Sayı 38|KASIM 2008            Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Aşkı Var

Şair: Yasin Sarı


Sıla Mektubu

Şair: Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Yazar: Burcu Akar

Öz Enerji Sevgi

Her yazımda mutlaka üstüne basa basa belirttiğim şeylerden bir tanesi de varoluş enerjimiz olan sevgidir. Sevgi var olan en güçlü ve en büyük enerjidir.  Sevgi var olan en kutsal enerji, verdikçe çoğalan tek gerçekliktir. Çünkü sevgi; en büyük ve en güçlü varlığın, öz enerjisidir. Bu yüzden çok kutsaldır, çok sadedir, paylaşımı en kolay olandır. SEVGİNİN NE DİLE İHTİYACI VARDIR, NE DE BİR ARACA ama anlaşılması en kolay olan anlatımdır. Sevgi belki de, en büyük oyunumuzu sahnelediğimiz bu dünya oyunun tek gerçeğidir. Çünkü SEVGİ TANRI (ALLAH, YARADAN, RAB) ENERJİSİDİR.  Sevgi O’ nunla tam anlamıyla bir ve bütündür. Ve O‘nun var ettikleri de sevgiyle bir ve bütündür. O’nun öz enerjisi (sevgi) ile yaratılmamış tek bir canlı ya da cansız varlık yoktur. Bu yüzden 0’ndan varolan her şey bu kadar ihtişamlı, kusursuz ve mükemmeldir. Çünkü var ettiği her şeyi kendinden, öz enerjisiyle, kendindeki mükemmel sevgiyle var etmiştir. Hata yok, öfke yok, kin yok, intikam yok, korku yok, şüphe yok, ayırım yok, sahiplenme yok, kırgınlık yok; saygı var, özgürlük var, affedebilme gücü var = SEVGİ = TANRI (ALLAH, YARADAN, RAB)

Gücümüz Tanrısallığımızdandır, bizi yaradandır. O NE KADAR KUTSAL VE BÜYÜKSE, VARETTİKLERİ DE O KADAR KUTSAL VE BÜYÜKTÜR. Ayırım yok, kibir yok, hor görme yok = birlik ve bütünlük var = SEVGİ = TANRI  (ALLAH, YARADAN, RAB ) = TÜM ONDAN VAROLANLAR.

Bizler hep beraber bir oyun yarattık. Özde ne olduğumuzu unutmadan ne olmadığımızı deneyimleme oyunu başlattık. Asırlardır, belki de çok daha uzun bir zaman diliminde bize yön gösterense, Tanrısallığımızdan gelen içimizdeki Sevgi rehberimizdir. Bizi öze ulaştıracak olan sihirli anahtar. Çünkü Tanrı’ yı ( Allah’ı, Yaradan’ı, Rab’bi) sevgi dışında hiçbir yerde bulamazsınız. Ama sadece saf sevgide, öz sevgide. Bunu özellikle belirtmek istedim çünkü günümüz sevgi anlayışında aranamayacak bir yerde Tanrı( Allah, Yaradan, Rab).

Özümüz = sevgi = Tanrı(Allah, Yaradan, Rab)

Yaradılışımızdan beri ne kadar zaman geçtiğini sayısal olarak net bilemesek de, oldukça uzun bir zaman geçtiği belli. Biliniyor olsun ya da olmasın oldukça fazla uygarlık var olmuş ve yok olmuş. Bu uygarlıkların oluşumu ve yok oluşları sırasında, kimi zaman insanlık inişe geçmiş kimi zaman yükselmiş. Bu dönüşümlerde bir çok bilginin üstü örtülmüş ya da unutulmaya yüz tutmuş. İnsanlık değiştikçe bilgilerini de değiştirmiş. Tıpkı sevginin içeriğinin değişmesi gibi.

Günümüzde sevgi diyince akla, sadece birkaç kişiyi kapsayan belki iki elin parmaklarının sayısını geçmeyecek kadar az sayıda olan bize yakın insanlar aklımıza geliyor.

Günümüzde sevgi diyince; sevdiğinizi sahiplenme güdüsü aklımıza geliyor,

Günümüzde sevgi diyince; sevdiğimizin adına konuşma, onun adına karar verme hakkına sahip olma hakkına sahip olduğumuz aklımıza geliyor.

Oysa ki;

O; Hepimizi eşit olarak ayırım yapmadan sevmektedir. Ne yaptığımız, ne söylediğimiz, hangi dine mensup olduğumuz ya da hangi dili, konuştuğumuz, hangi uygarlıktan önemli değildir. O sadece bizi ( kendini )  gözlemlemekte, bizi izlemek de ve O’na geri döndüğümüz zaman o ihtişamlı sevgisiyle bizleri kucaklamak üzere özlemle beklemektedir. Müdahale etmez, olanı değiştirmeye çalışmaz. Ayırım yapmak en büyük egolardandır.

O; bizim canlı ya da cansız olduğumuza bakmadan zaten O’na ait olduğumuzu bildiği için, bizleri burada özgür bırakmıştır. Biz yardım istemeden, asla müdahale etmeden sabırla neler yapabildiğimizi ( yapabildiğini) gözlemlemektedir. Bizim adımıza konuşmaz, bizim adımıza kararlar almaz, bizim adımıza adım atmaz. O sadece BİZ İZİN VERİRSEK;  kendi özgür irademizle adımıza konuşurken, kendi özgür irademizle bir karar alırken, özgür irademizle attığımız her adımda yine asla müdahale etmeden sadece sonsuz bir sevgisiyle destekler. Özgürlüğü engellemek büyük bir egodur.

O’nun sevgisinde;  O’na inanmayanlara bile cezalandırma yoktur. Cezalandırma hakkını bile varettiklerine bırakmıştır. O sadece bekler, karara ise saygı duyar. Dünya da kendimize yarattığımız her türlü yaşam şartıyla bunu zaten kendimize hakkıyla bizler veriyoruz. Müdahale etmez sadece bekler. İntikam duygusu büyük bir egodur.

O’nun sevgisinde;  bizler yargılanmayız çünkü bize ve yaptıklarımıza saygı duyar, bizi kendinden büyük görmez çünkü zaten O’ndan var olduğumuzu bildiği için ne kadar mükemmel olduğumuzu da bilir. Kibir duygusu büyük bir egodur.

Tanrı’nın ( Allah’ın, Yaradan’ını, Rabbın ) olduğu yerde ego, egonun olduğu yerde Tanrı  ( Allah’ın, Yaradan’ını, Rabbın )  yoktur.

Tanrı’nın ( Allah’ın, Yaradan’ın, Rabbın ) olduğu yerde sevgi, sevginin olduğu yerde Tanrı  ( Allah’ın, Yaradan’ını, Rabbın )  vardır.

Küçük bir paragrafla bu ayki yazımı tamamlayacağım. Unutmayın; EGOLARINDAN ARINMIŞ BİR GÖZLE BAKILAN AYNADA TANRI’YI ( ALLAH’I, YARADAN’I, RABBI ) GÖRMEMEK OLANAKSIZDIR.

Küçük insanlar küçük şeylerle uğraşır. Yargılar, kızar, kimin ne dediğini hep önemser. Küçük insanlar küçük adımlar atıp, küçük cümleler kurarlar. Korkaktırlar, güvensizdirler. Büyük insanlar büyük adımları küçükmüş gibi atıp büyük mesafeler kaydederler. Büyük insanlar büyük cümleler kurup ardında büyük bir cesaretle dururlar. Küçük insanlar, kendinden başka herkesi ve her şeyi küçük görüp büyük olduklarını düşünürler. Büyük insanlar değerlerinin farkındadırlar ve herkesi kendi gibi büyük görürler. Küçük insanlar sevgiyi ararlar, büyük insanlar sevgiyi yayarlar.  Küçük insanlar egolarına yenilirler, büyük insanlar egoları önlerinde eğdirirler.

Yolumuz sevgiliye Açık olsun!


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Burcu Akar, 1980, İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi Turizm Otelcilik bölümünde öğrenim gördü. Staj için gittiği Antalya’ya yerleşti. Sanat ve sporla ilgileniyor. Hayata sadece doğmak, üremek ve ölmek üçlemesi için gelmediğine inananıyor. Bunun üzerine yıllardır kitaplar okuyup, araştırmalar yapıyor. Bu konuyla ilgili bir kitap yazıyor. Detaylı Bilgi


Daha hızlı internet ve sayfaların en iyi görüntüsü için alttaki kutuya tıklayarak Firefox’u yüklemenizi tavsiye ederiz.

 


Gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

 

YAZILAR

Tanrının Zerrecikleri


Manyetik Kent Manisa


Mars’a Yaklaşan Meteor


1 YTL Ver 1 Film Çekeyim


Kuantum Sıçraması


“Şekilsel” Türbanın Yozlaşması


Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti


Türk Dil Yurdu Projesi


Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"


İndigo Nörolojisi


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ahlâk


Futbolcu Robotların Büyük Gösterisi


Açmazlarda Özgür Seçimler 


Sylvia Plath


İndigoların Gizli Dünyası


Zamanı Böldük ‘Yeni Yıl’ dedik


Savaş


Bir Kente Ait Olmak-2


Nasıl Görmek İstiyorsanız O Şekilde Bırakınız


Bu Gerçek Sevgi Mi?


En Son Ne Zaman Doğdun?


Sevgiliye Mektuplar


Düşlerimdeki Yaşam - 6


Bir Gül’ün Yaprakları


Pasur!


Korku Tüneli


Acı Kahve, Kar ve Tarçın


Arka Sokaklar


Rhiannon


Bizim Kavgamız


Okyanus


Bahane


denemelerneyseo


Diğer Sen

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  14 KASIM 2008 TSİ 07:11