|
Yazar: Buse Doğan
Sensizliğin
Erguvan Hali
Bugün
sensizliğimin ilk günü...
Her sabaha yeniden doğan ben, bu sabah,
hayatın en ağlamaklı halini yaşıyorum. Repertuarımda hüzün kokan ne kadar
şarkı varsa, dilimin ucunda. Üşüyen ellerimde bir şişe şarap, sesimi
kimselere duyuramayacağım sahillerde avazım çıktığı kadar ağlamak istiyorum
da, bulunduğum yerde ağlamak utanılası bir eylem; bir damla yaş akmıyor
gözlerimden. “Neden?” diyorum... “Neden yalanlara yükledin sevgimi? Ucu
kaçan renkli balonlar misali, elimden uçup gitti”...
En
sevdiğim programın orta yerinde elektriklerin kesilip de, sonunu asla
bilemeyecek olmam gibi, güven olgumu yitirmek... Hayata karşı eksilerek
çoğalmak sanki; daha güçlü ama daha uzak. Derin ve bir öncekinden daima daha
yorgun bir yalnızlık kalıyor geriye...
Öyle suskun ve öyle sensiz bir sessizlik
şimdi...
Gün batmakta Boğaz’ın gökten yansıyan
aynasına. Tek başına bir tekne, sevdiğimiz şarkılarla dans ediyor salına
salına. Bir, penceresinde güneşi söndüren boş yalı eşlik etmekte bu
şarkılara, bir de sönen sevdaları yüreğinde taşımaktan yorgun ben. Rüzgar
bile endişe eder acımı titretmekten de, sen kırıp geçtin sevdamı. İstanbul
bugün iğde kokuyor. Boğaziçi ışık ışık. Sanat konuşuluyor Beyoğlu'nda.
Dolunay, bebek odalarındaki loş ve huzurlu gece lambaları gibi. Çingene
kadın yine kır çiçekleri satıyor mis gibi evlere. Her yer ve herkes aynı.
Sen yoksun.
Bu
şehir hiç bu kadar kurak olmamıştı.
Neden beyaz olduklarını bir türlü
çözemediğim martılar geçer sessizliğimin sancısından, çığlık çığlık.
Bulutların gözleri dolu; ha ağladı, ha ağlayacak. Acıdı kalbim, çok acıdı
da, ben ağlayamadım...
Bir gece Beşiktaş-Üsküdar motorunda, bir
peri kulağıma fısıldamıştı “Böyle de yaşanır ayrılıklar, uzak diye bir yer
yok. Paylaştığımız gökyüzü, kavuşturuyor bizi”. Bu gece, gökyüzü bile
dilsiz; İstanbul’da hazin bir erguvan mevsimi.
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Buse Doğan:
"Görsel İletişim Tasarımı yüksek lisansı
yapıyorum. Rakamsal düzlemde yirmi artı dokuz, spirituel
boyutta birkaç yüz yıldır süregelen yaşantımda folklor ve
voleybol oynadım, yüzdüm, mandolin ve gitar çaldım, yağlı
boya çalıştım, dergilerde yazı yazdım, saçlarımı turuncuya
boyattım, thaibox öğrendim, midye kabuğu topladım, Fransızca,
Ingilizce ve Italyanca konuştum, Reiki uyguladım, vakıf ve
kluplerde gönüllü çalıştım, kitap okudum, ahşap boyadım,
rüyalar gördüm, sevdim, sevilmedim, seveni sevemedim,
deja-vu’ler yaşadım, kedi besledim, motorsiklet kullandım,
normal davranmaya çalıştım, olmadı...
Detaylı Bilgi
|