Sayı 34|TEMMUZ 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

 

Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Yazar: Yasin Sarı

Bir Semazen

 

Yazar: Efe Elmas

Düşen Melek

 

Yazar: Fehmi Özçelik

Zıtlık

 

Yazar: Mehmet Yapıcı

Kayıp Rüyalar

 

 

 

 

 

Doruk Oğuz

Ritalin Dosyası

Ailem için kısmen zor bir çocukluk geçirmiş olmama rağmen, sanıyorum koruyucu melek ve rehberlerimin de yardımıyla, psikiyatrların kimyevi kokular saçan koltuklarıyla ve şeker dağıtır gibi dağıttıkları antidepresanlarla bir yakınlığım olmadı. Şimdi dönüp baktığımda ucuz atlattığımı düşünüyorum. Bir çok dostum benim kadar şanslı değildi.

İnsanların ilaçlara olan düşkünlüğü hiç ilginizi çekti mi? Çok inançlı dediğimiz kimseler bile bazen duaların ve iyi niyetlerin yetersiz kaldığını düşünüp çözümü somut dış gerçeklikte ararlar. Çoğunluk içinse bu zaten alışılmış olandır. İlgiler hep dış dünyaya yönelmiş olduğundan mıdır bilmem, sorunların çözümleri de genellikle dışarıda aranmıştır.

İlaç yapımı çok eskilere dayanır. Çeşitli hastalıkların tedavisinde bitki özlerinden yararlanan kadim şifacılar çoğu kültürlerde, aynı zamanda ruhsal bir altyapıya sahip olarak görülürler. Pek çok kadim kültürde, şifacı aynı zamanda şaman veya rahiptir. Onların bu çok yönlülüğü bana günümüzde modern tıbbın da vardığı noktayı hatırlatıyor: Holistik tıp (Bütüncül / Bütünleyici Tıp). İnsanlar sağlık konusunda daha kapsayıcı fikirlere yönelmeye başladılar. Bu bilinçli mi, yoksa bilinçdışından gelen ortak bir içsel itilim mi, siz karar verin.

Peki herşey yolunda mı? Kesinlikle hayır. Alternatif tıbbı ve şifacılığı reddeden koskoca bir “eski zihin” paradigması var önümüzde. Bu yeni yaklaşımların, kariyerindeki 30-40 yıllık parlak geçmişi bir anda silebileceği korkusuyla dolmuş doktorlar hâlâ eski usül tedavilere devam ediyorlar. “Sağlık” hâlâ “hastalık yokluğu, hastalığın olmaması” onlar için. Bu noktada bizim gibi dünyayı ve yaşamı gözlemlemeyi seven gençlere ne düşüyor? Durumun farkındalığını net bir şekilde ortaya koymak elbette.

Danışmanlar tarafından yaşıtlarından biraz farklı (nedense bu yaşıtlarından biraz farklı olan çocukların sayısı son zamanlarda pek bir artmıştır, artık genellemeyi neye göre belirliyorlar belli değil) olarak nitelenen çocuklarının avuç avuç ilaç yutmasına göz yuman ebeveynlerin ileride çocuklarının uyuşturucu kullanıp kullanmadığından şüphelenmeleri bana biraz cahillik, biraz tembellik, biraz da ikiyüzlülük gibi geliyor.

Yeni nesil çocuklar, ergenler ve ilkgençlik çağını yaşayanlar arasında dikkat eksikliği sendromu ve hiperaktif damgası yiyen koca bir kitle var. Bunlar gerçekten de, başka bir yerden gelmişçesine bu insanlığı ve onun kendisini köleleştirmiş sistemini garipseyip, adapte olmamakta direniyorlar. “Çocuğunuz çok zeki ama çok yaramaz.”,“çocuğunuz çok akıllı ama çok konuşuyor, dersle ilgilenmiyor” artık tüm ebeveynlerin öğretmenlerden işittikleri sözler. Bu durumda endişelenen aile ne yapıyor? Her aklı başında ve durumu uygun insanın yapacağı gibi çocuğunu alıp bir psikiyatra götürüyor. Çoğu psikiyatr da bir, iki konuşmadan sonra teşhisi yapıştırıp kırmızı reçetelere uzanıyor. Dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin ilacı belli ve epey popüler: Ritalin.

Gerçekten nedir bu Ritalin? Uyuşturucu kültürüyle bir şekilde ilgilenmiş herkes bu tabirin aslında o kültürü tamamen yansıtmadığını bilir. Çünkü uyuşturucu ilaç alemindeki bütün ilaçlar uyuşturmaz; bazıları uyarır. Bunlara uyarıcı denir. Dünyanın en pahalı narkotiği kokain, en sık kullanılan narkotiklerden biri olan amfetamin, hatta nikotin ve kafein bu uyarıcı sınıfına girer. Ritalin’in ana maddesi, amfetamin ailesinin bir üyesi olan metilfenidattır.

Zaten aşırı uyarıcı kullanmış gibi tavırlara sahip bu özel çocuklara, bir merkezi sinir sistemi uyarıcısı olan metilfenidat verildiği zaman, bu aşırı uyarılmış haller kaybolur. Zaten uyarılmış bir bünye bir başka uyarıcı ile nötrlenir. Vücudun dopamin salgısı ilacın etkisi süresince “normal” düzeye indirilir. Kısa bir süre bile bünyesine neredeyse kokain ve metamfetamin ile benzer düzeyde çalışan bir ilaç alan çocuk gerçekten de uyutulur. Fişi çekilir. Bağımlı hale getirilir. Bu çocuğun ileride bir klübe gitmesi ve ekstazi adlı amfetamin bazlı haplar ile karşılaşıp bunları almaması çok küçük bir olasılıktır artık. Aileler açgözlü ilaç firmalarının bilinçdışı dolduruşuyla, çocuklarına o en korktukları geleceği kendi elleriyle hazırlamışlardır.

Bu “normalden” farklı özellikler gösteren çocuklar, aslında kadim ve olgun ruhlardır. Onlar zaten burada, yüksek bilinçlilik hallerine derin bir hasret duyarak yaşamaktadırlar. Bütün tantanaları o hasretten ötürüdür. Çünkü geldikleri bu dünyanın insanlarının ortak zihin alanında bilinç pek öyle yüksek titreşmez. Sevgi çok kolay bulunan bir şey değildir. Elbette uyumsuzluk çıkaracaklardır. Onların doğasına terstir çünkü herşey. Onlar buraya uyum sağlamak üzere değil, kendini öldüren dünyayı daha yüksek bilinçlere uyumlama amacıyla gelmişlerdir. Anlaşmalarının en büyük kısmını bu oluşturur. Tutucu sistem de onları uyutmanın yollarını arar. O çocuklar zaten doğal olarak bilinç değiştirici maddelere bir çekilim duyacaklardır. Bu noktada işini çok iyi bilen (?) sistem onlara, ilaç kisvesi altında onların istediğinden de çok miktarlarda bir takım bilinç değiştirici maddeler sağlamıştır.

1990 ve 2000 yılları arasında sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde Ritalin’e bağlı 186 ölüm gerçekleşmiştir. Çoğunlukla 70’lerde doğmuş insanlardan oluşan “Kayıp Kuşağın”(Generation X) bir zamanlar için sözcüsü olmuş, o kuşağa marşlar bestelemiş bir kişi vardır: Kurt Cobain. Seattle’lı Nirvana grubunun gitaristi ve solisti olan bu renkli gözlü, sarışın, çatallı sesli, yakışıklı şarkıcı 1994 yılında kendini av tüfeğiyle vurarak öldürmüş ve kült olmuştur. Ciddi uyuşturucu problemleri olduğu bilinen Kurt Cobain’in bilin bakalım geçmişinde ne vardır? Evet doğru cevap, Ritalin. Sevgili Cobain 7 yaşından itibaren Ritalin kullanmak durumunda bırakılmıştır. Onu bu kadar umutsuz kılan yaşam deneyimleri arasında Ritalin’in de büyük bir yeri vardır diye düşünüyorum. Takdiri size bırakıyorum.

Zaten uyarıcı özellikler gösteren çocuklara daha fazla uyarıcının verilmesi onların zihinlerini köleleştirir. Hissizleşirler. Belki de beyin soğanları kurumakta olduğundan hissizleşmiş gibi gözüküyorlardır. Sonuçta toplum kendine daha fazla robot, daha fazla canlı ceset yaratmış olur. Çocukların ne kendilerine güvenleri kalır, ne de sizlere yardım etme şevkleri...

Ben hiç antidepresan kullanmamış olmakla birlikte, dostlarımın yaşadıklarını gördüm. Biz artık kim olduğumuzu hatırlamaya başladık. Bizi eskisi kadar etkileyemiyorlar. Ancak biz gene de belli bir farkındalığa sahip olma şansına erişmiş olanlarız. Ya neslimizin bu bilinçliliği yakalayamayan diğer üyeleri? Burada sorumluluk ailelerdedir. Çocuğunuz sizi yoruyorsa, bu gidip ilaç yazdırın anlamına gelmez. Hatta ilaç kullanmasına gerek yoktur. Aslında çocuğunuz bunları sizin değişmeniz için yapıyor. Daha çok sevgi ve daha çok bilgi verebilir misiniz ona? Sanırım sizin de daha çok sevgi ve daha çok bilgiye ihtiyacınız var. Sevgi ve bilginin kaynağı içinizdedir. Onu dışarıda aramayın. Gücünüzü kendinizden başka kimseye teslim etmeyin. Benim dediklerimi dahi kalp süzgecinden geçirdikten sonra kabul edin.

Biz artık yetişkinliğe adım atıyoruz. Ama biliyoruz ki, hâlâ zorlu ergenlik dönemini atlatmaya çalışan veya daha buna hazırlanan kadim ve cesur dostlarımız buradalar. Onlara yardım etmekle yükümlüyüz. Bilinçsizce uyutulmalarına göz yumamayız. Ama bizim işimiz öfkeli direniş gösterileri sergilemekten çok; ışık ve bilgi, barış ve sevgi yaymaktır. Ortak bilinç alanımızda sıçramaların yaşandığı bu muhteşem zamanlarda herkesin kendi gücünü kuşanmasıdır tek dileğim. Bütün hastalıkların şifası vardır ve şifa sadece hastalığın yokluğu değil mutluluk ve huzurun sonsuzlaşmasıdır. Umarım çocuklarınızın yaşıtlarından farklı (!) özelliklerini sorun olarak algılayıp yüzeysel çözümler üretmeye kalkışmazsınız. Umarım bunu yapmayıp bütünün hayrına hareket edersiniz.

Son olarak içinizi rahatlatmak isterim. Şimdiye kadar çocuğunuz bu tarz ilaçlar kullanmak durumunda kaldıysa bile çok endişelenmeyin. Onların içindeki bilgeliğin yanında bütün bu engeller bir hiçtir. Uyuşturucular bizi amacımızdan ayrı koyamaz. O kadar güçlü değillerdir. Sadece farkındalık ile destek olmak bizim için değerlidir o kadar.

Yoksa yol her halükarda bellidir. Merkez kalptir. 


Kaynaklar:

Narkotik Şube: http://narkotik.iem.gov.tr/nlr_nrktktr_c.html

InfoFacts: http://www.nida.nih.gov/Infofacts/Ritalin.html

Death from Ritalin: http://www.ritalindeath.com/

The Vaults of Erowid: http://www.erowid.org

 

 


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Doruk Oğuz 1986, İstanbul doğumlu. Saint Joseph Lisesi mezunu. 2005 yılında İstanbul Üniversitesi Antropoloji bölümünde eğitim görmeye başladı.

Detaylı bilgi için tıklayın


HABERLER

 

 

Sinop'ta Nükleer Santral?


Nükleer Enerji Kazaları


Çocukları Vurmayın!


Şiddet


Duygusal Vampirler Geliyor...


Kitap Okumak Onların da Hakkı


Kardeşini Seç


Ritalin Dosyası


Çocuklarınızın Geleceği Sizin Elinizde


Zamane İstanbul'u


Muson Mevsiminde Uttaranchal


Afrika'nın Altın Sesi: Salif Keita


Müzik Haberleri


Masajla, Rahatsızlıklara Son


Güneş Tutulması, Dünyadaki İndigolar, Küresel Barış ve Türkiye


İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor


Mayıs Nane'leri (astroloji)


Renkler

 

 

KÖŞE YAZARLARI

Burcu Özgeçen

Sevgi, Uyanış, Varlık


Günyüz Keskin

İntar


Funda Umut Pakkal

Gençler Nereye Koşuyor?


Uzay Gökerman

Ruh Üzerine


Haluk Tunç İlker

DeğiŞİM Şimdi.


Rüya Yüksel

Kaosu yaşamak


Didem Çivici

Yaşam Nefesi


Günyüz Keskin

Ertelenmiş Vakitler


Mahmut Şaylıkay

Güneşe Yolculuk


Uzay Gökerman

Belki üstümüzden bir Ay geçer...


Mukaddes Öztürk Odacı

Ruh Eşime

 

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  4 Temmuz 2008 TSİ 08:30