Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Yazar: Doruk Oğuz

Evrim-Yaradılış Yanılsaması 

Her ne kadar kendimi konunun ehli gibi hissetmesem de, bölücü bir çaba sezdiğim bu zoraki karşılaşmaya uzlaşmacı yaklaşımlar getirmek istiyorum. Günümüzde fiziksel olduğu kadar, duygusal ve zihinsel savaşlar da had safhada. Din savaşları ısıtılıp ısıtılıp piyasaya sürülürken, ideolojik savaşlar bireyler arası anlaşmazlığı, katlayarak çoğaltıyor. Bu noktada günümüzde iki yeni, nurtopu gibi olduğunu söyleyemeyeceğim, fanatik inanış ve bunların gerginliği oluşuverdi: evrimcilik ve yaradılışçılık. Aslında evrim teorisinin ortaya atılmasından beri süregelen bir akademik tartışma olsa da, günümüzde bu kutuplaşma ciddi bir holiganizme sebep oluyor. Şüpheci ve bilimsel olmakla övünen bir kısım insan evrime “inanırken”, köktendincilerin çoğunlukta olduğu bir diğer kısım insan ise kutsal kitaplarının ağırlığı altında eziliyor ve kitaplarındaki sembolleri layığıyla değerlendirebiliyor mu bilinmez.          

Evrim teorisi aslında sanıldığı gibi insanın maymundan geldiğini değil; insan ve maymunun ortak bir atadan geldiğini söyler. Deneye, gözleme ve ölçüme dayanan incelemelerle canlıların ve hatta cansızların evrimleştiği ispatlanmıştır. Evrimi yadsımak günümüzde aptallık ve cehalletten başka birşey değildir. Ancak bir evrim fanatiği olup, dinlere ve tüm ruhsallığa savaş açmak, sonu gelmez inkarcılıktır ve bu da kanser gibidir. Evrime “inanan” azılı materyalistlerin büyük bir çoğunluğunda gözlemlediğim belirgin bir huzursuzluk, tatminsizlik ve mutsuzluk vardır. Köktendinci yobazların zihninde örümcek ağları varken; bilimsel olduğunu iddia eden materyalistlerin de kalbi ağ bağlamıştır. Kullanılmayan uzuv körelir. Yeni şartlara adapte olur. Zihnini unutan hakikati bilemez, kalbini unutan hakikatı yaşayamaz.  

Dolayısıyla bu evrimci-yaradılışçı çatışması bilinçli olarak yaratılmış bir çatışmadır. Maksat bölünme devam etsin; saftirik ve salak insanoğulları bir takım güç sahiplerine, elit kesime kölelik yapmaya devam etsin. Bu sırada gövde gösterileri alsın başını gitsin, birileri zevkü sefa içinde yaşarken, geri kalan ezici çoğunluk sefil olsun... Gerçek bir hak aşığı, zıtlıkların bütünün içinde nasıl uyumla eridiğini bilir; ve her zaman sonsuzluğun, bir’in içindeki, uyumunu arar.

Bu noktada ben büyük tepkiler çekmeyi göze alarak, evrimin de yaradılışın da birlikte varolabileceğini söylüyorum. Özünde ikisi de birbirini yalanlayamaz. O yalanlamalar bilginin aşırı uçlara sürüklenmesinden oluşur. Yaradılışçılar; tüm canlıların aynı zamanda mükemmel olarak yaratıldıklarını öne sürerler; ancak zaman içinde farklı koşullara adapte olmuş veya mutasyona uğramış canlılar vardır. Evrimcilerin de efsanevi bir “kayıp bağlantı”sı (missing link) vardır. Sanıyorum Homo erectus’tan Homo sapiens’e geçiş sırasındaki aşamaya ait kemikler bulunamamıştır ve bu olay insanın özel olarak yaratıldığı savını destekler; pek çok primatolog ve antropolog adeta hazine ararcasına bu “kayıp bağlantıyı” bulmaya çalışmışlardır. Ancak buradaki gizem kendini hala koruyor. 

Açıkçası ben evrimi biraz araştırdım ve orada bir yaratıcının varlığını yalanlayacak hiç bir veri bulamadım. Dinleri de biraz araştırdım ve orada da gerçekten evrim karşıtı hiç bir veri yoktu. Neden yaratıcı kendisini evrimle tezahür ettiriyor olmasın ki?

Ruhçu perspektiften baktığımızda evrimin zaten yaşamın anlamı olduğunu görüyoruz. Ama esas evrim bilincin evrimi, ruhun evrimi, görünmeyenin evrimi. Çünkü ruhçuluğa göre görünmeyen yaratıcıdır, düşünce yaratıcıdır. Bilinç evrimleştikçe onun tezahürü de evrimleşecektir. Ve bütün yaratılmışlar kaynağa geri döneceklerdir. Zengin öykülerle birlikte.           

Ben belli bir ideolojiye saplanıp kalmayı cahillik olarak görüyorum. Çünkü zaten kolektif rezonans ile bütün diğer ideolojilere de bağlı iken, onları nasıl reddedebilirim ki. Bu insanlık hepimizin ortak yaratımıdır ve artık birleştirici fikirler öne çıkarken, ayrımcı-bölücü düşünceler elenmektedir. Görkemli şafak yakındır. Kendini tanımak esastır. Ne mutlu kendini bilenlere.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Doruk Oğuz 1986, İstanbul doğumlu. Saint Joseph Lisesi mezunu. 2005 yılında İstanbul Üniversitesi Antropoloji bölümünde eğitim görmeye başladı.

Detaylı bilgi için tıklayın


HABERLER

 

 

Yasi Tarihle Esit: Hasankeyf


Disleksi: Ozel Ogrenme Guclugu


Arka Sokak Modacilari


Okullarda “Beyaz Bayrak” Yarisi 


Hayat Okumakla Guzel


Tuz Golu Lagim Olmadan!


Yeryuzunun Yuzleri


Ada Vapuru’nun Icinde...


Makrobiyotik Beslenme


Besinler Neleri Iceriyor? Hangi Besin Neye Yariyor?


ABD'deki Okullarda Gazli ve Sekerli Icecekler Yasaklandi


Cizgi Filmler Cocuklarin Karakterlerini Etkiliyor


“Oyun” Filmi Odule Doymuyor!


Kadikoy'de Kisa Film Gunleri


Sayilardan Renk, Seslerden Sekil olur


Kendini Koruma Sanati


Muson Mevsiminde Uttaranchal (II.Bolum)


Bir Populer Kultur Urunu Olarak Yoga 


Renklerle Karakter Analizi


Atesli Beyaz Geceler (astroloji)


Sibirya'da Butun Bir Mamut Iskeleti Bulundu

 

KOSE YAZARLARI

Mahmut Saylikay

Baban Mi Var Derdin Var


Uzay Gokerman

Kiyamet Tarikatleri mi?


Didem Civici

Ruhun Yolculugu


Uzay Gokerman

Inanmak


Doruk Oguz

Ey Insan Birey!


Meltem Bingol

Kuslar


Ruya Yuksel

Dostluk uzerine


Burcu Ozgecen

Iliskiler uzerine... 


Burcin Ivren

Bu Sana Ustat 


Cigdem Aksoy

Her Yerde Kar Var


Burak Kaan Kizilkan

Ozgurluk


Mukaddes Ozturk Odaci

Yaradan'a Yakaris


Mahmut Saylikay

Dusumdeki Anneme


SECILMIS SIIRLER

Nebile Ayyuce KOTANCI

Yagmur KOTANCI

Seda OZKARAYURT

 

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  6 Eylül 2008 TSİ 20:00