Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Haber: Çiğdem Aksoy

Canını Seven Kaçsın,

Duygusal Vampirler Geliyor...

Onlar burada, aramızdalar. Gündüz vakti sokaklarda, ofisinizde, hatta sıcacık evinizde bile onlarla karşılaşabilirsiniz.

İçsel ihtiyaçları, onları normal görünümlü bir insandan yırtıcı bir canavara dönüşmeye zorlayana dek kendilerini gizliyorlar. Delici bakışlarıyla sizi hipnotize etmeye uğraşmıyorlar. Tırnakları ne sivri ne de uzun. Yarasaya dönüştükleri henüz görülmedi. Geceleri tabut yerine kendi yataklarında uyuyorlar. Sarımsaktan korktukları söylenemez. Üstelik kan bile emmiyorlar! Kanınızla değil, duygusal enerjinizle besleniyorlar.

Sürekli kendi sorunlarından bahseden ama iş sizin sorunlarınıza gelince ilgisi hemen dağılan arkadaşlarınız var mı? Hasta olduğunuzu söylediğinizde, hemen sözünüzü kesip bin bir türlü rahatsızlığından dem vuran tanıdıklarınız oldu mu? Nedensiz yere kıskançlık yapıp eşlerini umutsuzluğa sürükleyen kişiler tanıyor musunuz?

İşte onlar duygusal vampirler!

 

Sizi Bitirip Tüketen İnsanlarla Başa Çıkmak

Geçenlerde bir araştırma yaparken çok ilgimi çeken bir kitabın varlığından haberdar oldum. Psikolog Albert J. Bernstein’ın yazdığı bu kitabın adı: “Duygusal Vampirler: Sizi Bitirip Tüketen İnsanlarla Başa Çıkmak” (“Emotional Vampires: Dealing With People Who Drain You Dry, Albert J. Bernstein, Ph.D., Mc-Graw Hill, 2001). Bernstein kitabında, “duygusal vampirler” olarak nitelediği kişilik tiplerini derinlemesine inceliyor ve çeşitli kişilik bozukluklarını yansıtan bu sosyal canavarlardan korunmak için okurlara tavsiyelerde bulunuyor.

Duygusal vampirler insanı rahatsız etmekle kalmaz, aynı zamanda baştan da çıkarabilirler. Cazibe, güzellik ve yetenekleri ve çevrelerine yaydıkları heyecana karşı koymak oldukça zor olabilir. Ama eninde sonunda bütün enerjinizi çekip sizi tüketirler. Hepimiz onları şu ya da bu şekilde tanırız: Çekici ama güvenilmez sevgililer, duygularını her fırsatta abartılı şekilde sergileyen ilgi budalaları, kıskanç eşler, istekleri hiç bitmeyen ebeveynler, çevresindekileri kendi çıkarları için kullanan meslektaşlar ya da egoları yere göğe sığmayan patronlar. Bazıları, inanılmayacak kadar kısa sürede onları sevmenizi, onlara yakınlık duymanızı ve güvenmenizi, hatta kalbinizi açmanızı sağlar. Psikologların kişilik bozukluğu olarak adlandırdığı özellikleri sergileyen duygusal vampirlerden kendinizi korumak için ilk yapmanız gereken şey, bu kişilerde görülen bozuklukları anlamak ve ayırt etmeyi öğrenmek.

Kimi duygusal vampirler ilk başta yalnız ya da ilgi eksikliği çeken kişiler gibi görünür, kimisi de zeka ve cazibesi, yetenek ve başarılarıyla sizi etkiler. Kırılgan rolü oynarken aslında tek istedikleri yeni kurbanlar ele geçirmektir. Başkalarının duyguları altüst etmek, enerjileri tüketmek onlar için eşsiz bir haz kaynağıdır. Ve doymak bilmez bir açlık çekerler.

Sevdiği adamın duygusal vampir olduğunu fark eden bir kadın durumunu şöyle tanımlamış: “Geçirdiği öfke ve kıskançlık nöbetleriyle beni yiyip bitirdi. Uyku uyuyamaz oldum. Yaşama sevincimi kaybettim. O tuhaf ifade yüzüne gelip yerleştiğinde, tamam diyordum, yine başlıyoruz. Sanki beni üzmek, kırmak ona haz veriyordu. Sonra davranışlarında belirli bir düzen olduğunu fark ettim. Uyuşturucu müptelası gibiydi. Bana verdiği acı yetmiyor, her defasında yaşamı benim için daha da çekilmez kılmak için sanki büyük bir istek duyuyordu. Amacı, yaşamımı her yönüyle kontrolüne almaktı. Onun yarattığı gerçekliğe ben de kendimi o kadar kaptırmıştım ki, başka birisiyle ilişkim olmadığını, ondan başka kimseyi düşünmediğimi, sevmediğimi ona kanıtlamak için kendimi tüketir hale gelmiştim. Tüm düşüncelerim, enerjim, zamanım onun kendi kafasındaki kuruntuları boşa çıkarmaya odaklanmıştı. Ama ben ne yaparsam yapayım, o kendi inanmak istediklerine inanıyordu. Adeta kanımı emen bir vampir gibi, bütün hayatımı mahvetti.”

 

Beş Farklı Duygusal Vampir Tipi

Psikolog Albert J. Bernstein duygusal vampirleri Antisosyal Vampirler, Histriyonik Vampirler, Narsist Vampirler, Obsesif-Kompulsif Vampirler ve Paranoyak Vampirler olarak beş ana gruba ayırıyor.

ANTİSOSYAL VAMPİRLER’e bu adın verilmesinin nedeni partilerden hoşlanmamaları değil, normal toplum kuralları konusundaki pervasız tutumlarıdır. Aslında eğlence vaat eden her türlü ortama bayılırlar. Can sıkıntısı onları kalbe saplanan bir kazıktan daha çok korkutur. Antisosyal vampirler üçe ayrılır. Gözüpekler, Elden Düşme Otomobil Satıcıları ve Zorbalar. Gözüpekler heyecan bağımlısıdır. Heyecan veren her şeyde aşırıya kaçar ve yapmaları gereken diğer şeyleri yapmayıp enerjinizi tüketirler. Gününü gün eden ve hayattaki her şeye başkaldıran kişilerdir. Elden Düşme Otomobil Satıcıları boş vaatlerde bulunmayı severler. Gerçeği söylediklerine yemin edip dururlar. Bir anda can ciğer kuzu sarması olmaları en belirgin özelliklerindendir. Yalan söyleyerek, sizi kandırıp aldatarak enerjinizi tüketir, üstelik sizi de birtakım hilelere alet ederler. Zorbalar sizi kıvranırken görme isteği duymaktan kendilerini alamazlar. Öfke doludurlar, tehditler savurur ve seslerini yükseltirler. Çoğu zaman siz de onları çok güçlü zannedersiniz. Sizi korkutarak kendi egolarını tatmin ederler. Yanınızdan geçerken ödünüzü patlatan kamyon şoförü ya da iş yerindeki melek yüzlü canavarı düşünün. Zorbalara karşı verilecek asıl mücadele savaş alanında değil kendi zihninizde gerçekleşebilir.

HİSTRİYONİK VAMPİRLER. Histriyonik, dramatik demektir. Bu kişiler çoğunlukla bir tiyatro yapıtı sergiler gibi konuşur ve davranırlar. Bu tür vampirler için hayat sahne ışıkları altındaki bir gösteriden ibarettir ama üzerlerindeki parlak boyayı kazıdığınızda hiç de göründükleri gibi olmadıklarını fark edersiniz. Sürekli ilgi ve takdire muhtaçtırlar ve bunun için ne gerekirse yaparlar. Verdikleri sözleri tutmaktan başka... Histriyonik vampirler ikiye ayrılır. Abartma Üstatları caka satmak için yaşarlar. Onlara yeterince ilgi göstermezseniz bir anda eriyip toza dönüşürler. Ve tabii bunun tek suçlusu sizsinizdir. Histriyoniklerin abartılı saçları, abartılı kasları, abartılı duyguları vardır ama gerçek kişilikleri konusunda hiçbir fikirleri yoktur. Antika bir otomobil ya da ender bulunan bir orkideden daha çok ilgi ve bakım gerektirirler. Ama karşılığında pek bir şey verdikleri görülmez. Pasif-Agresifler sürekli onaylanmak ister ve kendilerini eleştireceğini düşündükleri kişilerden uzak dururlar. Işıl ışıl gülümsemelerinin ardında aslında Barbie ve Ken gibidirler: Görünürde fazla iyi, fazla yakın, fazla neşeli, fazla cesur ve fazla saygılı. Genellikle verdikleri sözleri unutur, üstelik sözlerini unuttuklarını reddederler. Hiç öfkelenmeyen ama çevrelerindeki hemen herkesi öfkelendirmeyi başaran kişilerdir.

NARSİST VAMPİRLER’in dev gibi egoları ve ufacık birer vicdanları vardır. İnsanları bilerek ve isteyerek üzüp onlara zarar vermeyi amaçladıkları söylenemez. Ama elde etmek istedikleri bir şey olmadığı sürece diğer insanların duyguları onları hiç ilgilendirmez. Narsist vampirler de ikiye ayrılır.Efsanevi Bir Kişilik Olduğuna İnananlar, kendilerinde bu yetenek varken çalışıp iş yapmaya ne gerek var diye düşünürler. Kendilerini dahi olarak gören bu kişiler ilk bakışta dikkat çeken yetenekleriyle çevrelerindeki cezbederler.  Fakat potansiyellerini kullanamamaları hep başkalarının suçudur. Çoğu, tüm yeteneklerine rağmen  hiçbir işte dikiş tutturmayı beceremez. Bunlar da iki gruba ayrılır. Süperstarlar başarı merdiveninin tepesine ulaşmak için ne gerekiyorsa yaparlar. Özellikle de çevrelerindeki kişileri kullanarak. Bedeli ne olursa olsun başarıya ulaşmak isterler.  Yetenekli ve karizmatiklerdir ama sergiledikleri serinkanlı tavır biraz abartılıdır. Kendi ihtiyaçlarının daima başkalarınınkilerden önemli olduğuna inanırlar.

OBSESİF-KOMPULSİF VAMPİRLER mükemmeliyetçidirler ve katı kuralları vardır. Ama ayrıntılara takılıp kalmaktan, bütünü görmeyi bir türlü başaramazlar. Aşırı yoğun şekilde çalışır ve duygusal tıkanıklık yaşarlar. Yetkinlik, aşırı çalışma ve ayrıntılara gösterilen abartılı önem en önemli özellikleridir. Kendileri kadar yetkin olmayan her kim varsa cezalandırmak isterler. Bunlara kontrol bağımlıları da denilebilir.

PARANOYAK VAMPİRLER kendilerini Gerçek’in peşinde koşan vizyon sahibi kişiler olarak görürler. Başkalarının göremedikleri şeyleri görebildiklerine inanırlar. Kendileri ve düşünceleri hakkında sarsılmaz bir inanca sahiptirler ve kimseye güvenmezler. Erdemli tavırları, yaratıcılıkları, algı ve kavrayışları karşılarındakini etkileyebilir. Sürekli olarak sizi koruyup kötülüklerden kurtarma çabası içindedirler. Kıskançlıkları, sarsılmaz önyargıları ve farklı görüşleri bıkıp usanmadan çürütme çabalarıyla enerjinizi bitirip tüketirler. Aşırı kıskanç eşler, komplo teorisi uzmanları bu gruba dahildir.

 

Temel İnançlar Aynı

Boston Globe Review yazarlarından Diane White bir makalesinde şöyle diyor:

Bernstein’in yazma tarzı son derece eğlenceli ama incelediği konu aslında hiç de eğlenceli değil. Aslında hepimiz duygusal vampirleri tanırız: Dünya üzerinde bir tek kendisinin ihtiyaç, istek ya da yetenekleri olduğuna inanan narsist patron. Çocuğunun, kendisi olmadan hiçbir şeyi doğru yapamayacağına inanan obsesif-kompulsif anne. Her hareketinizden ve attığınız her adımdan şüphelenen kıskanç eş. Ne kadar çok iş yaptığını bağıra çağıra anlatıp bunu şov haline getiren ama aslında elle tutulur hiçbir iş yapmayan iş arkadaşı. Çok çeşitli duygusal vampirleri ele alan Bernstein zorbalar, gözüpek tipler, düzenbazlar, süperstarlar, mükemmeliyetçiler, abartı meraklıları ve diğer birçok farklı alt gruptan söz ediyor.

Yazara göre, her duygusal vampir genellikle iki ayrı kategorinin özelliklerini kendinde barındırıyor ve farklı kategorilerdeki duygusal vampirler, ilişkilerini ve ilişkide bulundukları kişilerin tüm yaşama sevincini bitirip tüketmek için farklı yöntemler kullanıyor. Bununla birlikte, temel inançları aynı:

  • Benim ihtiyaçlarım seninkilerden daha önemli.

  • Kurallar başkaları içindir, benim için değil.

  • Bu kesinlikle benim hatam değil.

  • Bunu hemen şimdi istiyorum.

  • Eğer istediğim hemen yapılmazsa küplere binerim.

  • Terapiye başlamadan önce bu kitabı almış olsaydım, sanırım zaman ve paradan epey tasarruf etmiş olurdum.

           

Kendinizi Duygusal Vampirlerden Nasıl Koruyabilirsiniz?

Albert J. Bernstein kitabında, duygusal vampirleri saptamaya yönelik kontrol listelerinin yanı sıra, onlardan korunmak için çeşitli yöntemler de sunuyor.

1. DUYGUSAL VAMPİRLERİN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİNİ, KİŞİSEL GEÇMİŞLERİNİ VE KENDİ AMACINIZI İYİ TANIYIN.

Vampirlerin geçmişteki davranışlarını bilirseniz, şu anda ve gelecekte neler yapbileceklerini tahmin edebilirsiniz. Yapılabilecek en büyük hata, geçmişteki hatalarından ders aldıklarını varsaymaktır. Vampirlerle başa çıkarken, kendinize daima neyi niçin amaçladığınızı sorun.

2. ONAY ÇEMBERİNİN DIŞINA ÇIKIN.

Vampirler yalnızca onların dediklerini dinlemenizi isterler. Kendi kontrolleri altına almak için, sizi diğer bilgi kaynaklarından soyutlamaya çalışırlar. Söylediklerinin doğru olup olmadığını mutlaka araştırın.

3. ONLARIN YAPAMADIĞINI SİZ YAPIN.

Duygusal vampirleri alt edebilmek için onların gitmeye korktukları noktalara gitmelisiniz. En güçlü yönünüz, vampirlerin yapamayacaklarını bildiğiniz şeyleri yapabilmektir.

4. SÖYLEDİKLERİNE DEĞİL YAPTIKLARINA DİKKAT EDİN.

Vampirlerin söyledikleriyle yaptıkları genellikle farklıdır. Duygusal enerjinizin tükenmesini istemiyorsanız, daima söylediklerine değil yaptıklarına odaklanın.

5. HİPNOTİZE ETME STRATEJİLERİNİ FARK ETMEYİ ÖĞRENİN.

Vampirler hipnotize etmede çok başarılıdırlar. Yaydıkları dumana rağmen önünüzü görebilirseniz illüzyonları işe yaramayacaktır.

6. ÖNEMLİ SAVAŞLARI SİZ BELİRLEYİN.

Vampirleri yenmek için yalnızca en önemli savaş alanlarını saptamalı ve diğerlerinden uzak durmalısınız. Ayrıca, kazanılması mümkün olmayan mücadelelere girmekte ısrar edip enerjinizi boşa tüketmeyin.

7. DAVRANIŞLARININ SONUÇLARIYLA KARŞILAŞMALARINI SAĞLAYIN.

Her hareketin yol açacağı bazı sonuçlar vardır. Duygusal vampirler yalnızca davranışlarının sonuçlarıyla karşılaştıklarında bir şey öğrenebilme şansını elde edebilirler. Onları kendi davranışları nedeniyle düştükleri zor bir durumdan kurtarmadan önce, bu deneyimden hangi dersleri alma şansları olabileceğini göz önüne alın.

8. SÖZLERİNİZİ DİKKATLE SEÇİN.

Duygusal vampirlere söylediğiniz şeyler, söyleme tarzınız ve ne zaman söylediğiniz hayati önem taşır. Bunlara dikkat edin.

 9. ÖFKE NÖBETLERİNİ UMURSAMAYIN.

Vampirler istediklerini elde edemeyince çok öfkelenirler. Duygusal patlamalarının tek amacı, size boyun eğdirmektir. Sakın teslim olmayın.

10. KENDİ SINIRLARINIZI BİLİN.

Duygusal vampirlerle uğraşmak büyük çaba gerektiren bir iştir. Çevrenizdeki vampirler buna bazen değer, bazen de hiç değmezler. Buna yalnız siz karar verebilirsiniz. Bazen kaçmak da bir çözüm olabilir.

 

Ya Ben de Duygusal Vampirsem?

İşin kötü tarafı, Bernstein dönüp kendimize bakmamızı, sözünü ettiği duygusal vampirlerden biri olup olmadığımızı araştırmamızı öneriyor. Bizler de fark etmeden çevremizdeki kişilerin enerji, neşe ve sabrını tüketiyor olabiliriz. Ayrıca bazen kendi kendimize karşı da duygusal vampire dönüşebilir, yıkıcı düşüncelerimizle bilinçli ya da bilinçsiz olarak kendimize ket vurabiliriz. Bence bizi tüketen vampirleri avlamaya çıkmadan önce, kendi içimize, ilişkilerimize, zihinsel kalıplarımıza ve davranış modellerimize bakıp kişisel bir değerlendirme yapmak en iyisi. Ancak ondan sonra dışımızdaki vampirleri kovalamaya başlayabiliriz.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Çiğdem Aksoy, 1971 İstanbul doğumlu. Üsküdar Amerikan Lisesi’nde sonra Mimar Sinan Üniversitesi’nde Sineme ve Televizyon alanında eğitimine devam etti. Şu anda bir vakfın eğitim bölümünde çalışıyor. 1988 yılından beri İngilizce’den Türkçe’ye kitap çevirisi yapıyor ve çevirilerinden sekizi yayımlandı. 2002’de Zülfü Livaneli’nin Mutluluk adlı romanını Türkçe’den İngilizce’ye çevirdi ve Türkçe’den İngilizce’ye edebiyat çevirisi yapmayı sürdürüyor. Yaşamın, neşeli ve hüzünlü anlarıyla çok keyifli bir süreç olduğuna inanıyor.  Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Sinop'ta Nükleer Santral?


Nükleer Enerji Kazaları


Çocukları Vurmayın!


Şiddet


Duygusal Vampirler Geliyor...


Kitap Okumak Onların da Hakkı


Kardeşini Seç


Ritalin Dosyası


Çocuklarınızın Geleceği Sizin Elinizde


Zamane İstanbul'u


Muson Mevsiminde Uttaranchal


Afrika'nın Altın Sesi: Salif Keita


Müzik Haberleri


Masajla, Rahatsızlıklara Son


Güneş Tutulması, Dünyadaki İndigolar, Küresel Barış ve Türkiye


İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor


Mayıs Nane'leri (astroloji)


Renkler

 

 

KÖŞE YAZARLARI

Burcu Özgeçen

Sevgi, Uyanış, Varlık


Günyüz Keskin

İntar


Funda Umut Pakkal

Gençler Nereye Koşuyor?


Uzay Gökerman

Ruh Üzerine


Haluk Tunç İlker

DeğiŞİM Şimdi.


Rüya Yüksel

Kaosu yaşamak


Didem Çivici

Yaşam Nefesi


Günyüz Keskin

Ertelenmiş Vakitler


Mahmut Şaylıkay

Güneşe Yolculuk


Uzay Gökerman

Belki üstümüzden bir Ay geçer...


Mukaddes Öztürk Odacı

Ruh Eşime

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  6 Eylül 2008 TSİ 20:00