Sayı 37|EKİM 2008         Reklam | Anasayfa | Blog | Kurumsal | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Haber: Dilhan S. Hız

Kültür Sanat Haberleri, İstanbul

“Oyun” Filmi Ödüle Doymuyor!...

Belgesel filmi halk kitleleriyle buluşturan “Oyun” filminin yönetmeni Pelin Esmer, geçtiğimiz hafta “New York Tribeca Film Festivali”nde kazandığı “En İyi Yeni Belgesel Film Yönetmeni” ödülünden sonra bu kez de İspanya'da bir ödül kazandı.

Şimdiye dek ödül sayısını toplam altıya çıkaran Pelin Esmer'in "Oyun" adlı filmi dün sona eren “Vitoria Yeni Avrupa Filmleri Yarışması”nda “İnsan Hakları Ödülü”ne layık görüldü. Umut Sanat’ın dağıtımını, Pelin Esmer ve Nida Karabol’un yapımcılığını üstlendiği; “Oyun” ülkemizde vizyondaki gösterimine devam ediyor. Mersin’in bir dağ köyünde kendi hayatlarından yola çıkarak bir tiyatro oyunu sahneye koyan dokuz kadının öyküsünü anlatan kurmaca ile belgesel arasında sıradışı bir film olan “Oyun” sanatın kent ya da kırsal tanımayan enginliğini gözler önüne seriyor. 

Yönetmen Pelin Esmer’in Filmine İlişkin Görüşü

“Kendi köylerinde tiyatro yapan bu dokuz kadın, ben bu filmi çeksem de çekmesem de, hayat hikayelerinden yola çıkıp bir oyun yazacak ve sahneleyeceklerdi. İşin en heyecan verici tarafı buydu benim için. Filmi, o köyde, o an, o olayı yaşayan insanlarla, görünmez olmaya çalışmadan ama usulca yaşamlarına dahil olarak çekmek, belgesel gibi kurmaca değil, kurmaca gibi bir belgesel film yapmak istedim. Zamanla, onların oyunlarıyla gerçek hayatları arasındaki çizgi flulaştıkça, filmin kurmacayla, belgesel arasındaki çizgide gidip gelişini izlemek çok önemli bir deneyim oldu. Üç kişilik ekibimizle bir film ekibinden çok onların tiyatro ekiplerinin bir parçası olduk. Benzer koşullarda çalışarak, onlar beş haftanın sonunda “hayatlarının oyunu”nu ortaya çıkarttılar ben de iki yıl sonra “Oyun” filmini”.

Yapım Notları…

Pelin Esmer Toroslar'daki köylerinde tiyatro yapan bu kadınların varlığını gazetede okuduğu bir haber sayesinde öğrendi ve hemen köylerine gitti, önce tebrik etmek sonra da onlarla ilgili bir belgesel yapma fikrini paylaşmak için. Hiç çekim yapmadan beraber birkaç gün geçirdiler ve birbirlerini tanımaya çalıştılar. Kadınlar üç hafta sonra yeni bir oyunun hazırlıklarına başlayacaklarını söylediler. Oynadıkları ilk oyun başka bir köyde geçen bir öyküyü anlatıyordu ve pek ısınamamışlardı. Bu kez o güne kadar paylaşmaya çekindikleri öykülerini kendi hayat öykülerini, lise müdürü Hüseyin Bey'e anlatacaklar, Hüseyin Bey onların da katkısıyla bu öykülere dayalı bir oyun yazacak ve hep beraber köylerinde sahneleyeceklerdi. Pelin Esmer'in Oyun filmini çekmeye karar vermesinde en belirleyici unsur bu oldu.

Pelin Esmer daha sonra yalnızca bir kez yaşanabilecek bir olaya şahit olabilmek ve filme çekebilmek için üç hafta içinde çok kısıtlı imkanlarla üç kişilik bir ekip oluşturdu ve Arslanköy'e gitti. Beş buçuk hafta köyün lojmanında kaldılar ve bu süre içinde doksan dört saatlik film çektiler. Yönetmenin asıl ilgisini çeken şey kadınların tiyatro yoluyla vermek istedikleri mesajın ötesinde, tek tek karakterler ve oyunu sahneleme aşamasında yaşadıkları süreç ve değişimdi. Pelin Esmer çektiği doksan dört saatlik filmi yetmiş dakikalık bir film haline getirmek için iki yıl boyunca farklı montajlar denedi. Sonuçta söylemek ya da söyletmektense görmeye ve göstermeye çalışan, kurmaca ile belgesel arasında bir film ortaya çıktı. 

Film tamamlandıktan, hatta festivallere gitmeye başladıktan sonra bile Arslanköylü kadınların hayatında görünürde, gündelik hayatlarında değişen hiçbir şey olmadı. Hayat mücadeleleri oldukça ağır şartlarda aynen sürüyor ama bu mücadele içindeki duruş biçimlerinde, kendileriyle, eşleriyle, çocuklarıyla ve etraflarıyla olan ilişkilerinde önemli ve olumlu bir değişiklik var. Aslında belki değişmediler de kendilerine biraz daha yaklaştılar. Yaşamlarında önemli anlar da yaşanmadı değil. Örneğin filmin İstanbul Film Festivali'ndeki gösterimine katıldılar. Geçtiğimiz günlerde de aralarından ikisi San Sebastian'da bir film festivaline davet edildi, Nisan'da ilk kez yurt dışına çıktılar. Bu arada eşlerinden bazıları da tiyatroya oyuncu olarak katıldı. 

Onlar için "Oyun" ve hayat aynen devam ediyor… 

“Oyun” Ne Anlatıyor? 

Toros dağlarında bir köyde yaşayan, günlerini tarlada, inşaatta, evde ve bitmek tükenmek bilmeyen işlerde çalışarak geçiren dokuz köylü kadın yaşamın ezici yükünü hafifletmek için bu defa bambaşka bir nedenle bir araya gelirler. Amaçları kendi hayatlarından yola çıkarak bir tiyatro oyunu yazmak ve oynamaktır. O zamana kadar kapısından bile geçmeye korktukları okulda toplanırlar, müdür Hüseyin Bey ile çalışırlar, kendilerine bile anlatmaya çekindikleri hayat hikayelerini ortaya dökerler, hayatlarıyla yüzleşirler. Günlerce, köyün erkeklerinin meraklı bakışları altında, durmak yorulmak bilmeden çalışırlar, tartışırlar ve büyük keyifle bir oyun ortaya çıkarırlar: “Kadının Feryadı!”. İşte “Oyun”, bu oyunun oluşma sürecini ve kadınların bu süreçte geçirdiği değişimi anlatıyor.

Künye

Yapım

Pelin Esmer

Yönetim

Pelin Esmer

Ortak yapımcı

Nida Karabol Akdeniz

Uygulayıcı yapımcı

Tolga Esmer

Özgün müzik

Mazlum Çimen

Kamera

Pelin Esmer

Montaj

Pelin Esmer

Yapım sorumlusu

Peri Johnson

Oyun sahnelerinde ikinci

ve üçüncü kamera

Mustafa Ünlü,

Özlem Özbek

Ses kaydı

Emrah Yıldırım, Bülent Kılıç

Post-prodüksiyon sorumlusu

Cem Yıldırım

Oyuncular

Arslanköy Tiyatro Ekibi:

Behiye Yanık, Cennet Güneş, Fatma Fatih, Fatma Kahraman, Hüseyin Arslanköylü, Naşide Kahraman, Nesime Kahraman, Saniye Cengiz, Ümmüye Koçak, Ümmü Kurt, Zeynep Fatih

 

Yönetmen: Pelin Esmer

1972'de İstanbul'da doğan Esmer, Boğaziçi Üniversitesi'nin sosyoloji bölümünden mezun olduktan sonra bir yıl Yavuz Özkan'ın sinema atölyesine devam etti. Türk ve yabancı yapım belgesel, uzun metraj sinema ve reklam filmlerinde yönetmen yardımcılığı yaptı.

2002 yılında çektiği, ilk filmi olan “Koleksiyoncu” adlı belgesel, Roma Bağımsız Film Festivali'nde En İyi Belgesel, Ankara Film Festivali'nde de üçüncülük ödülü aldı; Yunanistan, Küba, Danimarka, Almanya ve ABD'de çeşitli uluslararası film festivallerinde gösterildi. Kadir Has Üniversitesi'nde belgesel film üzerine ders verdi. Oyun, çektiği son filmdir. 

Filmografi

  • Oyun (2005): yönetmen, yapımcı, kamera, kurgu

  • Koleksiyoncu (2002): yönetmen, yapımcı, kurgu

  • Gönlümdeki Köşk Olmasa – Omfavn Mig Måne (yön: Elisabeth Rygard, 2002): yönetmen yardımısı

  • Deli Yürek Bumerang Cehennemi (yön: Osman Sınav, 2001): yönetmen yardımcısı

  • Cumhuriyet (yön: Ziya Öztan, 1998): yönetmen yardımcısı

  • Conversations across Bosphorus (yön: Jeanne Finley, 1995): yönetmen yardımcısı


EDİTÖR HAKKINDA BİLGİ

Dilhan S. Hız, 1978 İstanbul doğumlu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Kendini, yazarak ifade etmeye ve yazarak hayata karşı durmaya çabalıyor. Tiyatro ve sinemayla ilgileniyor. Hobi olarak fotoğraf çekiyor.

Detaylı Bilgi


 

HABERLER

 

 

Yaşı Tarihle Eşit: Hasankeyf


Disleksi: Özel Öğrenme Güçlüğü


Arka Sokak Modacıları


Okullarda “Beyaz Bayrak” Yarışı 


Hayat Okumakla Güzel


Tuz Gölü Lağım Olmadan!


Yeryüzünün Yüzleri


Ada Vapuru’nun İçinde...


Makrobiyotik Beslenme


Besinler Neleri İçeriyor? Hangi Besin Neye Yarıyor?


ABD'deki Okullarda Gazlı ve Şekerli İçecekler Yasaklandı


Çizgi Filmler Çocukların Karakterlerini Etkiliyor


“Oyun” Filmi Ödüle Doymuyor!


Kadıköy'de Kısa Film Günleri


Sayılardan Renk, Seslerden Şekil olur


Kendini Koruma Sanatı


Muson Mevsiminde Uttaranchal (II.Bölüm)


Bir Popüler Kültür Ürünü Olarak Yoga 


Renklerle Karakter Analizi


Ateşli Beyaz Geceler (astroloji)


Sibirya'da Bütün Bir Mamut İskeleti Bulundu

 

KÖŞE YAZARLARI

Mahmut Şaylıkay

Baban Mı Var Derdin Var


Uzay Gökerman

Kıyamet Tarikatleri mi?


Didem Çivici

Ruhun Yolculuğu


Uzay Gökerman

İnanmak


Doruk Oğuz

Ey İnsan Birey!


Meltem Bingöl

Kuşlar


Rüya Yüksel

Dostluk üzerine


Burcu Özgeçen

İlişkiler üzerine... 


Burçin İvren

Bu Sana Üstat 


Çiğdem Aksoy

Her Yerde Kar Var


Burak Kaan Kızılkan

Özgürlük


Mukaddes Öztürk Odacı

Yaradan'a Yakarış


Mahmut Şaylıkay

Düşümdeki Anneme


SEÇİLMİŞ ŞİİRLER

Nebile Ayyüce KOTANCI

Yağmur KOTANCI

Seda ÖZKARAYURT

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  6 Ekim 2008 TSİ 07:25