Sayı 37|EKİM 2008         Reklam | Anasayfa | Blog | Kurumsal | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

5 Haziran Dünya Çevre Günü

“Sıcak Gündem: Buzların Erimesi”

Birleşmiş Milletler Örgütü 1972 yılında İsveç’in başkenti Stockholm’de 133 ülkenin katılımı ile düzenlediği zirvede, 5 Haziran tarihinin “Dünya Çevre Günü” olmasını oybirliği ile kabul etti. O tarihten bu yana çevre sorunlarına kamuoyunun dikkatini çekmek amacıyla dünya genelinde çeşitli etkinlikler düzenlenmeye başlandı.

2007 yılının Uluslararası Kutup Yılı olması nedeniyle bu yılki Dünya Çevre Günü’nün ana teması, “Sıcak Gündem: Buzların Erimesi” olarak belirlendi. Bu tema ile küresel iklim değişikliğinin kutup eko sistemleri ve toplumları üzerindeki etkisine odaklanılması ve bu etkinin dünya genelindeki etkileşiminin izlenmesi amaçlandı.

Dünya Çevre Günü’nün ana teması “Sıcak Gündem: Buzların Erimesi” doğrudan ülkemizi kapsamıyor gibi görünse de küresel ısınmaya bağlı bu etkileşimin Türkiye’deki yansıması şu ana kadar kuraklık, su kıtlığı, ani yağışların neden olduğu seller ve heyelanlar, ürünlere büyük zarar veren dolu yağışları ve erken başlayan orman yangınları olarak gözlemlendi. Bütün bu veriler ışığında bilim insanlarının Türkiye ve içinde yer aldığı kuşağın küresel ısınmanın etkilerini en önce ve en şiddetli hissedeceği öngörülerinin ve senaryolarının doğru olduğu yönündeki endişeleri arttırdı.

Enerji - Tarım - Su

TEMA Vakfı, küresel ölçekte kullanılan iklim değişikliği senaryolarının bölgesel ölçeğe indirgenmesi ve sonuçlarının incelenmesinin, enerji, tarım ve su kaynaklarımızın yönetimi ve planlaması açısından büyük önem taşıdığına inanmaktadır. Bu nedenle ülkemizin olası iklim değişikliği sürecine uyum sağlaması çalışmalarına katkı sağlamak üzere çalışmalarını bu üç ana başlık üzerinde yoğunlaştırmıştır.

Değişen İklim Değil, Enerji Olsun!

TEMA Vakfı, Türkiye’nin küresel iklim değişikliğini geriye döndürme sürecine önemli katkı sağlayacak “TEMA Vakfı Isıl Enerji ve Elektrik Üretiminde Güneş ve Rüzgar Enerjisinin Kullanımının Artırılmasına Yönelik Bireysel ve Kurumsal Teşvik Sistemlerinin Kurulması” konulu bir rapor hazırladı. (*) Raporda enerji verimliliği ve artan yerli yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının fosil yakıt alımlarını azaltarak dışa olan bağımlılığı azaltacağına ve yerli kaynakların kullanımının ülkemizin yarattığı ekonomik değerlerin ülke dışına gitmesini engelleyeceğine dikkat çekildi. Enerji verimliliğini sağlayan ve yenilenebilir enerjilere dönüşümü en erken ve etkili biçimde gerçekleştiren ulusların küresel ekonomide rekabet gücüne sahip olacakları belirtildi. Ayrıca, enerji kaynaklarında ne kadar dışa az bağımlı olunursa politik karışıklıklar ve ekonomik krizlerden de o kadar az etkilenileceği, enerji güvenliğinin en önemli garantisinin yerli ve mümkün olduğu kadar kurumsal ve bireysel kaynaklara dayanmak ve az enerji ile idare etmek olduğu, yenilenebilir enerji kaynakları ve enerji verimliliğinin de bunu sağlayabilecek tek yöntem olduğunun altı çizildi.

Topraktaki Organik Karbonu Yöneterek, Toprağın Verimini Arttırabilir, Küresel Isınmanın Etkilerini Azaltabiliriz.

TEMA Vakfı, Dünyaca kabul edilen bilimsel veriler ve toprak konusundaki 15 yıllık bilgi ve deneyimleri ışığında; toprakların doğru ve verimli kullanılarak toprakta organik karbon oluşumunun ve tutulmasının arttırılmasının, küresel ısınma, açlık, erozyon, çölleşme, ormansızlaşma ve tarım alanı kaybı gibi sorunların çözümü için atılacak büyük bir adım olduğu değerlendirmektedir.

Toprakta organik karbon tutulması her yönüyle kazanç sağlayan bir süreçtir. Verimliliğini kaybetmiş toprakların rehabilitasyonundan, kaynağı belli olmayan kirliliğin azaltılarak yüzey, yer altı sularının temizlenmesi gibi yan faydalarla ekosistem kalitesinin yükseltilmesine ve fosil yakıt emisyonunu azaltarak atmosferdeki CO2 miktarının azaltılmasına kadar bir çok yönü vardır.

Su Kıtlığı İle Mücadelede Su Çerçeve Yasasına Gerek Var!

İnsan genellikle susuzlukla, zaman zaman doğanın geçici olarak kendisini mahkum ettiği kuraklığı birbirine bağlar. Kuraklığın gazete manşetlerinde geniş yer alıp özellikle dikkatlerimizi çekmesine karşılık gittikçe fazlalaşan su tüketimimizin uzun vadede yarattığı sorunlar gözden kaçmaktadır.

Ülkemizde suyun kullanımıyla ilgili pek çok çarpıcı boyutta çalışma sürdürülmektedir. TEMA Vakfı, yürütülen politika ve uygulamalar ile ihtiyaç belirleme aşamasındaki çelişkilerin Türkiye’nin geleceği için ciddi tehlike oluşturduğunu değerlendirmektedir. Örneğin, son yirmi yıl içinde yürütülen yanlış uygulamalar, göz yumulan kaçak kuyu açma ve atık suları akarsulara boşaltma gibi hukuksuz davranışlar nedeniyle yeraltı ve yer üstü sularımızın kalite ve miktarında ciddi azalmalar ortaya çıkmıştır. Buna rağmen, Türkiye’de henüz tüm tarafların katılımıyla hazırlanmış bütüncül bir su politikası ve suyun yönetimiyle ilgili temel ilke ve yöntemlerin çerçevesini belirleyen bir “su çerçeve yasası bulunmamaktadır. Bu nedenle, su kıtlığı ile mücadele için Su Çerçeve Yasası hazırlanmalı ve bir an önce hayata geçirilmelidir.


Kaynak: TEMA Vakfı

TEMA Vakfı Genel Müdürü Dr. Uygar ÖZESMİ ve Erciyes Üniversitesi Dekan Yardımcısı GÜNDER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Necdet ALTUNTOP tarafından hazırlanan TEMA Enerji Raporu’na http://www.tema.org.tr/BizdenHaberler/guncel/2007/EnerjiRaporu.htm adresinden ulaşabilirsiniz

HABERLER

 

 

Yükselen Yeni Tür; Homo Violents


Her Şeyin Teorisi


İklim Dostu Bir Yaşam


Şifacı Doktor İnci Erkin


Kanser Tedavisinde Akıllı Moleküller


Balinaların Nesli Tehlikede!


İki Kültür Arasında Çocuk Yetiştirmek


Yaratıcı İmgeleme Araştırmaları


Selçuk Erdem: İyi Çocuklar Değiliz Biz!


Okumanın Dinamiği


Nükleer Yayılma


Tiyatro Sporu ve Mahşer-i Cümbüş


Psikiyatrik Suistimalin Bilinmeyen Tarihi


Çocukluk Çağı Sinüzitleri


Barış Kadıköy'deydi 


Merakla Beklenen Seçim Kampanyaları


Tarım ve Hayvancılıkta AB'ye Uyum?


Haydi Türkiye Günde Bir Yumurta


Ayrıştırma


AKM Yıkılsın Mı?

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Uzay Gökerman 

Aydın Olgusu


İdil Soyseçkin

Mayıs Karnesi


Nilay Altın

Sihirli Dokunuşlar 


Burcu Akar

Anne Karnında Başlayan Öğrenilmiş Korkular -I-


Can Duman

Olmak Ya Da Olmamak


Didem Çivici

Her Şey Güzel


Arbil Çelen

Tamam O Zaman


Engin Sezen

Anne Babaların Yapageldikleri Hatalar


Melda Güngül

Ne Yapmalıyım?


Özge Esirgen

Dünya’da Büyümek 


Rüya Yüksel

Sevgiliye Mektup


Özge Gündem

AKM Yıkılırsa Sevgilimi Nerede Bekleyeceğim?


Volkan Burnaz

Burası Ne Kadar Bizsiz


Buse Doğan

Nasıl yani, anlamak için yaşamak, özlemek için yitirmek mi gerekir?


Didem Çivici

Salıncak


Eray Çetinkaya

Zaman Yaşamı Yiyor


Fırat Erdoğan

Kapatılan Köy Enstitüleri ve Açık Olan Okullarımız 

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  7 Ekim 2008 TSİ 19:20