|
Yazar:
Buse Doğan
-
Şubat 2008
Dinozor
Neslini Sinekler Yok Etti
•
Eşi ve altı çocuğunu katletti.
•
Ambulans çağırdı, hemşireyi kaçırdı.
•
Uyarıya aldırmadı, tren ile peron arasında öldü.
•
Firari gelin sınırda yakalandı.
•
Enflasyon tutmadı.
•
Minibüs sorunu çözülemedi.
•
Sevgilisinin kulağını kesip, yemek yaptı.
•
Dinozor neslini sinekler yok etti.
Bunca felaket haberi...
Ülkemin tanınmış, günlük
gazetelerinin “sadece birinden”, bünyeme yansıyan ana başlıklardan birkaçı.
Ellerime
bakıyorum; parmak uçlarım, gazetenin mürekkebiyle islenmiş. Antibakteriyel
sabunlar çıktı çıkalı içim daha rahat. “Peki ya ruhum?” diyorum...
Bunca olumsuz habere maruz bırakılan ruhumda, bakteriye adım atacak yer
kalmamış. İsler çıkar da, ya izler?
Korkunun kokusu yapış
yapış dört bir yanda. Aynanın karşısında, salt kendi karanlığına
tahammülsüzlükten, kendi gözlerine bakmaya cesaret edemeyen iki ayaklılar
çağı bu çağ. Biri gelsin de, o karanlığı sevsin diye umut edilen gecelerin
sabahlarında, boşa geçen ömrün son nefeslik çığlıkları yankılanır ayaz ayaz.
Ruhun, elmayı yedi diye cennetten kovulduğuna
inanan
bir kültürden intikamıdır bu çağ. Korkuyu kaldırın sözlüklerinizden, ne
kalır geriye? Boşluk...
Yazılmıyor bu “boşluk”.
Hiçbir gazetenin köşe yazarı değinmiyor konuya. Tarihte onca kahramanın adı
geçiyor da, günümüzde tek bir kahraman dokunmuyor boşluğa. Korkuyla
tıkamışlar “boşluğu”, töre demişler adına, kural, kanun, örf ve zamanla
“bana ne” ve “bahane”ye dönüşen anane demişler kısaca. Oysa o “boşlukta” can
buldu hayat; göz göre göre kıyılmakta canına.
Sevgi... O boşluğun
adı... Unutuldu kokusu,
tadı...
Artık kurulmuyor köprüler akan suların üstüne, bir tortudur birikiyor
yüreklerde. Ünlemle biten sözcüklerimiz, üç nokta yan yana aşklarımız,
çarptıkça büyüyen acılarımız var. Doldurun boşluklarınızı. Sevgi koyun
eksilen her parçanızın yerine. Ateşe verin korkularınızı, yeniden doğun
küllerinizden. Bugün hava, üzerine tarçın ve birkaç yaprak taze nane
serpiştirilmiş sahlep renginde, fark ettiniz mi?
Dinozor neslini sinekler
yok etti.
İnsan neslini ise
sevgisizlik...
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Buse Doğan:
"Görsel İletişim Tasarımı yüksek lisansı
yapıyorum. Rakamsal düzlemde yirmi artı dokuz, spirituel
boyutta birkaç yüz yıldır süregelen yaşantımda folklor ve
voleybol oynadım, yüzdüm, mandolin ve gitar çaldım, yağlı
boya çalıştım, dergilerde yazı yazdım, saçlarımı turuncuya
boyattım, thaibox öğrendim, midye kabuğu topladım, Fransızca,
Ingilizce ve Italyanca konuştum, Reiki uyguladım, vakıf ve
kluplerde gönüllü çalıştım, kitap okudum, ahşap boyadım,
rüyalar gördüm, sevdim, sevilmedim, seveni sevemedim,
deja-vu’ler yaşadım, kedi besledim, motorsiklet kullandım,
normal davranmaya çalıştım, olmadı...
Detaylı Bilgi
|