|
Yazar:
Erol Erdoğmuş

E-Yargı
Çinliler e-yargı'yı
başlatmışlar bile. Doğu Çin'de bir mahkeme, yargılamayı bilgisayarla
yapıyor. Hırsızlıktan tecavüze, cinayetten güvenlik ihlallerine kadar 100
farklı suçu tanımlayan yazılım; mahkûmun cezasını belirliyor.
Metre, gram, kilogram
ölçülerini belirledikten, toplumca onaylayıp kesinleştirdikten sonra; artık
kumaş alıcıları ve satıcıları göz kararı, bakkallar ve müşterileri el kararı
ile ne kumaş ve ne de patates alıp satmamaya başladılar. Böylece alışverişte
miktar adaleti sağlanmış; az, çok kavgaları miktar açısından bitmiştir.
"Ben!"
diyormuş palavracının biri, "Halep’te bir sıçrayışta 100 arşın atladım!".
"Atla bakalım" demişler, "Halep oradaysa, arşın burada!". Arşın,
Osmanlı döneminde kullanılan bir uzunluk ölçüsü. Ünlü İngiliz fizikçisi
Lord Kelvin, "İncelediğiniz konuyu ölçemiyor ve rakamlarla
belirtemiyorsanız" der; "o konudaki bilginiz zayıftır ve güvendirici
değildir. Bu durum bilginin başlangıcı olabilir, ancak düşüncenizde bilim
düzeyine yükselmiş sayılmazsınız".
Göz kararı ölçüp
biçmemiz, tartmamız sağlıklı olmadı. Ölçü birimlerini -saati, metreyi,
kilogramı vb- bulup uyguladık. Bilgilerimizi kesinleştirerek güçlendirdik ve
bilimsel düzeye yükselttik. Yürümemiz yetmedi koştuk. Koşmamız yetmedi; at
bindik, at arabasını, gemiyi, otomobili, uçağı bulduk. Bilgilerimizi
aklımızda tutmamız yetmedi; yazıyı, kalemi, kâğıdı, defteri, kitabı icat
ettik. O da yetmedi; her konuda kütüphaneler dolusu bilgiyi depolayabilen,
sadece depolamakla kalmayan; rakamlarla belirten ve ilişkilendiren ölçü
aleti olarak bilgisayarı bulduk.
İslam
peygamberi bir hadis'inde "Bir gün adaletle muamelede bulunmak, altmış
yıllık ibadetten üstündür" buyuruyor. Bir gün adaletsiz muamelenin
bedeli, altmış yıllık ibadetten fazla!.. İki gün adaletsiz muamele, 120
yıl'dan -insan ömründen- fazla ibadetle ödenebiliyor! Bu denli önemli olan
adalet; sayılarla belirtilerek ölçülen ve sayısal olarak ilişkilendirilen
kişiler, olaylar, nesneler ve kavramlar arasında kurulabilen bir denklem
değil midir? Ya da olmamalı mıdır? Bilgisayar bize bu konuda yardımcı
olamaz; göz kararı, el ayarı adalet dağıtmayı denetleyemez mi?
Niçin
denetleyemesin? Çinliler e-yargı'yı başlatmışlar bile. Müslümanların
kulakları çınlasın! Doğu Çin'de bir mahkeme, yargılamayı bilgisayarla
yapıyor. İki yıl denendikten sonra, yazılımın uygulanmasına resmen başlandı.
Hırsızlıktan tecavüze, cinayetten güvenlik ihlallerine kadar 100 farklı suçu
tanımlayan yazılım; mahkûmun cezasını belirliyor. Yazılımı geliştiren Qin
Ye; "Yazılım, mahkûmiyet sürelerinin standart bir hale gelmesini garanti
altına almak amacını taşıyor" diyor. Yargıçlara, sadece davanın
veri'lerini bilgisayara girmek düşüyor. Bilgisayar; sanığın suçlu olup
olmadığını, suçlu ise verilecek cezayı saptıyor.
Veri'ler doğru
girilmişse, bilgisayardan çıkan kararın sübjektifliği söz konusu olmuyor. Bu
yazılım halen Çin'de Shandong eyaletinde kullanılıyor.
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Erol
Erdoğmuş,
Gazeteci-Yazar, 1 Şubat 1933’te
Tirebolu –Giresun- doğumlu. İstanbul İktisadi ve Ticari
İlimler Akademisinden (1966) ve İÜ İktisat Fakültesi
Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulundan mezun
(1980) oldu. “Sosyal Sigortalar Kurumunda Hizmet içi Eğitim
Uygulaması ve Kurum Eğitim Merkezlerinin Halkla İlişkiler
Esprisi İçinde Organizasyonu” adlı tezle Yüksek Lisans
eğitimini tamamladı. İstanbul
Tekniker Yüksek Okulunda Öğretim Görevlisi (1971-1972), SSK
İstanbul Eğitim Merkezinde Müdür (1974-1980) olarak görev
yaptı. Şişli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı
Müdürlüğünde (1986-1990) müdürdü.
Spor Toto Çocuk Yılı Masal Yarışması (1979), Oluşum Dergisi
“Gençliğe Nasıl Eğitim Verebiliriz?” Yarışması (1986), Milli
Prodüktivite verimlilik Mansiyonları (1987) sahibidir.
Eserleri: “Tek!”, (Radyofonik hikaye, Ankara 1953), İşletme
Bilgisi Ders Notları” (Teksir, İstanbul 1971), “Ağaçlar
Kaçamaz” (Biyografi çevirisi, Redhouse Yayınevi, 1978),
“Kapkara Bir Aydınlık” (Radyo oyunu, 1983). Ayrıca, bugüne
kadar 1000’i aşkın makale, deneme, öykü yazdı.
erdogmus.erol@gmail.com
|