Sayı 38|KASIM 2008            Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Aşkı Var

Şair: Yasin Sarı


Sıla Mektubu

Şair: Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

9. ULUSLARARASI İSTANBUL BİENANLİ

 

Bu sene tam 7 noktada sanatseverlerin huzuruna çıkan İstanbul Bienali, tüm sanatseverleri gezmekten yorgun düşürüyor. Aslen böyle büyük bir Bienali gezmeyen ancak neler olduğunu okumak için ekran başına oturmuş biriyseniz, 16 Eylül - 30 Ekim tarihleri arasında olacak Bienali mutlaka gezmenizi öneririm.                             Haber: Duygu Özmekik

 

Bienal'de, “İstanbul” başlığı altında 53 uluslararası sanatçı ve sanatçı grubunun projelerini sergileniyor. 17 Eylül Cumartesi günü sanatseverlerin ziyaretine açılan 9. Uluslararası İstanbul Bienali, daha önceki senelerden farklı olarak, tarihi mekânları kullanmak yerine İstanbul’daki kültürel hayatın merkezine yerleşmek amacıyla Galata Bölgesi'ne yerleşti ve bu bölgedeki çeşitli mekânları sergi alanı olarak kullanıyor. Bienal’in sergi mekânları: Şişhane’deki Deniz Palas, Bankalar Caddesi’ndeki eski Garanti Bankası Binası, Tophane’deki Tütün Deposu, Tünel’deki Bilsar Binası, Tophane’deki Antrepo no.5, İstiklal Caddesi’ndeki Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi ile Garibaldi Binası’ndan oluşuyor.

 

9 Uluslararası İstanbul Bienali’nin bir özelliği, hem İstanbul’da, hem de Hollanda’nın Eindhoven şehrindeki Van Abbemuseum’da eşzamanlı olarak gerçekleşecek olması. İstanbul Bienali’ne paralel bir proje olarak planlanan ve 1 Ekim tarihinde açılacak olan Van Abbemuseum’daki Eindhoven İstanbul Sergisi, kimi sanatçılarını 9. Uluslararası İstanbul Bienali ile paylaşırken kimi sanatçılarını İstanbul Bienali’nin tarihçesinden seçerek, “başka bir yer, başka bir mekân” düşüncesini uluslararası bir sanat müzesi bünyesinde canlandıracak.

 

 

Aşağıda bienal alanlarını, sanatçıları ve yaptıkları çalışmaların kısa özetini bulabilirsiniz.

 

Deniz Palas Apartmanı

Jakup Ferri: 34 yaşında, Priştina’da yaşayan sanatçının annesi, babası ve kızkardeşlerini kamera karşına geçirdiği video gösterisi. Gösterinin genel teması sanatçının Doğulu ailesinin Batı’ya çelişkili bakışı.

 

Phil Collins: 35 yaşında, Brighton’da yaşayan sanatçı geçen sene The Smiths’in 1987 tarihli “The world won’t listen” adlı albümünün enstrümantal bölümlerini müzisyenlerle tekrar kaydetti. Radyo, televizyon, dergilere çıkarak, sokakları afişleyerek The Smiths hayranlarını Balans gece klübündeki bu gösterisine davet etti. Gördüğü coşkulu karşılığın kayıtlarıyla bir video albüm oluşturdu ve Bienal’de bu videoyu sergiliyor.

 

Silke Otto-Knapp: Sanatçı 35 yaşında ve Londra’da yaşıyor. Tuval üzerine sulu boya ve guaş gibi basit malzemeler kullanan Silke Otto-Knapp kendi kendileri koydukları sınırları aşmak istiyormuş gibi tuhaf, parıldayan resimler yapıyor. İstanbul’daki ikameti sırasında ürettiği dizi, kente doğrudan bir göndermede bulunmuyor, ama atmosferindeki bu mekanı belirleyen ışık niteliği ve tereddüt hissediliyor.

 

Servet Koçyiğit: 34 yaşındaki sanatçı İstanbul ve Amsterdam’da yaşıyor. Enstalasyonu gündelik yaşama ait nesneleri dönüştüren ve birbirinden ayrı çalışmalar arasında bir diyalog oluşturan küçük sihirli dokunuşlar oluşturmaktadır. Çalışmasına, ilk bakışta Türk ev kadınının günlük işleri, kültürel adet ve gelenekler tarafından şartlandırılmış gündelik varoluş öyküsü hakim gibi gözükür. Ancak yarattığı hayali karakterleri aynı zamanda sıradan ve alışılmış olanda bulunabilecek tuhaflıkları ve çekiciliği de açığa vurmaktadır.

 

Paulina Olowska: Varşova’da yaşayan 29 yaşındaki sanatçının seçtiği apartmanın duvarları pembe çizgili duvar kağıdından graffiti ve boyanmış bir ada manzarasından geriye kalanlarla kaplı. Yaptığı çalışma sayesinde, bütün apartman, moda, ev hayatı ve kent hakkında düşünmek için bir mekan haline geliyor.

 

Lukas Duwenhögger: 49 yaşındaki sanatçı çocukluğunda türk bir mimar ve inşaat işçileriyle yaşadığı deneyimlerin etkisiyle İstanbul’a yerleşti. Hala İstanbul’da yaşayan sanatçının Deniz Palas’daki salonunda bir tablosu asılı. Tablosunda farklı çıplaklık aşamalarında üç adam, bir duvar halısı ve kırmızı, yeşil, beyaz benekli bir perdeyle süslenmiş bir iş barakasında oturuyorlar.

 

Khalil Rabah: Kudüs’te yaşayan 44 yaşındaki sanatçı, Filistin Doğal Tarih ve İnsanlık Müzesi’nin 100. yıldönümü vesilesiyle, müzeyi temsilen “Filistin’den önce Filistin” isimli özel anma projesiyle Bienal’e katılıyor.

 

Nedko Solokov: Sofya’da yaşayan 48 yaşındaki sanatçı, yaptığı çalışmayla kullandığı apartman dairesinin pitoresk kalıntılarını terk edip konumunu daha uygun ve özgün yansıtacak bir çıkış yapmayı hedefliyor.

 

Michael Blum: 39 yaşındaki, Viyana’da yaşayan Kudüs doğumlu sanatçı İstanbul Bienali çalışmasını uzun bir araştırmanın ardından gerçekleştirmiş. Deniz Palas dairelerinin birinde yer alan proje, aslı Hamalbaşı Caddesi’nde olan Safiye Behar’ın evinin yeniden kurulmuş hali olarak karşımıza çıkıyor. 

 

Pilvi Takala: 24 yaşında Helsinki’de yaşayan Takala, İstanbul’a geldikten sonra erkekler için vazgeçilmez olan “kahve” denilen kıraathaneleri çarpıcı bulmuş. Takala genç yabancı bir kadın olarak bu mekanlara girmenin kendisine bu denli zor gelmesinden etkilenmiş. Sanatçının seçtiği 3 Türk erkeğinin kıraathanede yaşadıkları ve üç Türk kadınının kısa saç ve pantolonla okey oynamak için çeşitli kahvelere yaptıkları ziyaretlerin gizli kamera ile çekilmiş video belgesellerini bu çalışma dahilinde görmek mümkün.

 

Johanna Billing: 32 yaşında Helsinki’de yaşayan sanatçı video gösterisinde bir grup insanın Amsterdam’da bir apartmanda bir başka kişinin eşyalarını paketleyip taşımak üzere bir günlüğüne toplandıkları bir zaman aralığını yakalıyor.

 

Gardar Eide Eınarsson: 29 yaşındaki sanatçı New York’da yaşıyor. Beyoğlu Şişhane’deki Deniz Palas’ın çatısındaki bir tabelada “The world is yours” yazıyor. Yani “Dünya senin”. Scarface filminin ana karakteri olan Tony Montana’nın öğretisini benimseyen sanatçı, Miami’ye eli boş bir Kübalı mülteci olarak gelip kentin en güçlü uyuşturucu imparatorluğunu kuran Montana’nın, dünyanın kendine sunabilecekleri üzerindeki hakkını ortaya koyan bu söylemi Bienal bağlamına sunulunca, hem kazanılmış bir hakka sahip çıkar hem de karanlık bir selamlama işlevi görür.

 

 

Garanti Binası:

Alex John Wieder-Jesko Fezer: Biri 34 diğeri de 35 yaşlarındaki bu iki sanatçı da Berlin’de yaşıyorlar. İki sanatçının çalışmaları Berlin kenti ile ilgili toplumsal tarihsel araştırmaların modeller, metinler ve videolardan oluşan çalışmalarından oluşuyor.

 

Daniel Guzman: 41 yaşında ve Mexico City’de yaşayan sanatçının “mutluluk” ve “kıvrak New York” çalışmalarını Garanti binasında görmek mümkün. Her iki kavramı da ironik bir biçimde ele alan Guzman, her iki kavrama da kendince bir açıklama getiriyor.

 

Hatice Güleryüz: 37 yaşındaki sanatçı Rotterdam ve İstanbul’da yaşıyor. Sanatçının “tuhaf yakınlıklar” ismini taşıyan video çalışması, bu çılgın, acımasız, dünyevi, değişken, zeki ve batıl kentin (İstanbul), zaman içinde renkle şifrelenmiş ve bütün meraklı, göçebe ve gezginlerin doğru bildiklerini hünerlice anlatan işaret izlerinin yolculuğudur.

 

Solmaz Shahbazı: Tahran ve Stuttgart’ta  yaşayan 34 yaşındaki sanatçının sorgulayan çalışması, iki videodan oluşuyor. Videoların konusu İstanbul’un dış çeperlerinde güvenlik kapılarıyla çevrili cemaatlerde (Kemer Country, Bahçeşehir, Optimum ve diğerlerinde - kapalı insan topluluklarında - yaşayan insanlar.

 

Wael Shawski: 29 yaşında Kahire’de yaşayan sanatçı, 2004’te Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi’nin İstanbul Misafirleri Programında 6 ay geçirdi ve bu zaman zarfında İstanbul’da bir semt süpermarketinde dolaşıp Kur’an okurken göründüğü bir iş olan “Mağara”yı üretti. Çalışmanın başlığı ise aslında “Yedi Uyurlar Mağarası”na bir gönderme.

 

Jon Mikel Euba: 38 yaşında Bilboa’da yaşayan sanatçının “Dakika’da bir” isimli video çalışmasının koreografisi, gene sanatçı tarafından derlenmiş ve rock yıldızlarının sahnedeki performansları ve pozlarını içeren bir dizi görselden oluşturduğu arşivden yararlanarak yapılmıştır.

 

David Malikovic: Zagreb’de yaşayan 32 yaşındaki sanatçı “yeni bir miras için sahne” isimli video çalışması Yugoslavya’da sosyalizm döneminde İkinci Dünya Savaşı anısına yapılmış anma parkına ziyaretiyle başlıyor. Sanatçı küçükken tüm öğrencilerin gezmek zorunda oldukları bu anıtın nasılda unutulduğu üzerine komplike bir çalışma sergiliyor.

 

Halil Altındere: Mardin’de doğan 34 yaşındaki sanatçı İstanbul’da yaşıyor.İçinde her türlü olay ve duyguyu barındıran Beyoğlu İstiklal Caddesini konu alan videosunda Altındere, caddeyi başından sonuna gündelik rutini kesintiye uğratan uçucu ve hayali anlarla dolduruyor.

 

Ruangrupa: 2000’de kurulan ve Jakarta’da yaşayan sanatçı grubu 5 kişiden oluşuyor. Projeleri birer popüler kültür biçimi olarak tişörtlere odaklanıyor. Cakarta’da propaganda aracı olarak ve aynı zamanda kamusal alanda bir ideolojiyi veya kimliği temsil etme yöntemi olarak kullanılan tişörtleri ele alan proje Cakarta’nın yerel kahramanı Benyamin Sueb ile de yakından alakalı.

 

Chris Johanson: 37 yaşında Portland, Oregon’da yaşayan sanatçının Bienal’deki enstalasyonları sanatçının ABD’nin batı kıyısı dolaylarına duyduğu tepkisini doğrudan göstermektedir.

 

Nedko Solokov: Sofya’da yaşayan 38 yaşındaki Solakov’un Bienal’deki işi geçen Nisan ayında gerçekleştirilen Sharjah Bienali kapsamında modelden çalışmaya çok meraklı olan bir kadın öğrencisiyle tanışmasıyla ortaya çıktı. Birleşik Arap Emirliklerinde gösterime sunulamayan bu kadın bedenlerini içinde barındıran çalışmalar burada gösterime sunuluyor.

 

Gardar Eide Einarsson: 29 yaşında New York’da yaşayan sanatçının Garanti Binası’nın ikinci katında İstanbul’da çektiği siyah beyaz fotoğraflar sergileniyor.

 

Yaron Leshem: 33 yaşında Kudüs’te yaşayan sanatçının büyük boy ışıklı bir panosu, İsrail Savunma Kuvvetleri tarafından askerleri Filistin yerleşim bölgelerinde savaşmaya hazırlık amacıyla kurulan bir eğitim köyünün fotoğrafı olan köyü gösteriyor. Bu genel görünümü yeniden üretmek amacıyla sanatçı orta boy bir fotoğraf makinesiyle 50 resim çekip bunları birbirine kolajlamış.

 

Sean Snyder: 33 yaşındaki sanatçı Berlin’de yaşıyor. Irak’taki savaşı örnek alarak işlediği video sanatında sanatçı savaşın tasviri ve savaş haberciliği üzerine geniş çaplı bir araştırma yapıyor. Amacı siyasi konular hakkında yorum yapmak değil, ikinci elden olayların temsil biçimlerini araştırmak olan sanatçının çalışması birbiriyle bağlantılı üç bölümden oluşuyor ve kesinkes görülmeye değer.

 

Jakup Ferri: 34 yaşındaki Ferri Priştina’da yaşıyor. Bienal’de gösterilen video sanatında Ferri imkansızı deniyor ve kendini John Lennon ve Yoko Ono’nun bir şarkısına dahil etmeye çalışıyor.

 

Jochai Avrahami: Tel Aviv’de yaşayan 35 yaşındaki sanatçı toplu taşıma aracı olan minibüs-taksiler üzerine hazırladığı mültimedya enstalasyonuyla karşımıza çıkıyor. Bir toplu taşıma aracı olarak minibüs-taksiler İsrail ve Filistin bölgelerinin ana ulaşım sistemine büyük bir alternatif sunmaktadır ve bu araçların fiziksel varlıklarıyla ortaya koydukları etkileri derinlemesine araştıran ve bunlardan çok etkilenen sanatçının çalışmalarını Bienal’de görebiliyoruz.

 

Antrepo No.5

Daniel Bozhkov: New York’ta yaşayan 46 yaşındaki sanatçı Ernest Hemingway’in ruhunu bir parfüm olan Eau d’Ernest’i yarattı. Kitapları ve büründüğü kişilikle Hemingway, Amerikan bireysellik ve erkek cesareti mitinin cisimleşmiş temsili haline gelmişti. Eau d’Ernest parfümü New York’da üretildi ve İstanbul’a getirildi. Kutu tasarımı, etiket ve reklamlarının burada hazırlandığı ürün Büyük Londra Oteli’nde verilecek bir tanıtım partisiyle de tanıtılacak.

 

Smadar Dreyfus: 42 yaşındaki Londra’da yaşayan sanatçının Bienal’de sergilenen iki ekranlı “cankurtaranlar” görsel-işitsel enstalasyonu son on yıldır çabalarının doruk noktasını oluşturan, algılama ve kültürel anlayış arasındaki boşluğu dolduran bir eserdir.

 

Cerith Wyn Evans: Londra’da yaşayan 47 yaşındaki sanatçı sergilediği video sanatında İkinci Dünya Savaşı boyunca düşman uçaklarına karşı Avrupa göklerini taramak için Amerikan ordusuna ait bir uçaksavar projektöründen, mors alfabesinden ve Osmanlı İmparatorluğundan Mihri Hatun’un Türkçe bir şiirinden yararlanıyor.

 

Hala Elkoussy: Amsterdam ve Kahire’de yaşayan Elkoussy’nin video ve fotoğraf projesi olan “periferik”, coğrafi, ekonomik, toplumsal ve ahlaki olarak tanımlanan merkez ve sınır arasındaki karmaşık ve metaforik ilişkiyi ele alıyor.

 

Erik Göngrich: 39 yaşındaki sanatçı aslen Berlin’de yaşıyor ama 2000 yılından beri çeşitli aralıklarla İstanbul’a gelip uzun süreler kalıyor. Kentte yürüyerek gezip gördüğü yerlerin sayısı senelerdir burada yaşayanlarımıza göre çok daha fazla olabilecek sanatçının merakı insanların mekan yaratma ve kullanım şekilleri. Bu bakımdan Göngrich Antrepo no:5 binasında sergilenmek üzere İstanbul’un tepelerini ve vadilerini andıran prizma biçiminde bir enstalasyon inşa etti ve yapının etrafını İstanbul’un küçük ölçekte çizimleri, diaları ve yansıtılan görüntüleriyle sardı.

 

Mario Rizzi: 43 yaşındaki sanatçı Torino ve Berlin’de yaşıyor. “Murat ve İsmail” isimli filmi İstanbul’da geçirdiği 3 ayın ürünüdür. Sanatçı şehirdeki yaşamı Beyoğlu çevresinde bir aileye ait bir ayakkabı dükkanını ön plana çıkararak veriyor.

Ahlam Sibli: 35 yaşındaki sanatçı Hayfa’da yaşıyor. Sanatçının çalışmalarını Galile’nin Ebu Kırad tepesinde 1930’larda kurulan Bedevi kökenli Filistinlilerin yaşadığı “Arab el-Naim” köyünde çekilmiş bir dizi fotoğraftan oluşan “tanınmayan” koleksiyonu oluşturuyor.

 

Irwin: 1983’te kurulan grup, 1984’den beri işlerini beraber yürüten ve Ljubljana’da yaşayan 5 sanatçıdan oluşuyor. Şimdiye kadar performanstan enstalasyona pek çok farklı ifade biçimi ve malzeme kullanmış, aynı zamanda boyanmış ve kolajlanmış ikon serileri üretmiş olan grubun tüm serileri ilk kez Antrepo no:5 binasındaki bir duvarda görülebilir.

 

Alexander Ugay-Roman Maskalev: Biri 28 diğeri 26 yaşında olan iki sanatçı Alma Ata’da yaşıyorlar. Üç bölümlü video hikayesi olan çalışmaları “Yas”ta, her bölümün sanatçıların görsel hafızalarının erken yıllarına damgasını vurmuş duygusal Sovyet filmlerine yönelik nostaljinin değişik yönlerinin ele alındığını görürüz.

 

Şener Özmen: 34 yaşındaki sanatçı Diyarbakır’da yaşıyor. Sanatçı, Bienal’e “İstanbul Guide” isimli bir rehber-kitap ile katılıyor. Sanatçının amacı piyasada bulunan turiste yönelik kent rehber kitaplarının biçimlenmiş içeriğini İstanbul’da ancak sergiler ve bağlantılı etkinlikler vesilesiyle ziyaretlerde bulunan bir sanatçının kalemiyle yeniden oluşturmak.

 

 

Tütün Deposu

Luca Frei: Lund’da yaşayan 29 yaşındaki sanatçının işini, grafitiler, aynalı masalar bulunmuş ve türetilmiş sandalyeler, inşa edilmiş duvarlar oluşturuyor.

 

Johanna Billing: Stokholm’de yaşayan 32 yaşındaki sanatçının Bienal’de sunduğu filmi, Zagreb’in dışındaki bir kültür merkezindeki bir çocuk grubuyla yapılmış ortak bir çalışma. “Magical World” isimli şarkının kişisel dönüşümden hem gurur hem de melankoliyle bahseden çelişkili duygusu dönüşüme bir gönderme niteliğinde.

 

Jakup Ferri: 29 yaşında Priştina’da yaşayan sanatçı sunumu, estetiği ve kurgulanmamış çekimiyle amatörlük fikrini canlandıran video sanatıyla karşımıza çıkıyor.

 

Flying City: 2003’te kurulan ve Seul’de yaşayan 2 sanatçıdan oluşan grup, Bienal’e katıldığı “Herşey Parkı” çalışmasında Seul’de belediye tarafından yeniden islah edilen tartışmalı Cheonggyecheon bölgesinde odaklanıyor ve edindikleri bilgilerle hayali mimari bir yapı yaratıyorlar.

 

Ahmet Öğüt: 24 yaşında İstanbul’da yaşayan sanatçı, “başkasının arabası “isimli video çalışmasında bulduğu iki arabayı sahibinden izinsiz halihazırda kağıt ve karton kullanarak dönüşüme uğratıyor.

 

Alexander Ugay: Alma Ata’da yaşayan 27 yaşındaki Ugay, bu projesinde Güney Kazakistan vilayetlerinde yaşayan insanların alışılmadık düşünce yapısının bir sanatçı tarafından yorumunu temsil etmektedir.

 

Tintin Wulia: 35 yaşında Yogyakarta’da yaşayan sanatçı, kentsel sorunların İstanbul’a nazaran kat kat daha fazla olduğu, inanılmaz bir hızla ve denetimsizce genişleyen, hızla değişen, parsellenen Cakarta kentinde, doğru yapılanma için geri dönüşün imkansızlığını “Her şey yolunda” adındaki videosunda alaylı bir dille ele alıyor.

 

Maria Eichhorn: 43 yaşında Berlin’de yaşayan sanatçı, 1995’teki 4. İstanbul Bienali’ne serginin açılış günleri için Taksim Meydanı’na kurulan bir bilbordla katılmıştı. Bu bilbord büyük olaylara sebep oldu ve bu hikayeleri sanatçının bu sene sergilediği video çalışmasında izliyoruz.

 

Pavel Büchler: Manchester’ da yaşayan 53 yaşındaki Büchler’in çalışması Tütün Deposu’nun  üst katında sergileniyor. 1920’lerden kalma çok sayıda Marconi Ses yansıtıcısının yerleştirildiği üst kattaki çalışmada, belli aralıklarla bir metin okumak için birinci kuşak metin okuma yazılımı kullanana bir bilgisayarın sesi yansıtılıyor.

 

Oda Projesi: 2000 yılında 3 Türk sanatçı tarafından kurulan grup İstanbul’da yaşıyor. Bienal’e “mahalle, oda, komşu, Misafir?”başlıklı kitaplarıyla katılıyor. Kitap sanatçıların çeşitli projeler yoluyla kurdukları ilişkileri, tanıdıkları kişi ve durumları kapsayarak, sanat üretiminin önemli bir noktası olan gündelik ilişkilere dikkat çekiyor.

 

 

Bilsar Binası

Dan Perjovschi: 44 yaşındaki sanatçı Bükreş’de yaşıyor. Bienal’e Bilsar binasında kendine ayrılan alanın duvarlarına resim ve metinler çizerek katılmış. Bu çizimleri göz açıp kapayıncaya kadar büyük bir doğallıkla gerçekleştirmiş bulunuyor.

Ola Pehrson: 41 yaşında Stockholm’de yaşayan sanatçı, Bienal’deki “Unabomber’ın peşinde” isimli belgeselinin yeniden yapımı için filmin orijinalinden sırası karışık bir dizi filmkaresi ve animasyon seçmiş ve daha sonra bunları, çamur, hurda, iplik ve poliyester ile biçimlendirmiştir. El yapımı bu yeni yaratımlar yeni bir belgesel oluşturmak üzere bir araya konarak filme alınmışlardır. “Unabomber’ın peşinde” çalışması Bilsar Binası’nda 80 nesne ve bir DVD ile temsil ediliyor.

 

Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi

Hüseyin Alptekin: 48 yaşındaki sanatçı İstanbul’da yaşıyor. Sanatçının Venedik’teki San Marco  bazilikasının cephesinde bulunan dörtlü at heykeline duyduğu saplantı projesinin ilham kaynağı olmuştur. Atlar esas olarak İstanbul’a yapılmış ve 1204’de Haçlılar tarafından çalınana dek Sultanahmet’teki Atmeydanı’nda sergilenmiştir. Alptekin, atlara duyduğu ilgi ve araştırmaları sonucunda Venedik’ten sergi boyunca kullanmak üzere heykelin kopyalarını ödünç almayı başarmıştır. Sanatçı sayesinde atlar 800 yıl sonra İstanbul’da yeniden sergileniyor.

 

Yael Bartana: 35 yaşında Amsterdam ve Tel Aviv’de yaşayan Bartada, bu bienalde “Yabani Tohumlar” adında, kendi icat ettikleri “Gilad Yerleşiminin Tahliyesi” adındaki bir oyunu oynayan 18 yaşındaki bir grup genci konu alan iki ekranlı bir video projeksiyon sunuyor.

 

 

Garibaldi Binası

Yakup Ferri: 34 yaşındaki sanatçı Priştina’da yaşıyor. Bienal’de gösterimde olan videosu, 1992’de “İngilizce bilmeyen sanatçı, sanatçı değildir” diye bir beze nakış işlemiş olan Hırvat kavramsal sanatçı Mladen Stilinoviç’e bir saygı gösterisi.

Y.Z Kami: 49 yaşında ve New York’ta yaşayan Kami, Bienal için Konya’da Kutlu Doğum haftası sırasında bir dizi bina ve portre fotoğrafı çekti. Kami daha sonra fotoğraflar üzerinde yeniden çalışarak ve doğrudan fotoğrafları boyayarak Konya sakinlerinin etkili bir resmini üretti ve bunu heykel-enstalasyon biçiminde bizlere sunuyor.

 

Binaların içinden çıktığımızda yol üzerinde de görebileceğimiz bir dolu Bienal sunumu var.

 

The Marmara Pera Hotel

Pawel Althamer: Varşova’da yaşayan 39 yaşındaki Pawel, ayı İstanbul semalarından canlı olarak görüntüleyerek bu görüntüyü Beyoğlu’ndaki Pera Marmara Oteli’nin üzerinde bulunan reklam amaçlı medya panosunun üzerine yansıtmıştır. Bu iş tüketim mallarının sunum yeri olan medya panosunun statüsünü kimseye ait olmayan ve herkese bedava olan bir şey yerleştirerek bozar.

 

İstanbul Sokakları

Otto Berchem: 39 yaşında ve Amsterdam’da yaşayan Berchem, “Geçici Geçen kişi” projesiyle Hobo (A.B.D’deki yurtsuz göçmen işçilere verilen isim)  kültürünü hatırlatan simge ve görselleri şehir içerisindeki yollara yapıştırarak şehrin diğer sakinlerinin varlığını bir kez daha hatırlamamızı sağlıyor.

 

Galata Bölgesi'nde 6 Nokta

Karl-Heinz Klopf: 40 yaşında Viyana’da yaşayan sanatçı, İstanbul müdavimi olarak Beyoğlu’ndan Haliç’e inen yolardaki insanı sendeleten rastgele biçimlenmiş genelde pek pratik olmayan basamak ve merdivenlere ışıklandırma koyarak bunları bir sahne dekoruna çeviriyor.

 

Şişhane Meydanı

Serkan Özkaya: 32 yaşındaki sanatçı İstanbul’da yaşıyor. Özkaya’nın “Davut” heykelini çalıştığı projesi maalesef kaidesine yerleştirilirken yıkıldı.

 

Kopenhag Sokakları

Superflex-Jens Haaning: Kopenhag’da yaşayan 3 sanatçıdan oluşan grup, Bienal için hazırladıkları proje kapsamında Bienal’den Kopenhag’a kentin her yerine asılacak, İstanbul’un Kopenhag’da olduğunu duyuran 100 adet afiş gönderildi. Böylelikle ırkçılığı ve de yabancı düşmanlığı hiç de gizli olmayan bazı Danimarkalılar kışkırtılmış olacak.

 

Detaylı bilgi için http://www.iksv.org/bienal  sitesini gezebilirsiniz.

 


 

 

Haber: Duygu Özmekik

Kültür Sanat Editörü / İSTANBUL

Editör Hakkında Bilgi İçin Tıklayın

HABERLER

 

 

Greenpeace Akdeniz

Akdeniz'de onu tehdit eden kirliliğin sınır tanımadığı ilkesi üzerine kurulan Greenpeace Akdeniz, aynı zamanda tek bir ofis olarak çalışarak bölge ülkelerine bir örnek oluşturuyor.


Greenpeace Akdeniz Ofisi Direktörü Ahmet Bektaş İndigo Dergisi'ne konuştu.

Bektaş, Türkiye'deki insanların Greenpeace'e yaklaşımlarının çok değiştiğini, yapılanlara inanların sayısının giderek arttığını söyledi.


EMF Dünya Toplantısı İstanbul'da Yapıldı

EMF Dengeleme Tekniği Dünya Toplantısı tekniğin yaratıcısı Peggy Phoenix Dubro'nun katılımıyla İstanbul'da yapıldı. Dubro, İndigo Dergisi'ne konuştu.


Dünyada Yeni Neslin Çocukları Bilinci Genişliyor

Yeni Dünyanın Çocukları Dergisi (Children of the New Earth), yeni kuşak çocuklarının farklı olduğunu görerek yeni nesli nasıl beslemek, eğitmek,  ve yetiştirmek üzerine araştırmalarla toplumu aydınlatıyor.


Yeni Dünyanın Çocukları Dergisi Baş Editörü Sandra Sedgbeer:

 

"Çocukları isimlendirme ve kategorilere ayırmayı sevmiyorum fakat elbette ki her grubun kendine ait karakteristik özellikleri var. Ama önemli olan şey kategoriler dışında, isimlendirmenin ilerisindeki şeyleri öğrenmemizdir çünkü bugünün çocukları her ne olurlarsa olsunlar farklıdırlar."


Kalpten Kimse Ölmeyecek

Milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine sebep olan Kalp-Damar hastalıkları ve Kanser, yakın gelecekte insanların korkulu rüyası olmaktan çıkacak.


Haydarpaşa Nereye Kadar?

“İstanbul’un Manhattan”ı olacak şeklinde gündeme gelen Haydarpaşa Projesi'ne tepkiler yağıyor.


Yarının Ruhunu Yakalayın

Bu yıl, 6-11 Eylül 2005 tarihleri arasında  TÜYAP Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nde 14’üncüsü düzenlenen  CeBIT Bilişim Eurasia Fuarı’nda 17 ülkeden 925 katılımcıyla, 160 bin ziyaretçi bir araya geldi.


İstanbul Bineali Başladı

Bu sene tam 7 noktada sanatseverlerin huzuruna çıkan İstanbul Bienali, tüm sanatseverleri gezmekten yorgun düşürüyor.


Okuma Yazma Sistemi Değişti!

Fişle okuma yazma öğrenimi tarihe karışıyor. Geçen yıl 100 pilot okulda uygulanan yeni ilköğretim müfredatı bu yıl bütün okullarda okutulacak. Okuma yazma öğrenirken artık fiş yok, önce sesler öğrenilecek.


Yoga Depresyonu Önlüyor!

Yogayla depresyona girmemize neden olan duygusal tepkilerimizi denetleyebilir, duygularımıza sakin bir zihinle objektif olarak bakabilir, düzensiz çalışan hormonlarımızı dengeleyebilir, tüm bedensel katmanlarımızda gerekli olan onarım, arınma ve şifayı bulabiliriz.


Yaşam’a Farklı Bir Bakış astroloji

Günlük falınızın, Yıldız veya Burç falınızın başlıkları medyada şimdilerde değişmeye başladı; artık daha bir astrolojiyle ilintili. Astrologlara en sık sorulan soru, tüm dünya yaşayanlarını nasıl on iki burç içine sığdırdığımızdır. 


Hint Müziğinin Üstadı “Ravi Shankar”

Hint mitolojisinde müziğin kökeni  Nada Brahma ya da Om sesinden oluşur. Nada Brahma’nın varolan en saf ses olduğuna inanılır ve bu ses ilahi  gücün simgesidir. Ravi Shankar, 85 yaşında ve yüzünden eksik olmayan çocuksu gülümsemesinin eşliğinde, müziğiyle bizlere bu ilahi sesi ulaştırmaya hala devam ediyor.


Ekim Ayı Müzik Etkinlikleri

Rock'n Live Weekends Summer Edition... Yeniden Caz Mevsimi... İzmir’de Rock Festivali... Açıkhava’da Güz Geceleri... İndigo’da Ekim... Boğaziçi’nde Klasik Müzik...


Drunvalo Melchizedek ile Röportaj

Bu röportajda Drunvalo Melchizdedek, bilim insanlarını şaşkınlığa uğratan bilimsel bir deneyden bahsediyor.

 

 

KÖŞE YAZARLARI

Tuğba Kavas

Siz Ne Kadar Sizsiniz?


Uzay Gökerman

Kozmik Fenomen


Deniz Onur

Hikayenin Başı ve Sonu


Funda Umut Pakkal

Biz de Çocuktuk


Günyüz Keskin

Eksik Cümleler Yanlış Kelimeler


Rüya Yüksel

Koşulsuzca Sevebilmek


Sevi Çiçek

"İletim Raporu" ve "Mertlik" Üzerine


Haluk Tunç İlker

Oğlumun Gözleri Konuşuyor


Burak Kızılkan

Neden Kendimize Eziyet Edelim Ki?


Seda Pehlivan

Ben de Öyleydim


Meltem Bingöl

Kutlu Gün

Google
 
Web indigodergisi.com

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  14 KASIM 2008 TSİ 07:11