|
Yazar: Can Duman
- Ocak
Sevgiliye Mektuplar
6 Karasevda 1887
Ey
sevgili,
Sana yoktur benden daha
bir gözü kara, kirpikleri daha bir uzun, yüreğinde uçsuz bucaksız
karasevdalı hüzün, haddini ve çizmeyi aşmış, kendini boyunca yükseklerden
kırık düşlerinin dibine aşıramamış bir dağların çocuğu! Delice korkuyorsun
sana eflatun bir mahpuslukla baktığımda yüreğimin atar damarından, daha
yakın mıyım sana yoksa daha mı uzak, ve sevmenin ağır hırsızlığı bir kan
pıhtısından daha mı kırmızı?

12 İsyan 1945
En Sevgili,
Ellerimi açtım sana, beni
yarı yolda mı bırakacaksın? Yoksa sen de ondan yana mısın? Güllerimi de
açtım gönlümde sana oysa…Cansuyum gözyaşım oldu, umutlarım kurudu.
4 İtiraf 1723
Ey sevgili,
Sadece ve bir tek senin
şarkını söyledim diye, dillerim çözülmüyor başka kıskanç melodilere.. Sen
hala gönlümde ne arıyorsun? Bilmiyorsan gitmeni isteyecek kadar seni
sevdiğimi, öğren ve korkularını şaşkınlığına kilitle artık... Sana
yalvaramam aşkım adına, gözü kara olan da ben değildim tek başıma...
Dağların ardına da bakardı o gözler, bir damla güneş bulabilmek için…
11 Arayış 1498
En Sevgili,
Dostuz sanmıştım… Yüzünü
göstermeyen dost olur mu bana? Hangi derde deva olur bir doktorun şefkatsiz
dokunuşu ve beni inciten sözleri? Yaşadıklarımı böyle yorumlar oldum
artık... Yoksun yanımda. Varlığını hissetmeliyim göremesem de yüzünü,
dokunabilmeliyim sevgine duyamasam da sesini, nerde sonsuz desteğin…. Neden
bıraktın beni hep bir başıma? Sığınacak hangi kapım vardı? Yoksa cami önünde
yalnız başıma mı bırakıldım, bir musalla eksik kalır yalnızlık taşımda..
27 Cesaret 1652
Ey sevgili,
Söyle hangi denizci
meydan okuyabilir okyanusa bir ceviz kabuğu sırtında? Hangi dağlı unutur
sırtlan yarasını, yürek sızısının yanında? Hangi kitap yazar kaç bucak
olduğunu dünyanın? Hangi avcı değişebilir postunu yürek yangınımın,
hafızamda kalan saçlarının bir teline? Var mı böylesine cesur bir aptal,
böylesine güçlü bir deli, her şeyi göze alacak ve dünyadan vazgeçecek kadar
aşkın körlüğünden daha ileri?
30 Sitemkârlık 1836
En Sevgili,
Söyle ne yaptım yine? Ne
yaptım da ince sızılar koydun yüreğime? Ben kendi kendime ne yaptım da tüm
mertliğimi ve şevkimi kaybettim sana karşı? Yoksa bir yaprağı eksik yoncalık
dönek şansla mı değiştim santimlerken bütün kırık düşlerimi, şimdi neden
pusulam şaştı?
24 Dip 1914
Ey sevgili,
Senden arta kalanlarla
tek başıma doyuyorum, sensizliği yüreğimin yedi kat dibinde taşıyorum,
bilmiyorum acaba hala nasıl yaşıyorum?
19 Uyanış 2191
En Sevgili,
Bir beşere bağlamışken
ben tüm yaşama ümidimi, bu halsizliğimle sanki umarsız duruşum değişti… Onun
var olma umudundan hiçbir eser yok ve ben sevgi destek ünitesiz de
yaşıyorum… Çektiğim acılar beni hissiz ve uyuşuk biri yaptı. Hastalıklarım
iyileşti, çünkü yalnızca acıdan ölemedim.. Bana güç mü verdin ben uyurken….
Süreksiz zihinsel acılarım bitti, kendime gelir gibiyim…
24 Soruşturma 755
Ey sevgili,
Kaderimde seni geçmişten
geleceğe kadar görmek ve zaman algıma göz pınarlarının mührünü vurmak
varmış… Bakışların derinde çok izler bıraktı, takip edebiliyorum. Hala
hayattasın bunu da biliyorum. Soruyorum, ne geçti eline aşkımı kurutmakla ve
gözyaşı selimi ruhuma akıtmakla? Dışarıda akanlara aldırma. Onlar sadece
birkaç asi.
12 Umut 1334
En Sevgili,
Ne olur darılma, gücenme
bana, güzel yüzünü çevirme benden! Sevgin içimde ve tüm ruhumda bir parça
ve sendeki bin katreden bir damla, bir ceviz kabuğu gibi sallanıyor yaşamım,
senin sevginin okyanus kıyısında… Karayı da görüyorum, şu okyanus dağlarının
ardında olmalı!
7 Minnet 925
Ey sevgili,
Hakikatliymişsin sana
yanan kalpleri sevginle söndürememiş olsan da. Kaşlarını çatsan da solgun
yüzüme, yüreğini sıcak tutmuşsun ışıltından ayrı ve yoksun geçen yalnız ve
mağrur kış günlerinde. Saçlarını omzuna atıp mutluluklar yollamışsın rüzgara
beni bulabilsin diye. Seviyorum seni, sonsuza dek yanımda olmasan da. O
küçük çocuk melek kanadına yükleyip koskoca bir sevdayı sonsuzluğa
uçurabildi diye mi böyle mutlusun? Bu kadar emin olman niye…
27 Adanış 721
En Sevgili,
Yolum, canım feda olsun
senin yoluna...
YAZAR HAKKINDA BİLGİ
Can Duman,
1977 İstanbul doğumlu. Amatör olarak karakalem çalışmaları, 2
buçuk yılı aşkın bir müzik (gitar, piyano, şan) eğitimi var. Mesleki tercihini önce Bilgisayar programcılığı (Marmara Ün.),
daha sonra İktisat (Yıldız Teknik Ün.) üzerine yaptı. Sanatla
kendini ifade etmeden yaşamanın vermiş olduğu ağırlık onu
yeniden hobi olarak da olsa müziğe, ama daha çok yazıya
yönlendirdi. Duygularıyla ve özbilinciyle etkileşimini
şu sıralar yazıyla daha iyi ifade edebildiğini düşünüyor ve
hem edebi hem de toplumsal konularda makale çalışmalarına
profesyonel anlamda ilk defa İndigo Dergisi'nde adım atıyor. Detaylı Bilgi
|