|
Haber: Dilhan
S. Hız
Kültür Sanat
Haberleri, İstanbul
“Oyun” Filmi
Ödüle Doymuyor!...
Belgesel
filmi halk kitleleriyle buluşturan “Oyun” filminin yönetmeni
Pelin Esmer, geçtiğimiz hafta “New York Tribeca Film
Festivali”nde kazandığı “En İyi Yeni Belgesel Film Yönetmeni”
ödülünden sonra bu
kez de İspanya'da bir ödül kazandı.
Şimdiye
dek ödül sayısını toplam altıya çıkaran Pelin Esmer'in "Oyun"
adlı filmi dün sona eren “Vitoria Yeni Avrupa Filmleri
Yarışması”nda “İnsan Hakları Ödülü”ne layık görüldü.
Umut Sanat’ın dağıtımını, Pelin Esmer ve Nida Karabol’un
yapımcılığını üstlendiği; “Oyun” ülkemizde vizyondaki
gösterimine devam ediyor. Mersin’in bir dağ köyünde kendi
hayatlarından yola çıkarak bir tiyatro oyunu sahneye koyan dokuz
kadının öyküsünü anlatan kurmaca ile belgesel arasında sıradışı
bir film olan “Oyun” sanatın kent ya da kırsal tanımayan
enginliğini gözler önüne seriyor.
Yönetmen
Pelin Esmer’in Filmine İlişkin Görüşü
“Kendi
köylerinde tiyatro yapan bu dokuz kadın, ben bu filmi çeksem de
çekmesem de, hayat hikayelerinden yola çıkıp bir oyun yazacak ve
sahneleyeceklerdi. İşin en heyecan verici tarafı buydu benim
için. Filmi, o köyde, o an, o olayı yaşayan insanlarla, görünmez
olmaya çalışmadan ama usulca yaşamlarına dahil olarak çekmek,
belgesel gibi kurmaca değil, kurmaca gibi bir belgesel film
yapmak istedim. Zamanla, onların oyunlarıyla gerçek hayatları
arasındaki çizgi flulaştıkça, filmin kurmacayla, belgesel
arasındaki çizgide gidip gelişini izlemek çok önemli bir deneyim
oldu. Üç kişilik ekibimizle bir film ekibinden çok onların
tiyatro ekiplerinin bir parçası olduk. Benzer koşullarda
çalışarak, onlar beş haftanın sonunda “hayatlarının oyunu”nu
ortaya çıkarttılar ben de iki yıl sonra “Oyun” filmini”.
Yapım Notları…
Pelin Esmer Toroslar'daki
köylerinde tiyatro yapan bu kadınların varlığını gazetede
okuduğu bir haber sayesinde öğrendi ve hemen köylerine gitti,
önce tebrik etmek sonra da onlarla ilgili bir belgesel yapma
fikrini paylaşmak için. Hiç çekim yapmadan beraber birkaç gün
geçirdiler ve birbirlerini tanımaya çalıştılar. Kadınlar üç
hafta sonra yeni bir oyunun hazırlıklarına başlayacaklarını
söylediler. Oynadıkları ilk oyun başka bir köyde geçen bir
öyküyü anlatıyordu ve pek ısınamamışlardı. Bu kez o güne kadar
paylaşmaya çekindikleri öykülerini kendi hayat öykülerini, lise
müdürü Hüseyin Bey'e anlatacaklar, Hüseyin Bey onların da
katkısıyla bu öykülere dayalı bir oyun yazacak ve hep beraber
köylerinde sahneleyeceklerdi. Pelin Esmer'in Oyun filmini
çekmeye karar vermesinde en belirleyici unsur bu oldu.
Pelin
Esmer daha sonra yalnızca bir kez yaşanabilecek bir olaya şahit
olabilmek ve filme çekebilmek için üç hafta içinde çok kısıtlı
imkanlarla üç kişilik bir ekip oluşturdu ve Arslanköy'e gitti.
Beş buçuk hafta köyün lojmanında kaldılar ve bu süre içinde
doksan dört saatlik film çektiler. Yönetmenin asıl ilgisini
çeken şey kadınların tiyatro yoluyla vermek istedikleri mesajın
ötesinde, tek tek karakterler ve oyunu sahneleme aşamasında
yaşadıkları süreç ve değişimdi. Pelin Esmer çektiği doksan dört
saatlik filmi yetmiş dakikalık bir film haline getirmek için iki
yıl boyunca farklı montajlar denedi. Sonuçta söylemek ya da
söyletmektense görmeye ve göstermeye çalışan, kurmaca ile
belgesel arasında bir film ortaya çıktı.
Film tamamlandıktan, hatta
festivallere gitmeye başladıktan sonra bile Arslanköylü
kadınların hayatında görünürde, gündelik hayatlarında değişen
hiçbir şey olmadı. Hayat mücadeleleri oldukça ağır şartlarda
aynen sürüyor ama bu mücadele içindeki duruş biçimlerinde,
kendileriyle, eşleriyle, çocuklarıyla ve etraflarıyla olan
ilişkilerinde önemli ve olumlu bir değişiklik var. Aslında belki
değişmediler de kendilerine biraz daha yaklaştılar. Yaşamlarında
önemli anlar da yaşanmadı değil. Örneğin filmin İstanbul Film
Festivali'ndeki gösterimine katıldılar. Geçtiğimiz günlerde de
aralarından ikisi San Sebastian'da bir film festivaline davet
edildi, Nisan'da ilk kez yurt dışına çıktılar. Bu arada
eşlerinden bazıları da tiyatroya oyuncu olarak katıldı.
Onlar için "Oyun" ve hayat
aynen devam ediyor…
“Oyun” Ne
Anlatıyor?
Toros
dağlarında bir köyde yaşayan, günlerini tarlada, inşaatta, evde
ve bitmek tükenmek bilmeyen işlerde çalışarak geçiren dokuz
köylü kadın yaşamın ezici yükünü hafifletmek için bu defa
bambaşka bir nedenle bir araya gelirler. Amaçları kendi
hayatlarından yola çıkarak bir tiyatro oyunu yazmak ve
oynamaktır. O zamana kadar kapısından bile geçmeye korktukları
okulda toplanırlar, müdür Hüseyin Bey ile çalışırlar,
kendilerine bile anlatmaya çekindikleri hayat hikayelerini
ortaya dökerler, hayatlarıyla yüzleşirler. Günlerce, köyün
erkeklerinin meraklı bakışları altında, durmak yorulmak bilmeden
çalışırlar, tartışırlar ve büyük keyifle bir oyun ortaya
çıkarırlar: “Kadının Feryadı!”. İşte
“Oyun”, bu oyunun oluşma sürecini ve kadınların bu süreçte
geçirdiği değişimi anlatıyor.
Künye
|
|
Yapım |
Pelin Esmer |
|
Yönetim |
Pelin Esmer |
|
Ortak yapımcı |
Nida Karabol Akdeniz |
|
Uygulayıcı yapımcı |
Tolga Esmer |
|
Özgün müzik |
Mazlum Çimen |
|
Kamera |
Pelin Esmer |
|
Montaj |
Pelin Esmer |
|
Yapım sorumlusu |
Peri Johnson |
|
Oyun sahnelerinde ikinci
ve
üçüncü kamera |
Mustafa Ünlü,
Özlem Özbek |
|
Ses kaydı |
Emrah Yıldırım, Bülent Kılıç |
|
Post-prodüksiyon sorumlusu |
Cem Yıldırım |
|
Oyuncular |
Arslanköy Tiyatro Ekibi:
Behiye Yanık, Cennet Güneş, Fatma Fatih, Fatma Kahraman,
Hüseyin Arslanköylü, Naşide Kahraman, Nesime Kahraman,
Saniye Cengiz, Ümmüye Koçak, Ümmü Kurt, Zeynep Fatih |
Yönetmen: Pelin Esmer
1972'de
İstanbul'da doğan Esmer, Boğaziçi Üniversitesi'nin sosyoloji
bölümünden mezun olduktan sonra bir yıl Yavuz Özkan'ın sinema
atölyesine devam etti. Türk ve yabancı yapım belgesel, uzun
metraj sinema ve reklam filmlerinde yönetmen yardımcılığı yaptı.
2002
yılında çektiği, ilk filmi olan “Koleksiyoncu” adlı belgesel,
Roma Bağımsız Film Festivali'nde En İyi Belgesel, Ankara Film
Festivali'nde de üçüncülük ödülü aldı; Yunanistan, Küba,
Danimarka, Almanya ve ABD'de çeşitli uluslararası film
festivallerinde gösterildi. Kadir Has Üniversitesi'nde belgesel
film üzerine ders verdi. Oyun, çektiği son filmdir.
Filmografi
-
Oyun (2005):
yönetmen, yapımcı, kamera, kurgu
-
Koleksiyoncu (2002):
yönetmen, yapımcı, kurgu
-
Gönlümdeki Köşk Olmasa – Omfavn Mig Måne (yön: Elisabeth Rygard,
2002):
yönetmen yardımısı
-
Deli Yürek Bumerang Cehennemi (yön: Osman Sınav, 2001):
yönetmen yardımcısı
-
Cumhuriyet (yön: Ziya Öztan, 1998):
yönetmen yardımcısı
-
Conversations across Bosphorus (yön: Jeanne Finley, 1995):
yönetmen yardımcısı
EDİTÖR
HAKKINDA BİLGİ
Dilhan S.
Hız, 1978 İstanbul doğumlu. Marmara Üniversitesi
İletişim Fakültesi mezunu. Kendini, yazarak ifade etmeye ve
yazarak hayata karşı durmaya çabalıyor. Tiyatro ve sinemayla
ilgileniyor. Hobi olarak fotoğraf çekiyor.
Detaylı Bilgi
|