Sayı 38|KASIM 2008            Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Aşkı Var

Şair: Yasin Sarı


Sıla Mektubu

Şair: Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Yazar: Burçin İvren

İllüzyon ve Farkındalığımız

Olayın yorum ve farkındalık bölümüne geçmeden önce bilgiyi verelim. Bizler , hissedilen duyguların dışsal olaylardaki etkilenmelerden kaynaklandığına inanıyoruz. Hiçbir zaman duyguların üzerine kontrole sahip olduğumuz öğretilmedi. Ve bizler bağımsız gerçekleşen olayların ya da insanların tepkilerinin, içimizde neler hissedeceğimizi belirlemesine izin verdik.

Önce şunu anlayalım. Duygu yoğunlaştırılmış düşüncedir. Ve önemli noktadır; düşünce sürecini kendi seçimimizle şekillendirebiliriz. Çünkü ne düşüneceğimiz aslında tüm olayların sonuçlarından bağımsızdır. Tekrar ediyorum: Yoğunlaştırılmış düşüncelerden oluşan duygular, tüm sonuçlardan bağımsızdır.

Peki bunun anlamı ya da uygulanabilirliği nedir? Özellikle kendimizi sadece bir insan gibi hissetmeyi bırakıp, ‘ruh’ olduğumuzu kavrama süreciyle gelişen bir farkındalıkla, duygular üzerinde ‘oyun’ oynayabiliriz.

Örneğin bu yazı yazılmaya niyet edilmeden önceki vakit ben bunu yaptım. Sevgiye ihtiyacım vardı. Sanki uzun zamandır ruhumu bedenimi doyurmayan sevgisizlik, içimde bir şeyleri çürütüyordu. Ve ben masamda bu yazıyı yazmadan yarım saat önceki vakit, sessizce oturdum ve dikkatimi sessizliğe vererek zihnimi dinginleştirdim. Ve sonra zihnimde imgeleme yaratarak, sevgi enerjisinin beni yıkamasına izin verdim.

Şimdi kısa bir bilgi verelim. İmgeleme, bilinçli hayal etmek demektir. Hayal edilen imgelerde ‘enerji’ vardır. Ve bu enerji imgeleme yapıldığında, sanki somutmuş gibi, beynin konu ile alakalı hücrelerini uyarır ve uyarılan hücreler gerçek bir tepki verirler.

Ne diyordum. Sevgiyi hissetme hakkındaki yaptığım imgeleme, kendimi şu an iyi hissettiriyor. Peki duygularla oynamayı öğrenirsek, yani dışsal koşullara bağlı kalmadan, hayal ederek vizyon yaratmayı öğrenirsek bu ne için kullanılabilir?
Örneğin bilinçaltına yeni bir tohum inanç ekerken, kanıt için bu teknikle ‘yaşanmış(mış) bir anı’ kodlanabilir. Ya da istek duyduğunuz herhangi bir zaman , enerjinizi temizleyip neye istek duyuyorsanız o duyguyu hissetmeye izin verebilirsiniz.

İmgeleme için hayalinizi ses, koku, görüntü olarak şekillendirmekte özgürsünüz. Ancak şu önemli bir noktadır; hayalinizde bunu izliyormuş gibi değil bizzat filimin içinde yaşıyormuş gibi imgeleme yapmalısınız.

Şunu sorabilirsiniz: Peki ben diyelim içimde, dış dünyamda sevgi, güç, huzur vs olmamasına rağmen bunu hissettim. Peki bu kendimi iyi hissetmemi sağlamak haricinde, dış dünyamın değişmesine etki eder mi?

Cevap veriyorum: Evet. Önceki yazılarımda bu bilgi var. Hissedilen duygular enerjidir ve bu, bağlantıda olduğumuz evrene yayılıp, bunu yaşamaya elverişli durumların gerçekleşme olasılığını artırır. Sizdeki enerji, diğer insanların size verebileceği karşılığı etkiler ve onlar da size karşı olmasını istediğiniz duyguyu var edebilir. Yaşam enerjinizi istediğiniz kadar özgürce yükseltebilmeniz dileğimle...


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Burçin İvren, 1986 Aydın doğumlu. Dokuz Eylül Üniversitesi, İlköğretim Matematik Öğretmenliği'nde okuyor ve istek duyduğu yaşama sahip olmak için tekrar ÖSS sınavına hazırlanıyor. Metafizik, parapiskoloji, bilim, din adı altındaki bilgileri, birbirleriyle  birleştirerek ortak sentez yapıyor.

Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Ormanlar Yanmasın!


Söküm Tesisi mi, Zehir Yuvası mı?


Tarihin En İlginç Metro Kazası


2007, Mevlana Yılı


Yaşama Sıkılan Üç Kurşun


Kanser Tedavisinde Yeni Umutlar


Masal Evi


Güneş Fırtınaları ve Foton Kuşağı


Haydi Gençlik Yozlaşmaya!


Nilgün Sarar


Etkilemek Değil Etkileşmek!


Bugün Günlerden Pazartesi


Küresel Kaosa Modern "Meryem" Duası


Zamanın Çizgisinde Ölümün Kırılma Noktaları


Beyrut’ta kalan Anna’nın öğrettiği


Efendim, Sahibim Kalbimdir


İsimlendiremedik

lerimizden


Köye 300 Yıl Sonra Yol Geldi


Bir Kez Daha Hoşbulduk

 

 

KOSE YAZARLARI

Didem Çivici

Öz...


Uzay Gökerman

Franternité, Egalité, Liberté


Can Tığlı

Ego Ve Sen


Burcu Özgeçen

Kendi Kendinin Efendisi Olmak


Beyaz Özbalçık

Düşünce ve Güç


Rüya Yüksel

Özbenliğimiz Kendimiz Olamadığımızda...


Burçin İvren

İllüzyon ve Farkındalığımız


Burçin İvren

Kader


Can Duman

Hayata Tutunmak


Burcu Özgeçen

Düşlediğimiz, Özgürlük ve Sorumluluk İster

 

AYIN ŞİİRLERİ

Burçin İvren

Aşk, Dünyayı Bize Verdiğinde


Mukaddes Öztürk Odacı

Zamanda Kayboluş


Fırat Erdoğan

Adı Mülteci

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  14 KASIM 2008 TSİ 07:11