|
Yazar:
Burcu Akar
– Temmuz 2008
Benim Hayatım
Benim Sorumluluğum
Hayatımız boyunca,
başımıza gelen her kötü olayı, hep kendimizden başkasına mal etmişizdir.
Kötü olaylar başkaları yüzünden başımıza gelir bize göre. Başkaları bizi
üzer, başkaları bizi sinirlendirir, başkaları yüzünden terfi edemeyiz ya da
başkaları yüzünden günümüz kötü geçer. Bu örnekleri uzatmak ve satırlar boyu
yazmak mümkün. Kötü olayların kaynağını başkalarına yükleyerek kaçar,
aslında kendimizden kaynaklanan olayları yok sayar, sorumluluğumuzu,
(hayatımızın sorumluluğunu) suçladığımız insanın
ellerine bırakırız.
Siz,
o insanın, hayatınıza müdahale etmesine izin vermeseydiniz, o da sizin
hayatınıza karışma lüksünü kendinde bulmayacaktı. Demek ki siz, hayatınızın
kötü gitmesine neden olan bir egoya sahipsiniz ve siz bu sahip olduğunuz
egoyla tek başınıza başa çıkamıyorsunuz, hatta belki de bu egoyu göremeyecek
kadar hafife alıyorsunuz ki, bir başkası, size bu egonuzu, hayatınıza
girerek ve bu egoya bağlı olayı size yaşatarak, bunu gösterme(hatırlatma)
zorunluluğuna sahip hissediyor kendini. Suçlu aramak en kolayıdır oysa
kabullenmek en zorudur. Hayat, eğer sizin bir ayna misali yansımanızsa,
hayatınıza giren insanlar da sizin birebir yansımalarınızdır.
Hayatınıza
giren hiç kimse ama hiç kimse, siz de var olmayan hiçbir şeye sahip
değildir. Siz yaptıklarınızın, yarattıklarınızın sorunluluğunu yani
hayatınızın sorumluğunu elinize almadığınız sürece sizin için bunu yapacak
yüzlerce insan bulmak mümkündür. Sizin adınıza konuşacak, sizin adınıza adım
atacak, sizin adınıza kararlar alacak yüzlerce insan. Siz kimsenin hayatını
yaşamaya gelmediniz bu hayata, kimse de sizin hayatınızı yaşamaya gelmedi.
Kimse sizin hayatınızda olanlardan mesul değil, siz de kimsenin hayatında
olanlardan mesul değil. Önce gücünüzü görün, neler yaratabildiğinize bir
bakın ve hayatınız da olan insanların size hangi egonuzu tetikleyici
hareketler yaptığını bir gözlemleyin lütfen. Başkalarını suçlayarak sadece
büyük bir zaman kaybına doğru sürüklenirsiniz ve bu zaman içerisinde bu
olayı halletmediğiniz sürece sürekli aynı olayların hayatınızda kısır bir
döngü misali tekerrür etmesine neden olursunuz.
Egolar hayat
standardımızı en düşük seviyeye çeken gereksiz yüklerdir. Bunları görüp
halletmek mi zor yoksa görmezden gelip, sürekli aynı olayları yaşamak
zorunda kalmak mı kolay…
Hayat ve kendinize
yaşattığınız hayat sadece size ait ve sadece sizin yansımanızdır.
Yolumuz sevgiye açık
olsun!
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Burcu Akar,
1980, İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi Turizm
Otelcilik bölümünde öğrenim gördü. Staj için gittiği
Antalya’ya yerleşti. Sanat ve sporla ilgileniyor. Hayata
sadece doğmak, üremek ve ölmek üçlemesi için gelmediğine inananıyor. Bunun üzerine yıllardır kitaplar okuyup,
araştırmalar yapıyor. Bu konuyla ilgili bir kitap yazıyor.
Detaylı Bilgi
|