|
BİLİM VE TEKNOLOJİ HABERLERİ
Editör:
Nagehan
Toprak
Deri
Sanayi Atığından Biyodizel Üretildi
Ege
Üniversitesi Deri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr.
Selime Çolak; Uzun çalışmalar sonucu atığın atık olmaktan çıkıp
değerli bir enerji kaynağına dönüştüğünü ve bunun sonucunda bir ilk
oluşturduklarını ifade etti. Yrd.Dç.Dr. Çolak, yaptığı açıklamada
deri sanayisinde etleme sonucu oluşan atıkları Biyodizel yakıta
dönüştürmeyi başardıklarını söyledi. Biodizel enerjinin otomotiv
sanayisinde yakıt olarak kullanılabileceğine işaret eden Yrd.Doç.Dr.
Çolak, “Bir işletme, atıktan dönüştürülen yakıtı ısınmada, sıcak su
ihtiyacını karşılamada kullanabilir. Deri atıklar, deri sanayisinde
dağıtım ve maliyet açısından ekonomiyi zorlayan bir etkendir.
Atıklarla ortaya çıkan sorunlar, bu çalışma sayesinde çevreye
verilen muhtemel zararlar, taşıma ve depolama masrafları en aza
indirilmiş olacak. Hem çevre kirliliği önlenecek, hem de atıklar
ekonomik ve çevreci biçimde değerlendirilecek.” dedi.
"Bu
Alandaki İlk Bilimsel Araştırma"
Ege
Üniversitesi (EÜ) Mühendislik Fakültesi Deri Mühendisliği ve Fen
Fakültesi Kimya Bölümü’nün ortak yürüttüğü bir çalışmada, deri
sanayi atıklarından yenilenebilir enerji kaynağı biyodizel
üretilebildiğini ortaya çıktı.
Deri üretimi
çalışmasında ortaya çıkan katı atıklar içinde büyük yere sahip olan
ön etleme atıklarının yüksek orandaki doğal yağ içeriğinin, yeni ve
yenilenebilir enerji kaynağı olarak Biyodizel üretiminde
kullanılabilirliğinin araştırıldığını açıklayan EÜ Mühendislik
Fakültesi Deri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özcan Sarı,
“Araştırma, dünyada deri sanayisi ön etleme atıklarından Biyodizel
üretilebilirliğini ortaya koyan ilk çalışma olması sebebiyle önem
taşımaktadır.” dedi.
Deri
üretimi sırasında katı atıklar ortaya çıktığını ve bunların deri
sanayisinde önemli sorunların başında geldiğini belirten Prof. Dr.
Sarı, “Bunların çoğu tehlikeli atıklar sınıfına girmekte ve önlem
alınmadığı takdirde çevre için ciddi tehlikeler oluşturmaktadır.
Oysa deri sanayisi katı atıklarının büyük bir kısmı, yeniden
değerlendirilebilir nitelik taşımaktadır. Deri üreticisi ham deriyi
mamul deriye dönüştürürken ardışık kimyasal, fiziksel ve mekanik
süreçlerden geçirmek suretiyle modifiye etmekte, bu sırada ciddi
boyutta katı atıklar ortaya çıkmaktadır. Bir ton tuzlu, yaş büyükbaş
derisinden yaklaşık 200 kilogram mamul deri, yaklaşık 600 kilogram
atık üretilmektedir. Yani ham deri ağırlığının yüzde 60’ından
fazlası atık olarak çevreye verilmektedir. Söz konusu katı atıklar,
deriyi biçimlendirmek için yapılan budama, ön etleme, etleme, yarma,
traş ve zımparalama işlemleri sırasında ortaya çıkan protein, kıl ve
yağ içeren artıklardan oluşmaktadır.” diye konuştu. Bu atıklar
içinde gerek ön etleme ve etleme gerekse yağ giderme işlemleri
sırasında ortaya çıkan hayvan kaynaklı yağların önemli yer tuttuğunu
anlatan Sarı, “Derilerdeki yağ oranı, deri tiplerine ve hayvan
ırklarına göre yüzde 5 ile 50 arasında değişebilir. Bu yağlar,
işlenme sırasında deriden uzaklaştırılmaktadır. Bu yağlar, deri
işletmelerinin büyük bir kısmı tarafından değerlendirilmeden
atılmaktadır.” dedi.
Çevre
Korunması Açısından Faydalı
Petrol ve petrol türevli ürünlerin
günümüzde en önemli enerji kaynağını oluşturduğunu belirten Sarı,
“Araştırmalar, mevcut petrol rezervlerinin önümüzdeki yüzyıl sonuna
kadar önemli ölçüde azalacağını göstermektedir. Fosil yakıtların
dünya yüzeyinin ısısındaki artış olarak tanımlanan küresel ısınmayı
arttırıcı etkenlerden biri olması sebebiyle bu kaynakların yerini
alabilecek, çevreye daha az zararlı ya da zararsız, temiz ve
yenilenebilir enerji kaynakları üzerinde yapılan araştırmalar büyük
önem kazanmıştır. Bunlardan birisi de yakıt olarak bitki ve hayvan
kaynaklı yağlardan biyodizel üretimidir. Biyodizel, normal dizelle
çok benzer yanma özelliği gösteren fakat daha düşük karbondioksit
emisyonuna sahip bir yakıttır. Dünyada genellikle tarım amaçlı
üretilen yağ bitkileri ve yağlı tohumlar, atık kızartma yağları ve
mezbaha atığı hayvani yağlar biyodizel üretiminde kullanılmaktadır.
Bu atıklar az oranda sabun ve yağ sanayinde de kullanılmakla beraber
genellikle depolara bırakılmakta veya çukurlara atılarak toprak ve
yeraltı suyu kirliliğine sebep olmaktadır. Bugüne kadar bu tür atık
yağların Biyodizel olarak değerlendirilmesi üzerine bir çalışma
yapılmamıştır. Elde edilen yağlardan Biyodizel üretilmiştir.
Özellikle organize sanayi bölgelerinde Biyodizel üretiminin
yapılabileceği ortak bir tesisin kurulmasıyla işletmelerin, enerji
ihtiyaçlarının bir kısmını bu atıklardan karşılayabilecekleri
düşünülmektedir. Atıkların, tekrar kazanılarak hammadde olarak
kullanılmasıyla işletmelerin enerji ihtiyaçlarını karşılaması, hem
çevre korunması hem de atıkların değerlendirilmesi açısından faydalı
olacaktır.” dedi.
Bu proje sonucunda ayrıca, “Biyodizel Üretiminde Deri Sanayi Ön
Etleme Atıklarının Kullanılabilirliği” projesi, Ege Üniversitesi
Bilim Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (EBİLTEM) tarafından,
Kimyasal Bilimler ve Mühendislik kategorisinde birincilik ödülüne
layık görüldü.
EDİTÖR
HAKKINDA BİLGİ
Nagehan Toprak
1970, İstanbul doğumlu. Eğitimini resim ve Grafik üzerine
yaptıktan sonra, 1989–2001 tarihleri arasında reklam ve
internet sektöründe grafik/web tasarımcı olarak çalıştı. 2001
tarihinden bu yana özel bir kolejde Bilgi İşlem bölümünde
Internet sorumlusu/tasarımcısı olarak görevine devam ediyor.
Mesleğinin dışında bilgisayar konusunda kaynak kitap
editörlüğü ve 2002 yılından bu yana da
annelergrubu.com sitesinde Yüreğimdeki Yazılar adlı
kendine ayrılan bölümde köşe yazarlığı yapıyor. Ayrıca Anadolu
Üniversitesi AÖF İşletme bölümünde eğitimine devam ediyor.
nagehan@interajans.com

İstanbul'un
Sokak Hayvanları Sorunu Beş Yılda Çözülür
Greenpeace
Akdeniz |