|
Afrika'nın
Altın Sesi: Salif Keita
Bu ay
Afrika’ya gidiyoruz. Mali’ye... Oradan bir ses eşlik
edecek
satırlarımıza.
Afrika’nın
“altın
sesi”
Salif Keita...
Siyahların
Ülkesinde Bir Albino!
1949’da Mali’de soylu bir
aileden dünyaya gelen Salif Keita, bir albino olarak doğdu. Bu
durum doğumundan itibaren güneşin hakim olduğu siyahların
ülkesinde Keita’nın dışlanmasının nedeni oldu. Albinoların
şeytani güçler taşıdığına ve öldürülmesi gerektiğine inanan bir
gruptan saklanması gerekiyordu. Annesi onu bu gözlerden saklayan
kişiydi. Albinoluğa eşlik eden görme bozukluğunun da sonucunda
Keita hiçbir zaman tam olarak kabul edilmediği topluma iyice
yabancılaşmaya başladı. Yalnızdı; kitaplar ve çalışmaları onun
dünyasını oluşturuyordu. Bir yandan ise içinde gelenekler ve
müziğe karşı olan tutku giderek büyümeye başlamıştı. Sesi ise
ilgi çekici olduğu kadar şaşırtıcıydı ve duyulduğu zaman hemen
tanınacak kadar kendine özgüydü.
Keita,
gençlik dönemine ulaştığında bir müzisyen olmak istediğini
biliyordu fakat bu durum ailesinin yıllardır taşıdığı
geleneklere karşı çıkmasını gerektiriyordu. Ailesine göre bir
aristokrat asla şarkı söylemezdi! Şarkı söylemek sadece aşağı
kastlardan olan griotlara aitti. Fakat Keita, tüm karşı
çıkışlara rağmen isteğini gerçekleştirebilen insanlardandı.
Böylece zor da olsa, Mali’de yıllarca süregelen, müziği sadece
alt sınıftan insanların uğraşı olarak gören tabuları yıkmış
oldu.
Bu karşı çıkış, ailesinin
yanından ayrılmasını gerektirdi. Salif Keita, şehrin
kafelerinde, barlarında, sokaklarında... müziğin insanlar
arasındaki tüm farklılıkları kaldırdığı yerlerde şarkı söylemeye
başladı. Bu sırada bir saksofonist olan Tidiane Koné ile
karşılaştı ve Rail Band katıldı. Bu grupla giderek daha fazla
insana ulaşmaya başlayan Keita, geleneksel müziği modern bir
biçimde yorumluyordu.
Afrika’nın
Müzik Elçisi
Keita, daha sonra Rail
Band’den ayrılarak Ambassadors’a geçti. Ambassadors, Nijerya,
Senegal ve Mali’li müzisyenlerden oluşuyordu. Bu grupla elde
ettikleri başarılar uluslararası düzeye ulaştı. 1978’de
kaydettikleri “Mandjou” adlı albümle büyük bir başarı elde
ettiler. Bu albümle beraber dünyaca tanınmaya başlanan Keita,
birçok yerde turnelere katılmaya başladı. Aynı zamanda
geleneksel kutlamalarda ve partilerde söylemeye devam ediyordu.
85’de ise Manu Dibango tarafından davet edilerek, diğer Afrikalı
müzisyenlerle birlikte Etiyopya’daki açlığa yardım eli uzatmak
amacıyla "Tam Tam pour l'Afrique" adlı şarkının kaydını
gerçekleştirdi. Bireysel çalışmalarını da sürdüren Keita, Nelson
Mandela’nın 70. doğum günü onuruna düzenlenen törende
gerçekleştirdiği ihtişamlı konserde artık bir dünya müziği
sanatçısı olarak kabul görmeye başlandı.
Yaşantısını Paris’te sürdüren sanatçı, 1997’den
itibaren Mali’ye daha sık gitmeye başladı. Bamako’da açtığı
stüdyoda Afrikalı genç sanatçıların prodüktörlüğünü yapıyordu.
Aynı zamanda kurduğu “SOS Albino” Organizasyonu ile albinolarara
destek vermeye başladı. Afrika’nın Batılı ülkelerle arasında
köprü rolü üstlenen Keita’nın, bugün hala ülkesinin kaderinde
önemli bir yeri var.
Keita’nın müziği, Mali’nin zengin müzik
kültürünün en iyi örnekleri ile pop müziğin kaynaşmış biçiminden
oluşmakta. Şarkı sözleri iyimser bir insanın mesajlarını
iletiyor. Afrikalılara içinde bulundukları olumsuz koşullar
nedeniyle kendilerine acımamalarını, bunun yerine uyanıp
varoluşlarının pozitif yanlarını açığa çıkarmalarını söylüyor.
Keita’nın ilginç yaşam hikayesinin eşliğinde
yarattığı müzik Afrika’nın neşesi, coşkusu, acısı ve
mutluluğuyla özdeşleşmiş. “Yamore”yi dinlediğinizde, uzaklardan
gelen ama bir o kadar da içinizde hissettiğiniz duyguların
yoğunluğuna kapılıyorsunuz. “Moffou” da yine ümidin ve
Keita’nın iyimserliğinin bir yansıması…
“Bilirsiniz, Tanrı tüm nimetlerini bir
kişiye vermez. Bana da pigmentasyon vermedi ve iyi bir görüş…
Fakat bana da ufak bir şeyler verdi. Yamore gibi… Yamore
sihirsel bir biçimde geldi. Sadece öyle… Gitarımı elime aldım ve
melodiyi çalmaya başladım. O melodiyi üç gündür arıyordum. Ah!
Mutluydum. O aradığım şeydi…”
Yaşantısındaki zorluklara
rağmen iyimserliğinden bir şey kaybetmemiş, köklerine olan
bağlılığını ve geleneklerine olan tutkusunu yaşatabilmiş bir
sanatçı olan Keita, Afrikalıların kalbinde önemli bir yere
sahip. Afrika’nın seslerini dinlemeyi sevenlerin de...
Mutluluk yarına ait
değil. O bir varsayım değil.
Mutluluk
burada ve şimdi başlar...
~
Moffou, Salif Keita
Albüm Listesi
M’bemba (2005)
Moffou (2002)
Papa (1999)
Sosie (1997)
Seydou Bathili (1996)
Folon... The Past (1995)
The Mansa of Mali… A
Retrospective (1995)
69-80 (1994)
Amen (1991)
Ko-Yan (1989)
Soro (1987)
Kaynaklar:
http://www.africafest.com/salif/
http://www.afropop.org/multi/interview/ID/33
EDİTÖR
HAKKINDA BİLGİ
Duygu
Celen 1983 İzmir doğumlu. 2001’den beri İstanbul’da
yaşıyor. 2005 yılında İndigo Türkiye grubuna ve ardından
İndigo Dergisi ekibine katıldı. Yıldız Teknik Üniversitesi
Matematik Mühendisliği son sınıf öğrencisi.
Detaylı bilgi
|