Sayı 38|KASIM 2008            Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Aşkı Var

Şair: Yasin Sarı


Sıla Mektubu

Şair: Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Enerji ve Biz

Burak Kaan Kızılkan

Bildiğimiz, inandığımız, hayal edebildiğimiz, aklımızın almadığı şeylerin yani her şeyin temeli, özü, tümü enerjidir. Enerji evrende her şeyi oluşturur, onları sarar ve onlara nüfuz eder. Enerji evrenin düzenini sağlar ve evrene hayat verir, bizi besler. Onu hissedebiliriz; onu yönlendirebiliriz.

 

Evrende saat gibi işleyen, mükemmel bir düzen vardır. Evrendeki düzeni kütle çekim, elektromanyetik kuvvet, nükleer kuvvet ve tam olarak bilinmeyen karanlık enerji sağlar. Bu kuvvetler enerjinin 3.boyuttaki etkileridir. Kütle çekimden karanlık enerjiye kadar bütün kuvvet sistemleri atomlar ve enerji odaklıdır. Yani evreni düzende tutan şey enerjidir. Bu sınırsız enerjidir işte yoktan var eden. Ama aslında hiç bir şey yoktan var olmamıştır. Enerji korunur, azalmaz da çoğalmaz da. Ve yoktan var etmek de sadece bir form değişikliğidir, enerjinin 3. boyutta bir forma bürünmesidir.

 

Enerji yaşamı başlatır ve onun sürmesini sağlar. Bedenimizi oluşturan atomların yapı taşı olan enerji, kendi eseri olan bedene hayat enerjisini verir. Mesela kalbi durmuş birine elektroşok uygulanır, duran motora aküden gelen elektrik ile bujiler elektroşok uygular. Bu iki örnektekine benzer şekilde hayat enerjisi de bedeni, yaşamı başlatır. Enerji, yaşamın sürmesini sağlar. Bedenin yaşaması için gereken her şey doğada vardır ve doğadaki her şey zaten enerjiden meydana gelmiştir ve enerjiden oluşan beden enerji ile beslenir. Fiziksel olarak yaşamın odak noktası enerjidir ve yaşamı başlatıp devam ettiren odur.

 

Enerji her zerremize kadar nüfuz ettiği, bizi oluşturduğu ve sardığı nedenle ondan kaçmak veya onu hissetmemek gibi bir olanağımız yoktur. Ama onu gerçekten hissetmek için de bunu bilinçli yapmalıyız. Her şeyin bir enerji alanı vardır, bu alan küre şeklinde yukardan basık şekilde aynı dünyanın manyetik alanı gibidir ki zaten dünya dâhil olmak üzere her şeyin ama her şeyin böyle bir enerji alanı vardır. Bu kalkanı odaklanarak hissedebiliriz. Bu alandaki hareketleri takip ederek kendimizi daha iyi takip edebiliriz, onu tamir edebiliriz. Bunun yanı sıra bir de tepe çakrası dediğimiz kafamızın 1–2 cm üstünde olan yerde bir küre vardır. Nefes alırken oksijen, hidrojen, azot ve bir sürü molekül nasıl ciğerlerimize çekiliyorsa, her aldığımız nefeste de o yaşam enerjisi tepemizdeki küreye dolar. Bizi sarmalayan yaşam enerjisini orda ve etrafımızda, her gördüğümüz canlı cansız her objede hissedebiliriz.

 

Enerji asi atlar gibi değildir, evcilleşebilir ki zaten sözümüzü en çabuk geçirebileceğimiz, en uysal şeydir enerji. Ruhumuz dediğimiz asıl benliğimiz, asıl olduğumuz yerdedir ve enerjiyi odaklandığımız yere istediğimiz amaç ile yönlendirebiliriz. Mesela, bedenimiz şu an bu yazıyı okuyor olabilir ama aklımız başka yerlerde olabilir. İşte o asıl odaklandığımız yerdeyizdir şu an ve enerjimizi oraya yönlendirmişizdir. Enerji düşünce ile yol alır, aklımız ile. Çünkü yaşam aklın eseridir. Şu an olmasını istediğimiz bir şeyin olması için farkında olmadan (bekli de) o amaca yönelik enerji yüklüyoruz. Bu da demek oluyor ki aslında olan her şeyde herkesin bir paydası var ve enerji yönlendirilebilir. Enerji nereye isterseniz oraya ve hangi amaç ile göndermek isterseniz öyle gider. Enerjinin gücünü de ona ve amaca olan inancımız sağlar.

 

Enerji, her yerdedir. Onu kullanabilir, hissedebiliriz. Kendimizi karbon bazlı bir canlı olarak görmektense, bir enerji formu olarak görürsek enerjiyi daha iyi anlar, hisseder ve kullanabiliriz. Düşüncelerimiz ile onu yönlendirebildiğimiz için düşüncelerimize dikkat etmeliyiz ama bu kendimizi kısıtlayalım demek değil aksine kendimize kısıtlama koymadan enerjiye set çekmeden, enerjinin akışı içinde yaşamalıyız. Bütün evreni bir bütün halinde tek bir enerji halinde düşünmek şu an daha kolay olmalı çünkü biliyoruz ki hepsi zaten enerjiden oluştu. Bu da demek ki hepsi zaten birdir. Bir olduğumuzu fark edip, farkındalıkla yaşayalım. Işıkla.

HABERLER

 

 

"İstanbul'un Sokak Hayvanları Sorunu Beş Yılda Halledilir"


Müzik... Yeni Çağın Şifa Kaynağı...


Çocuklarımıza Verilen Eğitim ve Bize Düşen Sorumluluklar


Daniel Jacob ile Eğitim Üzerine


Doğal Bir Tedavi Yöntemi: Heomeopati


Okul Öncesi Dönemin Önemi (0-6 Yaş)


Yeni Çocukların Bilimi


Göztepe Parkı’na Cami Projesi 


Baharları Sevmek Ama Hasta Olmadan!


Atıklar Biyodizel Yakıta Dönüştürülebiliyor


Otistik Çocuklar İçin Bir Yaşam Köyü


Uzaklardan Bakış, Şamanik Astroloji


Yoga Sınıfı 1: Yogaya Başlarken…


Stres Yönetimi, Ragurham Röportajı


Eğitimde Akustik Koşullarının Önemi


Hayat Üçgeni: Deprem ve Korunma

 

KÖŞE YAZARLARI

Can Duman

Kalpleri Yuva’larından Sökülen Küçük Çocuklar, Kalplerinin Büyük Tamircilerini Bekliyor


Özge Esirgen 

Adam


Uzay Gökerman

Neden spritüel bir arayış içinde olur insan?


Funda Umut Pakkal

Şimdi Okullu Olduk


Burak Kaan Kızılkan

Enerji ve Biz

Google
 
Web indigodergisi.com

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  14 KASIM 2008 TSİ 07:11