Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

 

arşiv | Sayı 13 | Ekim 2006 sayı 13 | ekim 2006 | sayı 13 | ekim 2006 | sayı 13 | ekim 2006 | sayı 13 |

 

Avrupa “Dirliği” mi?

Biz aslında çok da iyi bilmediğimiz ve düşündüğümüz gibi olmayan bu Birliği’n mi yoksa Dirliği’n mi peşindeyiz?

Bugünkü Avrupa Birliği’ni oluşturan devletlerin neredeyse tamamı zenginliklerini güçle, zapt ederek, sömürerek elde ettikleri halkların “varlıklarına” borçludur. Burjuvazi nasıl oldu da bu kadar büyüyebildi? Aristokratik devlet kurumunu kredilendirip, çok büyük bir borç kıskacı altına alabilmişti?

Yazar: Uzay Gökerman

  SANAT

 

 • 2007, Mevlana Yılı

 • Kars'ın Balerin Kızları

  EĞİTİM

 

 • Öğrencilerimize Sahip Çıkalım

  SAĞLIK

 

 • Şeker Hastalığı ile Mücadele

  BİLİM

 

 • Dördüncü Boyuttaki Tesla

 

Töre İnsan, İnsan Töre

Son zamanlarda sayıları gittikçe artan, ancak halen gündemde hakettiği yeri bulamayan, Türkiye’nin ve dünyanın kanayan yarası töre cinayetleri, birçok insan tarafından tam olarak bilinmiyor.

Dünyada her yıl binlerce kadın bu cinayetlere kurban gidiyor. Failler ise bu cinayeteleri işlemeye töre, gelenek ve din tarafından mecbur bırakılıyor. Töre cinayetleri, genellikle kadın bir aile ferdinin ailenin şerefini ve onurunu rencide edici, “uygunsuz” eylemleri sonucu işlenen cinayetlerdir.

Haber: Pınar Akpınar

          

 

Barış Çocukları

Tülay Çellek, barışı desteklemek amacıyla başladığı girişimle, yaptığı çizimleri kartpostallar haline getirerek "Barış Çocukları" projesini hayata geçiriyor.

Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi - Sanat Bölümü Öğretim Görevlisi olan Tülay Çellek, “Barış için herkes bir şeyler yapabilir” düşüncesiyle barış lehindeki çizimlerine başlamış. Hazırladığı birbirinden etkili kartpostallarla barışa destek için çalışıyor. Barış gönüllüsü Tülay Çellek, projesini İndigo Dergisi'ne anlattı.

 

 

Havva Hipotezi

Ekim 1987'de Chicago'da Amerika Antropoloji Enstitüsünde Rebecca Cann, aylardır süren araştırmasını "Havva Hipotezi" diye özetliyordu. Kutsal kitapları doğrulayan buluş, bütün insanların biyolojik kardeş olduğunu kanıtlıyor.

 

Şişman İnsanlar Şeker Hastalığına Daha Çok Yakalanıyor

Diyabet, yani şeker hastalığı ülkemizde ve dünyada hızlı artan bir hastalıktır. Ülkemizde şeker hastası kişilerin genel nüfusa oranı % 10 civarında. Diğer bir deyişle her on kişiden birinde şeker hastalığı görülüyor.

 

Gençliğimizin Fırsatlarından Haberdar Mıyız?

Herkese merhaba. Adım Serpil. Yaklaşık 2 ayı aşkın süredir İspanya’nın Murcia bölgesi’nin Lorca kentinde Avrupa Gönüllü Hizmeti yapmaktayım. Projem göçmenler ve gençler hakkında ve 1 yıl süreli. Burada farklı ülkelerden gönüllülerle kalıyorum. Şu anda İtalyan ve Norveçli arkadaşlarım var ama bu ay içinde Almanya ve Fransa’dan iki gönüllü daha gelecek. Hepimiz aynı süreçten geçtik ve aynı fırsattan yararlanıyoruz: "Avrupa Birliği Gençlik Programları".

 

Yeni Öğretim Yılında Öğrencilerimize Sahip Çıkalım

Üniversitelerin artan maddi ve manevi sorunları, artık istenilen düzeyde bilim yapma şansımızın giderek azaldığını gösteriyor.

Üniversitelere olan talebin azalması kontenjanlarının büyük oranda boş kalması düşündürücü bulunuyor. En azından ben öyle görüyorum. Bununla beraber biz öğretim üyelerinin her şeye rağmen üniversitelerimize ve öğrencilerimize sahip çıkabileceğimizi ve yol alabileceğimizi de düşünüyorum. Öğrencilerimizi eleştirmek yerine onları eleştirel ve yaratıcı düşünceye taşıyabiliriz.

 

“Su” Düşünceye ve Sözcüklere Tepki Veriyor!

Fransız bilim adamı Dr. Jacques Benveniste, araştırmalarda DNA hücrelerinin belli bir frekansta foton (ışık) yaydığını, farklı hücrelerin farklı frekansta titreştiğini, farklı titreşimdeki iki hücre yan yana geldiğinde yeni bir frekans oluşturup birlikte bu frekansta titreşmeye başladıklarını ve elektro manyetik dalgalar ile bir çağlayan yaratıp ışık hızında yolculuk ettiğini keşfetmiş.

 

HAARP

İnsanlığın Yüzleştiği Jeolojik Silahlar

Birçok bilim adamına göre, Avrupa'da ve Asya'da meydana gelen ekolojik felaketlerin arkasında gizli ve yaptırıma dahil olmayan jeolojik silahların kullanılma ihtimali oldukça güçlü. 1970'lerin sonunda Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliği, jeolojik silahların askeri amaçla kullanılmasını yasaklayan bir anlaşma imzaladı. Jeo-fizik silahların kullanımı bilimsel araştırmalar ve teknolojik denemeler bahanesiyle yapılıyordu.

 

İşaretler

ASTROLOJİ SERVİSİ

Doğum ebeveynler için yeni bir süreç, doğan için yeni bir başlangıçtır. Doğumla başlayan yaşam sürecinde insanoğlu; eğitim, iş, evlilik gibi çeşitli dönemeçlerle karşılaşır. Bu dönemeçler, yeniliklerin ve hayatın farklılaşmasının işaretleridir. Günlük yaşamda da uyarıcı işaretlerle her an karşılaşırız. Sokaklarda levhalar, çeşitli trafik ışıkları uyarıcı kabul edilebilir.

 

İstanbul Devlet Tiyatroları Kapılarını Açıyor

Kışa hazırlandığımız bu günler soğuklar dışında başka şeylere de hazırlık yapıyor. 2 Ekim'de  başlayacak olan 2006-2007 sezonu kışa girerken içimizi ısıtacağa benziyor. 

Ekim ayında başlayacak olan tiyatro şenliği, prömiyeri yapılacak olan iki yeni oyun ve İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı 15. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'nde prömiyer yapan Amadeus'a da ev sahipliği yapacak.

 

Kars'ın Balerin Kızları

Kars'ta dört ay önce başlayan bale kursunun öğrencileri, Kafkas Festivali'nde sundukları gösteriyle herkesi büyüledi. Kursun gönüllü öğretmeni Betül Karapolat, çocuklara bale öğretmek için her hafta sonu Ankara'dan Kars'a gidip dönüyor.

 

Solmaya Maruz Çiçekler

Çocuk tamamen kendine özgü olan ve yetişkinlerden belirgin özelliklerle ayrılan farklı bir varlıktır. Hayalleri, istekleri ve hayata bakış açıları ile bizden tamamen ayrılmış varlıklar.

Herkes çocuk olmuştur elbet. Kimi mutlu bir çocukluk kimi mutsuz ama güzel hayallerle yaşadığı bir çocukluk geçirmiştir. Nedir mutlu çocuk? Mutlu çocuk tüm çocukluğunda istekleri yerine getirilmiş, anne babasından tüm sevgiyi görmüş sosyal bir çocukluk yaşamış çocuktur.

 

Sükunete Yürüyüş 

Güzel bir günün sabahından kuşlarla beraber selamlıyorum güneşi. İçimde aydınlığa olan sevgiyle büyümekte olan özlem duygularım, yarına devrediyordu bütün hüznünü. Barışa büyümekte olan çocuk, sanki bir yerlerinden vurulmuşçasına sızlıyordu yürekte.

 

Oy Havar!

Yeter Bu Katliam

Çok yakın bir zamanda yine çocuklar ölmüştü ve kalemim yine onlar için ağlamıştı. Ve tarih yine acımasızca tekerrür etti, hem de bir faciayla, yine aynı yerde ve yine küçük yüreklerle. Ne zaman bitecek dedik? Cevap alamadık. Artık olmasın dedik, şeytanlar yetmez dedi. Peki neden çocuklar, neden küçük yürekler?

 

Tutkuların Esareti Üzerine

"Fethedilecek başka toprak kalmadı; ondan ağlıyorum"

Tutku... Yokluğun bizde yarattığı o karşı konulmaz arzu, istek… Onurunu yitirmiş insan için onur, parası olmayan için para, aileden mahrum kalanlar için bir aile hayali; hiç anne bilmemiş çocukta anne, evladı olmayan kadında çocuk bir tutku… Sevdiği ile bir araya gelememiş, gelse bile elde edememiş, yanındayken özlem duyduğu insan tutku insanda.

 

Paulo Coelho’yu okumak ve yeni romanı

“HAC” üzerine... 

Paulo Coelho’nun kitaplarını okumak, onunla birlikte bir yolculağa çıkmaya benziyor, kişi ister istemez kendisini bir yolun üzerinde buluyor. Yol! Bir amaca doğru adımlayarak, yürüyerek gittiğimiz; üzerinde olduğumuz şey. Bir yazarı, onun üzerinde yürüdüğü yol boyu takip etmek çok önemlidir, eğer okuma faaliyeti bizim için önemliyse.

 

Kutuplaşan Gezegende Hibridlerin Kaçış Delikleri

Milliyetçilik…“Söz sahiplerinin” ya da medya gruplarının borazanlığını üstlendiği bir tür kılcal damar. Kolaylıkla çatlayıp kan sızdırabilir.  Veyahut kamu vicdanını rahatsız eden ya da anıldığında gelen çocukluk karabasanları gibi algılanan, endişe duyulabilen kavram… 

 

Dördüncü Boyuttaki Tesla

Dördüncü boyut kavramının gizemli kollarında geziniyorum son günlerde. Tesla, Einstein, Hawkings gibi son yüzyılın dahilerinin teoremleri, benim yaşamımda aslında hep var olduğunu düşündüğüm ama teknik olarak tanımlamakta çoğunlukla yetersiz kaldığım gizemli bir dünyanın içine alıverdi beni.

 

 

KÖŞE YAZILARI

Uzay Gökerman

Aşktan Düşüş...

Gamzeda, bizden hızla uzaklaşan ufuktaki Beyrut silüetine bakarken ruhunu kuşatan duyguların etkisiyle, gözyaşlarının sele dönüşmesine engel olamıyordu; benden uzak bir yerdeydi, aramıza çok ince, dışarıdan görünmesi olanaksız bir perde inmiş gibiydi, konuşamıyorduk, daha kötüsü benimle göz göze gelmiyordu, sadece engin maviliğe bakıyordu...


Dora Mengüç

Sanal Agoralar ve Dekancığım

Artık sanal agoralar var... İnsanlar evlerinde, iş yerlerinde, hatta high quality ve üstün dıttırıt özelliğine sahip cep telefonlarında bile zamanlarının önemli kısmını “haberleşme” kisvesi altında “yazışmaya” ayırıyor. Telefondan daha ucuz, yüz yüze görüşmekten çok daha pratik (!) ve insani çekinceleri hasır altı etmekte de bir o kadar elverişli yeni bir dil, yeni bir iletişim aracı bu adeta.


Didem Çivici

Kavuşma...

Bir köpeğin başını okşarken o yüce duyguyu paylaşmaktır aşk... Mucizevi maddeyi ciğerlerine doldururken içine akıttığın hissin farkında olmaktır... Durağa doğru ilerlerken on beş dakika sonra gelecek olan otobüsün o andaki amacını kavrayabilmektir... Aradaki dakikalarda, durağın yanıbaşında yatmakta olan o varlığın evrendeki yerine minettarlığımı duyurabilmek için bana vaad ettiği birkaç dakikayı "yaşamak"tır...


Rüya Yüksel

Ne Hissettiğimizi Ne Kadar Biliyoruz?

“Onunla olmak hoşuma gidiyor, seviyorum galiba” dedi arkadaşına. Aşk, sevgi, cinsellik üzerine hem cinsiyle konuşmak kolaydı. Öyle ya, o da onu anlardı, dinlerdi, fikir verirdi. Hiç değilse özgürce paylaşıyordu duygularını. Tam yüreğinden geldiğince, yalansız, dolansız, bir şeyler ima etmeye çalışmadan, olduğu gibi, bazen de yansıtma yaparak...


Can Duman

Düşünen Adam ve Dinleyen Çocuk

Yazmak yaşamaktır diyorum sana çocuk... Yazdıkça yaşıyor, yaşadıkça yazıyorum.. öğrendiklerimi tabii ki. Sen çocuktun, nereden bilecektin neler hissettiğimi yaşama dair, kendime ilişkin... Gölgemle birlikte büyüyorum sandım, güneş batmıştı oysa, gölgeler büyüyordu, bense hala senin kadar çocuktum...


Fırat Erdoğan

Mücadeleci Ruhların Sembolü 

Taş, kurşun ve kalem... Mücadelenin ve direnişin simgeleri. Her biri öfkeyle düşüncenin kesiştiği yerde, elde buluşur. Dedim ya direnişin sembolleridir bunlar. Yani savunmanın, çaresizliğin. Taş, kurşun ve kalem. Bu üçleme onların,mücadeleci insanların öyküsü.


Özge Esirgen

Yeni Çağ Sahnesi

Bir telaş sarmıştı bütün herkesi. Biri orda, öteki şurada, beriki burada, heyecanla koşuşturuyorlardı. İçlerinde yaşlılar, içlerinde gençler, içlerinde çocuklar, içlerinde çocuk olup da çocuk olmayanlar vardı. Bazıları son hazırlıklarını yapmak için evlerine koşadursun, bazıları da merakla olay yerindeki sahne hazırlıklarını görmek için birbirlerinin üzerlerine çıkıyorlardı.


Uzay Gökerman

Merhamet

Geçen ay, başımdan bir olay geçti. Eğer burada itiraf edip, yüzleşebilirsem; bir daha aynı durumda farklı davranmayı seçebilirim diye düşünüyorum... Yazımıza da farklı bir giriş olur. Bizim insanımız için “kapalı çarşı” kavramı önemlidir. Bu nedenle son yirmi yıl içinde peş peşe yapılan büyük alışveriş mekanları cazibe merkezi haline geldi.


Burcu Özgeçen

Evrende herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda

Kendini ‘gerçek sen’ le bırak. Bırak gitsin ait olmayan ne varsa. Çırılçıplak kal. Kendine bak. Ne yaptın ilk kez çıplak kaldığında... Yargılama sakın, sev ve koru kendini. Kendine acıma, yücel... Yücelmek için cesur ol. Cesur olmak için gücü içinde ara... Ve yine çıplak kal.


Fırat Erdoğan 

Zamana Hükmeden Sevdanın

Zamana hükmeden sevdanın bekçisi surlardan sesleniyorum sana güzel şehir; Seni seviyorum…! İşte buradayım,en yüksek burcunda. Rüzgarla bir olup taşı beni kendi özüne. Fısılda, dinliyorum. Kırklar Dağı..! Al getir Suzi’yi, ona vaadim var.


Anonim

Boş Duvar

İleri derecede hasta iki adam aynı hastane odasındaydılar. Adamlardan birinin her öğleden sonra 1 saatliğine oturmasına izin veriliyordu, ciğerlerindeki suyun süzülmesi için. Bu hastanın yatağı odadaki tek pencerenin tam yanındaydı. Diğer hasta ise hep sırtüstü yatmak zorundaydı.

 

AYIN ŞİİRLERİ

Fırat Erdoğan

Çocuk Gülüşlerde Hüzün

AYIN AYDINLATICI SÖZÜ

"Şu toprağa, sevgiden başka bir tohum ekmeyiz. Şu tertemiz tarlaya, başka bir tohum ekmeyiz biz."

Mevlana Celaleddin Rumi


denemeler

neyse o

 

 

 

Okuyucu Yorumları

 

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  6 Eylül 2008 TSİ 20:00