|
DIŞ HABERLER - CALIFORNIA, ABD Editör: Neslihan Ayakta
Çocuklarımıza
Verilen Eğitim ve Bize Düşen Sorumluluklar
Neslihan Ayakta,
Dış Haberler Editörü
Kabul
edilmesi gereken gerçekler! Çocuklarımızdan öğreneceğimiz çok şey
var.
Eğitim
dediğimiz zaman aklımıza gelen genellikle bir okul diplomasıdır.
Aslında eğitimimiz hayat boyu devam eden bir süreçtir. Aile içinde
eğitimin de sonu yoktur ama aklımızda tutmamız gereken şey bu
eğitimin karşılıklı olduğudur. Toplumca aşmamız gereken
düşüncelerden biri yetişkinlerin görevinin çocuklara eğitim vermek
olduğudur. Son zamanlarda dünyaya gelen çocuklara bakılırsa bu tutum
tamamıyla yanlıştır.
Bugünün
çocukları toplumda farklılık yaratmaya ve bizlere de yeni bakış
açıları öğretmeye geldiler. Fakat bu yaklaşım ile geçmiş nesillerden
ve hayat tecrübelerinden edindiğimiz bilgilerin gereksiz olduğunu ya
da çocuklarımıza öğretmememiz gerektiği sonucuna da varamayız. Çünkü
her bilgi doğru zamanda kullanıldığı takdirde yararlıdır. Daniel
Jacob ebeveynlere bunu şu şekilde iletiyor: “Yetişkinlerin gençlere
öğretebilecekleri pratik ve kullanışlı bilgileri de var fakat
bununla birlikte kibirlilik ve üstünlük düşüncelerimizi geride
bırakmamız şarttır. Yasça büyük olmak daha iyi olmak anlamına
gelmez.”
Ayaklanıp karşı çıkarak değil, Birleşerek sonuca ulaşmak!
Birçoğumuz sistemdeki yanlışı gördüğü
zaman buna karşı çıkmak için kutuplaşıyor. Fakat sistem bizim
oluşturduğumuz yargılardan oluşur, dolayısıyla birbirimize düşman
olmamalıyız. Elbette ki eğitim sisteminde sorunlar görüyoruz. Fakat
okullarımız hala çocuklarımızın bazı temel ihtiyaçlarını
karşılıyorlar. Hedefimizin su anda olan sistemi daha iyi bir duruma
getirmek olması gerekir, onu tamamen ortadan kaldırmak değil.
Daniel Jacob ABD’de 60'lı yıllardan öğrendiği bir dersi öne sürerek
diyor ki, “Toplumu değiştirmek için toplumu değiştirmeye
çalışmazsın. Sadece kendini değiştirebilirsin çünkü bireysel kişiler
toplumu yaratır. İlk olarak kendimizi değiştirmeliyiz. Araştırmalara
da bakılırsa savaşmak, tartışmak gibi kavramlar ile yola çıkılan
olaylarda negatif enerji vardır ve pozitif sonuçlara ancak olumlu
düşüncelerle ulaşabiliriz.”
"Home School" Eğitimi
Amerika’daki eğitim
seçeneklerinden biri “home-school” yani çocukların okula
gitmesi yerine ebeveynler tarafından sağlanan evde verilen eğitim.
Yeni
çocukların eğitimiyle ilgili en önemli unsurlardan biri evde verilen
eğitimdir. ABD’de her eyaletin ev eğitimiyle ilgili kendi kuralları
var ve birçok çocuk okullardan vazgeçip evde aldığı eğitimlerle
başarıya ulaşabiliyor. Ebeveynlere bu konuda yardımcı olabilecek
kurumlar var. Ayrıca devlet okullarından da bu konularda yardım
alınabiliniyor.
Türkiye’de
ise bu durum biraz farklı, böyle bir seçenek olmadığı için okulda
verilen eğitimin dışında evde ayrıca sağlanan eğitim de çocuklar
için çok faydalı olabiliyor. Çocuklar için aynı zamanda hem okul hem
ev eğitimi almak zor değil, okullarda öğrenimlerinin yanı sıra evde
eğitimlerine istedikleri yönde devam etmeleri onlar için yararlı bir
yöntem. Fakat çocukları birçok bilgiyle boğmak da anlamsız.
Çocuklarımızı dinlememiz ve onların isteklerine kulak vererek bu
konuya çözüm getirmek en akıllıcası.
Daniel Jacob
Daniel
Jacob, "Yeniden Bağlanmak" (www.reconnections.net)
ve "Yıldız Çocuklar" (www.thestarchildren.com)
sitelerinin kurucusu, tecrübeli bir yazar ve Biyoenerji uzmanıdır.
Kendisi, ABD Seattle’da yaşamaktadır. Daniel, kendilerini “The
Reconnections” olarak adlandıran bir ruhsal grup ile 1991’de
çalışmaya başladı. Kendisi bu gruba kanallık yaparak aldığı
bilgileri web sitesinde yayınlıyor. Aynı zamanda dünyanın her
tarafından insanlar üzerinde yaptığı karsılaştırmalar ile “Fiziksel
Dönüşüm ve Dünya Değişimi” üzerine birçok araştırmada bulundu.
Yıldız Çocuklar ve Yeni Dünyanın Çocukları’na yönelik eğitim ve daha
birçok konuyu ele alan Daniel ile eğitim üzerine konuştuk:
Neslihan:
İndigo Çocuklar için özel bir eğitim sağlayan okullar var mı?
Daniel:
Değişik eğitim sistemleri
üzerine ağırlık veren okullar var. Bu okullar İndigo, Kristal ya da
Yıldız Çocuklar olarak özel bir isim kullanmıyorlar, onlar
yeni/farklı çocuklar için farkındalık taşıyorlar. Fakat özellikle
İndigolara özel bir okul yok. Bu terim okullar dışında kullanılan
bir terim, genellikle toplum bu çocukları “olağanüstü” ya da “üstün
zekâlı çocuklar” olarak tanımlıyorlar.
En ünlü
okullardan biri
Rudolph Steiner Okulu,
Waldorf Okulu ve
Montessori’dir. Bu okullar çocukların zaten ne öğrenmek
istediklerini bildiklerini temel tutarak çocukları kendi öğrenim
hızlarına göre serbest bırakıyorlar. Bunlar uzun zamandır
eğitimlerini sürdürüyor ve öğrencilerine çok farklı seçenekler
sunuyorlar. Çocuklar istedikleri gibi öğrenebilme yollarını
kendileri seçebiliyorlar.
Neslihan:
İnsanlar bu okullara insanlar nasıl ulaşabilir ve yenilerinden nasıl
haberdar olabilirler?
Daniel:
Bizim su anda elimizdeki imkânlara dayanarak yaptığımız şey, web
sitemizde bağlantılara ayırdığımız sayfadır. Böylelikle Yeni
Çocuklarla ilgili farkındalık yaşayan insanlar bu sayfadan
yararlanarak ihtiyaçları oldukları bilgilere ulaşabilirler. Bizim
sayfamızda yer almak isteyen her kuruluşa ücretsiz bağlantı
sağlıyoruz:
http://www.reconnections.net/SC_links.htm
Neslihan:
Bu okullari kuranlar kimlerdir, sizce herkesin yapabileceği bir şey
mi bu, kuralları yıkabilmek?
Daniel:
Her okulun kendine ait bir hikâyesi var. Bu insanlar, genellikle
çocukların çektiği sorunları görmekten bıkıp kendini yola koyan
kişilerdir. Kendileri de okullarda aldıkları eğitimlerden bunalmış
ve Yeni Çocuklardaki yetenekleri görerek katkıda bulunmak
istemişlerdir.
Amerika’da
bu biraz daha kolay, çünkü devletin gerek gördüğü kurallara uyulduğu
surece eğitim konusunda seçenek çok fazla. Daha önce örnek
gösterdiğim okullar çok uzun zamandır varlıklarını sürdürüyorlar.
Farklı sistemde eğitim imkânı yaratmak zor değil çünkü var olan
sistemi yıkmak yerine onun daha iyi olması için yapılan çalışmalarla
bunlara ulaşılmıştır. Zaten aşılması gereken konuda budur ki, eğitim
sistemine tamamen karsı olmak, onu yıkmak istemek yerine onun daha
iyi olması için birlikte çalışmamız gerektiğidir.
Neslihan:
Türkiye’deki ebeveynlerin eğitim açısından çok fazla seçenekleri
yok, sizin öneriniz nedir, okul eğitiminin yanında evde uygulanan
ekstra eğitimin faydası ne kadardır?
Daniel:
Çocuklarınızla konuşun, en
önemlisi budur. Onları izleyin ve ne zaman derse ilgi
gösterdiklerini ne zaman bunalıp dikkatlerini başka şeylere
verdiklerini gözlemleyin. Çocuklarınız evde de eğitimlerini
alabilirler, okulda da, önemli olan sizin onları dinlemeniz ve
gözlemlemenizdir. Hatırlamamız gereken şey şudur ki onlar hala
çocuklar, bizim onların beyinlerine bir ton bilgi sokarak onları
birer yetişkin olmalarını sağlamaya çalışmamız mantıksızdır. Onlara
biraz zaman verin, kendilerini ifade edebilme özgürlüğü tanıyın ve
onların isteklerinin ne olduğunu gözlemleyin. Yapılanma bunun bir
parçasıdır fakat tümü bu değildir.
Çocuklara
öğretmenin en iyi yolu onlarla birlikte öğrenmektir. Böylelikle
öğrenim tam olur. Yetişkinlerin yaptığı hatalardan biri öğrenmeyi
bırakmalarıdır, öğrenmeyi bırakanlar hiç bir zaman iyi bir öğretmen
olamazlar.
Neslihan:
Günümüzün çocukları için evde öğretimi destekliyor musunuz? Sizce
bunun olumlu ve olumsuz yanları nelerdir, arkadaşlık ortamı her
çocuk için gerekli midir?
Daniel:
Eğer çocuğun ihtiyacı buysa evde sağlanan öğretim çok iyi bir yöntem
olabilir. Bazı çocukların yapabildiklerinin en iyisini yapabilmeleri
için organizasyona, arkadaşlığa,
yani okul
bünyesine
ihtiyacı vardır. Bazı çocuklar ise
çok duygusaldır, bundan dolayı diğer çocukların yanında olmayı istemeyebilir.
Önemli olan çocuklarınızla konuşmanızdır, onların isteği nedir,
onlar için en iyi seçim nedir, bu şekilde karar vermelisiniz.
Evde eğitim
vermenin olumsuz yönlerinden biri çocukların gevşek bırakılması ve
öğrenebileceklerinin az bir kısmını öğrenmeleri olur. Diğer bir
olumsuz yön ise çok fazla televizyon seyrederek ya da öğrenim
yıllarını başka şeylere vakit harcayarak geçirmeleri olabilir. Fakat
tam tersine okullardan çok daha etkili eğitimler de olabilir.
Yetişkinlerin yaptığı en büyük hata her çocuğu aynı şekilde görüp
gruplandırmalarıdır. Her çocuk kendine özel bir karaktere sahiptir
ve her birinin kendine ait bir öğrenim şekli vardır. Bunu göz önünde
bulundurularak karar vermek gereklidir.
YAZAR HAKKINDA BİLGİ
Neslihan Ayakta 1982, İstanbul doğumlu. 2001 yılından beri
Amerika'da yaşamına devam ediyor. 2004 yılında Gazetecilik ve
Fotoğrafçılık bölümünden mezun oldu ve şu anda California'da
fotoğrafçılık üzerine ögrenimine devam ediyor.
nayakta@yahoo.com

Okul
Öncesi Dönemin Önemi (0-6 Yaş)
Kalpleri
Yuvalarından Sökülen Küçük Çocuklar, Kalplerinin Büyük Tamircilerini
Bekliyor
Baharları
Sevmek, Ama Hasta Olmadan
Otistik
Çocuklar İçin Bir Yaşam Köyü
Sessizliğim
Bomboş
Anne
Olmayı Öğreniyorum
Şimdi
Okullu Olduk
Yeni
Çocukların Bilimi
Dünyada
Yeni Neslin Çocukları Bilinci Genişliyor
Okuma
Yazma Sistemi Değişti |