Sayı 38|KASIM 2008            Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Aşkı Var

Şair: Yasin Sarı


Sıla Mektubu

Şair: Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Beyaz Özbalçık

Rehber Çocuklar

Diğer kardeşlere göre ebeveynlerimin yanında ayrıcalıklı bir yerim oldu. Bu durum kardeşlerin beni kıskanmasına neden olduysa da ben halimden çok memnundum. Tüm çocukluğum yoğun bir sevgi ve şefkat duygusuyla geçti. Babamın kraliçesiydim. “Evimin güneşi” derdi. “Yüzün solmasın, güneş seni kıskanmasın” diye beni dışarıya bırakmak istemezdi. “Param olsun eve telefon alacağım tüm siparişlerini telefonla vereceksin”. Ben bu övgüler karşısında prensesler gibiydim. Akşama kadar aynanın karşısında kendimi seyreder kendime hayran hayran bakardım. Burnumdan kıl aldırmazdım. Öyle kibirliydim ki etrafıma kimse yaklaşamazdı.

16 yaşında Annem öldü. Büyü bozuldu. Birden roller değişti. Ben evin annesi oldum. Babam üvey anne ve kardeşlerim de çocuklarım. Aradan yıllar geçti. Babam hastalandı. Kanser teşhisi konuldu. Tedavi sürecinde yanından ayırmadı beni. Bir gün yalnızdık konuşmaya başladık. Geçen yıllar boyunca bir çok şey yaşamıştık. O gidiyordu. Bana “Annen öldükten sonra sana çok şey yükledim. Sadece kardeşlerine değil bana da annelik ettin. Sana yaptıklarımdan dolayı beni affet.” Bu konuşmadan bir yıl sonra gitti. Giderken bana öyle büyük bir armağan verdi ki. Aramızda hala sır.

Benim bir oğlum var. 17 yaşında Kristal. Doğduğunda henüz nasıl annelik yapacağımı bilmiyordum. Yetişkinlere annelik yapmak kolaydı ancak o henüz bebekti. Ben sormaya başladım “Sana nasıl davranmalıyım?” Tek bir cevap geldi. “Beni sadece sev ve büyümeme izin ver”. Başladık birlikte büyümeye. Ne yaparsa yapsın sevdim ben de. Ve ondan uzak kaldığımda da hep şunu söyledim “Benim sevgim seni her yerde korur”. O da bunu bildi ve inandı.

1999 güneş tutulmasını izlemek için Malatya’da bir zirveye çıkıyorduk. Köyden çocukları da aldık yanımıza, tırmanışa geçtik. Yarı yola geldiğimizde ben tıkandım. Artık devam edemeyecektim. “Siz gidin” dedim çocuklara. Oğlum elimden tuttu “Hadi anne yapabilirsin, ben sensiz gitmem, ben sana yardım ederim”. O an fark ettim o kadar güçlüydü ki. Bir an babalık ettiğini düşündüm. Çıktık birlikte güneşi tuttuk. İnerken de aynı sabrı gösterdi. Aynı desteği verdi.

Yıllardır ilişkimiz bu şekilde devam etti. Bazen o bana babalık bazen ben ona annelik ettik. Ama en önemlisi eşit bir ilişki kurmamızdı.

Bazı durumlarda beni çok acz içinde bıraktı. Ne yapacağımı bilemedim. Ortam sakinleştiğinde “Oğlum sana nasıl davranmalıyım? Bilmiyorum öğret bana” diye sordum.

Evet sihirli sözcük “Bilmiyorum”  dur. Çünkü bu çocuklar bizden daha fazlasını bilerek geliyorlar dünyaya. Onların bilgiye değil, deneyime ihtiyaçları var. Ve asla çocuk yerine konulmak istemiyorlar.

Çözüm üretemediğim bir durumla karşılaştığımda konu her ne olursa olsun “Bana akıl ver akıl hocam” derim. Ve önerdiği çözüme uyarım. Kesinlikle doğru bir karar olur. Yeni tanıştığım biri hakkındaki “Ne dersin arkadaş olayı mı?” diye fikrini sorarım. Verdiği cevap ilişkimi belirler.

Akla gelebilecek her şeyi sorun. Ve yaşadığınız her duyguyu mutlaka anlatın. Nedeni ve hissettiğiniz şeyleri. Çok duyarlı olduklarından siz onlara belli etmeseniz bile onlar hisseder. Eğer kaçamak cevaplar verirseniz kafaları karışır.

Özellikle anneler yaşadıkları her duyguyu paylaşsınlar. “Şu an çok üzgünüm” eğer nedenini anlatmak istemiyorsanız bunu da söyleyin. Ama aynı şeyi onlar size yaptıkların da aynı anlayışı gösterin. Bu onların özelidir.

Her durumda çocuklarınız rehberliğine güvenin. Arada bir size ebeveynlik yapmasına izin verin. En güvenilir rehberler yanınızda, onlar bize rehber olarak geldi.

Arkadaşlarınız arasında onun olumlu özelliklerini anlatın. Bunu zaten yaparsınız. Asla kıyaslamayın. Hiç hoşlanmazlar. Ama günde en az beş kez “Seni seviyorum” deyin. “Ne yaparsan yap seni seviyorum ve seveceğim” deyin.

Her şeylerini sizinle paylaşmalarını sağlayın. Bunu ondan ona karışmak hayatına müdahale etmek için değil herhangi bir durum karşında onu koruyabilmek için bilmek istediğinizi anlatın ve ona göre davranın.   

Onlara evin kralı ve kraliçesi gibi davranın. Bırakın asaletlerini sergilesinler. Korkmadan şımartın. Şımarıklığa doysunlar.

Rehberlik etmelerine izin verin ve her şeyden önemlisi bunu kabullenin.

Aşkla kalın.

HABERLER

 

 

Feminizmden Korkmayın


"Kazanma Gücü" ile Kadın Erkek Eşitliği


Sözün Bittiği Yerde


Dolunay ve Gündeme Dair Bilinç Akışı


“Benim bilmeyi istediğim şeyi bana öğrettiğine emin misin?”


Bu Çocuklar Bizim!


Avrupa Birliği Sürecinde Türkiye: Eğitim


Kulak Çınlaması Yaşaması Olumsuz Etkiliyor


Kadınlık Halleri Erkeklik Durumları


Sussan Deyhim

Doğu'dan Batı'ya Uzanan Bir Ses


Maya Takvimi kitabının yazarı Johan Calleman İstanbul’da


Dr.Eric Pearl Yeniden Türkiye'de


Ben Dilekler Üssüymüşüm...

 

KÖŞE YAZARLARI

Haluk Tunç İlker

Ararsak, Gözbebeklerimizin İçindeki Pi Değerini Bulabiliriz


Rüya Yüksel

Net ve açık olmayan iletişimde her zaman yanlış anlaşılmalar söz konusudur 


Beyaz Özbalçık

Rehber Çocuklar


Funda Umut Pakkal

Müziğin Sihri


Uzay Gökerman

Kar Zamanında Yalnızlaşabilmek...


Burak Kaan Kızılkan

Rehberler ve Farkındalığın Huzuru


Beyaz Özbalçık

Ayna Ayna Söyle Bana


Meltem Bingöl


Gürhan Faik Yeğit


Banu Kangal


Uzay Gökerman

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  14 KASIM 2008 TSİ 07:11