|
Yazar: Burcu Akar
05/05/2007
Atatürk
Bilincini Benimsemek
Öyle bir liderin
torunlarıyız ki bizler...
Topraklarımızda
can vermiş olan, savaştığı düşman askerlerinin ailelerine; “Uzak diyarlardan
evlatlarını harbe gönderen analar, gözyaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız
bizim bağrımızdadır, huzur içindedirler, huzur içinde uyuyacaklardır. Onlar
bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır”
diyebilecek kadar asil bir insanın nesliyiz.
Öyle bir liderdi ki; 15 yıllık
cumhurbaşkanlığı görevi süresince; hiçbir koşul altında, hiçbir ülkenin
ayağına gitmeyecek kadar gururlu ve ülkesine değer veren bir insandı. Öyle
bir liderdi ki; binbir zorlukla O’na inananlarla kurduğu ülkesinde; hiçbir
vatandaşının, din, ırk ve vicdan özgürlüğüne karışmadığı gibi, bu haklarını
özgürce yaşabilmeleri için, onlara haklar tanıyacak kadar açık görüşlü ve
"insan
birliğine" inanan bir insandı. Öyle bir liderdi ki; ilmin, bilimin ve
sanatın bir ulusu yükseltebilecek en güçlü unsurlar olduğunu görebilecek
kadar ileri görüşlü bir insandı.
Öyle bir liderdi ki; Türk ırkının gücünü
ve şanlı geçmişini bağıra bağıra tüm dünyaya haykırabilecek ve kabul
ettirebilecek kadar kararlı ve inançlı bir insandı. Öyle bir liderdi ki;
Türklerin ait oldukları ülkelerine kavuşup, özgürce yaşayabilmeleri için;
bir imparatorluk devirip, tüm hakları da halkına devredebilecek kadar cesur
ve gözü pek bir insandı.
Ve
öyle bir liderdi ki; Mustafa Kemal Atatürk, hiçbir zaman başını yere
eğmeyen, yüreğini ve gözünü daima Türk halkına çevirmiş olan, vatanı için
gününü gecesine katan, Türk Kadınını daima onore edip yücelten; eğitimin gücüne
inanıp, daima teşvik eden, daima birlik ve beraberlik adına çalışmalar yapan
ve asla inandıklarını savunmaktan yılmayan; asil bir Türk kanıydı. Ve bu
Türk kanını daima asil kılmaya gayret etti.
Bu okuduklarınız, çoğumuzun bildiği ama
üstünde durulması gereken önemli başlıklardı. Ebetteki, Atatürk'ün getirdiği
yenilikler bunlarla sınırlı değildir. Ama bu kadarını bile anlayabiliyor ve
uygulayabiliyor olmak, Atatürk bilincini benimsemiş olmaktır. Atatürk
karşıtı olan ve O'na çamur atmaya çalışan insanlar şunu unutmamalıdırlar ki;
bu fikirlerini özgürce söyleyebilmeleri bile Atatürk sayesinde olmuştur.
Atatürk ve O’na inananların kurduğu; Laik, Demokratik ve Özgür Türkiye'nin
nimetlerinden yararlanmaktadırlar.
Kimse
kimsenin fikrini benimsemek zorunda değildir, ama bunu saldırganlığa dökmek
de kimsenin haddi değildir. Geçmişini unutan bir ulus, geleceğini
göremeyecek kadar karanlığa boğulmuş demektir. Atatürk'ün söylediği gibi;
Atatürk'ü anlamak, O’nun ne yaptığı anlamaktan geçer. İşte Atatürk bilincine
sahip olmak ta budur. Genci, yaşlısı; kadını, erkeği; herkes bu ülkenin
refahını korumakla görevlidir. Ülkemize sahip çıkalım.
Türk
çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet
bulacaktır.
Egemenlik kayıtsız ve
şartsız milletindir
Arkadaşlar, efendiler
ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler,
müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat,
medeniyet tarikatıdır.
Ey kahraman Türk
kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye
layıksın.
Gençler cesaretimizi
takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve
irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin
en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz.
Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
Yüksek Türk! Senin
için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur
Sizler, yani yeni
Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz...
Dinlenmemek
üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği
gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.
Okul sayesinde,
okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı,
Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
Ne mutlu Türküm
Diyene!
Mustafa Kemal ATATÜRK
Atatürk'ün bilinmeyen fotoğrafları - Cumhurbaşkanlığı
Arşivi'nden
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Burcu Akar,
1980, İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi Turizm
Otelcilik bölümünde öğrenim gördü. Staj için gittiği
Antalya’ya yerleşti. Sanat ve sporla ilgileniyor. Hayata
sadece doğmak, üremek ve ölmek üçlemesi için gelmediğine
inananıyor. Bunun üzerine yıllardır kitaplar okuyup,
araştırmalar yapıyor. Bu konuyla ilgili bir kitap yazıyor.
Detaylı Bilgi
|