Sayı 37|EKİM 2008         Reklam | Anasayfa | Blog | Kurumsal | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Sağırlar, Kaçanlar ve Gerçek Rehber

Burak Kaan Kızılkan   

Dünyevi beş duyunun (duyma, koklama, dokunma, görme, tatma) ötesinde ve üstünde olan bilemediğimiz, anlayamadığımız pek çok değer vardır muhakkak. Ancak iç sesler bildiğimiz beş duyunun ötesindeki değerleri algılamamızı sağlar. Aslında iç sesler düşünüldüğünden daha basit ama daha önemlidir. Ayrıca insanı diğerlerinden üstün kılar. Kimimiz bu sesleri duymaz ya da duymazlıktan gelir.            

Hayat sayısal verilerden ibarettir, eğer beş duyu ile kısıtlanırsa. Bu duyular makinelere eklenebilir, tek gereken zaman ve paradır.  Ama insan makineden daha üstündür çünkü ona rehber olan iç seslere sahiptir. Makine beş duyu ve matematiksel hesaplamalardan ileriye gidemezken; insan içseslerini dinleyebilir, beş duyunun topladığı veriler ile oluşan mantık kurallarına aykırı kararlar verebilir. Aynı zamanda, bu iç sesler çoğuldur yani birden çoktur. Bazen çok fazla sayıda, bazen de sadece 2 tanedir. İnsanların içlerindeki o fırtınaları koparan da bunlardır. Bu fırtınalar içimizdeki pek çok sesin birbirine muhalif fikirler belirtmesi ile meydana gelir. İç sesler bizi insan yapan bir özelliktir. Onlar olmaz, dinlenmezse insan sadece pencerede gördükleriyle yetinen bir varlık olur.

İç sesler hiçbir zaman susmaz, her zaman konuşur ama kulak vermedikçe duyulmaz.  Kimi insanlar bu seslere karşı sağırdır. Çünkü her zaman bilinçsizce ve farkındalıktan yoksun halde düşünürler bu nedenle de çoğu hayatından memnun değildir. Bu insanlar hep aynı tarzda düşünür ve hareket ederler. Bir bakıma hayatları robotlaşmıştır. Nasıl insan için beş duyudan gelen veriler mantık çerçevelerini oluşturuyorsa, makineler de bu tip veriler ile çalışır. Yani insan eğer iç seslerini dinlemekten acizse, makine olmuş demektir. Halbuki o sesler her zaman bize fısıldar ve tek gereken durup dinlemektir.

Sağırlardan başka bir de kaçaklar vardır. Kaçaklar bu sesleri duymazdan gelir. Bu insanlar bu sesleri dinlerler ama her zaman mantıklarına yenilirler. Aslında mantık da bir iç sestir, o sesler arasında mantığın sesi de vardır. Bir diğer kaynak da kalptir. Kalp mantık içermez, asıl gerçek rehber odur. O bizi serbest kılar ve olmamız gerekeni olmamıza iter, fakat mantık her zaman onu kovalar. Bir düşünce aklımıza düştüğü anda mantık ona karşıt bir düşünce üretir. Onun amacı hep sapkınlıktır. Hedeften şaşırtmaya çalışır insanı. Sahte rehberdir. İşte insan da bunun tuzaklarına düşer ve çoğu insan çoğu zaman gerçek rehber düşüncelerine karşı mantığın öne sürdüğü düşünceleri daha mantıklı bulur. Bu yolda giden kimse yavaş yavaş kalbinin sesini duyamaz hale gelecek ve sağır olacak ya da sert geçişler yaşayacak gerçek rehbere dönüşte çünkü her yanılgıya düşmesi ile daha da dibe batacak. Fakat hiçbir şey göründüğü gibi olmadığı için belki de bu batış, çıkışın vesilesidir.

İçsesler, 6.his, kalp… Bunların hepsine gerçek rehber diyebiliriz. Kimi hiç dinlemez sağır olur, kimi duyar ama mantığına yenilir ki çoğu insan böyledir. Gerçek rehber bizi özgür kılar, kabuklarımızdan kurtarır. Onu dinledikçe daha az kontrollü yaşamaya başlarız, yeniye açık oluruz, iyi veya kötü fark etmeksizin; çünkü iyi veya kötü özgür seçimdir. İşte gerçek rehber bizi özgür seçimimizi yapmak için özgür bırakır. Mantık ise her zaman dünya koşulları çerçevesinde düşünüp kendimizi bulmamızı geciktirir sadece, bu nedenle de bizim yükselmemize engel teşkil eder. Örnek vermek gerekirse: gerçek rehber “her şey tam da olması gerektiği gibi olacak” derken, mantık “ya öyle olmazsa” diyerek gereksiz endişelere salar bizi, geciktirir, halbuki sonuçta her şey olması gerektiği gibi olacak zaten. Sonuç olarak gerçek rehberi dinlemeli, en azından bunun farkında olunmalı.

Işıkla… 

HABERLER

 

 

Ne Yapmalı?

Eşcinsellik Dosyası

Anjelika Akbar İle Bir Söyleşi

Müzik Terapi ve Türk Müziğiyle Tedavi

Gen Haritası Tamamlandı

Dubai'nin Kuleleri

Çocuklarımızdan beklentilerimiz onları zorluyor

Yeni Çocukların Bilimi: İkinci Bölüm

Kristallerle Gelen Şifa

Kuşbakışı: Ruh ve Cinsellik

Yoga Sınıfı'nda Bu Ay

Alternatif Eğitim Sempozyumu

Editörün Seçtikleri

Aralık ayı Astroloji Yorumları

Babam ve Oğlum: Ağlatan Film

Dönüşümün 7 Simyası

Aşka Göçebedir Sonbahar!

 

KÖŞE YAZARLARI

Uzay Gökerman

Beklenti Fenomeni


Rüya Yüksel

Hayat Eğlenceli Bir Oyundur Aslında


Meltem Bingöl

Aşk Ölmez Biz Ölürüz


Haluk Tunç İlker

Kabul


Funda Umut Pakkal

Gün boyunca kaç gölgeniz var?


Gürhan Faik Yeğit

Hedeflerimize Ulaşmamız için İşleyen Çabasız Güç


Doruk Oğuz

Farkındalık Notları


Tuğba Kavas

Yargısız İnfaz


Deniz Onur 

O Bir Şey İçmez


Meriç Tuncer

Bizi Fütüristler Mi Kurtaracak? 


Burak Kaan Kızılkan   

Sağırlar, Kaçanlar ve Gerçek Rehber

Google
 
Web indigodergisi.com

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  7 Ekim 2008 TSİ 19:20