|
Haber:
Çiğdem Aksoy
Canını Seven Kaçsın,
Duygusal
Vampirler Geliyor...
Onlar
burada, aramızdalar. Gündüz vakti sokaklarda, ofisinizde, hatta
sıcacık evinizde bile onlarla karşılaşabilirsiniz.
İçsel
ihtiyaçları, onları normal görünümlü bir insandan yırtıcı bir
canavara dönüşmeye zorlayana dek kendilerini gizliyorlar. Delici
bakışlarıyla sizi hipnotize etmeye uğraşmıyorlar. Tırnakları ne
sivri ne de uzun. Yarasaya dönüştükleri henüz görülmedi.
Geceleri tabut yerine kendi yataklarında uyuyorlar. Sarımsaktan
korktukları söylenemez. Üstelik kan bile emmiyorlar! Kanınızla
değil, duygusal enerjinizle besleniyorlar.
Sürekli kendi sorunlarından bahseden ama iş
sizin sorunlarınıza gelince ilgisi hemen dağılan arkadaşlarınız
var mı? Hasta olduğunuzu söylediğinizde, hemen sözünüzü kesip
bin bir türlü rahatsızlığından dem vuran tanıdıklarınız oldu mu?
Nedensiz yere kıskançlık yapıp eşlerini umutsuzluğa sürükleyen
kişiler tanıyor musunuz?
İşte onlar duygusal vampirler!
Sizi Bitirip Tüketen İnsanlarla Başa Çıkmak
Geçenlerde bir araştırma yaparken çok
ilgimi çeken bir kitabın varlığından haberdar oldum. Psikolog
Albert J. Bernstein’ın yazdığı bu kitabın adı: “Duygusal
Vampirler: Sizi Bitirip Tüketen İnsanlarla Başa Çıkmak”
(“Emotional Vampires: Dealing With People Who Drain You Dry,
Albert J. Bernstein, Ph.D., Mc-Graw Hill, 2001). Bernstein
kitabında, “duygusal vampirler” olarak nitelediği kişilik
tiplerini derinlemesine inceliyor ve çeşitli kişilik
bozukluklarını yansıtan bu sosyal canavarlardan korunmak için
okurlara tavsiyelerde bulunuyor.
Duygusal vampirler insanı rahatsız etmekle
kalmaz, aynı zamanda baştan da çıkarabilirler. Cazibe, güzellik
ve yetenekleri ve çevrelerine yaydıkları heyecana karşı koymak
oldukça zor olabilir. Ama eninde sonunda bütün enerjinizi çekip
sizi tüketirler. Hepimiz onları şu ya da bu şekilde tanırız:
Çekici ama güvenilmez sevgililer, duygularını her fırsatta
abartılı şekilde sergileyen ilgi budalaları, kıskanç eşler,
istekleri hiç bitmeyen ebeveynler, çevresindekileri kendi
çıkarları için kullanan meslektaşlar ya da egoları yere göğe
sığmayan patronlar. Bazıları, inanılmayacak kadar kısa sürede
onları sevmenizi, onlara yakınlık duymanızı ve güvenmenizi,
hatta kalbinizi açmanızı sağlar. Psikologların kişilik bozukluğu
olarak adlandırdığı özellikleri sergileyen duygusal vampirlerden
kendinizi korumak için ilk yapmanız gereken şey, bu kişilerde
görülen bozuklukları anlamak ve ayırt etmeyi öğrenmek.
Kimi
duygusal vampirler ilk başta yalnız ya da ilgi eksikliği çeken
kişiler gibi görünür, kimisi de zeka ve cazibesi, yetenek ve
başarılarıyla sizi etkiler. Kırılgan rolü oynarken aslında tek
istedikleri yeni kurbanlar ele geçirmektir. Başkalarının
duyguları altüst etmek, enerjileri tüketmek onlar için eşsiz bir
haz kaynağıdır. Ve doymak bilmez bir açlık çekerler.
Sevdiği adamın duygusal
vampir olduğunu fark eden bir kadın durumunu şöyle tanımlamış:
“Geçirdiği öfke ve kıskançlık nöbetleriyle beni yiyip bitirdi.
Uyku uyuyamaz oldum. Yaşama sevincimi kaybettim. O tuhaf ifade
yüzüne gelip yerleştiğinde, tamam diyordum, yine başlıyoruz.
Sanki beni üzmek, kırmak ona haz veriyordu. Sonra
davranışlarında belirli bir düzen olduğunu fark ettim.
Uyuşturucu müptelası gibiydi. Bana verdiği acı yetmiyor, her
defasında yaşamı benim için daha da çekilmez kılmak için sanki
büyük bir istek duyuyordu. Amacı, yaşamımı her yönüyle
kontrolüne almaktı. Onun yarattığı gerçekliğe ben de kendimi o
kadar kaptırmıştım ki, başka birisiyle ilişkim olmadığını, ondan
başka kimseyi düşünmediğimi, sevmediğimi ona kanıtlamak için
kendimi tüketir hale gelmiştim. Tüm düşüncelerim, enerjim,
zamanım onun kendi kafasındaki kuruntuları boşa çıkarmaya
odaklanmıştı. Ama ben ne yaparsam yapayım, o kendi inanmak
istediklerine inanıyordu. Adeta kanımı emen bir vampir gibi,
bütün hayatımı mahvetti.”
Beş Farklı Duygusal Vampir Tipi
Psikolog Albert J. Bernstein duygusal
vampirleri Antisosyal Vampirler, Histriyonik Vampirler, Narsist
Vampirler, Obsesif-Kompulsif Vampirler ve Paranoyak Vampirler
olarak beş ana gruba ayırıyor.
ANTİSOSYAL
VAMPİRLER’e bu adın
verilmesinin nedeni partilerden hoşlanmamaları değil, normal
toplum kuralları konusundaki pervasız tutumlarıdır. Aslında
eğlence vaat eden her türlü ortama bayılırlar. Can sıkıntısı
onları kalbe saplanan bir kazıktan daha çok korkutur. Antisosyal
vampirler üçe ayrılır. Gözüpekler, Elden Düşme Otomobil
Satıcıları ve Zorbalar. Gözüpekler heyecan bağımlısıdır. Heyecan
veren her şeyde aşırıya kaçar ve yapmaları gereken diğer şeyleri
yapmayıp enerjinizi tüketirler. Gününü gün eden ve hayattaki her
şeye başkaldıran kişilerdir. Elden Düşme Otomobil Satıcıları boş
vaatlerde bulunmayı severler. Gerçeği söylediklerine yemin edip
dururlar. Bir anda can ciğer kuzu sarması olmaları en belirgin
özelliklerindendir. Yalan söyleyerek, sizi kandırıp aldatarak
enerjinizi tüketir, üstelik sizi de birtakım hilelere alet
ederler. Zorbalar sizi kıvranırken görme isteği duymaktan
kendilerini alamazlar. Öfke doludurlar, tehditler savurur ve
seslerini yükseltirler. Çoğu zaman siz de onları çok güçlü
zannedersiniz. Sizi korkutarak kendi egolarını tatmin ederler.
Yanınızdan geçerken ödünüzü patlatan kamyon şoförü ya da iş
yerindeki melek yüzlü canavarı düşünün. Zorbalara karşı
verilecek asıl mücadele savaş alanında değil kendi zihninizde
gerçekleşebilir.
HİSTRİYONİK
VAMPİRLER.
Histriyonik, dramatik demektir. Bu kişiler çoğunlukla bir
tiyatro yapıtı sergiler gibi konuşur ve davranırlar. Bu tür
vampirler için hayat sahne ışıkları altındaki bir gösteriden
ibarettir ama üzerlerindeki parlak boyayı kazıdığınızda hiç de
göründükleri gibi olmadıklarını fark edersiniz. Sürekli ilgi ve
takdire muhtaçtırlar ve bunun için ne gerekirse yaparlar.
Verdikleri sözleri tutmaktan başka... Histriyonik vampirler
ikiye ayrılır. Abartma Üstatları caka satmak için yaşarlar.
Onlara yeterince ilgi göstermezseniz bir anda eriyip toza
dönüşürler. Ve tabii bunun tek suçlusu sizsinizdir.
Histriyoniklerin abartılı saçları, abartılı kasları, abartılı
duyguları vardır ama gerçek kişilikleri konusunda hiçbir
fikirleri yoktur. Antika bir otomobil ya da ender bulunan bir
orkideden daha çok ilgi ve bakım gerektirirler. Ama karşılığında
pek bir şey verdikleri görülmez. Pasif-Agresifler sürekli
onaylanmak ister ve kendilerini eleştireceğini düşündükleri
kişilerden uzak dururlar. Işıl ışıl gülümsemelerinin ardında
aslında Barbie ve Ken gibidirler: Görünürde fazla iyi, fazla
yakın, fazla neşeli, fazla cesur ve fazla saygılı. Genellikle
verdikleri sözleri unutur, üstelik sözlerini unuttuklarını
reddederler. Hiç öfkelenmeyen ama çevrelerindeki hemen herkesi
öfkelendirmeyi başaran kişilerdir.
NARSİST
VAMPİRLER’in dev gibi
egoları ve ufacık birer vicdanları vardır. İnsanları bilerek ve
isteyerek üzüp onlara zarar vermeyi amaçladıkları söylenemez.
Ama elde etmek istedikleri bir şey olmadığı sürece diğer
insanların duyguları onları hiç ilgilendirmez. Narsist vampirler
de ikiye ayrılır.Efsanevi Bir Kişilik Olduğuna İnananlar,
kendilerinde bu yetenek varken çalışıp iş yapmaya ne gerek var
diye düşünürler. Kendilerini dahi olarak gören bu kişiler ilk
bakışta dikkat çeken yetenekleriyle çevrelerindeki cezbederler.
Fakat potansiyellerini kullanamamaları hep başkalarının suçudur.
Çoğu, tüm yeteneklerine rağmen hiçbir işte dikiş
tutturmayı beceremez. Bunlar da iki gruba ayrılır. Süperstarlar
başarı merdiveninin tepesine ulaşmak için ne gerekiyorsa
yaparlar. Özellikle de çevrelerindeki kişileri kullanarak.
Bedeli ne olursa olsun başarıya ulaşmak isterler.
Yetenekli ve karizmatiklerdir ama sergiledikleri serinkanlı
tavır biraz abartılıdır. Kendi ihtiyaçlarının daima
başkalarınınkilerden önemli olduğuna inanırlar.
OBSESİF-KOMPULSİF
VAMPİRLER
mükemmeliyetçidirler ve katı kuralları vardır. Ama ayrıntılara
takılıp kalmaktan, bütünü görmeyi bir türlü başaramazlar. Aşırı
yoğun şekilde çalışır ve duygusal tıkanıklık yaşarlar.
Yetkinlik, aşırı çalışma ve ayrıntılara gösterilen abartılı önem
en önemli özellikleridir. Kendileri kadar yetkin olmayan her kim
varsa cezalandırmak isterler. Bunlara kontrol bağımlıları da
denilebilir.
PARANOYAK
VAMPİRLER kendilerini
Gerçek’in peşinde koşan vizyon sahibi kişiler olarak görürler.
Başkalarının göremedikleri şeyleri görebildiklerine inanırlar.
Kendileri ve düşünceleri hakkında sarsılmaz bir inanca
sahiptirler ve kimseye güvenmezler. Erdemli tavırları,
yaratıcılıkları, algı ve kavrayışları karşılarındakini
etkileyebilir. Sürekli olarak sizi koruyup kötülüklerden
kurtarma çabası içindedirler. Kıskançlıkları, sarsılmaz
önyargıları ve farklı görüşleri bıkıp usanmadan çürütme
çabalarıyla enerjinizi bitirip tüketirler. Aşırı kıskanç eşler,
komplo teorisi uzmanları bu gruba dahildir.
Temel İnançlar Aynı
Boston Globe Review
yazarlarından Diane White bir makalesinde şöyle diyor:
Bernstein’in yazma tarzı
son derece eğlenceli ama incelediği konu aslında hiç de
eğlenceli değil. Aslında hepimiz duygusal vampirleri tanırız:
Dünya üzerinde bir tek kendisinin ihtiyaç, istek ya da
yetenekleri olduğuna inanan narsist patron. Çocuğunun, kendisi
olmadan hiçbir şeyi doğru yapamayacağına inanan
obsesif-kompulsif anne. Her hareketinizden ve attığınız her
adımdan şüphelenen kıskanç eş. Ne kadar çok iş yaptığını bağıra
çağıra anlatıp bunu şov haline getiren ama aslında elle tutulur
hiçbir iş yapmayan iş arkadaşı. Çok çeşitli duygusal vampirleri
ele alan Bernstein zorbalar, gözüpek tipler, düzenbazlar,
süperstarlar, mükemmeliyetçiler, abartı meraklıları ve diğer
birçok farklı alt gruptan söz ediyor.
Yazara göre, her duygusal
vampir genellikle iki ayrı kategorinin özelliklerini kendinde
barındırıyor ve farklı kategorilerdeki duygusal vampirler,
ilişkilerini ve ilişkide bulundukları kişilerin tüm yaşama
sevincini bitirip tüketmek için farklı yöntemler kullanıyor.
Bununla birlikte, temel inançları aynı:
-
Benim ihtiyaçlarım seninkilerden daha
önemli.
-
Kurallar başkaları içindir, benim için
değil.
-
Bu kesinlikle benim hatam değil.
-
Bunu hemen şimdi istiyorum.
-
Eğer istediğim hemen yapılmazsa küplere
binerim.
-
Terapiye başlamadan önce bu
kitabı almış olsaydım, sanırım zaman ve paradan epey tasarruf
etmiş olurdum. 
Kendinizi Duygusal Vampirlerden Nasıl
Koruyabilirsiniz?
Albert J. Bernstein kitabında, duygusal
vampirleri saptamaya yönelik kontrol listelerinin yanı sıra,
onlardan korunmak için çeşitli yöntemler de sunuyor.
1. DUYGUSAL VAMPİRLERİN KİŞİLİK
ÖZELLİKLERİNİ, KİŞİSEL GEÇMİŞLERİNİ VE KENDİ AMACINIZI İYİ
TANIYIN.
Vampirlerin geçmişteki davranışlarını
bilirseniz, şu anda ve gelecekte neler yapbileceklerini tahmin
edebilirsiniz. Yapılabilecek en büyük hata, geçmişteki
hatalarından ders aldıklarını varsaymaktır. Vampirlerle başa
çıkarken, kendinize daima neyi niçin amaçladığınızı sorun.
2. ONAY ÇEMBERİNİN DIŞINA ÇIKIN.
Vampirler yalnızca onların dediklerini
dinlemenizi isterler. Kendi kontrolleri altına almak için, sizi
diğer bilgi kaynaklarından soyutlamaya çalışırlar.
Söylediklerinin doğru olup olmadığını mutlaka araştırın.
3. ONLARIN YAPAMADIĞINI SİZ YAPIN.
Duygusal vampirleri alt edebilmek için
onların gitmeye korktukları noktalara gitmelisiniz. En güçlü
yönünüz, vampirlerin yapamayacaklarını bildiğiniz şeyleri
yapabilmektir.
4. SÖYLEDİKLERİNE DEĞİL YAPTIKLARINA DİKKAT
EDİN.
Vampirlerin söyledikleriyle yaptıkları
genellikle farklıdır. Duygusal enerjinizin tükenmesini
istemiyorsanız, daima söylediklerine değil yaptıklarına
odaklanın.
5. HİPNOTİZE ETME STRATEJİLERİNİ FARK
ETMEYİ ÖĞRENİN.
Vampirler hipnotize etmede çok
başarılıdırlar. Yaydıkları dumana rağmen önünüzü görebilirseniz
illüzyonları işe yaramayacaktır.
6. ÖNEMLİ SAVAŞLARI SİZ BELİRLEYİN.
Vampirleri yenmek için yalnızca en önemli
savaş alanlarını saptamalı ve diğerlerinden uzak durmalısınız.
Ayrıca, kazanılması mümkün olmayan mücadelelere girmekte ısrar
edip enerjinizi boşa tüketmeyin.
7. DAVRANIŞLARININ SONUÇLARIYLA
KARŞILAŞMALARINI SAĞLAYIN.
Her hareketin yol açacağı bazı sonuçlar
vardır. Duygusal vampirler yalnızca davranışlarının sonuçlarıyla
karşılaştıklarında bir şey öğrenebilme şansını elde edebilirler.
Onları kendi davranışları nedeniyle düştükleri zor bir durumdan
kurtarmadan önce, bu deneyimden hangi dersleri alma şansları
olabileceğini göz önüne alın.
8. SÖZLERİNİZİ DİKKATLE SEÇİN.
Duygusal vampirlere söylediğiniz şeyler,
söyleme tarzınız ve ne zaman söylediğiniz hayati önem taşır.
Bunlara dikkat edin.
9. ÖFKE NÖBETLERİNİ UMURSAMAYIN.
Vampirler istediklerini elde edemeyince çok
öfkelenirler. Duygusal patlamalarının tek amacı, size boyun
eğdirmektir. Sakın teslim olmayın.
10. KENDİ SINIRLARINIZI BİLİN.
Duygusal vampirlerle uğraşmak büyük çaba
gerektiren bir iştir. Çevrenizdeki vampirler buna bazen değer,
bazen de hiç değmezler. Buna yalnız siz karar verebilirsiniz.
Bazen kaçmak da bir çözüm olabilir.
Ya Ben de Duygusal Vampirsem?
İşin kötü tarafı, Bernstein dönüp kendimize
bakmamızı, sözünü ettiği duygusal vampirlerden biri olup
olmadığımızı araştırmamızı öneriyor. Bizler de fark etmeden
çevremizdeki kişilerin enerji, neşe ve sabrını tüketiyor
olabiliriz. Ayrıca bazen kendi kendimize karşı da duygusal
vampire dönüşebilir, yıkıcı düşüncelerimizle bilinçli ya da
bilinçsiz olarak kendimize ket vurabiliriz. Bence bizi tüketen
vampirleri avlamaya çıkmadan önce, kendi içimize,
ilişkilerimize, zihinsel kalıplarımıza ve davranış modellerimize
bakıp kişisel bir değerlendirme yapmak en iyisi. Ancak ondan
sonra dışımızdaki vampirleri kovalamaya başlayabiliriz.
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Çiğdem Aksoy,
1971 İstanbul
doğumlu. Üsküdar Amerikan Lisesi’nde sonra Mimar Sinan
Üniversitesi’nde Sineme ve Televizyon alanında eğitimine devam
etti. Şu anda bir vakfın eğitim bölümünde çalışıyor. 1988 yılından
beri İngilizce’den Türkçe’ye kitap çevirisi yapıyor ve
çevirilerinden sekizi yayımlandı. 2002’de Zülfü Livaneli’nin
Mutluluk adlı romanını Türkçe’den İngilizce’ye çevirdi ve
Türkçe’den İngilizce’ye edebiyat çevirisi yapmayı sürdürüyor.
Yaşamın, neşeli ve hüzünlü anlarıyla çok keyifli bir süreç
olduğuna inanıyor.
Detaylı Bilgi
|