Sayı 37|EKİM 2008         Reklam | Anasayfa | Blog | Kurumsal | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Haber: Didem Çivici

Çevre Haberleri, İstanbul 

Barış Kadıköy'deydi 

Hepimizin içinde barış yankılanır her an! Ruhlar gökyüzünde kaybolurcasına heyecan ve umutla dökerken gözyaşlarını, yere düşen her bir damla umudu geri getirir dünyaya... İşte böyle bir gündü 28 Nisan. Nükleer enerji kullanımına hayır demek ve Küresel Isınmaya karşı birşeyler yapmaya çağırdık herkesi.

Mavi gökyüzünün özgürlüğüne içtim bu gün. Yollarıma düştüm gölgelemesin diye içim, içini. Kadıköy'de ses yükseltmek için, içimde büyüdüğünü farkettiğim o özlemi duyurmak için İskele Meydanı'nda toplandım. Bir beden soluk aldım, bir beden bağırdım, bir beden yürüdüm; bir beden sızladı yüreğim. Neyim eksik ki sızlanıyor içim; ne eksik burada, ki ağlıyorum için için? Ellerde taşınan pankartlar içten akanları gözlere iletmek için açılıyor birer birer. Gözlerde umut ve yakarış; sözlerde, gözleri aratmayacak bir matem ve inanç. Yapılmış olan hataları yinelememek ve düzeltmek için bir şans aramak için çıkılmış bir yol idi onlarınkisi, bizimkisi. Gençlerin çoğunluğu oluşturduğu, "Değişim kaçınılmaz!" mesajını ileten bir topluluk vardı önümde, gözlerimi yaşartan. 28 Nisan 2007... Öylesine güzel bir gün.

Ertesi gün Cumhuriyet için atılacak adımlar var; ben de katılıyorum. Lakin içimden geçenler garip, puslu... Haberlere bakıyorum; yolda yürürken onlara bakıyorum: "Bizim düşlediğimiz bir yaşamı böyle bir toplum üzerine nasıl inşa edebiliriz? Çok mu uzak... çok mu?" İçim acıyor birden bire, ağlıyorum. Düşlerimiz öylesine büyük ve yaşamı yaşanır kılar cinsten ki; ya...? Hayır, imkan vermeyeceğim! Lakin hala demokrasi ve cumhuriyet tartışmalarının gündemi doldurması... Tanrım! Dini reddetmenin ateizm sayıldığı, demokrasinin, özgürlüğün, düşüncenin yok sayıldığı bir yeryüzü burası! Nasıl...? Meydandaki yazılara bakıyor içim: "Nükleer Santral'e Hayır!", "Kyoto'yu İmzala!", "Yüzünü Güneş'e Dön!"... Cumhurbaşkanlığı'nın bu kadar sükse yaptığı bir yaşamda hiç kimsenin aklına gelmiyor mu ki, DÜNYA OLMAZSA NE CUMHURBAŞKANI KALIR, NE BİZ NE DE POLİTİKA!!! İçim anlamıyor...anlamıyor!!

Türküler çağıldıyor gökyüzünde; güneşe dönmüşüz hep birlikte yüzümüzü; HEP BİRLİKTE, BİZ... BİR ağızdan söyleniyor, şakılıyor masmavi bedenlerimizde. İçlerdeki çoşku, bir sonraki gün yapılacak muhasebelere mekan bırakmaksızın özünden gelenleri dile getiriyor sevgiyle. Mavi deniz, mavi biz, mavi gök... Kristaller gözlerinin içleri enerji dolu bize bakıyor, sözlerimizi dinliyor, bilgece bekliyorlar, sabırla. Can dostumla açıldığımız içimiz, o mavi günde anlamlandıramadıklarımızı bize iletiyor adeta. Beşiktaş İskelesi yanındaki çay bahçesinde sohbetimizle yolculuğa çıkarken, nelerin olmakta olduğunu farkedercesine sarılyor ruhlarımız bedenlerimizde sevişircesine. Ne güzel bir gün! Her şeye rağmen! Umut biziz; mavinin biz olduğu gibi...

Yolllar devam eder, hep. Maviliklerin sonu hiç gelmez, umutların sonunun gelmediği gibi. Ve o mavi günde bir kaç kişi masmavi yaptı 28 Nisan gününü; umutlar yeşerdi, enerji sinerjiye dönüştü, aktı tüm kainata. Yuvaya dönüşte kulağımda titreşenler o haykırışlarla birlikte daha da anlam kazandı, Creed...ONE: 

"Amaç BİRleşmek, elimi tut, kardeşim ol...

Yükselebilir ya da düşebiliriz, ancak sonunda kaderlerimiz BİRleşecek.

Tek yol BİR...

Dünya'yı değiştirmek istiyorum!.."

Düşler Ülkesi'ne yolculuklar yapmak istiyorum! Özlemim öylesine yoğun ki, öylesine derin, öylesine sarhoşum özlemiyle... Salıncakta sallanırken perilerin kanatlarının seslerini işitmek istiyor artık içim; insanların gözlerindeki o mucizevi ışığı "hep" görmek istiyorum; sadece barış olsun, umut olsun hep istiyor içim! Peter Pan olup Ağaçlarımın arasında kaybolmak istiyorum o kadim ormanlar içerisinde...

Sen sevgili! Ne karmaşa görüyorsan yıldırmasın! Biz burada oldukça VARız; burada oldukça maviyiz! Ne cumhuriyet hırsızları dediklerimiz, ne de cumhuriyet savunucuları; ne farkı var yıldırdıktan sonra birbirimizi? Daha yaşayacağımız yeri savunamazken, geriye kalanlarla neyi kurmaya çalışıyoruz?


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Didem Çivici, 1985 İstanbul doğumlu. 10-12 yaşlarından beri Spiritoloji ve Şifa çalışmalarıyla ilgileniyor. 2 yıldır Yoga, Doğa sporları ve latin dansları yapıyor. Ayrıca çevirmenlik te yapıyor. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Yükselen Yeni Tür; Homo Violents


Her Şeyin Teorisi


İklim Dostu Bir Yaşam


Şifacı Doktor İnci Erkin


Kanser Tedavisinde Akıllı Moleküller


Balinaların Nesli Tehlikede!


İki Kültür Arasında Çocuk Yetiştirmek


Yaratıcı İmgeleme Araştırmaları


Selçuk Erdem: İyi Çocuklar Değiliz Biz!


Okumanın Dinamiği


Nükleer Yayılma


Tiyatro Sporu ve Mahşer-i Cümbüş


Psikiyatrik Suistimalin Bilinmeyen Tarihi


Çocukluk Çağı Sinüzitleri


Barış Kadıköy'deydi 


Merakla Beklenen Seçim Kampanyaları


Tarım ve Hayvancılıkta AB'ye Uyum?


Haydi Türkiye Günde Bir Yumurta


Ayrıştırma


AKM Yıkılsın Mı?

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Uzay Gökerman 

Aydın Olgusu


İdil Soyseçkin

Mayıs Karnesi


Nilay Altın

Sihirli Dokunuşlar 


Burcu Akar

Anne Karnında Başlayan Öğrenilmiş Korkular -I-


Can Duman

Olmak Ya Da Olmamak


Didem Çivici

Her Şey Güzel


Arbil Çelen

Tamam O Zaman


Engin Sezen

Anne Babaların Yapageldikleri Hatalar


Melda Güngül

Ne Yapmalıyım?


Özge Esirgen

Dünya’da Büyümek 


Rüya Yüksel

Sevgiliye Mektup


Özge Gündem

AKM Yıkılırsa Sevgilimi Nerede Bekleyeceğim?


Volkan Burnaz

Burası Ne Kadar Bizsiz


Buse Doğan

Nasıl yani, anlamak için yaşamak, özlemek için yitirmek mi gerekir?


Didem Çivici

Salıncak


Eray Çetinkaya

Zaman Yaşamı Yiyor


Fırat Erdoğan

Kapatılan Köy Enstitüleri ve Açık Olan Okullarımız 

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  7 Ekim 2008 TSİ 19:20