|
Yazar:
Deniz Yılmaz
Solmaya Maruz
Çiçekler
Çocuk tamamen kendine özgü olan ve
yetişkinlerden belirgin özelliklerle ayrılan farklı bir varlıktır.
Hayalleri, istekleri ve hayata bakış açıları ile bizden tamamen ayrılmış
varlıklar.
Herkes çocuk olmuştur elbet. Kimi mutlu
bir çocukluk kimi mutsuz ama güzel hayallerle yaşadığı bir çocukluk
geçirmiştir. Nedir mutlu çocuk? Mutlu çocuk tüm çocukluğunda istekleri
yerine getirilmiş, anne babasından tüm sevgiyi görmüş sosyal bir çocukluk
yaşamış çocuktur. Bir de mutsuz çocuklarımız var ne yazık ki çocukluğunda
çeşitli şiddet unsurlarına maruz kalmış ve yetişkinliğinde de bunun izlerini
bedeninde, ruhunda, daha doğrusu içinde taşımış! Şu anda toplumda sosyal
sorunları olan bireylerden bahsediyorum.
Geçenlerde
televizyonda bir haber izledim ve kanımın bedenimden çekildiğini hissettim
sanki... O kadar kötü bir duygu olamaz diye düşündüm. Küçük bir çocuk!
Nereden baksanız 6, 7 yaşlarında ufacık bir yavrunun ellerini annesi ve
babası arkadan bağlamış ve daha sonra çocuğun üzerine kapıyı kilitleyip
evden çıkmışlar. Akşamüstü komşulardan biri gazetecilere haber veriyor.
Akşam üzeri saat 17:00 sularında bir muhabir, çocukla cam önünde sohbete
başlıyor. İşte çocuğun muhabire verdiği cevaplar:
Muhabir: Senin ellerini kim
böyle bağladı?
Çocuk:
Annem ile babam bağladı ellerimi!
Muhabir: Peki neden ellerini
bağladılar?
Çocuk:
Evdeki çekmeceleri karıştırdığım için bağladılar. Bir de çok yaramazlık
yaptığım için!
Muhabir: Peki tuvaletini nasıl
yapıyorsun?
Çocuk:
Yapamıyorum ki!
Muhabir: Peki bütün gün evde ne
yapıyorsun? Sıkılmıyor musun?
Çocuk: Hayır!
En sevdiğim oyuncağımla oynuyorum diyor çocuk ve muhabire en sevdiği
oyuncağını ağzı ile tutarak getiriyor.
Bunun
yanında çocuğun vücudunda ciddi diyebileceğimiz boyutta darp ve sigara
izleri var. Artık o andan itibaren daha fazla izleyemedim diyebilirim. Çünkü
o sahnelere ne eğitimci yanım ne de vicdani yanım dayanabilirdi. Böylesine
masum bir meleğe bunu nasıl yaparlar diye geçiyor insanın içinden!
Muhabirden sonra eve polisler geliyor ve
kapıyı çocuğun velileri olmadığı için izinsiz açıyorlar daha sonra çocuğu
sağlık muayenesi için en yakın sağlık kuruluşuna götürüyorlar. Daha sonraki
manzara malum; şiddet görmüş bir çocuk. Hem fiziki hem psikolojik olarak
yıpranmış bir birey. Bu çocuğun gelecekte ne kadar verimli olmasını bekliyor
acaba bu anne babalar. Geleceğin hastalıklı nesillerini yetiştiren bu
insanlar acaba karşısındaki bu ufacık çocukları ne olarak görüyor.
Bu
şiddet uygulamaları, çocuklukta mastürbasyon, kekemelik, tik, fiziksel
şiddet uygulamaları, sürekli olarak ağlama, inatçılık ve yerleşmiş belirli
korkulara sebep olabiliyor. O kadar bilinçsiz aileler var ki bir insanı
nasıl mükemmel yetiştiririm diye düşünürken, onu nasıl yıpratacağını kendi
egolarını nasıl tatmin edeceğinin sıkıntısını çeken ve bunu çocukların
üzerinde şiddet olarak uygulayan anne babaların mı yoksa o küçük çocukların
mı tedaviye ihtiyacı var diye düşünmüyor değil insan! Onlar bizim
geleceğimizin parlak birer taşı olabilecek iken onları neden kendi mat ve
solmuş hayatımızın bir parçası yapıyoruz! Bunu anlamak gerçekten çok zor... |