Sayı 38|KASIM 2008            Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Aşkı Var

Şair: Yasin Sarı


Sıla Mektubu

Şair: Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Yazar: Didem Çivici

Yazı'nın Dualitesi

Yazı... Kadim uygarlıklarda itibar sembolü olan yazı, halk arasına inememişti. İlk dönemlerde ses temeli üzerine dayanan yazı, zamanla kullanılır hale gelmiş ve şekil değiştirmeye başlamıştı. Lakin şu bilinmektedir ki, resim yazı insan tarihi kadar eskidir. İnsan gördüklerini resimleme, anlatma gereği duymuştur hep. İlerleyen çağlarda sadece belirli bir kesime hitap etmiştir, ki bu kesim dine dayalı tutularak rahip ve din adamlarına atfedilmiştir. Lakin dikkatleri pek de çekmeyen  bir nokta var belki de. Günlük yaşamımızda, kökenini düşünmeden kullanıyor olduğumuz "alışkanlık" halini almış davranışlardan biri olan yazıyı neye bağlı olarak yönlendiriyoruz. Toplumlar arası yazı yönü değişmektedir, özellikle sağdan sola ve soldan sağa olmak üzere. Peki, bunun asli nedeni ne olabilir?

Sami ve Ari ırklarının yazı stillerinin temel farklılıkları neye dayanmaktadır? Tektanrı inancına sahip Sami Irkı'nın Siyahi Irk'ı taşıması ve Beyaz Irk'ı taşıyan Ari Irkı'nın tam tersine çoktanrıcılığa yönelik inançları ve mitolojiye meyilli olmaları, iki ırkın arasındaki temel farklılıktı. Atalarından beri aşıdıkları bu inançlar yaşamlarının her alanında kendisini belli etmekteydi elbette. İnanç, dinsel ritüel ve davranışlarının yanı sıra, bunlarla doğrudan etkileşim halinde bulunan yazıyı da etkisi altına almıştı.

Yazı kalıbındaki dikkat çeken bir ayrıntı olarak yazının yönünü incelediğimizde bir nokta gerçekten ilgi çekicidir. Sami milletleri sağdan sola, Ari milletleri ise soldan sağa  yazı kullanmaktaydılar. Bu noktada karşımıza Fabre d'Olivet'in savı çıkmaktadır. Sami ırkının temelini oluşturan Siyahi rahipler Güney Yarımküre'de bulunmaktaydılar. Bu rahipler, kullandıkları işaretleri hayvan derisi ya da taş bloklar üzerinde resmekteydiler. Burada ilginç olan şu ki, yüzlerini güney kutbuna doğru, yani atalarının geldiği yöne doğru çevirirlerdi, ve bu, yazılarının sağdan sola doğru olması ile sonuçlanırdı. Neden mi? Çünkü bu rahipler yazılarını doğuya, yani "Işığın kaynağı"na doğru yazarlardı. Arapların, Fenike, Kaldelilerin yazılarının bu doğrultuda geliştiğini söyleyebiliriz sanıyorum.

Beyaz Irk'a gelince. Tahmin edilenin üzerine onlar da kuzey kutbunda yaşamaktaydılar. Bu ırka ait rahipler yazıyı Siyahi Irk'tan öğrenmişlerdi. Aldıkları işaretleri kendi kültürleri ile birleştirmiş ve kendi duygularını katmışlardı. Ve tahmin edilen üzerine, bulundukları coğrafi konum itibari ile yüzlerini kuzeye çevirir ve doğuya doğru yazarlardı; batıdan doğuya, soldan sağa; "Işığa doğru"... Kelt, Zent, Sanskrit, Yunan ve Latin yazılarının kökenini oluşturan Ari yazıları göründüğü gibi hala etkilerini sürdürmektedir.

"Bir" olandan bu yana yaşamlarımızı etkileyen "Işık", gördüğümüz gibi her alanda karşımıza çıkıyor. Kadim uygarlıkların, bilinçlerindeki belirli nedenler doğrultusunda güneşe, "dünya yaşamının kaynağına doğru" yönelmesi elbette tesadüf değil. Yüzlerini kendi Atalarının vatanlarına, kuzeye ya da güneye doğru dönmüşler, lakin amaçları her zaman IŞIK olmuştur. Bu, bilinçler altında bulunan "Işığa Özlem"den kaynaklanmakta kanaatimce. Tüm yaşamımız boyunca amaç olarak içimizde taşıdığımız olguya...

Şu anda içerisinde bulunduğumuz ve hayatımızın her alanına; kültür, sanat, fikir, bilim, felsefe alanlarımıza etki etmiş olan bu iki ırkın elbette ki önemi büyüktür. Bir şekilde dünyevi yaşam üzerindeki dualiteyi gözler önüne sermektedir diye düşünüyorum. Sami Irkı, "Birlik" ve "Evrensellik" fikrini sembolize ederken, Ari Irkı da dünyevi ve dünya ötesi alemlerin üzerinde hüküm sahibi olan, "yukarıya tırmanış"ı aksettiren bir kainat düzenini önümüze serer. Tam anlamıyla zıtlığı içerisinde barındıran tam bir varoluşu içlerinde barındırmaktadırlar. Birleşimleri, tekliği yansıtır: Sami zeka, Tanrı'dan insana doğru inişi; Ari zeka ise insandan Tanrı'ya doğru tırmanışı sembolize eder. Burada kendi sembolerini taşıyan iki beden karşımıza çıkar: Sami, yargılayıcı "Baş Melek"; Ari ise "Promete"dir. Sami, Tanrısal yargılama, bensel sorgulamayı taşır kendi içinde; ve Ari ise "Promete" sembolü ile insan bedeninin tanrısal ateş ile bütünlüğünün simgesidir bir anlamda.

Yazı, tarihimizin en önemli "buluş"larından ilan edilirken, içerisinde bulundurduğu inançları da farkettirmeden bizimle paylaşıyor. Temelindeki dualiteyi bu iki ırkla gözler önüne seriyor bir şekilde. Birliğimizde taşıyor olduğumuz bu dualite zaman zaman birbirleri üzerinde baskı kurmaya çalışmaktadır elbette; ki kaosu oluşturan ikiliğin bütünleşme sürecidir, sonu birliğe ulaşacak olan.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Didem Çivici, 1985 İstanbul doğumlu. 10-12 yaşlarından beri Spiritoloji ve Şifa çalışmalarıyla ilgileniyor. 2 yıldır Yoga, Doğa sporları ve latin dansları yapıyor. Ayrıca çevirmenlik te yapıyor. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Ses Dehâ

Cem Adrian


Pinochet ve Saddam’ın Sonları


140 Milyon Çocuk Okula Gitmemiş


Reklamcılar ve Topluma Etkileri


Kuantum Düşünce Tekniği


Tarih Dostları Darphane’de Buluştu


Nobelli Orhan Pamuk


Tercihimiz Ne Kadar Ahlâkî?


Loreena McKennitt’in Taşıdığı Oryantalizm


Tüp Bebek Yöntemi


Vejetaryenlik


Tamaro'dan Yeni Kitap


RealAge ile Sağlıklı Gençleşin


Şeker Hastalığına Son


Tek Göz Evde 24 Kişi


İşte Bir Öğrenci Servisi


Enerji & Tıp


Dua Araştırmaları


Emekliler Çalışıyor


Özgür Seçimler ve Umutlar (astroloji)

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Çağlar Demirdoğan

Bir Kente Ait Olmak


Hümeyra Tümay

Nefesimiz, Hayatımız & Biz


Melda Güngül

Çalışmak ya da Çalışmamak


Didem Çivici

Yazı'nın Dualitesi


Didem Çivici

Sadece... Ben...


Asu Sanem Kaya

Rüyacı; Duvarların Ötesinde


Fırat Erdoğan

Kalmak Geçmişe Mecbur Yaşamaktır 


Rüya Yüksel

Kendini Sevebilmek


Didem Çivici

Kristalize Yaşam ve Yeni Bir Yolculuk 


Funda Umut Pakkal

"Kristal Çocuk" Annesi Olmak

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  14 KASIM 2008 TSİ 07:11