|
Beyaz Özbalçık
Rehber Çocuklar
Diğer kardeşlere göre
ebeveynlerimin yanında ayrıcalıklı bir yerim oldu. Bu durum
kardeşlerin beni kıskanmasına neden olduysa da ben halimden çok
memnundum. Tüm çocukluğum yoğun bir sevgi ve şefkat duygusuyla
geçti. Babamın kraliçesiydim. “Evimin güneşi” derdi. “Yüzün
solmasın, güneş seni kıskanmasın” diye beni dışarıya bırakmak
istemezdi. “Param olsun eve telefon alacağım tüm siparişlerini
telefonla vereceksin”. Ben bu övgüler karşısında prensesler
gibiydim. Akşama kadar aynanın karşısında kendimi seyreder kendime
hayran hayran bakardım. Burnumdan kıl aldırmazdım. Öyle kibirliydim
ki etrafıma kimse yaklaşamazdı.
16 yaşında Annem
öldü. Büyü bozuldu. Birden roller değişti. Ben evin annesi oldum.
Babam üvey anne ve kardeşlerim de çocuklarım. Aradan yıllar geçti.
Babam hastalandı. Kanser teşhisi konuldu. Tedavi sürecinde yanından
ayırmadı beni. Bir gün yalnızdık konuşmaya başladık. Geçen yıllar
boyunca bir çok şey yaşamıştık. O gidiyordu. Bana “Annen öldükten
sonra sana çok şey yükledim. Sadece kardeşlerine değil bana da
annelik ettin. Sana yaptıklarımdan dolayı beni affet.” Bu konuşmadan
bir yıl sonra gitti. Giderken bana öyle büyük bir armağan verdi ki.
Aramızda hala sır.
Benim bir oğlum var.
17 yaşında Kristal. Doğduğunda henüz nasıl annelik yapacağımı
bilmiyordum. Yetişkinlere annelik yapmak kolaydı ancak o henüz
bebekti. Ben sormaya başladım “Sana nasıl davranmalıyım?” Tek bir
cevap geldi. “Beni sadece sev ve büyümeme izin ver”. Başladık
birlikte büyümeye. Ne yaparsa yapsın sevdim ben de. Ve ondan uzak
kaldığımda da hep şunu söyledim “Benim sevgim seni her yerde korur”.
O da bunu bildi ve inandı.
1999 güneş
tutulmasını izlemek için Malatya’da bir zirveye çıkıyorduk. Köyden
çocukları da aldık yanımıza, tırmanışa geçtik. Yarı yola
geldiğimizde ben tıkandım. Artık devam edemeyecektim. “Siz gidin”
dedim çocuklara. Oğlum elimden tuttu “Hadi anne yapabilirsin, ben
sensiz gitmem, ben sana yardım ederim”. O an fark ettim o kadar
güçlüydü ki. Bir an babalık ettiğini düşündüm. Çıktık birlikte
güneşi tuttuk. İnerken de aynı sabrı gösterdi. Aynı desteği verdi.
Yıllardır ilişkimiz
bu şekilde devam etti. Bazen o bana babalık bazen ben ona annelik
ettik. Ama en önemlisi eşit bir ilişki kurmamızdı.
Bazı durumlarda beni
çok acz içinde bıraktı. Ne yapacağımı bilemedim. Ortam
sakinleştiğinde “Oğlum sana nasıl davranmalıyım? Bilmiyorum öğret
bana” diye sordum.
Evet sihirli sözcük
“Bilmiyorum” dur. Çünkü bu çocuklar bizden daha fazlasını bilerek
geliyorlar dünyaya. Onların bilgiye değil, deneyime ihtiyaçları var.
Ve asla çocuk yerine konulmak istemiyorlar.
Çözüm üretemediğim
bir durumla karşılaştığımda konu her ne olursa olsun “Bana akıl ver
akıl hocam” derim. Ve önerdiği çözüme uyarım. Kesinlikle doğru bir
karar olur. Yeni tanıştığım biri hakkındaki “Ne dersin arkadaş olayı
mı?” diye fikrini sorarım. Verdiği cevap ilişkimi belirler.
Akla gelebilecek her
şeyi sorun. Ve yaşadığınız her duyguyu mutlaka anlatın. Nedeni ve
hissettiğiniz şeyleri. Çok duyarlı olduklarından siz onlara belli
etmeseniz bile onlar hisseder. Eğer kaçamak cevaplar verirseniz
kafaları karışır.
Özellikle anneler
yaşadıkları her duyguyu paylaşsınlar. “Şu an çok üzgünüm” eğer
nedenini anlatmak istemiyorsanız bunu da söyleyin. Ama aynı şeyi
onlar size yaptıkların da aynı anlayışı gösterin. Bu onların
özelidir.
Her durumda
çocuklarınız rehberliğine güvenin. Arada bir size ebeveynlik
yapmasına izin verin. En güvenilir rehberler yanınızda, onlar bize
rehber olarak geldi.
Arkadaşlarınız
arasında onun olumlu özelliklerini anlatın. Bunu zaten yaparsınız.
Asla kıyaslamayın. Hiç hoşlanmazlar. Ama günde en az beş kez “Seni
seviyorum” deyin. “Ne yaparsan yap seni seviyorum ve seveceğim”
deyin.
Her şeylerini sizinle
paylaşmalarını sağlayın. Bunu ondan ona karışmak hayatına müdahale
etmek için değil herhangi bir durum karşında onu koruyabilmek için
bilmek istediğinizi anlatın ve ona göre davranın.
Onlara evin kralı ve
kraliçesi gibi davranın. Bırakın asaletlerini sergilesinler.
Korkmadan şımartın. Şımarıklığa doysunlar.
Rehberlik etmelerine
izin verin ve her şeyden önemlisi bunu kabullenin.
Aşkla kalın.
|