Sayı 37|EKİM 2008         Reklam | Anasayfa | Blog | Kurumsal | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Yazar: Dr. Serdar Özdemir

Kendine Zarar Verme Davranışı 

Sofokles'in bilenler için malum “Oedipus” trajedisinde hikaye olunur ki; babasını öldürüp annesi ile evlenen Thebai kralı Oedipus gerçeği öğrenince gözlerini oyarak kendini cezalandırır. “Kendine zarar verme davranışının” mitolojik kaynağını oluşturur bu anlatı.

Dan Brown’un çok satan kitabı “Da Vinci Şifresi”ndeki Silas karakteri okuyanlar ve özellikle kitabın sinema uyarlamasını izleyenler için de oldukça etkileyicidir.. Opus Dei’nin albino müridi, ölümcül keşiş, günahlarından arınmak için(ki o da baba katili) baldırına bir işkence aleti takar ve öyle dolaşır.. Bu aleti ara sıra sıkıştırarak kendine verdiği zararı ve acıyı arttırır.. Kendine fiziksel zarar verme davranışının çarpıcı bir örneklemesidir bu da.

“Sekreter” adındaki 2002 yapımı, yine kitap uyarlaması, film kendine zarar verme davranışının en planlı programlı uygulayıcısını getirmiştir gözler önüne.. Maggie Gyllenhaal’ın oynadığı sekreter, “Lee Holloway” karakteri, çantasının içinde, kesici aletlerden oluşan bir setle birlikte, kendini kestikten sonra kullanacağı pansuman malzemelerini de taşır. Zorlantılı anlarında, bacaklarına kesikler atarak kendini yaraladıktan sonra, yeniden yaşamla başa çıkabilme konusunda bir müddet için daha iyi hisseder kendini. 

Van Gogh’un derin bir psikoz esnasında kulağını kesip bir fahişeye göndermesi de yukarıdaki davranışların “gerçek” benzerlerindendir. 

Bu örneklemeler, 1946 yılında suçluluk duyguları içinde her iki göz küresini çıkarmış olan kadın hasta ile tıbbi literatüre giren “kendine zarar verme davranışını (self harm)” betimlemek için kullanılabilir. 

“Günümüzde ise her 600 kişiden birinin tedaviye ihtiyaç duyacak şekilde kendine zarar verdiği bildirilmektedir.” Bilmiyorum sıklık şaşırttı mı sizi.. Şaşırttı ise Müslüm Gürses konserlerinin, bir zamanlar, ana haber bültenlerine yansımalarını hatırlatmak yeterli olacaktır sanırım. 

“Kendine zarar veren kişi çocukken ya da genç bir yetişkinken muhtemelen çok zor ve üzücü deneyimler geçirmiştir. O zamanlar söz konusu kişi büyük ihtimalle güveneceği kimse bulamamış; bu yüzden de yaşadıklarıyla baş etmesi için gereken desteği ve duygusal boşalımı yaşayamamıştır. Yaşadığı deneyim fiziksel şiddet, duygusal ya da cinsel taciz içermiş olabilir. Bu kişi ilgilenilmemiş, sevdiği bir kişiden ayrılmış, zorbalık görmüş, tacize maruz kalmış, saldırıya uğramış, yalnız bırakılmış, dayanılmaz baskı altında bırakılmış, evsiz kalmış, bakımevine yollanmış olabilir.”  

Kendine zarar verme davranışı; “Kişinin kendini ciddi bir şekilde zarar verecek biçimde kesmesi ya da vücudunun belirli bölümlerine zarar vermesi” olarak tanımlamıştır.. Bu tanımlama, isteyerek ve amaçlı olarak yapılan fiziksel bir girişimi ifade eder. Kişi haz duyduğu bu eylemi gerçekleştirdikten sonra gündelik yaşantısının zorluklarına karşı kendini daha güçlü hissederek yoluna devam eder. 

Konuyu bir başka boyutta da tartışmak mümkündür aslında.. Zor durumlar ya da duygularla başa çıkma yolu olarak seçilen “zarar verme davranışı” farklı düzeylerde herkeste görülebilir.. Kendine kızıp duvara yumruk atanları çok görmüşsünüzdür mesela.. Ben saçlarını yolanları biliyorum örneğin, sivilceleri ile oynayıp kanatmayı alışkanlık haline getirenleri.. Bazı durumlarda ise bu zarar verme doğrudan kişinin kendine yönelik bir fiziksel davranışını içermeyebilir. 

Örneğin, sonuçlarını hem kendimiz hissettiğimiz hem de çevremizde gördüğümüz halde sigara kullanmayı, aşırı yemek yemeyi ya da hiç yememeyi, kaza yapabilme ihtimaline rağmen arabamızı daha hızlı sürmeyi, kendimize zarar veren bir ilişkiyi sürdürmeye çalışmayı da “kendine zarar verme davranışı” olarak gösterebiliriz. 

Görüldüğü gibi, kendine zarar verme, ağır bir psikolojik bozukluğu olandan, günün stresini bir sigara yakarak atan kişilere kadar geniş bir yelpazeyi anlatır. 

Fiziksel boyutta kendine zarar verme davranışı (kendini kesme), planlı bir psikiyatrik yaklaşımı gerektirir.. Özellikle gençlik çağındaki çocuklarında bu davranışı tespit eden ya da şüphelenen ebeveynler, çocuklarını bir psikiyatrik yardım almak için yönlendirmelidirler.


Kendine Zarar Verme Davranışı Raporu, Alper AKSOY, Kültegin ÖGEL

* Kendine Zarar Vermeyi Anlamak, Diane HARRİSON


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Dr. Serdar Özdemir, 1972'de Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde doğdu. 1995 yılında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’den mezun oldu. Eğitim programları ve öğretimi alanında yüksek lisans yaptı. Sağlık eğitimi, toplum sağlığı, afet yönetimi, genel pratisyenlik, eğitim programları, demokrasi ve eğitim konularında çalışmaları bulunmakta olup halen, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğrenci Sağlığı Merkezi'nde hekim olarak çalışmaktadır.

Eposta: drserdarozdemir@comu.edu.tr


HABERLER

 

 

Çıkarlarını Düşünmeyenler Unutulacaktır!


Aydının Duruş Yeri Sorunu


İslam'ın Devlet Talebi Var Mıdır?


“Sosyal Kare” Basamaklarıyla Tam Demokrasi’ye Yönelmek


Belçika’da Kurulamayan Hükümete Sivil Tepki


Gerçek Vatan Sevgisi Aslında Hangisi?


Stonehenge’in Sırrı


Dünya Dışı Varlıklarla İletişim Kurmayı Öğrenme


Çocuklarla İlişkilerimizde Teşvik


Grip Aşısının Tam Zamanı


Vücudunuzun Suya İhtiyacı Var


Stres, Beyin ve Tedavi Yöntemleri


Hastalıkların Ruhsal Sebepleri


Kendine Zarar Verme Davranışı 


Çocukerkil Ailenin Reisi Olmak


Kozmik Bilim Açışından Oruç

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Adnan Çelik

Aldatmak Aldanmaktır


Levent Altaş

Arı vız vız vız... 


Volkan Burnaz

Hoşçakal


Buse Doğan

Öz’ün Ruhla Dansı 


Hale Karaarslan

Kara Delikler ve Sevgi


Didem Çivici

Sonbahar’ı Karşılarken


Burçin İvren

Karanlık Sokaklarımdan


Can Duman 

Elbette Varlığım Elimde Yokken Yokluğum Kadar Varlık’ım… 


Didem Çivici

Rüzgâra Dokunmak... 


Didem Çivici

Kuyu


Rüya Yüksel

Olan Olmakta Dostum, Sen Telaş Etme!


Zuhal Keresteci

Bir Mendil Hediye Et Bu Bayram 


Eray Çetinkaya

Sönmüş Izgarada Laf Çevirmek


Tuğçe Karaarslan

Huzura Çıkan Yolum

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  6 Ekim 2008 TSİ 07:25