|
Yazar: Can Duman
Kasım 2007
O’nsuzdan Sonsuza
Nehirlerden bir nehirim ırmaklardan
ırmak,
Dolanıp dururum sıcak yatağımdan uzak
Hamd ve senalar olsun Yaradan’a ki
Tek işim eşsiz bir nura susamak…
Cansız ve nurdan yoksun, senalarda
ezberim
Can’lı bir aşk yakar fenalarda yüreğim
Gözlerim nemlenirken semalarda ellerim
Yarabbim işit beni, söyle bana neyleyim
Hangi duraktan geçer sahici aşklar
Neden sebepsizdir hep ayrılıklar
Kuşluk vakti kelimelere dökülen hisler
Hangi aşktan beslenir de dokunur eller
Tek görülen yakıp giden gözlerdir,
gözler...
Akıl mantık vesaire ve saireyken
Görebildiğim kadar sevgi besledim
Umudun elleriyle bir dansa kalktım
Onsuzluğun yokluğunun kavalyesiydim
Şimdi ben mi deliyim, ben mi sımsıcak
Şu koskoca evrende bir ben mi yanacak
Yıldız senaları nura nur demezken
Ellerim uzandığı zaman, yok mu tutacak
Aşkla meydan okuyuşlar hayatımızda
Sancılar sızılar ağlar, her anımızda
Belki de kargalar güler, duygularımıza
Sevmek yakarması mıdır bu, neyin nesidir
Gurur aşkın önünde tülden perdedir
Bir hayatta bir demet nefes verirken
Gelmeden görmeden yenik düşerken
Kaç kere yırtılan aşkları dikeceğiz biz
Kaç kere geceler gündüze ererken
Yarin düşlerine dalıp uyuyacağız biz...
Bir yasak delecek, bir şiir yazacak
Bir de hoyratça onu postalayacak
Bir heyecan, bir kahkaha, bir gözyaşına
Her ne renkten olursa olsun o
harflerimiz...
İçimizi dışımıza dökeceğiz biz… |