Sayı 38|KASIM 2008            Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Aşkı Var

Şair: Yasin Sarı


Sıla Mektubu

Şair: Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Yazar: Burcu Özgeçen

Kendi Kendinin Efendisi Olmak

Kendi kendinin efendisi olmak. Uzun bir yol bu. Gerçekten kendin olmak var ya... İşte bu yol, o yol... Çoğu zaman dışa bağımlı oludğumuzun farkına varmadan zamanımızı geçiririz...Takdir bekleriz çevremizden, yaptıklarımız alkışlanmalıdır... Hele çoğunluk alkışladıysa o yapılan ‘doğru’dur. Doğru nedir?...

İnsanın en ihtiyaç duyduğu kaynak Sevgi’dir...Ve ‘Sevilme İhtiyacı’ bizi dışa bağımlı kılar... Sevildiğimiz için dışa bağımlı değilizdir...O kaynağı kendimizde bulamadığımız için bağımlı hale geliriz. Oysa kaynak içimizdedir...

Az önce bu yazıyı yazmaya başladım, bir süredir farkında olduğum şeyleri sizlerle paylaşmak için, benim algı penceremden... Sevdiğim bir insanın benim yapmayı istediğim şeyi yapmadığını ve bu nedenle önemsizlik ve değersizlik duygusu hissettiğimi fark ettim...Oysa o bunun farkında bile değildi... Algılarımız bizi yönetir ve bizler doğduğumuzdan bu yana bu şekilde binlerce algılama ve bu algılama sonucu doğan ve de bize zarar veren düşünce ve kararlarla doluyuz. Şimdi ne mutlu ki bunları farkedebiliyorum, sanıyorum farkındalık olmadan bunu yapamazdım.... İşte dışa bağımlı yargılarımız yaşamımızı sürdürürken oluşuyor.... 

Dünya neye hizmet ediyor ve varlık nedir?... Biz var olanlar nasıl ‘var’lığımızı sürdüyoruz?... Neye ve kime göre?... Seçimlerimizi belirleyen nelerdir? Bana göre, farkındalık olmadan hiçbir zaman o seçimler bizim seçimlerimiz olmuyor; bilinç ve bilgi arttıkça tezahür şekli de değişiyor . Eğer bizler bu bedendeysek ve günden güne bilgileniyorsak her seferinde kararlarımızın değiştiği ve buna göre yaşamımızın da değiştiğini gözlemlemekteyizdir. Öyle değil mi? Bence kişinin yalan söylememesi gereken en baş kişi, yine kişinin kendisidir. Kendinize asla yalan söylemeyin...Ve gündelik çözümler, adı üstünde sadece o zamanı kurtarmak(?!) için çalışıyor. Verilen kararlar ve yapılan işler elbette gelişir ve hata yapmak da bence en güzel öğretmendir. Bu günlerimin bana öğrettiğine göre kendime karşı dürüst olmayı son derece önemsiyorum. Ve bu bana oldukça büyük bir sorumluluğu da veriyor : Kendi kişisel sorumluluğumu kendi üzerime almak. Olan için, yaşadıklarım ve koşullarım için çevreyi, dışı suçlamak yerine yine kaynağa yani kendi derinime inmem gerekir.

Yaşamımızı istediğimiz yönde sürdürecek ve her şeyi değerlendirip öğrenecek ve de yükselecek duruma ancak içimizdeki özle iletişim kurarak varabiliriz diye düşünüyorum. Bu Öz’ü anlamak bizi bir dünyaya götürür. İyi – kötü - gerçek ne varsa, yargıların üstünde bir algılama düzeyidir o. ‘Öz bilir’ diye bundan derim ben. Ve bu öz beni heyecanlandırıyor, bir serüven gibi, bir giz gibi, keşfedilmeyi bekleyen en kıymetli elmas gibi orada duruyor... Neden Öz’üme kavuşmayayım... İşte bu istek çok güzel bir süreci başlatır sevgililer; bana göre dünyanın şu anki durumunda ya da benim şu an dünyayı algılayışımdaki en büyük hediyeye, ‘kendi kendinin efendisi olma’ ya götürür insanı...

HABERLER

 

 

Ormanlar Yanmasın!


Söküm Tesisi mi, Zehir Yuvası mı?


Tarihin En İlginç Metro Kazası


2007, Mevlana Yılı


Yaşama Sıkılan Üç Kurşun


Kanser Tedavisinde Yeni Umutlar


Masal Evi


Güneş Fırtınaları ve Foton Kuşağı


Haydi Gençlik Yozlaşmaya!


Nilgün Sarar


Etkilemek Değil Etkileşmek!


Bugün Günlerden Pazartesi


Küresel Kaosa Modern "Meryem" Duası


Zamanın Çizgisinde Ölümün Kırılma Noktaları


Beyrut’ta kalan Anna’nın öğrettiği


Efendim, Sahibim Kalbimdir


İsimlendiremedik

lerimizden


Köye 300 Yıl Sonra Yol Geldi


Bir Kez Daha Hoşbulduk

 

 

KOSE YAZARLARI

Didem Çivici

Öz...


Uzay Gökerman

Franternité, Egalité, Liberté


Can Tığlı

Ego Ve Sen


Burcu Özgeçen

Kendi Kendinin Efendisi Olmak


Beyaz Özbalçık

Düşünce ve Güç


Rüya Yüksel

Özbenliğimiz Kendimiz Olamadığımızda...


Burçin İvren

İllüzyon ve Farkındalığımız


Burçin İvren

Kader


Can Duman

Hayata Tutunmak


Burcu Özgeçen

Düşlediğimiz, Özgürlük ve Sorumluluk İster

 

AYIN ŞİİRLERİ

Burçin İvren

Aşk, Dünyayı Bize Verdiğinde


Mukaddes Öztürk Odacı

Zamanda Kayboluş


Fırat Erdoğan

Adı Mülteci

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  14 KASIM 2008 TSİ 07:11