9.
ULUSLARARASI
İSTANBUL
BİENANLİ
Bu sene tam 7 noktada sanatseverlerin huzuruna çıkan İstanbul
Bienali, tüm sanatseverleri gezmekten yorgun düşürüyor. Aslen böyle
büyük bir Bienali gezmeyen ancak neler olduğunu okumak için ekran
başına oturmuş biriyseniz, 16 Eylül - 30 Ekim tarihleri arasında
olacak Bienali mutlaka gezmenizi öneririm.
Haber:
Duygu Özmekik
Bienal'de, “İstanbul” başlığı altında 53 uluslararası sanatçı ve
sanatçı grubunun projelerini sergileniyor. 17 Eylül Cumartesi günü
sanatseverlerin ziyaretine açılan 9. Uluslararası İstanbul Bienali,
daha önceki senelerden farklı olarak, tarihi mekânları kullanmak
yerine İstanbul’daki kültürel hayatın merkezine yerleşmek amacıyla
Galata Bölgesi'ne yerleşti ve bu bölgedeki çeşitli mekânları sergi
alanı olarak kullanıyor. Bienal’in sergi mekânları: Şişhane’deki
Deniz Palas, Bankalar Caddesi’ndeki eski Garanti Bankası Binası,
Tophane’deki Tütün Deposu, Tünel’deki Bilsar Binası, Tophane’deki
Antrepo no.5, İstiklal Caddesi’ndeki Platform Garanti Güncel Sanat
Merkezi ile Garibaldi Binası’ndan oluşuyor.
9
Uluslararası İstanbul Bienali’nin bir özelliği, hem İstanbul’da, hem
de Hollanda’nın Eindhoven şehrindeki Van Abbemuseum’da eşzamanlı
olarak gerçekleşecek olması. İstanbul Bienali’ne paralel bir proje
olarak planlanan ve 1 Ekim tarihinde açılacak olan Van
Abbemuseum’daki Eindhoven İstanbul Sergisi, kimi sanatçılarını 9.
Uluslararası İstanbul Bienali ile paylaşırken kimi sanatçılarını
İstanbul Bienali’nin tarihçesinden seçerek, “başka bir yer, başka
bir mekân” düşüncesini uluslararası bir sanat müzesi bünyesinde
canlandıracak.
Aşağıda bienal alanlarını, sanatçıları ve yaptıkları çalışmaların
kısa özetini bulabilirsiniz.
Deniz
Palas Apartmanı
Jakup Ferri: 34 yaşında, Priştina’da yaşayan sanatçının
annesi, babası ve kızkardeşlerini kamera karşına geçirdiği video
gösterisi. Gösterinin genel teması sanatçının Doğulu ailesinin
Batı’ya çelişkili bakışı.
Phil Collins: 35 yaşında, Brighton’da yaşayan sanatçı geçen
sene The Smiths’in 1987 tarihli “The world won’t listen” adlı
albümünün enstrümantal bölümlerini müzisyenlerle tekrar kaydetti.
Radyo, televizyon, dergilere çıkarak, sokakları afişleyerek The
Smiths hayranlarını Balans gece klübündeki bu gösterisine davet
etti. Gördüğü coşkulu karşılığın kayıtlarıyla bir video albüm
oluşturdu ve Bienal’de bu videoyu sergiliyor.
Silke Otto-Knapp: Sanatçı 35 yaşında ve Londra’da yaşıyor.
Tuval üzerine sulu boya ve guaş gibi basit malzemeler kullanan Silke
Otto-Knapp kendi kendileri koydukları sınırları aşmak istiyormuş
gibi tuhaf, parıldayan resimler yapıyor. İstanbul’daki ikameti
sırasında ürettiği dizi, kente doğrudan bir göndermede bulunmuyor,
ama atmosferindeki bu mekanı belirleyen ışık niteliği ve tereddüt
hissediliyor.
Servet Koçyiğit: 34 yaşındaki sanatçı İstanbul ve
Amsterdam’da yaşıyor. Enstalasyonu gündelik yaşama ait
nesneleri dönüştüren ve birbirinden ayrı çalışmalar arasında bir
diyalog oluşturan küçük sihirli dokunuşlar oluşturmaktadır.
Çalışmasına, ilk bakışta Türk ev kadınının günlük işleri, kültürel
adet ve gelenekler tarafından şartlandırılmış gündelik varoluş
öyküsü hakim gibi gözükür. Ancak yarattığı hayali karakterleri aynı
zamanda sıradan ve alışılmış olanda bulunabilecek tuhaflıkları ve
çekiciliği de açığa vurmaktadır.
Paulina Olowska: Varşova’da yaşayan 29 yaşındaki sanatçının
seçtiği apartmanın duvarları pembe çizgili duvar kağıdından graffiti
ve boyanmış bir ada manzarasından geriye kalanlarla kaplı. Yaptığı
çalışma sayesinde, bütün apartman, moda, ev hayatı ve kent hakkında
düşünmek için bir mekan haline geliyor.
Lukas Duwenhögger: 49 yaşındaki sanatçı çocukluğunda
türk bir mimar ve inşaat işçileriyle yaşadığı deneyimlerin etkisiyle
İstanbul’a yerleşti. Hala İstanbul’da yaşayan sanatçının Deniz
Palas’daki salonunda bir tablosu asılı. Tablosunda farklı çıplaklık
aşamalarında üç adam, bir duvar halısı ve kırmızı, yeşil, beyaz
benekli bir perdeyle süslenmiş bir iş barakasında oturuyorlar.
Khalil Rabah: Kudüs’te yaşayan 44 yaşındaki sanatçı,
Filistin Doğal Tarih ve İnsanlık Müzesi’nin 100. yıldönümü
vesilesiyle, müzeyi temsilen “Filistin’den önce Filistin” isimli
özel anma projesiyle Bienal’e katılıyor.
Nedko Solokov: Sofya’da yaşayan 48 yaşındaki sanatçı, yaptığı
çalışmayla kullandığı apartman dairesinin pitoresk kalıntılarını
terk edip konumunu daha uygun ve özgün yansıtacak bir çıkış yapmayı
hedefliyor.
Michael Blum: 39 yaşındaki, Viyana’da yaşayan Kudüs doğumlu
sanatçı İstanbul Bienali çalışmasını uzun bir araştırmanın ardından
gerçekleştirmiş. Deniz Palas dairelerinin birinde yer alan proje,
aslı Hamalbaşı Caddesi’nde olan Safiye Behar’ın evinin yeniden
kurulmuş hali olarak karşımıza çıkıyor.
Pilvi Takala: 24 yaşında Helsinki’de yaşayan Takala,
İstanbul’a geldikten sonra erkekler için vazgeçilmez olan “kahve”
denilen kıraathaneleri çarpıcı bulmuş. Takala genç yabancı bir kadın
olarak bu mekanlara girmenin kendisine bu denli zor gelmesinden
etkilenmiş. Sanatçının seçtiği 3 Türk erkeğinin kıraathanede
yaşadıkları ve üç Türk kadınının kısa saç ve pantolonla okey oynamak
için çeşitli kahvelere yaptıkları ziyaretlerin gizli kamera ile
çekilmiş video belgesellerini bu çalışma dahilinde görmek mümkün.
Johanna Billing: 32 yaşında Helsinki’de yaşayan
sanatçı video gösterisinde bir grup insanın Amsterdam’da bir
apartmanda bir başka kişinin eşyalarını paketleyip taşımak üzere bir
günlüğüne toplandıkları bir zaman aralığını yakalıyor.
Gardar Eide Eınarsson: 29 yaşındaki sanatçı New York’da
yaşıyor. Beyoğlu Şişhane’deki Deniz Palas’ın çatısındaki bir
tabelada “The world is yours” yazıyor. Yani “Dünya senin”. Scarface
filminin ana karakteri olan Tony Montana’nın öğretisini benimseyen
sanatçı, Miami’ye eli boş bir Kübalı mülteci olarak gelip kentin en
güçlü uyuşturucu imparatorluğunu kuran Montana’nın, dünyanın kendine
sunabilecekleri üzerindeki hakkını ortaya koyan bu söylemi Bienal
bağlamına sunulunca, hem kazanılmış bir hakka sahip çıkar hem de
karanlık bir selamlama işlevi görür.
Garanti
Binası:
Alex John Wieder-Jesko Fezer: Biri 34 diğeri de 35
yaşlarındaki bu iki sanatçı da Berlin’de yaşıyorlar. İki sanatçının
çalışmaları Berlin kenti ile ilgili toplumsal tarihsel
araştırmaların modeller, metinler ve videolardan oluşan
çalışmalarından oluşuyor.
Daniel Guzman: 41 yaşında ve Mexico City’de yaşayan
sanatçının “mutluluk” ve “kıvrak New York” çalışmalarını Garanti
binasında görmek mümkün. Her iki kavramı da ironik bir biçimde ele
alan Guzman, her iki kavrama da kendince bir açıklama getiriyor.
Hatice Güleryüz: 37 yaşındaki sanatçı Rotterdam ve
İstanbul’da yaşıyor. Sanatçının “tuhaf yakınlıklar” ismini taşıyan
video çalışması, bu çılgın, acımasız, dünyevi, değişken, zeki ve
batıl kentin (İstanbul), zaman içinde renkle şifrelenmiş ve bütün
meraklı, göçebe ve gezginlerin doğru bildiklerini hünerlice anlatan
işaret izlerinin yolculuğudur.
Solmaz Shahbazı: Tahran ve Stuttgart’ta yaşayan 34 yaşındaki
sanatçının sorgulayan çalışması, iki videodan oluşuyor. Videoların
konusu İstanbul’un dış çeperlerinde güvenlik kapılarıyla çevrili
cemaatlerde (Kemer Country, Bahçeşehir, Optimum ve diğerlerinde -
kapalı insan topluluklarında - yaşayan insanlar.
Wael Shawski: 29 yaşında Kahire’de yaşayan sanatçı, 2004’te
Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi’nin İstanbul Misafirleri
Programında 6 ay geçirdi ve bu zaman zarfında İstanbul’da bir semt
süpermarketinde dolaşıp Kur’an okurken göründüğü bir iş olan
“Mağara”yı üretti. Çalışmanın başlığı ise aslında “Yedi Uyurlar
Mağarası”na bir gönderme.
Jon Mikel Euba: 38 yaşında Bilboa’da yaşayan sanatçının
“Dakika’da bir” isimli video çalışmasının koreografisi, gene sanatçı
tarafından derlenmiş ve rock yıldızlarının sahnedeki performansları
ve pozlarını içeren bir dizi görselden oluşturduğu arşivden
yararlanarak yapılmıştır.
David Malikovic: Zagreb’de yaşayan 32 yaşındaki sanatçı “yeni
bir miras için sahne” isimli video çalışması Yugoslavya’da sosyalizm
döneminde İkinci Dünya Savaşı anısına yapılmış anma parkına
ziyaretiyle başlıyor. Sanatçı küçükken tüm öğrencilerin gezmek
zorunda oldukları bu anıtın nasılda unutulduğu üzerine komplike bir
çalışma sergiliyor.
Halil Altındere: Mardin’de doğan 34 yaşındaki sanatçı
İstanbul’da yaşıyor.İçinde her türlü olay ve duyguyu barındıran
Beyoğlu İstiklal Caddesini konu alan videosunda Altındere, caddeyi
başından sonuna gündelik rutini kesintiye uğratan uçucu ve hayali
anlarla dolduruyor.
Ruangrupa: 2000’de kurulan ve Jakarta’da yaşayan sanatçı
grubu 5 kişiden oluşuyor. Projeleri birer popüler kültür biçimi
olarak tişörtlere odaklanıyor. Cakarta’da propaganda aracı olarak ve
aynı zamanda kamusal alanda bir ideolojiyi veya kimliği temsil etme
yöntemi olarak kullanılan tişörtleri ele alan proje Cakarta’nın
yerel kahramanı Benyamin Sueb ile de yakından alakalı.
Chris Johanson: 37 yaşında Portland, Oregon’da yaşayan
sanatçının Bienal’deki enstalasyonları sanatçının ABD’nin batı
kıyısı dolaylarına duyduğu tepkisini doğrudan göstermektedir.
Nedko Solokov: Sofya’da yaşayan 38 yaşındaki Solakov’un
Bienal’deki işi geçen Nisan ayında gerçekleştirilen Sharjah Bienali
kapsamında modelden çalışmaya çok meraklı olan bir kadın
öğrencisiyle tanışmasıyla ortaya çıktı. Birleşik Arap Emirliklerinde
gösterime sunulamayan bu kadın bedenlerini içinde barındıran
çalışmalar burada gösterime sunuluyor.
Gardar Eide Einarsson: 29 yaşında New York’da yaşayan
sanatçının Garanti Binası’nın ikinci katında İstanbul’da çektiği
siyah beyaz fotoğraflar sergileniyor.
Yaron Leshem: 33 yaşında Kudüs’te yaşayan sanatçının büyük
boy ışıklı bir panosu, İsrail Savunma Kuvvetleri tarafından
askerleri Filistin yerleşim bölgelerinde savaşmaya hazırlık amacıyla
kurulan bir eğitim köyünün fotoğrafı olan köyü gösteriyor. Bu genel
görünümü yeniden üretmek amacıyla sanatçı orta boy bir fotoğraf
makinesiyle 50 resim çekip bunları birbirine kolajlamış.
Sean Snyder: 33 yaşındaki sanatçı Berlin’de yaşıyor.
Irak’taki savaşı örnek alarak işlediği video sanatında sanatçı
savaşın tasviri ve savaş haberciliği üzerine geniş çaplı bir
araştırma yapıyor. Amacı siyasi konular hakkında yorum yapmak değil,
ikinci elden olayların temsil biçimlerini araştırmak olan sanatçının
çalışması birbiriyle bağlantılı üç bölümden oluşuyor ve kesinkes
görülmeye değer.
Jakup Ferri: 34 yaşındaki Ferri Priştina’da yaşıyor.
Bienal’de gösterilen video sanatında Ferri imkansızı deniyor ve
kendini John Lennon ve Yoko Ono’nun bir şarkısına dahil etmeye
çalışıyor.
Jochai Avrahami: Tel Aviv’de
yaşayan 35 yaşındaki sanatçı toplu taşıma aracı olan
minibüs-taksiler üzerine hazırladığı mültimedya enstalasyonuyla
karşımıza çıkıyor. Bir toplu taşıma aracı olarak minibüs-taksiler
İsrail ve Filistin bölgelerinin ana ulaşım sistemine büyük bir
alternatif sunmaktadır ve bu araçların fiziksel varlıklarıyla ortaya
koydukları etkileri derinlemesine araştıran ve bunlardan çok
etkilenen sanatçının çalışmalarını Bienal’de görebiliyoruz.
Antrepo
No.5
Daniel Bozhkov: New York’ta
yaşayan 46 yaşındaki sanatçı Ernest Hemingway’in ruhunu bir parfüm
olan Eau d’Ernest’i yarattı. Kitapları ve büründüğü kişilikle
Hemingway, Amerikan bireysellik ve erkek cesareti mitinin
cisimleşmiş temsili haline gelmişti. Eau d’Ernest parfümü New
York’da üretildi ve İstanbul’a getirildi. Kutu tasarımı, etiket ve
reklamlarının burada hazırlandığı ürün Büyük Londra Oteli’nde
verilecek bir tanıtım partisiyle de tanıtılacak.
Smadar Dreyfus:
42 yaşındaki Londra’da yaşayan
sanatçının Bienal’de sergilenen iki ekranlı “cankurtaranlar”
görsel-işitsel enstalasyonu son on yıldır çabalarının doruk
noktasını oluşturan, algılama ve kültürel anlayış arasındaki boşluğu
dolduran bir eserdir.
Cerith Wyn Evans: Londra’da yaşayan 47 yaşındaki sanatçı
sergilediği video sanatında İkinci Dünya Savaşı boyunca düşman
uçaklarına karşı Avrupa göklerini taramak için Amerikan ordusuna ait
bir uçaksavar projektöründen, mors alfabesinden ve Osmanlı
İmparatorluğundan Mihri Hatun’un Türkçe bir şiirinden yararlanıyor.
Hala Elkoussy: Amsterdam ve Kahire’de yaşayan Elkoussy’nin
video ve fotoğraf projesi olan “periferik”, coğrafi, ekonomik,
toplumsal ve ahlaki olarak tanımlanan merkez ve sınır arasındaki
karmaşık ve metaforik ilişkiyi ele alıyor.
Erik Göngrich: 39 yaşındaki
sanatçı aslen Berlin’de yaşıyor ama 2000 yılından beri çeşitli
aralıklarla İstanbul’a gelip uzun süreler kalıyor. Kentte yürüyerek
gezip gördüğü yerlerin sayısı senelerdir burada yaşayanlarımıza göre
çok daha fazla olabilecek sanatçının merakı insanların mekan yaratma
ve kullanım şekilleri. Bu bakımdan Göngrich Antrepo no:5 binasında
sergilenmek üzere İstanbul’un tepelerini ve vadilerini andıran
prizma biçiminde bir enstalasyon inşa etti ve yapının etrafını
İstanbul’un küçük ölçekte çizimleri, diaları ve yansıtılan
görüntüleriyle sardı.
Mario Rizzi: 43 yaşındaki
sanatçı Torino ve Berlin’de yaşıyor. “Murat ve İsmail” isimli filmi
İstanbul’da geçirdiği 3 ayın ürünüdür. Sanatçı şehirdeki yaşamı
Beyoğlu çevresinde bir aileye ait bir ayakkabı dükkanını ön plana
çıkararak veriyor.
Ahlam Sibli: 35 yaşındaki sanatçı
Hayfa’da yaşıyor. Sanatçının çalışmalarını Galile’nin Ebu Kırad
tepesinde 1930’larda kurulan Bedevi kökenli Filistinlilerin yaşadığı
“Arab el-Naim” köyünde çekilmiş bir dizi fotoğraftan oluşan
“tanınmayan” koleksiyonu oluşturuyor.
Irwin: 1983’te kurulan grup,
1984’den beri işlerini beraber yürüten ve Ljubljana’da yaşayan 5
sanatçıdan oluşuyor. Şimdiye kadar performanstan enstalasyona pek
çok farklı ifade biçimi ve malzeme kullanmış, aynı zamanda boyanmış
ve kolajlanmış ikon serileri üretmiş olan grubun tüm serileri ilk
kez Antrepo no:5 binasındaki bir duvarda görülebilir.
Alexander Ugay-Roman Maskalev:
Biri 28 diğeri 26 yaşında olan iki
sanatçı Alma Ata’da yaşıyorlar. Üç bölümlü video hikayesi olan
çalışmaları “Yas”ta, her bölümün sanatçıların görsel hafızalarının
erken yıllarına damgasını vurmuş duygusal Sovyet filmlerine yönelik
nostaljinin değişik yönlerinin ele alındığını görürüz.
Şener Özmen: 34 yaşındaki sanatçı Diyarbakır’da yaşıyor.
Sanatçı, Bienal’e “İstanbul Guide” isimli bir rehber-kitap ile
katılıyor. Sanatçının amacı piyasada bulunan turiste yönelik kent
rehber kitaplarının biçimlenmiş içeriğini İstanbul’da ancak sergiler
ve bağlantılı etkinlikler vesilesiyle ziyaretlerde bulunan bir
sanatçının kalemiyle yeniden oluşturmak.
Tütün
Deposu
Luca Frei: Lund’da yaşayan 29 yaşındaki sanatçının işini,
grafitiler, aynalı masalar bulunmuş ve türetilmiş sandalyeler, inşa
edilmiş duvarlar oluşturuyor.
Johanna Billing: Stokholm’de yaşayan 32 yaşındaki sanatçının
Bienal’de sunduğu filmi, Zagreb’in dışındaki bir kültür merkezindeki
bir çocuk grubuyla yapılmış ortak bir çalışma. “Magical World”
isimli şarkının kişisel dönüşümden hem gurur hem de melankoliyle
bahseden çelişkili duygusu dönüşüme bir gönderme niteliğinde.
Jakup Ferri: 29 yaşında Priştina’da yaşayan sanatçı sunumu,
estetiği ve kurgulanmamış çekimiyle amatörlük fikrini canlandıran
video sanatıyla karşımıza çıkıyor.
Flying City: 2003’te kurulan ve Seul’de yaşayan 2 sanatçıdan
oluşan grup, Bienal’e katıldığı “Herşey Parkı” çalışmasında Seul’de
belediye tarafından yeniden islah edilen tartışmalı Cheonggyecheon
bölgesinde odaklanıyor ve edindikleri bilgilerle hayali mimari bir
yapı yaratıyorlar.
Ahmet Öğüt: 24 yaşında İstanbul’da yaşayan sanatçı,
“başkasının arabası “isimli video çalışmasında bulduğu iki arabayı
sahibinden izinsiz halihazırda kağıt ve karton kullanarak dönüşüme
uğratıyor.
Alexander Ugay: Alma Ata’da yaşayan 27 yaşındaki Ugay, bu
projesinde Güney Kazakistan vilayetlerinde yaşayan insanların
alışılmadık düşünce yapısının bir sanatçı tarafından yorumunu temsil
etmektedir.
Tintin Wulia: 35 yaşında Yogyakarta’da yaşayan sanatçı,
kentsel sorunların İstanbul’a nazaran kat kat daha fazla olduğu,
inanılmaz bir hızla ve denetimsizce genişleyen, hızla değişen,
parsellenen Cakarta kentinde, doğru yapılanma için geri dönüşün
imkansızlığını “Her şey yolunda” adındaki videosunda alaylı bir
dille ele alıyor.
Maria Eichhorn: 43 yaşında Berlin’de yaşayan sanatçı,
1995’teki 4. İstanbul Bienali’ne serginin açılış günleri için Taksim
Meydanı’na kurulan bir bilbordla katılmıştı. Bu bilbord büyük
olaylara sebep oldu ve bu hikayeleri sanatçının bu sene sergilediği
video çalışmasında izliyoruz.
Pavel Büchler: Manchester’ da yaşayan 53 yaşındaki Büchler’in
çalışması Tütün Deposu’nun üst katında sergileniyor. 1920’lerden
kalma çok sayıda Marconi Ses yansıtıcısının yerleştirildiği üst
kattaki çalışmada, belli aralıklarla bir metin okumak için birinci
kuşak metin okuma yazılımı kullanana bir bilgisayarın sesi
yansıtılıyor.
Oda Projesi: 2000 yılında 3 Türk sanatçı tarafından kurulan
grup İstanbul’da yaşıyor. Bienal’e “mahalle, oda, komşu,
Misafir?”başlıklı kitaplarıyla katılıyor. Kitap sanatçıların çeşitli
projeler yoluyla kurdukları ilişkileri, tanıdıkları kişi ve
durumları kapsayarak, sanat üretiminin önemli bir noktası olan
gündelik ilişkilere dikkat çekiyor.
Bilsar
Binası
Dan Perjovschi: 44 yaşındaki sanatçı Bükreş’de yaşıyor.
Bienal’e Bilsar binasında kendine ayrılan alanın duvarlarına resim
ve metinler çizerek katılmış. Bu çizimleri göz açıp kapayıncaya
kadar büyük bir doğallıkla gerçekleştirmiş bulunuyor.
Ola Pehrson: 41 yaşında Stockholm’de yaşayan sanatçı,
Bienal’deki “Unabomber’ın peşinde” isimli belgeselinin yeniden
yapımı için filmin orijinalinden sırası karışık bir dizi filmkaresi
ve animasyon seçmiş ve daha sonra bunları, çamur, hurda, iplik ve
poliyester ile biçimlendirmiştir. El yapımı bu yeni yaratımlar yeni
bir belgesel oluşturmak üzere bir araya konarak filme alınmışlardır.
“Unabomber’ın peşinde” çalışması Bilsar Binası’nda 80 nesne ve bir
DVD ile temsil ediliyor.
Platform
Garanti Güncel Sanat Merkezi
Hüseyin Alptekin: 48 yaşındaki sanatçı İstanbul’da yaşıyor.
Sanatçının Venedik’teki San Marco bazilikasının cephesinde bulunan
dörtlü at heykeline duyduğu saplantı projesinin ilham kaynağı
olmuştur. Atlar esas olarak İstanbul’a yapılmış ve 1204’de Haçlılar
tarafından çalınana dek Sultanahmet’teki Atmeydanı’nda
sergilenmiştir. Alptekin, atlara duyduğu ilgi ve araştırmaları
sonucunda Venedik’ten sergi boyunca kullanmak üzere heykelin
kopyalarını ödünç almayı başarmıştır. Sanatçı sayesinde atlar 800
yıl sonra İstanbul’da yeniden sergileniyor.
Yael Bartana: 35 yaşında Amsterdam ve Tel Aviv’de yaşayan
Bartada, bu bienalde “Yabani Tohumlar” adında, kendi icat ettikleri
“Gilad Yerleşiminin Tahliyesi” adındaki bir oyunu oynayan 18
yaşındaki bir grup genci konu alan iki ekranlı bir video projeksiyon
sunuyor.
Garibaldi
Binası
Yakup Ferri: 34 yaşındaki sanatçı Priştina’da yaşıyor.
Bienal’de gösterimde olan videosu, 1992’de “İngilizce bilmeyen
sanatçı, sanatçı değildir” diye bir beze nakış işlemiş olan Hırvat
kavramsal sanatçı Mladen Stilinoviç’e bir saygı gösterisi.
Y.Z Kami: 49 yaşında ve New York’ta yaşayan Kami, Bienal için
Konya’da Kutlu Doğum haftası sırasında bir dizi bina ve portre
fotoğrafı çekti. Kami daha sonra fotoğraflar üzerinde yeniden
çalışarak ve doğrudan fotoğrafları boyayarak Konya sakinlerinin
etkili bir resmini üretti ve bunu heykel-enstalasyon biçiminde
bizlere sunuyor.
Binaların içinden çıktığımızda yol üzerinde de görebileceğimiz bir
dolu Bienal sunumu var.
The Marmara Pera
Hotel
Pawel Althamer: Varşova’da yaşayan 39 yaşındaki Pawel, ayı
İstanbul semalarından canlı olarak görüntüleyerek bu görüntüyü
Beyoğlu’ndaki Pera Marmara Oteli’nin üzerinde bulunan reklam amaçlı
medya panosunun üzerine yansıtmıştır. Bu iş tüketim mallarının sunum
yeri olan medya panosunun statüsünü kimseye ait olmayan ve herkese
bedava olan bir şey yerleştirerek bozar.
İstanbul Sokakları
Otto Berchem: 39 yaşında ve Amsterdam’da yaşayan Berchem,
“Geçici Geçen kişi” projesiyle Hobo (A.B.D’deki yurtsuz göçmen
işçilere verilen isim) kültürünü hatırlatan simge ve görselleri
şehir içerisindeki yollara yapıştırarak şehrin diğer sakinlerinin
varlığını bir kez daha hatırlamamızı sağlıyor.
Galata Bölgesi'nde
6 Nokta
Karl-Heinz Klopf: 40 yaşında Viyana’da yaşayan sanatçı,
İstanbul müdavimi olarak Beyoğlu’ndan Haliç’e inen yolardaki insanı
sendeleten rastgele biçimlenmiş genelde pek pratik olmayan basamak
ve merdivenlere ışıklandırma koyarak bunları bir sahne dekoruna
çeviriyor.
Şişhane Meydanı
Serkan Özkaya: 32 yaşındaki sanatçı İstanbul’da yaşıyor.
Özkaya’nın “Davut” heykelini çalıştığı projesi maalesef kaidesine
yerleştirilirken yıkıldı.
Kopenhag Sokakları
Superflex-Jens Haaning: Kopenhag’da yaşayan 3 sanatçıdan
oluşan grup, Bienal için hazırladıkları proje kapsamında Bienal’den
Kopenhag’a kentin her yerine asılacak, İstanbul’un Kopenhag’da
olduğunu duyuran 100 adet afiş gönderildi. Böylelikle ırkçılığı ve
de yabancı düşmanlığı hiç de gizli olmayan bazı Danimarkalılar
kışkırtılmış olacak.
Detaylı bilgi için
http://www.iksv.org/bienal sitesini gezebilirsiniz.

Haber: Duygu
Özmekik
Kültür Sanat Editörü /
İSTANBUL
Editör
Hakkında Bilgi İçin Tıklayın |