Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Haber: Dilhan S.Hız

Dünya Biyolojik Çeşitlilik Gününü Kutluyoruz!...

Üzerinde yaşadığımız dünyanın değerini biliyor muyuz sizce? Cevap ne yazık ki “Hayır”! Hatta Dünya hiç bu kadar kötü olmamıştı! Gün geçmiyor ki bu büyük mavi kürenin üzerinde bir değişiklik olmasın. Doğal varlıklar günden güne tükenirken artan nüfusun baskısıyla doğal kaynakların yetersizliği de iyiden iyiye ortaya çıkıyor. Bizler, yani insanoğlu sürekli tüketiyoruz. Aslında geleceğimizi ve çocuklarımıza bırakacağımız yarınları tükettiğimizin farkında bile değiliz. Sizce yorgun ve yaşlı gezegenimiz bu zulme daha ne kadar dayanabilir?

Gelin 22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Gününde, elimizdeki hazineye kucak açalım ve bu günü laf olsun diye değil de doğanın bir parçası, insanoğlu olmanın bilinciyle kutlayalım... 

 

 

Neler Oluyor Hayatta?...

 

·         Dünya Koruma Birliği’nin Tehlike Altındaki Türler Kırmızı Listesi büyük ölçekli kayıplara doğru gidildiğini gösteriyor. 2000 yılında yapılan değerlendirme sonucunda görüldü ki 9.946 kuş türünün sekizde birinin, 4.673 memeli türünün dörtte birinin ve 25.000 balık türünün üçte birinin yok olma tehlikesi altında!

·         Çevre kirliliği, Asya-Pasifik bölgesinde yılda yaklaşık bir milyon kişinin ölümüne yol açıyor! Dünya Sağlık Örgütü [WHO] tarafından hazırlanan rapora göre adı geçen bölgede yetersiz hijyen, kirli su tüketimi ve katı yakıt kullanımın evlerde yarattığı kirlilik nedeniyle her yıl yaklaşık 580 bin kişi hayatını kaybediyor.

·         Erozyonun toprağın verimliliği üzerindeki etkisini analiz eden düzinelerce ABD kökenli araştırma, bir inç üst  kaybının buğday ve mısır verimini yüzde 6 düşürdüğünü ortaya koyuyor. Doğanın bir inç üst toprağı oluşturabilmesi için asırlarca zamana gerek olduğuna göre, zaman dilimlerinin insan zaman ölçeğiyle ölçülmesi durumunda mevcut kayıplar geri getirilebilecek gibi görünmüyor.

·         Sürekli sözünü ettiğimiz “küresel ısınma” zararlı etkilerine her gün bir yenisini ekliyor. Küresel ısınma sadece iklim değişikliklerine yol açmıyor. İklim değişikliği ve küresel ısınmanın yarattığı etkiler nedeniyle Alaska'da buz kütleleri parçalanıyor ve inceliyor. Bölgedeki kutup ayıları bu buzullar arasında boğuluyor, hayatta kalabilenler ise giderek zayıflıyor. Kutup ayılarının boğulmaya başlaması haberlerini şaşkınlıkla karşılayan uzmanlar, "bugüne kadar kutup ayılarının boğulduğuna pek rastlanmadı" diyor.

·         Dünya çapında, her yıl 26 milyar ton madde kullanılıyor. Bunlar arasında yol yapımında ve inşaatlarda kullanılan 20 milyar ton taş, kum ve çakıl; çelik yapımında kullanılan 1 milyar ton demir ve altın elde etmek için kullanılan 700 milyon ton altın madeni var. Ormanlardan, yakıt olarak kullanılmak üzere 1,7 milyar ton odun, tahta ürünler için 1 milyar ton ve kağıt üretmek içinse 300 milyon tonun üzerinde ürün alınmakta. Ekinlerimizin topraktan aldığı besinin yerini almak üzere potasyum ve fosfor üretmek amacıyla 139 milyon ton fosfat ve 26 milyon ton potas çıkarılıyor.

·         Dünya üzerinde 1,1 milyar insan yetersiz beslenmekte ve çok zayıf. Bu rakam Dünya Bankası’nın yoksulluk içinde yaşayan yani günde 1$ ya da daha azıyla geçinen, insan sayısı tahmini olan 1,3 milyar rakamıyla uyumlu gözüküyor.

·         Dünya çapında ormanlar her yıl 9 milyon hektar azalıyor. Bu oranın Portekiz’in yüzölçümüne eşit olduğunun farkında mısınız?

·         Ormansızlaşma her yeni gün acı sonuçlarını göz önüne seriyor. 1988 yazında Yangtze Nehri havzasındaki rekor sel 120 milyon insanın evinden çıkmasına neden oldu. Başta “doğal afet” olarak gösterilmesine rağmen, asıl neden, havzadaki doğal ağaç örtüsünün yüzde 85’inin kaldırılması, geriye kalan bitki örtüsünün ise şiddetli yağmurları tutamamasından kaynaklanmaktaydı.

·         Zaman geçtikçe ne mi olacak? 2050’ye kadar dünya nüfusuna eklenecek 3,2 milyar insan zaten su kıtlığı yaşanan ülkelerde doğunca, durum daha da hassaslaşacak. Dünya besin arzının yüzde 40’ının sulanan alanlardan elde edilmesi, su kıtlığının besin güvenliğini doğrudan etkilediğinin bir göstergesi. Gelecekte su kıtlığı ile birlikte besin kıtlığının da yaşanacağı çok net bir gerçektir. İlk şehirler binlerce yıl önce oluşmuş olsa da, dünya nüfusunun şehirleşmesi yoğun olarak son yarım yüzyılda gerçekleşmiştir. 1950 yılında şehirlerde 750 milyon kişi yaşıyordu. 2000 yılında, bu rakam dört kat artarak, 2,9 milyara tırmandı. Birleşmiş Milletler, 2050’de üçte ikimizin şehirlerde yaşayacağını öngörüyor.

·         Ve tabii ki Dünya nüfusu 1950 yılından beri iki misli arttı. 1950’den önce doğanlar hayatları boyunca tarihte ilk kez nüfusun iki katına çıkışına tanık olma ayrıcalığına sahip oldular. Başka bir deyişle, 1950’den bu yana daha önceki 4 milyon yıl boyunca olandan daha fazla sayıda insan eklendi.

 

Yukarıda sözünü ettiğimiz gerçekler giderek daha ciddi boyutlara ulaşıyor. Yakında kutlayabileceğimiz bir “Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü” olmayacak. Çünkü Dünya üzerinde biyolojik çeşitlilik diye bir şey kalmayacak! Lütfen bu kez laf olsun diye değil, gerçekten olması gerektiği için kutlayalım bu günü. Çocuklarımız ve yarınları için...


EDİTÖR HAKKINDA BİLGİ

Dilhan S. Hız, 1978 İstanbul doğumlu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Kendini, yazarak ifade etmeye ve yazarak hayata karşı durmaya çabalıyor. Tiyatro ve sinemayla ilgileniyor. Hobi olarak fotoğraf çekiyor.

Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Sinop'ta Nükleer Santral?


Nükleer Enerji Kazaları


Çocukları Vurmayın!


Şiddet


Duygusal Vampirler Geliyor...


Kitap Okumak Onların da Hakkı


Kardeşini Seç


Ritalin Dosyası


Çocuklarınızın Geleceği Sizin Elinizde


Zamane İstanbul'u


Muson Mevsiminde Uttaranchal


Afrika'nın Altın Sesi: Salif Keita


Müzik Haberleri


Masajla, Rahatsızlıklara Son


Güneş Tutulması, Dünyadaki İndigolar, Küresel Barış ve Türkiye


İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor


Mayıs Nane'leri (astroloji)


Renkler

 

 

KÖŞE YAZARLARI

Burcu Özgeçen

Sevgi, Uyanış, Varlık


Günyüz Keskin

İntar


Funda Umut Pakkal

Gençler Nereye Koşuyor?


Uzay Gökerman

Ruh Üzerine


Haluk Tunç İlker

DeğiŞİM Şimdi.


Rüya Yüksel

Kaosu yaşamak


Didem Çivici

Yaşam Nefesi


Günyüz Keskin

Ertelenmiş Vakitler


Mahmut Şaylıkay

Güneşe Yolculuk


Uzay Gökerman

Belki üstümüzden bir Ay geçer...


Mukaddes Öztürk Odacı

Ruh Eşime

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  6 Eylül 2008 TSİ 20:00