındaki avukatı, Georgia eyaletine bağlı Sand
Springs ilçesindeki kendi evinde çıkan anlaşmazlık sonucu
öldürmekten idam cezasına çarptırıldığını belirtti. Conklin’in
tutuklandıktan sonra polise verdiği ifadede, öldürdüğü eşcinsel
sevgilisinin vücudunu banyoda parçalara ayırdıktan sonra çöp
torbalarına koyarak, evinin dışındaki bir çöplüğe bıraktığını itiraf
ettiği kaydedildi.
Travestilere karşı özel
tim
İstanbul polisi, yol kenarlarında
fuhuş için bekleyen travestilere karşı özel bir tim kuruyor. En az 5
yıl deneyimli, çevik kuvvette eğitim görmüş ve iri yapıya sahip 50
polisten oluşacak timin başında bir emniyet amiri bulunacak.
Gayrettepe'deki hizmet binasında, önceki gün 4 saatlik toplantıda,
uluslararası kadın ticaretinin önlenmesi ve fuhuş için alınacak
önlemler tartışıldı. Toplantıda, özellikle karayolu kenarlarında
fuhuş için bekleyen travestilerin çirkin görüntüsü ve kargaşanın
önlenmesi için özel tim kurulmasına karar verildi. Bu özel ekiplerin
gözaltına alcağı travestiler hakkında da, 6 ayla 1 yıl arasında
hapis cezası gerektiren TCK'nın 225. maddesi gereği, 'Alenen cinsel
ilişkide bulunmak veya teşhircilik yapmak suretiyle hayasızca
hareketlerde bulunmak'tan işlem yapılacak. Öte yandan, Emniyet'in,
otoyol ve karayolları çevresindeki kavşaklarda bulunan ağaçlık
alanların fuhuş olaylarında kullanıldığını ortaya çıkaran
araştırması nedeniyle, ağaçlık alanların her noktasının dışarıdan
görünecek şekilde yeniden düzenlenmesi kararlaştırıldı.
Kaynak:
http://www.ixtanbul.com/haber_gaylezbiyen.asp
"Soyunmazsan kafana bir
mermi sıkarım"
Kendisini Hülya olarak tanıtan ve
gerçek ismini vermek istemeyen bir travestinin verdiği bilgilere
göre kendisini polis olarak tanıtan ve silahlı olan kişiler Kadıköy
Bağdat Caddesi’nde Hülya’yı bir araca bindirdiler.
‘Gece saat 02.00 sıralarındaydı,
arabadan inmek istemeyince beni dövmeye başladılar. Bana ‘Biz
polisiz; fuhuş yapıyorsun seni Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü’ne
götüreceğiz’ dediler. Arabanın içinde başıma silah dayayıp soyunmamı
istediler. Ben soyunmak istemeyince ‘Soyunmazsan kafana bir mermi
sıkarım ve vücudunu yavaş yavaş kesip sana acı çektiririm’ diyerek
tehdit ettiler, bir tanesi de bacağımı kesmeye başladı. Zorla
üzerimdeki elbiseleri çıkardılar, çırıl çıplak kaldım, arabanın
içinde bana sırayla tecavüz ettiler. Daha sonra yaklaşık iki saat
kadar yol gittikten sonra beni bir inşaata götürdüler ve burada
işkence yaptılar’
İşkence sırasında kafasına sert
bir cisimle vurulduğu belirtilen Hülya tekstil atölyesinde çalışan
işçi kadınlar tarafından bulunduğunu belirtiyor. İşçiler Hülya’ya
kendi elbislerini giydirip polise haber veriyor. İfadesi alınırken
kurbanın yara bere içinde ve hala şokta olduğu dikkat çekiyor.
Gey sitelerinde
tanıştıkları kişileri buluşmaya çağırıp silah tehdidiyle soyan altı
kişi, ‘chat’le yakalandı
Sanal âlemdeki gey sayfalarında
sohbet ederken ‘ilişkiye girme bahanesiyle’ tanıştıkları kişileri
gasp eden 6 internet cafe çalışanı yakalandı. Son üç hafta içinde,
birbiri ardına gasp başvuruları yapılıyordu. Son olarak emniyete
başvuran A.A.Ö., internet ortamında tanıştığı iki kişinin tabanca ve
bıçak tehdidiyle 800 dolar, bin 250 mark, cep telefonu, kredi
kartları ve walkman’ini gasp ettiğini söyledi. Daha önceki
şikayetlerle bu olayı bir araya getiren polis, müştekilerin ‘gey’
sitelerini kullandıklarını belirledi. Bu tür sohbet sayfalarında
chat yaparak şüphelileri saptayan polis, bir haftalık takip
sonucunda internet kafe sahipleri Sami ve Nusret E., Mustafa A., Ali
T., Mustafa E. ile Ferhat A.’yı gözaltına aldı. Sanıklar suçlarını
itiraf etti. (Milliyet, 24.11.2001)
Hepsi vahşice katledildi
Adı:
Çetiner Çalık
Yaşı:
30
İşi:
Mühendis
Öldürüldüğü yer ve tarih: Beşiktaş, Ocak 2001
Ailesinden ayrı yaşıyordu. Genç
ve yakışıklıydı. Polis ilk önce aşk cinayeti ihtimali üzerinde
durdu. Yakın çevresindeki kadınların hepsi araştırıldı. Sonuç
alınamadı. Bu sırada Çalık'ın gey bir arkadaşı olduğu ortaya çıktı.
Soruşturma bu yönde ilerletildi. Galatasaray maçından bir gece önce
Beyoğlu'ndaki gey barlardan birine gittiği ve bir erkekle gece geç
saatte ayrıldığı tespit edildi. Çalık'ın son gününü takibe alan
polis Galatasaray maçına kadar izini sürebildi. Ancak Çalık'ın
maçtan sonra ne yaptığı şimdilik karanlıkta. Polise göre cinayet
gecesi Çalık maçta tanıştığı biri ya da birileriyle eve geldi.
Katilleri bulunamadı.
Adı: Hüseyin Çavuş
Yaşı: 54
İşi: İşçi emeklisi
Öldürüldüğü yer ve tarih:
Topkapı, Ocak 2001
Samsunlu. Çevresinde dürüst ve
sakin kişiliğiyle tanınıyordu. Öldürüldüğü gün Topkapı civarındaydı.
Üç gençle para karşılığında cinsel ilişki kurmak üzere anlaştı.
Ancak paranın miktarında tartışma çıkınca öldürüldü. Cesedi
kaledibinde yarı çıplak bulundu. Katilleri yakalandı.
Adı: Petro Melikşahoğlu
Yaşı: 35
Öldürüldüğü yer ve tarih:
Harbiye, Şubat 2001
İstanbul'da askerlik yapan
Eskişehirli bir gençle uzun süredir devam eden bir ilişkisi vardı.
Gencin askerliği bitince memleketine döndü. Ancak bir süre sonra
üç-dört arkadaşıyla İstanbul'a geri geldi. Arkadaşlarına ‘‘size
inanamayacağınız şeyler yaşatacağım’’ vaadinde bulunmuştu.
Eskişehirli grup Melikşahoğlu'nu cinsel ilişkiye zorladı. Kabul
etmeyince de öldürüldü ve soyuldu. Katilleri yakalandı.
Adı: Berç Anahtarcı
Yaşı: 37
Öldürüldüğü yer ve tarih:
Kumkapı, Şubat 2001
Gedikpaşa'da harap bir evde
yaşıyordu. Parasızdı. En son ilişki kurduğu kişi tarafından
öldürüldü ve soyuldu. Katili yakalandı.
Adı: Salem Demircigöz
İşi: Turizmci
Öldürüldüğü yer ve tarih:
Beyoğlu, Mart 2001
Genç bir erkekle uzun süreli bir
ilişki yaşadı. Sevgilisine kendi çalıştığı şirkette iş buldu.
İlişkileri bitince sevgilisini işten attırdı. Öfkeli genç bir gün
geri döndü. Ancak polise verdiği ifadede ‘‘Bana cinsel ilişki teklif
ettiği için öldürdüm’’ dedi. Ancak araştırma aralarında uzun süreli
ilişkinin varlığını gösteriyordu. Katili yakalandı.
Adı: Aziz Çabuk
Yaşı: 45
İşi: Ticaret
Öldürüldüğü tarih ve yer:
Küçükçekmece, Ocak 2000
Öldürülmeden önce Mecidiyeköy
civarından dört gençle birlikte oldu. Gençler para karşılığında
Çabuk'la birlikte olduktan birkaç gün sonra geri döndüler. Çabuk'un
cesedi bulunduğunda beyni ezilmiş, penisi kesilmiş ve soyulmuştu.
Katilleri yakalandı.
Adı: Cemalettin Karakuş
Yaşı: 44
İşi: Almanya'dan dönüş yapan işçi
Öldürüldüğü yer ve tarih: Şişli,
Ekim 2000
Beyoğlu'ndaki gey barların
müdavimlerindendi. Cinayet gecesi iki erkekle bardan ayrıldı.
Bulunduğunda defalarca bıçaklanmış ve kafası sert bir cisimle
ezilmiş, aynı zamanda da evi soyulmuştu. Katilleri yakalandı.
Adı: Ekrem Yılmaz
Yaşı: 49
İşi: İşçi emeklisi
Öldürüldüğü yer ve tarih:
Fındıkzade, Ekim 1999
Öldürüldüğü gün doktor arkadaşını
aramış ve üç gencin geleceğini söylemişti. Cesedi bulunduğunda 20
yerinden bıçaklanmış ve boğazı kesilmişti. Evi soyulmuştu. Evde
yapılan incelemede katilleriyle ilişki kurduğu anlaşıldı. Katilleri
bulunamadı.
(Aynı şekilde Tarlabaşı'ndaki
evinde öldürülen Ozan adlı eşcinsel, cinayet zincirinin dokuzuncu
halkası. Ancak Emniyet'ten Ozan'la ilgili bilgi gelmedi.)
İst. Emn. Mdr. Cinayet Masası Amiri
Metin Örel:
‘Katiller
anlaşılmaz bir hınçla dolu’
Bu cinayetler biraz karmaşık. Hem
cinsel ilişki kuruluyor hem de soygun yapılıyor. Mesela bir olayda,
üç dört genç maktülü evinde cinsel ilişkiye zorluyor. Adam hastayım
diyerek kabul etmiyor. Bunun üzerine grup adamı vahşice öldürüyor.
Bütün cinayetlerde grubun diğer üyeleri de cinayete katılıyor.
Eşcinsel cinayetlerinin dikkat çeken bir başka özelliği de
kurbanların vahşice katledilmeleri. Sanki katil bilmediğimiz bir
hınçla dolu, defalarca bıçak saplıyor, kurban delik deşik ediliyor.
Bunun şimdilik sistemli olduğunu gösteren kesin bulgu yok. Ama garip
bir çelişki var bu cinayetlerde çünkü öldürülen eşcinselle mutlaka
cinsel ilişki de sözkonusu.
Cinayetlerin ortak
yönleri
Eşcinselleri öldüren katillerin
hepsi bıçak kullanıyor.
Bütün cinayetler vahşice
işleniyor. İşkenceye uğrayan maktül çok. Polise göre bu katiller
bilinmez bir hınçla dolu.
Cinayetlerin birçoğu üç-dört
kişilik gruplar tarafından işleniyor.
Hepsinde katil ya da katiller
cinsel ilişkiye girdiği halde mahkemede ‘‘Cinsel ilişki teklif
ettiği için öldürdüm’’ diyerek ceza indiriminden yararlanmaya
çalışıyor.
Bütün cinayetlerde soygun
gerçekleşiyor.
Katil önce ilişki kurduğu
eşcinselin güvenini kazanıyor. Karşılıklı güven sağlanınca
arkadaşlarını da eve getirmeyi teklif ediyor. Sonrası soygun ve
cinayetle sonuçlanıyor.
Üç kişi canını zor
kurtardı
Eşcinsellere yönelik saldırıların
hepsi cinayetle sonuçlanmadı. Geçtiğimiz ay biri bankacı iki kişi
saldırganların elinden canını zor kurtardı. İki olayda da
saldırganlar aynı taktiği izlemişti. Bir barda tanışılıyor,
saldırgan güven kazandıktan sonra arkadaşlarını eve getirmeyi teklif
ediyor.
Üçüncü saldırı ise bu yılın
başında (2001) meydana geldi. Yaralanan Mehmet Aydın'dı. Saldırganın
Kudret Bozok olduğunu tespit eden polisin açıklaması ise ilginç:
Bozok iki eşcinsel cinayetinin daha zanlısı olabilir. (Hürriyet,
27.03.2001)
EDİTÖR HAKKINDA BİLGİ
İlkay Cam, 1971
İstanbul doğumlu. Hayvan Hakları, organik gıda ve spritüel
konularda araştırmalar yapıyor. Matematik ve sinema eğitimi aldı
ikisini de tamamlamadı.
ilkaymoon@yahoo.com
|