|
Uzay Gökerman
Aşktan
Düşüş...
Gamzeda, bizden hızla uzaklaşan ufuktaki
Beyrut silüetine bakarken ruhunu kuşatan duyguların etkisiyle, gözyaşlarının
sele dönüşmesine engel olamıyordu; benden uzak bir yerdeydi, aramıza çok
ince, dışarıdan görünmesi olanaksız bir perde inmiş gibiydi, konuşamıyorduk,
daha kötüsü benimle göz göze gelmiyordu, sadece engin maviliğe bakıyordu...
Dora Mengüç
Sanal Agoralar ve Dekancığım
Artık sanal agoralar var...
İnsanlar evlerinde, iş yerlerinde, hatta high quality ve üstün
dıttırıt özelliğine sahip cep telefonlarında bile zamanlarının
önemli kısmını “haberleşme” kisvesi altında “yazışmaya”
ayırıyor. Telefondan daha ucuz, yüz yüze görüşmekten çok daha
pratik (!) ve insani çekinceleri hasır altı etmekte de bir o
kadar elverişli yeni bir dil, yeni bir iletişim aracı bu adeta.
Didem Çivici
Kavuşma...
Bir köpeğin başını okşarken o yüce
duyguyu paylaşmaktır aşk... Mucizevi maddeyi ciğerlerine doldururken içine
akıttığın hissin farkında olmaktır... Durağa doğru ilerlerken on beş dakika
sonra gelecek olan otobüsün o andaki amacını kavrayabilmektir... Aradaki
dakikalarda, durağın yanıbaşında yatmakta olan o varlığın evrendeki yerine
minettarlığımı duyurabilmek için bana vaad ettiği birkaç dakikayı
"yaşamak"tır...
Rüya Yüksel
Ne
Hissettiğimizi Ne Kadar Biliyoruz?
“Onunla olmak hoşuma gidiyor, seviyorum
galiba” dedi arkadaşına. Aşk, sevgi, cinsellik üzerine hem cinsiyle konuşmak
kolaydı. Öyle ya, o da onu anlardı, dinlerdi, fikir verirdi. Hiç değilse
özgürce paylaşıyordu duygularını. Tam yüreğinden geldiğince, yalansız,
dolansız, bir şeyler ima etmeye çalışmadan, olduğu gibi, bazen de yansıtma
yaparak...
Can Duman
Düşünen Adam
ve Dinleyen Çocuk
Yazmak yaşamaktır
diyorum sana çocuk... Yazdıkça yaşıyor, yaşadıkça yazıyorum.. öğrendiklerimi
tabii ki. Sen çocuktun, nereden bilecektin neler hissettiğimi yaşama dair,
kendime ilişkin... Gölgemle birlikte büyüyorum sandım, güneş batmıştı oysa,
gölgeler büyüyordu, bense hala senin kadar çocuktum...
Fırat Erdoğan
Mücadeleci
Ruhların Sembolü
Taş, kurşun ve kalem... Mücadelenin ve
direnişin simgeleri. Her biri öfkeyle düşüncenin kesiştiği yerde, elde
buluşur. Dedim ya direnişin sembolleridir bunlar. Yani savunmanın,
çaresizliğin. Taş, kurşun ve kalem. Bu üçleme onların,mücadeleci insanların
öyküsü.
Özge Esirgen
Yeni Çağ Sahnesi
Bir telaş sarmıştı bütün
herkesi. Biri orda, öteki şurada, beriki burada, heyecanla
koşuşturuyorlardı. İçlerinde yaşlılar, içlerinde gençler,
içlerinde çocuklar, içlerinde çocuk olup da çocuk olmayanlar
vardı. Bazıları son hazırlıklarını yapmak için evlerine
koşadursun, bazıları da merakla olay yerindeki sahne
hazırlıklarını görmek için birbirlerinin üzerlerine
çıkıyorlardı.
Uzay Gökerman
Merhamet
Geçen ay, başımdan bir olay
geçti. Eğer burada itiraf edip, yüzleşebilirsem; bir daha aynı
durumda farklı davranmayı seçebilirim diye düşünüyorum...
Yazımıza da farklı bir giriş olur. Bizim insanımız için “kapalı
çarşı” kavramı önemlidir. Bu nedenle son yirmi yıl içinde peş
peşe yapılan büyük alışveriş mekanları cazibe merkezi haline
geldi.
Burcu Özgeçen
Evrende herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda
Kendini ‘gerçek sen’ le bırak. Bırak
gitsin ait olmayan ne varsa. Çırılçıplak kal. Kendine bak. Ne yaptın ilk kez
çıplak kaldığında... Yargılama sakın, sev ve koru kendini.
Kendine acıma, yücel... Yücelmek için cesur ol. Cesur olmak için gücü içinde ara... Ve yine çıplak kal.
Fırat Erdoğan
Zamana Hükmeden Sevdanın
Zamana hükmeden sevdanın
bekçisi surlardan sesleniyorum sana güzel şehir; Seni
seviyorum…! İşte buradayım,en yüksek burcunda. Rüzgarla bir olup
taşı beni kendi özüne. Fısılda, dinliyorum. Kırklar Dağı..! Al
getir Suzi’yi, ona vaadim var.
Anonim
Boş Duvar
İleri derecede hasta
iki adam aynı hastane odasındaydılar. Adamlardan birinin her öğleden sonra 1
saatliğine oturmasına izin veriliyordu, ciğerlerindeki suyun süzülmesi için.
Bu hastanın yatağı odadaki tek pencerenin tam yanındaydı. Diğer hasta ise
hep sırtüstü yatmak zorundaydı.
Fırat Erdoğan
Çocuk
Gülüşlerde Hüzün
"Şu toprağa,
sevgiden başka bir tohum ekmeyiz. Şu tertemiz tarlaya, başka bir
tohum ekmeyiz biz."
Mevlana Celaleddin Rumi
denemeler
neyse
o
|