|
Haber: Burçin İvren
Sağlık Haberleri, İzmir
Manyetik
Alanın Sağlığa Etkileri
Uzaya gönderilen astronotlarda görülen ve
haftalarca sürebilen yorgunluk, adale ağrısı, baş ağrısı ve dönmesinin
nedeni ilk yıllarda anlaşılamamıştı. Daha sonraki yıllarda sürdürülen
kapsamlı araştırmalar sonucu bu belirtilerin dünyanın manyetik alanının
eksikliğinden kaynaklandığı belirlenmişti.
Biyomanyetoloji ilkelerine göre, tüm maddeler
dolayısıyla tüm canlılar, zayıf ya da güçlü birer manyetik özelliğe
sahiptirler. Her mekanda dolayısıyla tüm canlıların içindeki ve dışındaki
tüm boşluklarda yüksek ya da düşük birer manyetik alan mevcuttur Dolayısıyla
kalp, adale, sinir ve beyin gibi organlar belli bir manyetik alana
sahiptir.
İnsanı oluşturan maddelerin birbiriyle
haberleşmek için kullandıkları manyetik alanın sinyalleri birbiriyle uyum
içindedir. Bu sinyaller dünya manyetik alanı ile de uyum içindedir,
(Widgery, 2002). İnsanın kendi iç manyetik alanı ile dünyanın oluşturduğu
manyetik alan arasındaki uyumluluk çeşitli nedenlerden dolayı
bozulabilmektedir. Bunun bir nedeni de insanın yaşadığı yerin manyetik
alanının büyüklüğüdür.
Geceleyin dünya manyetik alanı hücresel
oksijeni arttırır, uykuyu destekler, biyolojik iyileşmeyi desteklerken
iltihaplanmayı azaltır, acıyı dindirir.Ama güneş doğduğunda beraberinde
getirdiği pozitif manyetik alanı hücresel oksijeni azaltır, uyanıklığı
destekler, biyolojik iyileşmeye engel olur ve acıyı arttırır.
Dünya manyetik alanının haritası
incelendiğinde alanın yapısı ile MS hasta sayısı arasında kuvvetli ilişki
bulunmuştur. Manyetik alanın düşey bileşeni biyolojik maddeleri etkiler. MS
hastalığına yakalananların sayısı 60 (°E)boylam civarında en yüksek değere
ulaşırken Orta Asya, Hindistan, Çin, Japon, Afrika ülkeleri, Orta Amerika
gibi ekvatora yakın yerlerde vaka sayısı yok denecek kadar azdır. Düşey
manyetik alanı bileşeni kutuplara yakın yerde hemen hemen yoktur ve MS (bir
çeşit sinir sistemi hastalığı) hastalığına düşey bileşenin zayıf olduğu
bölgelerde çok sık rastlanır. Başka bir araştırmada çocukların büyümesi
dünya manyetik alanın güneş aktivitesine göre değişmesine bağlı olduğu
tespit edilmiştir.
Yüksek gerilim hatlarından cep telefonu
dalgalarına, radyo ve TV dalgalarından ev ve iş yerlerindeki bilgisayar ve
elektrikli diğer eşyaların yaydığı elektromanyetik dalgalara kadar maruz
kalınan elektromanyetik kirlilik sosyal yaşam ortamında hemen hemen her
yerde sağlıksız bir atmosfer oluşturmaktadır. Elektromanyetik smog beyinden
hücrelere gönderilen sinyalleri engelleyerek vücudun bağışıklık sistemine
zarar verir, (Paulines, 2002. Son yıllarda büyük çapta araştırmalar
yapılmasına neden olan bir etkisi de insan yapımlı kuvvetli manyetik alan
kaynağından doğan hastalıklardır. Tunaya'nın araştırmalarına göre yüksek
gerilim hatlarının çocuklarda lösemi ya da beyin kanseri yaptığı bilinen bir
gerçektir. Cep telefonu zararları üzerinde birçok araştırma yapılmaktadır.
Kandaki zararlı proteinlerin ve toksinlerin beyne girmesini engelleyen
savunma mekanizmasını devre dışı bırakmaya, yorgunluk, baş ağrısı, deride
yanma hissi ortaya çıkarmaya, yüksek tansiyon oluşmasına, baş ağrıları, baş
dönmesi ve dikkatin dağılmasına sebep olduğuna dair bulguları elde
edilmiştir (Tutev, 2002).
Cep telefonunun
Alzheimer, Parkinson ve Multiple Slerosis (MS) gibi sinir hastalıklarının oluşma riskini
arttırdığı iddia ediliyor.
Ortalamadan yüksek manyetik alanı olan
bölgede yaşayan çocukların kanser olma olasılığının daha yüksek olduğu
sonucuna varılmıştır. Birkaç araştırmada ortalama değerden yüksek manyetik
alanın bulunduğu bölgede uzun süre kalan hamile kadınların zor doğum
yaptıkları gözlenmiştir. Yüksek manyetik alanın, anne adaylarının düşük
yapma olasılıklarını 3 kat artırdığı vurgulanmıştır.
1994'te ve 1998'te ABD ve Finlandiya'da
yapılan araştırmalarda; elektromanyetik alanların çok sık etkisinde
kalan (radyo operatörleri, endüstriyel donanım işçileri, veri işleme aygıtı tamircileri, telefon hattı işçileri,
elektrik santralleri ve trafo merkezlerinde çalışan) işçilerde alzheimer
hastalığının normal insanlara göre erkeklerde 4-9 kat kadınlarda 3-4 kat
daha çok görüldüğü, enerji iletim hatlarına 40 m.'den daha yakın yaşayan
çocukların, normal çocuklara göre 2-3kat daha fazla kansere yakalandığı,
Finlandiya'da yapılan bir başka araştırma erkek çocukların merkezi sinir
sisteminde oluşan tümörlerle iletim hatları arasındaki ilişkinin olduğu
sonucuna varılmıştır.
Kalp krizi yaşlarının 20'li yaşlara
düşmesi, bağışıklık sistemlerinin çöküşü, sık hastalıklara maruz kalma,
beyin kanamaları sıklıkların da artışlar ve de kanser olgularında görülen
tırmanışlarda manyetik alanların etkisi vardır.
Bu tip hastalıkları iyileştirme yöntemi
olarak akupunktur ve manyetik terapi son yıllarda gelişmektedir.
Hayatımızı etkileyen biyomanyetik alanın
ay, güneş, diğer yıldız veya gezegenler gibi dünya dışı etkenler ve içinde
bulunduğumuz yakın çevre ile kullandığımız cihazların etkisinin bilinmesi
tedbir alma ve tedavi açısından önem taşımaktadır. Bu çalışma ülkemizde
biyomanyetik alan konusunda yeterince çalışmanın mevcut olmaması nedeniyle
hem bilgilendirici hem de bundan sonraki çalışmalara yardımcı olacaktır.
Altansuvd Bold, Hüseyin Toros ve Orhan
Şen
İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay
Bilimleri Fakültesi
Meteoroloji Mühendisliği Bölümü
Geniş Bilgi İçin:
www.tamtip.com
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Burçin İvren,
1986 Aydın doğumlu. Dokuz Eylül Üniversitesi, İlköğretim Matematik
Öğretmenliği'nde okuyor ve istek duyduğu yaşama sahip olmak için
tekrar ÖSS sınavına hazırlanıyor. Metafizik, parapiskoloji, bilim,
din adı altındaki bilgileri, birbirleriyle birleştirerek
ortak sentez yapıyor.
Detaylı Bilgi
|