Sayı 38|KASIM 2008            Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Aşkı Var

Şair: Yasin Sarı


Sıla Mektubu

Şair: Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Yazar: Didem Çivici

Sonbahar’ı Karşılarken

Hayatı boyunca ayakkabılarını çıkarıp da çime basmayan insanlar gördüm.

Yağmurla gelen kokuyu duymayanlar;

Toprağa dokunmayanlar...

Kuşların Akasya ağacının tohumlarını yerken çıkardıkları o sesi işitmeyen insanlar.

***

Sonbaharı özlemeyen insanlar gördüm.

Yağmurda sevişmeyen,

Tanrı'nın yağmurda olduğunu bilmeyen insanlar...

Kışın Karaköy vapurunun kıçında kahvesini yudumlamayanlar.

İstanbul'u yaşamayan insanlar gördüm.

***

Kapkara bulutların getirdikleriyle mutlu olmayan insanlar gördüm.

Hatta hiç mutluluğu tatmamış olanları.

Acıya sımsıkı tutunup, 'Bırakma beni!" diye bağıranlar...

İnsanlar gördüm...

***

Hep kendini arayan insanlar gördüm.

İçindekileri bir kenara bırakıp 'başkaları'nda arayanlar kendilerini;

Ve 'Beni bana götür,' diyenleri işitti kulaklarım,

Kendini bilmeyen insanlar gördüm.

Yabancı her şey... Hiç görmemişim gibi çevremdekileri...

Yalanlarla kor olan bir ruh takınmışsa bir beden, nedir onu böylesine tutuşturan?

Yalan, gerçeklerini gerçek kılan değil midir? Gözlerden içlere akılan o anlarda bedeni de kendisiyle yakan alevlerle sarılmamış mıdır ki? 

"Gökyüzünde ne çok yıldız var...

İçimizde ne çok hırsız var..." 

Kendimizin hırsızları içimizdeki yıldızlara benzemiş, geceyi bize getirenler olmuş masumane yalanlarla.

Dönmek, dönmek, dönmek... İçimize... "İÇ"... nasıl bir kelime bu? İçleşmiş bir ruhun kırıntılarıyla oyalanan bir çocuk gibi... İşlenmiş içimize...

Çocukken topraktan kaleler yapardım, kumdan değil. Topraktan çıkan canlılarla oyun kurar, dünyalarına girerdim aşinalıkla. Örümceklerle konuşur, ağustos böcekleriyle şarkılar söylerdim yaz akşamlarında. Belki de ondandır ki hep yanımdalar.

Gözlerimi güneşe dikerdim, bakardım uzun uzun. Büyükler, 'Bakma, kör olursun,' dedikçe saklı gizli dalardım o büyülü ışınlarına. Belki de o nedenledir ki güneş yakmaz bedenimi, gözlerimi.

Taşlarla oynar, kayalıklarda çıplak ayaklarla koştururdum. Ayaklarımı acıtmazlardı, aksine sanki pamuklar içerisinde yürüyormuş hissi yaratırlardı. Belki de o nedenledir ki, taşlarsız yaşayamam.

Sonra büyüdüm.

Büyüdü bedenim, büyüdü içim; lakin değişmedi hiç bir şey. Aksine yaşamım daha da iç içeydi her biriyle. O nedenledir ki şehirlere karışmam; dolaşmam kalabalık caddelerinde fazla.

Büyüdükçe kayıplarım artmaya başladı, bunu farkettim. Önce dedem, sonra kuzenim. Ardından neye sahipsek madde olarak, hepsi yitip gittiler. Önce acı verdi; zira onlarla birlikte annem ve babamın mutlulukları da gitmişti, ve benimki de. Sonra... Büyüdüm.

Ve bir gün bir kitap okuyacaktım içimdekini tekrardan hatırlatacak olan bana: 

"Kaybedecek bir şeyim kalmadığında, her şeye sahiptim. Kendim olmayı bıraktığımda, beni buldum." 

Bulutlar güneşin batışını seyrediyor göğün en önünden...

Kırlangıçları duyuyorum; hüzün...

Sonbaharı Şile'de kutluyorum bu sene, yağmurun getirdikleriyle hür...

Balmumuyla kaplanan bir bedeni anımsıyor sonra. Nasıldır?.. Nerededir şimdi bu sonbahar akşamında. Bense İstiklal'i özledim; lakin içim almıyor artık o yolu, şehri; neden bilinmez.

Biraz önce sonbaharın ilk kahvesini yudumladım; üşüyerek hem de. Eylül geldi; hüzün... 

Suyun kenarındaki sazları seyrettim sabah. Rüzgarda savrulurken özgürce, güneşin ışıklarıyla parıldamaktaydılar; gözlerim kamaştı.

Toprağa dokundum sonra; nemli. Ben denizi özlemişim... Balıkçı teknelerini...

Sahil başlar sonra: 

"Sahil... Sakin ve sessiz...

Henüz batan güneşin özlemi...

Ve bu yalnızlık çekilmez gibi." 

Güneş, önümdeki tepelerden battı az önce; hüzün...

Özlemişim tenime değen yağmur damlalarını, Mavi Kanat'ın getirdiği. Ve özlemişim kışın özlettiği soğuğu; sahlep kokusunu, Moda'yı, şöminede yanan odunun kokusunu...

Hoş geldin Sonbahar...


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Didem Çivici, 1985 yılında İstanbul'da doğdu. Maltepe Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği 2. sınıf öğrencisi. Yoga yapıyor, kitap yazıyor, araştırıyor, dans ediyor ve seyahat etmekten hoşlanıyor. Yeni deneyimler ve sonsuz bir bakış açısının yaşamı değerli kıldığına inanıyor. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Çıkarlarını Düşünmeyenler Unutulacaktır!


Aydının Duruş Yeri Sorunu


İslam'ın Devlet Talebi Var Mıdır?


“Sosyal Kare” Basamaklarıyla Tam Demokrasi’ye Yönelmek


Belçika’da Kurulamayan Hükümete Sivil Tepki


Gerçek Vatan Sevgisi Aslında Hangisi?


Stonehenge’in Sırrı


Dünya Dışı Varlıklarla İletişim Kurmayı Öğrenme


Çocuklarla İlişkilerimizde Teşvik


Grip Aşısının Tam Zamanı


Vücudunuzun Suya İhtiyacı Var


Stres, Beyin ve Tedavi Yöntemleri


Hastalıkların Ruhsal Sebepleri


Kendine Zarar Verme Davranışı 


Çocukerkil Ailenin Reisi Olmak


Kozmik Bilim Açışından Oruç

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Adnan Çelik

Aldatmak Aldanmaktır


Levent Altaş

Arı vız vız vız... 


Volkan Burnaz

Hoşçakal


Buse Doğan

Öz’ün Ruhla Dansı 


Hale Karaarslan

Kara Delikler ve Sevgi


Didem Çivici

Sonbahar’ı Karşılarken


Burçin İvren

Karanlık Sokaklarımdan


Can Duman 

Elbette Varlığım Elimde Yokken Yokluğum Kadar Varlık’ım… 


Didem Çivici

Rüzgâra Dokunmak... 


Didem Çivici

Kuyu


Rüya Yüksel

Olan Olmakta Dostum, Sen Telaş Etme!


Zuhal Keresteci

Bir Mendil Hediye Et Bu Bayram 


Eray Çetinkaya

Sönmüş Izgarada Laf Çevirmek


Tuğçe Karaarslan

Huzura Çıkan Yolum

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  14 KASIM 2008 TSİ 07:11