Sayı 38|KASIM 2008            Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Aşkı Var

Şair: Yasin Sarı


Sıla Mektubu

Şair: Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Yazar: Buse Doğan

Anlamak için yaşamak, özlemek için yitirmek mi gerekir? 

Puslu bir Boğaz gecesinde, gelin pastasının üzerine serpiştirilmiş altın sarısı pullar gibidir, kıyıya vuran eski evlerin dışı parlak, içi hazin öyküleri... İstanbul gezgini bohem bir Montmartre ressamının elinden çıkmış suluboya bir tablonun, yıllar içinde solan renklerini anımsatır insana. Eski sevgilinin, yolun karşı şeridinden geçmekte olduğunu hayal eder, A şehrinden B şehrine saatte 78 km. hızla kaç saatte varacağını hesaplamaya çalışan kalpler. Oysa o an radyoda çalmakta olan, Edith Piaf’ın  “Sous le Ciel de Paris” (Paris’in Gökyüzü Altında)’sı gibidir bu hayal; aşkın güzel oluşu, artık var olmayışından mütevellit. Aşklar yaşanır şehirlerde ve ağlar gökyüzü, biten her aşkla birlikte...

Bazen hayat ne kadar tarafsız… Oysa insan kimi zaman tüm sorumluluğu hayata yüklemeye nasıl da muhtaç. Şarkılar hep bu yüzden. Şiirler, tuvaller, ağıtlar ve uçurtmalar da... Pek bir şey konuşmayıp, her şeyi anlatan bir çift bakıştan, son yazdığı dizeleri istemek gibi; hakkında merak edilecek onca şeyi ertelerken. Sırf, başladığın bir cümleyi o tamamladı ve muzur bir gülümsemeyle mühürledi diye... Sabun köpüğüne benzettiğin renkli ama kısa ömürlü aşk olgusu, içmeyi bir türlü beceremediğin sigaranın, üzerine yapışan iç gıcıklayıcı dumanı gibi yapışıverir üzerine... Çamaşır makinesinin 90 derecelik programıyla yıkayınca çıkacağını bilsen, ne alâ. Öylesine, kendiliğinden uçmasını beklersin, içinde kalabalık bir sessizlikle. Onu andığında, kulaklarının çınlamasını dilersin, aylarca beklediğin mesajı atmasını ya da tıpkı gittiği gibi, sorgusuzca geri dönmesini... Hep diler, hep bekler ve hep çok özlersin. Sonra bir bakmışsın, başkalarının hazin aşk öyküleri üzerine bir şeyler karalıyorsun; çünkü herkes biraz o, çünkü her şey ona dair...

Aşka inancımı kimde yitirdiğimi hatırlamıyorum. Bir zamanlar inanmış olup olmadığımı da... Bir sabah uyanıp, bellekte kayıtlı imgelerin gerçek mi, rüya mı olduğunu hatırlayamamak gibi; hem çokça yaşanmış, hem sadece varsayım. Ama hep tanıdık yalnızlık. İçini acıtan bir sevgisizliği ört bas etmek için, arşivde mevcut bir sevgiyi anımsamaktır yalnızlık; ruhunun çığlıklarını bastırmak adına dizeye dökülen anılardır kimi zaman. Yokluklarında değerli özlemler, hiçbir zaman inanılmamış aşklar ve ballı nar ekşisiyle tatlandırılmış somon tadında umutlar var hayatımda. Suskunluğumun sebebi bu; çünkü ben, rüzgârlara sevdalı kırmızı bir gelincik yaprağına iliştirdim bu hayatı...

Gözlerini kapat, elini kalbine koy ve bir şarkı söyle şimdi;

Aşkı, bizi ve yalnızlığı anlatan…


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Buse Doğan, Görsel Iletişim Tasarımı yüksek lisansı yapıyorum. Rakamsal düzlemde yirmi artı dokuz, spirituel boyutta birkaç yüz yıldır süregelen yaşantımda folklor ve voleybol oynadım, yüzdüm, mandolin ve gitar çaldım, yağlı boya çalıştım, dergilerde yazı yazdım, saçlarımı turuncuya boyattım, thaibox öğrendim, midye kabuğu topladım, Fransızca, Ingilizce ve Italyanca konuştum, Reiki uyguladım, vakıf ve kluplerde gönüllü çalıştım, kitap okudum, ahşap boyadım, rüyalar gördüm, sevdim, sevilmedim, seveni sevemedim, deja-vu’ler yaşadım, kedi besledim, motorsiklet kullandım, normal davranmaya çalıştım, olmadı... Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Yükselen Yeni Tür; Homo Violents


Her Şeyin Teorisi


İklim Dostu Bir Yaşam


Şifacı Doktor İnci Erkin


Kanser Tedavisinde Akıllı Moleküller


Balinaların Nesli Tehlikede!


İki Kültür Arasında Çocuk Yetiştirmek


Yaratıcı İmgeleme Araştırmaları


Selçuk Erdem: İyi Çocuklar Değiliz Biz!


Okumanın Dinamiği


Nükleer Yayılma


Tiyatro Sporu ve Mahşer-i Cümbüş


Psikiyatrik Suistimalin Bilinmeyen Tarihi


Çocukluk Çağı Sinüzitleri


Barış Kadıköy'deydi 


Merakla Beklenen Seçim Kampanyaları


Tarım ve Hayvancılıkta AB'ye Uyum?


Haydi Türkiye Günde Bir Yumurta


Ayrıştırma


AKM Yıkılsın Mı?

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Uzay Gökerman 

Aydın Olgusu


İdil Soyseçkin

Mayıs Karnesi


Nilay Altın

Sihirli Dokunuşlar 


Burcu Akar

Anne Karnında Başlayan Öğrenilmiş Korkular -I-


Can Duman

Olmak Ya Da Olmamak


Didem Çivici

Her Şey Güzel


Arbil Çelen

Tamam O Zaman


Engin Sezen

Anne Babaların Yapageldikleri Hatalar


Melda Güngül

Ne Yapmalıyım?


Özge Esirgen

Dünya’da Büyümek 


Rüya Yüksel

Sevgiliye Mektup


Özge Gündem

AKM Yıkılırsa Sevgilimi Nerede Bekleyeceğim?


Volkan Burnaz

Burası Ne Kadar Bizsiz


Buse Doğan

Nasıl yani, anlamak için yaşamak, özlemek için yitirmek mi gerekir?


Didem Çivici

Salıncak


Eray Çetinkaya

Zaman Yaşamı Yiyor


Fırat Erdoğan

Kapatılan Köy Enstitüleri ve Açık Olan Okullarımız 

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  14 KASIM 2008 TSİ 07:11