Sayı 58 | Temmuz 2010                Anasayfa  |  Kurumsal Reklam Arşiv |  Gündem |  Röportajlar |  İndigo Dünya |  İnsan |  Sağlık  |  Kültür Sanat  | Çocuk  |  Eğitim  |  Çevre |  Bilim



 Paylaş


BAĞLANTILARIMIZ

Sinema Life

Nasıl Daha İyi Yaparım?

Mor İnovasyon

Mustep

Sonsuz Us

Satranç Dünyası

Sessiz Bilgi

 

 

Yazar: Dr. Ender Saraç

Kozmik Bilim Açışından Oruç

Bedenin Çekim Alanı ve Oruç

Beden sürekli ruha kuvvetli bir çekim alanı oluşturur. Ruh aslında çok ince düzeyde bir enerjidir ve oldukça akışkandır. Ancak insan bu boyuttaki deneyiminde bedenin çekim alanındadır ve belirli sınırlamaları vardır. İnsan bedenin yemek yemesi, cinsel ilişkileri, içmesi, sigara gibi pek çok fizyolojik faaliyetler insanın aurasını (bedeni çevreleyen enerji alanı) etkiler. Bu tür bedensel faaliyetler ruhu daha kaba düzeye çeker ve aurayı bedene daha da yakınlaştırır.

Bedenin ruh üzerindeki çekim alanının azalıp auranın genişlemesi için bazı yöntemler vardır ve oruç da bu yöntemlerin en etkililerinden biridir. Yemeyerek, içmeyerek, sigara ve dumanlı maddeler kullanmayarak, kan almayarak, cinsel ilişkide bulunmayarak bedenin az enerji harcamasını ve arı bir halde olmasını sağlarız. Bağırsaklar boşalmış ve az çalışır, mesane boş ve idrar yolları az çalışır, akciğerler temiz, cinsel organlar ise dinlenmededir. 

Çakralar akması gereken yönde akmaktadır. Kısacası insanın kanalları açık, aurası genişlemiş ve hassastır, kozmik yayınları daha iyi alabilir ve ruhsal boyutuna daha çok enerji yükleyebilir.

 

Bedensel ve ruhsal eylemlere evrenin tepkisi misliyledir 

İşte böyle ruhsal ve bedensel detoks günlerinde sadece kuru kuruya bir açlık yetmez. Ruha da oruç tutturarak sapkın düşünceler, öfke, şiddet, sinirlilik, küfür, edepsizlik, ahlaksızlık gibi olumsuz enerji içeren düşüncelerden uzak tutmak gerekir. Tersine olumlu ve ulvi düşünceler, yardımseverlik, sevgi dolu faaliyet ve düşünceler, meditatif bir ruh hali ve içten yapılan ibadet ve her türlü pozitif enerji içeren düşünceler içinde olmak gerekir. Bu dönem sırasında bedensel ve ruhsal yapacağınız her türlü eyleme ve düşünceye evrenin tepkisi misliyledir, çünkü ruhsal yapı bedensel çekim alanının zayıflaması ile daha genişlemiştir. 

Yazılım programı içindeki her şeyi kayıt altında tutan mekanizma bu dönem ruhsal boyutta daha çok enerji yüklediğini saptayacaktır. 

Kadınlar ve oruç

Kadınların adet görürken oruç tutmamasının nedeni 1. ve 2. çakralar olan kök ve cinsel çakraların bu dönemde kanama ile temizlik faaliyetinde olması ve aurada delik olmasındandır. Enerjilerin yönü daha ulvi olan yukarıdaki 6. ve 7. çakralara doğru değil tersine bedenin altına doğrudur. 

Hatalı oruç algılayışı 

Maalesef pek çok kişi oruç tutmanın altındaki derin anlamı bilmemekte ve orucu sadece güneşin doğması ile batması arasındaki saatlerde aç ve susuz kalma eylemi gibi algılamaktadır. Oysa Yüce Yaradan’ın bizim aç kalmamıza hiç ihtiyacı yoktur; oruç, insanın ruhsal gelişimi ve ruhsal boyutuna daha çok olumlu enerji yükleme fırsatıdır. 

Oruçlu bir kişinin küfretmesi, edepten uzak düşünceler içinde olması, başka insanların ve canlıların hakkını yemesi, o kişi için ters olabilir, çünkü kişinin o esnada daha açık olan kanalları her türlü eyleme ve düşünceye misliyle reaksiyon vermektedir. 

Kısacası oruç ayıp olmasın diye tutulan veya aç kalma ritüeli değildir, ölüm dediğimiz boyut değiştirme sonrasında bize gerekecek yakıtı, enerjiyi kendimize yükleyebilmemiz için bir olanaktır. Kalpten ve olumlu duygu ve eylemlerle yapılırsa bu enerji akışı çok daha etkin ve sağlıklı olacaktır. Ayrıca oruç tutarken bedene eziyet etmeyin. İyi ve sağlıklı beslenin. Sağlıklı ve mantıklı beslenme ve bedenin sağlığına da dikkat etme, bedende sorun çıkmasının önüne geçerek ruhun bedene yoğunlaşmasına engel olur. 


Derleyen: Burçin İvren

Kaynak: Dr. Ender Saraç, "Ruhsal Gelişim ve Kader" Doğan Kitap

| Başka  Paylaş



YAZAR HAKKINDA

Burçin İvren, 1986 Aydın doğumlu. Dokuz Eylül Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği mezunu. Bir devlet okulunda öğretmenlik yapıyor. Detaylı Bilgi


  Yazara Ait Son Yazılar

 

•  Ruhsal Gelişim Adı Altında Misyonerlik

•  Pazarlanan “Farkındalık”

•  Sporda Zihinsel Hazırlık: Belkıs Kahraman

•  İlk Öğretmenlik Deneyimlerim

•  Seda Diker İle Kuantum Aşkı Yakalama

•  Penceremden Dışarı

•  Sırrın Sırrı

•  Reiki’ye Kuantumsal Bir Bakış

•  Kemal Koçak ve İnsani Gelişim

•  Haluk Berkmen ile Kuantum Fiziği

•  Cüceloğlu ile Gönlünün Muradını Yaşamak

 Duaydı Tüm Yolculukların

•  Kozmik Bilim Açışından Oruç

•  Karanlık Sokaklarımdan

•  "The Secret" Hatalarına Çok Yönlü Bir Bakış

•  Kuantum Anlayışı ile Maddeden Enerjiye

•  Akupunkturun Bilinmeyenleri

•  Doğu Tıbbında Enerji Meridyenleri

•  Yaratıcı İmgeleme Araştırmaları

•  Şifacı Doktor İnci Erkin

•  Okuyanlarıma Sesleniş

•  Düşünce ve Sözcüklerde Enerji Var

•  EFT Duygusal Özgürleşme Tekniği

•  Enerji & Tıp


Subscribe  Abone Olun



 

 


AnasayfaKurumsal | Reklam | Connect | Blog | Arşiv | Arama | İstatistikler | Bağlantılar | Röportajlar | Galeriler | Videolar

Gündem | Dünya | İnsan | Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim | Astroloji | İndigo | İndigonun Sesi

2005-2010 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi’nden kopyaladığınız her yazı için mutlaka yazı linki kaynak olarak gösterilmelidir.

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Künye | İçerik Politikası | Reklam | Telif ve Kopyalama Hakkı | Abonelik