Sayı 38|KASIM 2008            Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Aşkı Var

Şair: Yasin Sarı


Sıla Mektubu

Şair: Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Yazar: Didem Çivici

Direniş

İlk defa bir yazıya başlarken ilk olarak başlığı kondurdum sayfanın başına: "Direniş"... Önümde Greenday'in Darfur'daki manzaraları konu alan klibi, John Lennon'ın "Working Class Hero"sunu dinliyorum: 

"Doğduğunuz anda küçük hissetmenizi sağlarlar.

Acı çok büyüyene kadar hiç bir şey hissetmezsiniz...

 

Size evde ve okulda zarar verirler...

Zekiyseniz nefret eder ve aptal olarak görürler.

Tam olarak çıldırana dek onların kurallarını takip edemezsiniz.

 

Yirmi yıl boyunca size işkence edip sizi korkuttuktan sonra,

Bir kariyer seçmenizi umarlar.

Gerçekten harekete geçemeyince korkuyla dolarsınız.

...

Sizi din, seks ve televizyonla uyuştururlar,

Ve çok zeki, sınıfsız ve özgür olduğunuzu düşünürsünüz.

Lakin görüyorum ki hala *** budalalarsınız.

...

Size hala tepede bir yer olduğunu söylüyorlar.

Fakat ilk önce öldürürken nasıl gülümseyeceğinizi öğrenmelisiniz."

 

Beni bu yazıyı yazmaya "teşvik" eden ise gazete sayfalarındaki başlıklar oldu. Şarkı içime işlerken, gazete başlıkları da üst üste gözümün önünden geçmeye başladılar. Dünya geneline bakıldığında muazzam bir direniş gözlemlenmekteydi. Toplumların "direnç" gösterdiği çeşitli oluşumlardan ötürü ortaya çıkan bin bir türlü savaş senaryosu, yaşamlarımızın her alanını kaplıyor artık.

"En büyük barış gücü Darfur'da"

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin senelerden sonra Darfur bölgesine şimdiye kadarki en büyük barış gücünü gönderme kararını okuyorum. 26 bin asker... Sudan'ın, 4 yıldır iç savaşın sürdüğü Darfur bölgesinde bu süreç boyunca 200.000 kişi yaşamını yitirdi. Bununla da kalmadı elbet: 2 milyon kişi yer değiştirmek zorunda kaldı ve 4 milyon insan ise yardıma bağlı şekilde yaşam savaşı veriyor. Daha önce de sunulmuş olan tasarının içeriğinin "hafifletilmesi" ile Sudan ve Sudan'ı destekleyen Çin Hükümeti'nin bu anlaşmayı kabul etmesi her ne kadar ABD senatörlerinin "Tasarıyı hazırlayanlar Sudan'ın baskısına teslim olmuştur." yanıtı ile karşılaşılsa da, yıllık harcaması 2 milyar dolar olacağı tahmin edilen bu barış gücünün "BARIŞ"a katacağı nimetleri elbette ki önümüzdeki dönemde göreceğiz. Bu bir çözüm mü; ya da geç mi kalındı? Bu sorulara da alınacak bir cevap yok gibi görünüyor şimdilik; zira her kafadan bir ses çıktığı yadsınamayacak bir gerçek. Başlangıç olarak bir yıllığına BM-Afrika Birliği Karma Barış Gücü Harekâtı (UNAMID) başlatma kararının evrenimiz içerisindeki yankılarına tanık olacağız. 

Darfur için yazılanlarla birlikte gözüme çarpanlardan bir diğeri de Cidde gençliğinin dışavurumlarıydı. "Kendini ifade etmek" için duvarlara resmedilenler, Suudi Arabistan'ın sahil kenti belediyesinin uygulamaları sonucu biraz (!) sessiz kalmaya başlamış. Geçtiğimiz Şubat ayında grafiti yapan bir gencin 60 kırbaç ve 500 dolar para cezası ile "kendine gelmesi" (!) sonucunda belli oluyor ki ülkenin %60 nüfusunu oluşturan bu gençler de onlara düşen payı alıyorlar. Direnişlerimizin başka bir yansıması bu; bambaşka bir pencere, lakin aynı yere açılıyor. 

 

Ve başka bir senaryo... 

5 Ağustos'ta gazetede çıkan bir haberle birlikte pazar kahvaltımın orta yerinde kahkahalar atmaya başlıyorum! Haberin başlığı şöyle: "Reenkarnasyon için izin alın!" Cumhuriyet gazetesinde yer alan haberi aynen iletiyorum: 

"Çin Hükümeti, şu anda hayatta olan Tibetli Budist liderlerin bundan böyle "reenkarnasyon için kendilerinden izin almaları gerektiğini" açıkladı. Pekin yönetiminin, Budizm'de yeniden hayata gelmek olarak adlandırılan reenkarnasyon inanışına yönelik çıkışının ardında Tibet'in sürgündeki ruhani lideri Dalay Lama'nın ölmesinin ardından bu göreve Çin yanlısı birini getirmek istemesinin yattığı belirtiliyor. Uygulamanın 1 Eylül'den itibaren geçerli olacağı belirtilen açıklamada, liderlere ilişkin reenkarnasyon başvurularının dini işler ofisine yapılabileceği kaydedildi." 

Trajikomik olan bu karar, bana Ortaçağ Avrupası'ndaki "cennet belgeleri"ni hatırlattı. Beden değiştirmek, ölmek ve yeniden doğmak için izin almak elbette ki her insanın hayali (!). Neden olmasın! Siyasi nedenlerle yoğrulan dünyamızda, kendi benliklerimize olan "direniş"lerimize üç örnek. Yokluktan var edilen bir savaş ortamına yüklenen politik amaçlı barış güçleri; yeni enerjilerin, eskilere direnişleri ve dinin ve inancın siyasi emeller için komik bir şekilde ifşa edilmesi. 

Swami Vivekananda'nın sesi usumda:

"Yaşamlarımızı sınırlı şeyler üzerinde yoğunlaştırdıkça, ölüme daha çabuk yaklaşırız." 

Sınırladıklarımız, direnç göstermeye çalıştıklarımız mı? Direnişlerimiz kime, ya da neye karşı? Korkunun neden olduğudur direnç ve kaçınılan, endişe yaratan olgular direnişe mahal verir. Peki, nelerden korkuyoruz böylesine güçlü bir şekilde? Birliğimizde düzeni sarsan bu kadar güçlü korkuyu serbest bırakmak zor, bu aşikâr; lakin sahip olduğumuz bir şey var ki, tüm kâinatta hiç bir şey tanımaz: Sevgi.

HABERLER

 

 

Beyin Dili Nöroterapi


Dünya Dışı Yaşam


Mutlak İktidar


Demokrasi Üzerine Bir Derleme


"Gündemimiz Çok Sığ"


Su Kıtlığı Mücadelesine Çağrı


Eğitime Gönüllü Desteği


Medyanın Şekil Verdiği Çocuk


Twixt


Bir İnsan Yaratıyoruz


Sürü ve Yetkeci Çobanlar


Çok Bilinmeyenli Dönemeçler


Eşcinsellere Eşit Hak ve Özgürlükler


Kuantum Anlayışı ile Maddeden Enerjiye


“Hiperaktif Oğlum”

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Zuhal Keresteci

Bugün ve Sanki


Hale Karaarslan

Sevgi En Derinlerimde


Burcu Akar

Gerçek Kimliğimiz Tanrısallık-2


Gürhan Faik Yeğit

Kılavuzluk ve Eğitmenlik


Can Duman

Rüzgârın Hoyratlığında Mağrur Bir Yaprak Gibi Olabilmek


Buse Doğan

Sensizliğin Erguvan Hali


Didem Çivici

Martı


Rüya Yüksel

Günahlarımla Sevaplarımla Aldım Başımı Gidiyorum


Vokan Burnaz

Kristal Elma


Didem Çivici

Unicorn'a Atıf


Volkan Burnaz

Ayrılış

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  14 KASIM 2008 TSİ 07:11