Sayı 38|KASIM 2008            Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Aşkı Var

Şair: Yasin Sarı


Sıla Mektubu

Şair: Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Deniz Onur

Yağmurlar, Rüzgarlar ve Zekalar Aşkına...

Bahar yağmurları başladı, çok üşütmeyen, birçoğumuzun ıslanmaktan zevk aldığı, hatta şahsen benim özellikle ıslanmak için çaba harcadağım, ruhumu ferahlatan yağmurlar... Çok iyi gelir bana yağmur altında yürümek, dalga sesleriyle yağmur damlalarının kucaklaşmasını seyretmek. Sanki o an dünyada hiç birşey yokmuş, olmuyormuş gibi... Özürdileyerek, böyle hafif bir girişten sonra sıkıcı bir konuya atlamak zorundayım. Aslında sıkıcıdan çok ilginç bir konu, IQ! Nedir IQ? Hadi bakalım buyrun size ayın sorusu? En sıkıcı ve zorundan. Bu soruya karşılık ilk etapta ‘zeka düzeyi’ olur herhalde.

Ya da tam tersi, “Zeka nedir?” denildiğinde hemen IQ gelir aklımıza. Peki hiç sorguladık mı, ya da merak ettik mi acaba bu IQ denilen şey nedir, bir kriter midir diye? Zeka kavramı bu kadar sayısal ve kesin midir? Yani diyelim ki IQ testi aldınız ve ‘normal’in altında çıktı. O anda ve yaşamınızın geri kalanında ben aptalım diye dolaşır mısınız? Benim çevremde ya kötü çıkarsa diye IQ testinden korkan birçok insan var. Ben korkmuyorum, çünkü IQ (Intelligence Quotient) kavramına inanmıyorum.  Bu kavram 1912 yılında Alman psikolog Whelm Stern tarafından geliştirldi. Stern tarafından IQ  zeka testleriyle ölçülen, bir kişinin zihinsel yaşının kronolojik yaşına oranı olarak tanımlandı. Ardından daha birçok zeka kavramı ortaya atıldı, Spearman’ın faktör analizine dayanan g’si, Sternberg’in üçlemesi, Thurnstone’un çok yönlü zekası gibi.

Ben zekamı, IQ denilen bir kavramın karşılayacağına ya da açıklayacağına inanmıyorum. Diyelim ki testi alırken karnım ağrıyordu, uykusuzdum, sıkıldım. Bunlar geçerliliğini düşürmez mi? Biraz etiketleme gibi kokuyor sanki IQ. Peki o zaman nedir zeka? Biz nasıl anlarız? Zeka: Bir veya birden fazla kültürel alanda, üretici olma ya da problem durumlarla başedebilme yeteneğidir. Bu benim değil çoklu zeka teorisinin sahibi Howard Gardner’ın tanımıdır. Gardner’e göre çoklu zeka teorisinin üç ana temeli vardır:

1. Birden fazla zeka vardır (8 zeka alanından bahseder)

2. Zeka bizim performansımız, ürettiklerimiz ve düşüncelerimizle açıklanır, psikometrik bir test sonucu ile değil.

3. Zekanın ifade şekli kültürden kültüre değişir. Howard Gardner’a göre her birey sekiz zekaya sahiptir, bunlar; dil, mantık-matematik, müzik, görsel-alansal, vücut-kinestetik, doğa, kişisel ve kişilerarası.

Hepimiz birey olarak farklı kişiliklere ve özelliklere sahip olduğumuz için, yetenek ve zekalarımızı ifade şekilerimiz de değişir. Bunun yanında yeryüzünde çok sayıda farklı kültürlerden geldiğimizi ve kültürün insanın kendini ifade şeklini nasıl etkileğini de varsayarsak, her bireyin kendine özgü bir ifade şekli olması gerçeğini de göz ardı edemeyiz. Her insan yaşadığı çevreye, deneyimlere ve empoze olduğu yaşam tarzına bağlı olarak sahip olduğu  yetenekleri ve zekaları ön plana çıkarıyor. Gardner’e göre zeka okulda gösterilen başarı ya da bir testle ölçülebilen psikometrik bir kavram değildir. Daha geniş bir açıdan bakmamız gerekiyor. Çoklu Zeka aslında daha çok zeka alanlarımızı ve yeteneklerimizi ortaya çıkarmak ve onları desteklemek için bir yol, kullanma kılavuzu. Günümüzde bir çok okul ve eğitimci çoklu zekayı programlarında kullanıyorlar. Bu sayede öğrencilere çok çeşitli fırsatlar sunulurak onların kendilerini ifade etmeleri ve hangi zeka alnında daha yetenekli hangisinde biraz daha zayıf olduklarını anlamarını sağlıyorlar. Böylece eğitimci olarak öğrencileri de desteklemek ilgi ve ihtiyaçlarına ulaşmaları için onlara gereken ortam ve materyali sağlama şansımız doğuyor. Peki çoklu zeka sınıflarda ya da okullarda nasıl uygulanabilir derseniz, bundan da bi dahaki yazımda bahsedeceğim. Giriş olarak önce Çoklu zeka (Multiple Inteligence)  kavramını anlamamız gerekiyor. Bir kaç tane MI inventory linki koymak istedim, uygulayıp kendi güçlü ve zayıf taraflarını görmek isteyenler için...

 

http://surfaquarium.com/MI/inventory.htm 

http://www.jobsetc.ca/toolbox/quizzes/mi_quiz.do?lang=e 

http://literacyworks.org/mi/assessment/findyourstrengths.html

 


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Deniz Onur 1981 Kırklareli doğumlu. 2000 yılından beri İstanbul’da yaşıyor. 2005 yılında Boğaziçi Üniversitesi Okul Öncesi Eğitimi bölümünü bitirdikten sonra Anaokulu Öğretmenliği yapmaya başladı. Gelecekte Özel Eğitim ve Psikoloji alanlarında çalışmayı planlıyor. İndigo Dergisi’nde Çocuk Gelişimi üzerine yazar olarak çalışıyor. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Bu Bir Bilim Kurgu Filmi Değil! Tarihi Değerler Dökülüyor!


Televizyon, Kadim Mitolojiler ve Aydınlanma


Avrupa Birliği Sürecinde Türkiye: Kültür


Öğretmeye Cüret Eden Kişi, Öğrenmeyi Asla Bırakmamalıdır


Ney Yolculuğu


İstanbul’da Saklı Bir Cennet: ZEYREK


Şeker mi, Tatlandırıcı mı?


Horlama Sorun Olmaktan Çıkıyor


Bir Zamanlar Normaldik


Nisan Yagmurlari


Bir Mekân: Lounge & Kitchen


Nisan Kitapları

 

KOSE YAZARLARI

Çiğdem Aksoy

Korku, Korkulanı Gerçekleştirir


Rüya Yüksel

Kendi korku ve endişeleri içinde kaybolmuş anne ve babalar, çocuklarınız neredeler? Sorun nerede?


Meltem Bingöl

Siyah - Beyaz


Haluk Tunç İlker

Mandallarda Asılı Anılar


Sibel Tugal

Ne Güzeldir Çocuk Olmak


Uzay Gökerman

Entropi


Mahmut Şaylıkay

Siyahın Esmeri


Banu Kangal

Siz Hiç Havaalanında Kayboldunuz Mu?


Asu Sanem Kaya

Anne Olmayı Öğreniyorum 


Gürhan Faik Yeğit

K'nın Öyküsü


Ü.Gülsüm Bülbül

Yuvama İndigo Bir Çocuk Geldi

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  14 KASIM 2008 TSİ 07:11