Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

astroloji servisi


Haber: Ümit Çilingiroğlu

Astroloji Servisi, İstanbul – Aralık 2007

Işıktan Hızlı Eylemsiz Özgürlükler 

Büyüklerimizden çokça duymuşuzdur, “Evladım yapma” sözünü. Nede çekicidir bu söylem, sanki yasaklanan, yapılması istenmeyen illa yapılmalıdır. En kısa zamanda yapabilmenin yöntemleri aranır ve istenen, istenmeyen yapılır. Yapma, kelimesi bir emir kipiyle başlar yap. Beynimiz bunu önceleyip, “yap ama” diye algılar ve kaçınılmazla karşılaşılır.

Yasaklanan birçok şey, merak uyandırır. Sonuç ne getirecekse getirsin, istenen bir şekilde yapılmalıdır. Havva’nın yasak meyveyi Âdem’e yedirmesi gibi, ya kendimiz yaparız ya da birilerini alet ederiz. “Dedeciğim annem bana şeker vermiyor” diyen torun, iki arada bir derede şekeri kapacaktır. İstenipte yapılamayan şeyler, kafamızın içinde kendilerine yer bulurlar. Unutulur bir süre, aralarda bir bahaneyle hatırlatır kendini bekliyorum gibisinden, uygun zemin ve zaman gelene kadar kemirir durur. Sonunda; önce kemirgenden kurtulmanın, “yaptım işte” nin rahatlatması ardından gerçekle yüzleşme. Bunu deneyimlemeyenimiz yoktur. Söz dinlemezlik, inatçılık dense değil, ego tatmini desem değil, biraz ondan biraz bundan derken, bunun adı özgürlük. Özgürce yapabilme gücü.   

Biri diğerinin nedeni olan iki şey arasındaki ilişkiye, felsefede nedensellik ilkesi denir. Her şeyin bir nedeni vardır, aynı koşullar altında aynı nedenler aynı şeyleri doğurur. Bilimde kullanılan nedensellik ilkesine göre ise, zaman açısından neden sonuçtan önce gelir. Önce üniversiteye girilip ardından sınavı yapılmaz. Diploma aldıktan sonra okula başlanmaz, etki olmadan tepki olmaz gibi örnekler çoğaltılabilir. Nedensellik ilkelerini, görelilik kuramıyla birlikte kullandığımızda, özgürlük ve zorunluluk arasındaki çatışmayı anlayabiliriz.

Kuram olarak görelilik, ilk olarak Galileo Galilei’nin hızla ilgili çalışmalarında ortaya çıkmıştır.  Yaptığı rivayet edilen bir deneyde, Piza kulesinden aşağı attığı bir taşın düşüşüyle sonuca varmıştır. Dünya’nın da hareket ettiği göz önüne alındığında, Piza kulesi ve yer de büyük bir hızla hareket etmektedir. Dünya’nın, Güneş’e göre saniyede 30km hızla gittiği ve bunun ses hızından daha büyük olduğu düşünüldüğünde, kuledeki Galileo ve elindeki taş da aynı hızla, aynı yöne hareket etmektedir. Bu bağlamda, taşı kuleden serbest bıraktığında, taş kuleye göre bırakıldığı noktanın altına düşecektir ki böylece Galileo, sabit hızla gidenle, sabit duran aynı fiziksel yasaları kullanmalıdır sonucunu çıkarmıştır. Bu anlayış Newton fiziğindeki formülerle desteklenmektedir. Sabit duruş ve sabit hız dışarıdan üçüncü bir gözlemciye göre tanımlanmak istendiğinde ortalık biraz karışır gibi olur. 1905 yılında Albert Einstein, Özel görelilik  kuramında, hareketli cisimlerin elektrodinamiğini açıklayan makalelerinin beşincisinde, bir cismin atıldığı enerji ile bağıntısını ortaya çıkarmıştır. Bizim gözlemlediğimiz hızlar mutlak değildir ancak gözlemciye göre tanımlanır. Özel görelilik kuramı, iki kabullenenim üzerine kurulmuştur. Işığın hızı, bütün eylemsiz referans sistemlerinde aynı ve sabittir. Fizik yasaları evrenin her yerinde ve bütün eylemsiz referans sistemlerinde aynı şekilde işler. Özel görelilik bir çok öngörülerde de bulunmuştur ancak aklımıza, mantığımıza ve sağ duyumuza aykırı bir evren tanımladığından çürütülmesi için deneyler devam etmektedir.

Bilimsel çıkarım, ışığın peşinden ne kadar hızlı gidersek gidelim o bizden aynı hızla uzaklaşırdır ama Güneş’e göre Dünya zaten ışık hızında hareket etmektedir. Işık hızında hareket eden bedenlerimiz olasılığından daha önemlisi ışıktan da hızlı düşüncelerimiz olmasıdır.

Yapma söylemi, sonuca ulaştıracak eylemi düşüncede oluşturmuştur. Neden sonuç ilişkisinde, daha önce denenmişin tekrarlanmasının yararsızlığı öne sürülemez, Galileo’nun taşı, Newton’un elması, Einstein’ının görelilikleri ayrı zamanlarda tekrarların değerlendirilmeleriyle günümüz kuramlarını oluşturmuştur. Yapma, zarar görebilirliği işaret ediyorsa, ki çoğu zaman böyledir, burada inanç ve özgürlük öne çıkar. İnançlar bir yere kadar engelleyici olur. Kişiye duyulan güven, dini inançlar, kültürel ve sosyal mekanizmalar isteğin eylemleşmesini durdurabilir. İş özgürlüğe dayandığında, hiçbir engel tanımlanamaz. Özgürce yapabilme gücü ve gerçekleştirme bütün sınırların, sınırlamaların yok sayılmasını getirir. Yok, sayılan şey gerçekten yok mudur? İşte bütün mesele bunda başlar. Siyasal ve toplumsal alanlarda özgürlük kavramı karmaşık olduğu kadar çok anlamlıdır ve bir takım tartışmaları da beraberinde getirir. En genel haliyle özgürlük, bağlı ve bağımlı olmama, engellenmemiş olma halini dile getirebilmektir. İnsanın kendi kararlarını, kendi istemine ve düşüncelerine göre belirleyebilmesi ve kendi iradesiyle yapabilmesi kişisel özgürlüktür. Özgürlük diye kabul edilen her şey, her birey için eştir. Sorunların temeli, özgürlükleri uygulama ve kullanımdaki eşitsizliklerdir. Konumuz hayli derin ve Dünya’nın, insanlığın içinde bulunduğu süreçle doğrudan bağlantılı Ocak ayında devam ederiz diyerek Aralık ayı öngörülerine geçelim.


ARALIK AYI ASTROLOJİK POTANSİYELLERİ

Gökyüzünde, sert etkileşimler gücünü arttırmaya devam ediyor. İkinci haftayla başlayacak gerilim gittikçe tırmanıp, 11 Aralık’ta oluşacak stelyumla şahikasına erişebilir. 18 Aralıkta burç değiştirerek Kova burcuna geçecek Kuzey Ay Düğümü, genel inançlara uymayan fikirlerin paylaşıma açılmasına, eşitliğin farkındalığının artmasına, değişiklikler yapılırken otoritelerin artan baskısına, inatçılık ve dik başlılıklara ve melodramatik eğilimlere neden olabilir. Dünya genelinde; şiddetli yer sarsıntılarının sayısı artabilir, büyük Güneş patlamaları iletişim ve sağlık problemlerine neden olabilir, beklenmedik keşifler şaşkınlık yaratabilir. Amerika’ya terörist saldırılar denizden veya deniz yoluyla gelebilir. Kuzey ülkelerinde büyük bir tren kazası yaşanabilir. Zehirli gazların havaya saçılacağı maddi, manevi kayıplı büyük bir patlama olabilir. Benzin ve gaz istasyonlarında güvenlik tedbirlerinin arttırılması kayıpları engelleyebilir. Global kapitalizmin kredi ve kredilendirmeleri bankacılık sektöründe çıkmazlara neden olurken Londra ve Çin borsalarında tüm para piyasalarını etkileyebilecek bir kriz çıkabilir. Uluslararası serbest ticaret kurallarını değiştirilebilecek büyük ekonomik çöküntülerden Türkiye’de nasibini alabilir. Teolojik yapılanmalarda sıkıntılar ve inanç sistemlerinde reformist değişimler görülebilir. Ülkemize gelince hükümeti zorlayıcı kararlar, zor günler bekliyor denilebilir, uluslar arası baskıcı söylemler, halkın rahatsızlığını arttıracak olaylar, terörde tırmanış gözlenebilir.

1 ARALIK: Ay son dördün konumunda Başak burcunda ve Merkür gezegeni burç değiştirerek Yay burcuna geçiyor. Felsefi ve dini söylemler sıkça duyulabilir. Güç odakları ve iktidarlardan sert açıklamalar yapılabilir. Gerçeklik anlayışı baskılanabilir. Egolarla duygular çatışabilir. Kadın erkek ilişkilerinde bocalamalar, sıkıntılar görülebilir. İş yerlerinde mali sorunlar yüzünden anlaşmazlıklar çıkabilir. Gençlik sorunları, gençler arası olumsuz etkileşimler yaşanabilir. Ebeveynlerle, özellikle baba evlat arasındaki güçlü ilişkiler tazelenme gerektirebilir. Sağlık sorunlarına dikkat, ağız ve diş sağlığı kontrolleri gerekebilir.

3 ARALIK: Toplumsal beklentilerde dönüm noktası sayılabilecek açıklamalar yapılabilir. Halkı etkileyecek yeni bir kriz patlak verebilir. Toplumsal ve kurumsal standartların dışında yeni statüler belirlenebilir. Gayri meşru işler ve ilişkiler açığa çıkabilir. Askeri heyecanı tetikleyici kışkırtıcı olaylar yaşanabilir. Yeni sanatsal faaliyetler ve uluslar arası açılımlar, yurtdışında sesini duyuracak sanatçılarımız yüzümüzü güldürebilir.

5 ARALIK: Venüs gezegeni Zodiak’taki hareketine Akrep burcuna geçerek devam ediyor. Derin duyguların seksüel arzuların, tutkulu beraberliklerin dönemi. Dikkat aşklar kolayca nefrete dönüşebilir. Gizli, gizemli duyguları uyanabilir. Mistik yapılar hareketlenebilir. Bu gün, volkanik hareketlenmeler görülebilir, sıcak rüzgarlar esebilir. Başarısızlıklar tehditlerle gizlenmek istenebilir. Ateşli silahlarla ilgili sorunlar yaşanabilir. Yardımsever arkadaşların desteğiyle bazı sorunların üstesinden gelinebilir. Din, felsefe ve ahlak konularında yeni açılımlar görülebilir.

6 ARALIK: Üzücü durumlar yaşanabilir. Özgürlükleri kısıtlayıcı kararlar tepkilerin yoğunlaşmasına sebep olabilir. Aceleci ve sabırsız hareketler, düşüncesiz söylemler sıkıntı doğurabilir. Başkalarının düşüncelerini önemsemeden kendi istediklerini yapmak kısa vadede ağır bedellere ve üzüntülere neden olabilir. Büyük resim küçük parçalara ayrılmak istendiğinde,  kavramsal bütünlüğün çarpıtmalarla bozulduğu görülebilir. Halk ve güvenlik güçleri uyumlu hareket edebilirler. Hızlı hareket ve çabuk verilen kararlar başarı getirebilir. İletişim, medya sektöründe baskılar görülebilir. Duygusal enerjiler yaratıcılığa yönlendirilebilir.

7 ARALIK: Çevresel ve toplumsal sert rüzgarlar esebilir. Dünya genelindeki soğuk rüzgarlardan Türkiye’de nasibini alabilir. Verilerin bilgiye dönüşümünde problemler çıkabilir. İstatistiksel bilgilendirme sistemlerinde büyük yanlışlıklar yapıldığı açıklanabilir. Bilgilerin özellikle gizlendiği ve nedenleri anlaşılabilir. Hükümet kurumlarına duyulan güven sarsılabilir. İnançlarda kaderi değişimler görülebilir. Doğa yasaları ve tanımlamalarında yeni açılımlar yapılabilir. Disipliner yapılarda hareketlenme, askeri alanda başarılı çalışmalar görülebilir. Liderlerin güç ve yetenekleri sınanabilir. Güç ve şiddet içeren durumlar gerçek idealleri ortaya çıkarabilir.

9 ARALIK: Ay Yay burcunda yeni ay konumunda. İçgüdüler güçleniyor, isabetli tahminler yapılabilir. Din felsefe konularında yeni açılımlar, özgürlükçü yaklaşımlar ve söylemler artabilir. Fanatik diyaloglar duyguları olumsuz etkileyebilir. Sosyal yaşam hareketlenebilir. Matem tutulabilecek kayıplar yaşanabilir. Karşı cinsle ilişkilerde, ani davranış değişiklikleri ve sadakatsizlikler yaşanabilir. Güvenlikle ilgili kurumlar uyum içinde problemlerin çözümü için birleşebilirler. Spiritüel etkiler idealist ve ahlaki düşünce biçimlerinin değişmesine neden olabilir.

11 ARALIK: Kısa vadede büyük etkilerinin yaşanacağı bir gün. Geçen senede bu günlerde benzer bir Stelyum yaşamıştık. Stelyum, bir gök haritasında bir burçta veya bir evde dört veya daha fazla gezegenin bulunmasıdır. Önemli durumların işaretidir. Özellikle din, bilim, adalet, felsefe ve özgürlük konularında ağırlığı hissedilen Yay burcunda bugün Güneş, Ay, Merkür, Jüpiter ve Plüton birlikte olacaklar. Bu görünüş Türkiye doğum haritasında önemli yerleri tetikliyor. Evlere şenlik bir durum diyerek ironi yapabiliriz. Ülke yöneticileri ideallerini ruhani yönde geliştirmek için çabalarını arttırabilirler. Hayallerini gerçekleştirebilecekleri ortamlarda bölünmeler yaşanabilir. İnsanlar arası ilişkilerde dürüstlüğü sürdürmede çatışmalar çıkabilir. Kişisel alanda yaratıcılığın geliştirilmesi için yeni fırsatlar doğabilir. Bugünün etkilerini bekleyip, göreceğiz.

12 ARALIK: Verilen sözlerin, edilen yeminlerin boş olduğu anlaşılabilir. Oluşabilecek bir kaosun gücü şeytani emeller için kullanılabilir. Yalan ve yanlış yönlendirmeler dağılmalara ve parçalanmalara neden olabilir. 2008 Mayıs ayına kadar etkileri kuvvetli hissedilecek olaylar yaşanabilir. Partnerler arasında ve büyük ortaklıklarda mali sorunlar çıkabilir. Kılık kıyafet ve cinsiyet ayrımcılığı söylemleri gündemi işgal edebilir. Profesyonel statülerde alışılmadık değişimler olabilir.

13 ARALIK: Yeni düşmanca tutumlarla karşılaşılabilir. Barış ağıtları yakılmasına neden olacak olaylar, çıkışlar yaşanabilir. Düşünce ve idealler yeni söylemlerle açıklanabilir. Uzun vadeli işlerde ve yatırımlarda temkinli olmak ve kararlı ilerlemek başarı getirebilir. Aldatılmalara karşı dikkatli olunabilir. Filozofik söylemler, idealist yaklaşımlar özgürlükçü hareketi tetikleyebilir. Değişim ve dönüşümün gerçekleşmesine yol açacak, şiddet içeren olaylar yaşanabilir. Hayallerin gerçeğe dönüştürülmesi sırasında ödünler verilebilir. Sanat ve özellikle müzik alanında uluslar arası sesler yükselebilir.

14 ARALIK: Neptün gezegeninde tutulma yaşanmakta. Hayalle gerçeği ayırt etmekte zorlanılabilir. İçsel duygular, bilinçaltının derinliklerindekiler yüzeye çıkabilir. Dişil sezgiler artabilir. Yaratıcı ve yapıcı konuşmalar, söylemler gelişime destek olabilir. Yeni fikirler ve metotlar sanatsal başarı getirebilir. Rüyalara dikkat, uyarıcı ve haberci rüyalar görülebilir. Yabancı ve komşu liderlerin aldatıcı güç gösterileri olumsuz olayları tetikleyebilir.

15 ARALIK: Yeni oluşumlara şüpheyle yaklaşmak faydalı olabilir. Kör noktaları ve açıkları yakalamaya çalışmak başarısızlıkları engelleyebilir. Gizli anlaşmalar ve saklanan belgelerle ilgili hukuksal durumlar yaşanabilir. Güvenilmez mekanizmalarla çalışmalar sorunları büyütebilir. Kabul görmemiş uygulamalarda ısrarcılık, tepkilerin büyümesine neden olabilir. Doğada, göçler ve göç yollarıyla ilgili problemler insanoğlunu etkileyebilir. Hücre yenilenmelerinde yeni birleşimler keşfedilebilir. 6 – 19 Aralık günleri arasında gerçekleşmekte olan İkizler takım yıldızındaki göktaşı yağmurları ilginç keşiflere gebe olabilir.

17 ARALIK: İnatçı ve bencil yöneticiler sorunları büyütebilir. Hoş görüsüzlük tarafsızlıkların kaybedilmesine neden olabilir. Medya ve iletişim problemleri görülebilir. Duyarlılık eksikliği, guruplar arasındaki uçurumu büyütebilir. Tehlikeli olduğu düşünülen durumlarda, sezgiler ve doğal güdüler takip edilerek başarı yolları bulunabilir. Yüksek tırmanışlarda ve dağcılık aktivitelerinde azami dikkat riskleri, kazaları ve kayıpları önleyebilir. Kaderi uyanışın belirtileri artabilir ve karmik karşılaşmalar yaşanabilir. Yaratıcılık potansiyeli kullanılarak istek ve arzular gerçekleştirilebilir. Alım satım işlemlerinde dikkat edilmesi olası zararları engelleyebilir.

18 ARALIK: Kuzey Ay düğümü burç değiştirerek Kova burcuna geçiyor. Devrimler, değişimler, yenilikler ve uyanışlar hissedilir ve etkileyici olabilir. İçsel çatışma ve tutarsızlıklar dışa yansıyabilir. Konuşmalara dikkat edilmesi kırgınları önleyebilir. Merkezdeki değişimlerden bazı toplum kesimleri olumsuz etkilenebilir. Huzursuzluk yaratacak olaylar, bastırılan duyguların açığa çıkmasına neden olabilir. Çeşitli gelişmeler ateşi kızıştırabilir. Uluslar arası bağlantılar beklenen desteği vermeyebilir. Olayların başlangıç nedeninin tersine bir bitiş söz konusu olabilir.

19 ARALIK: Satürn gezegeni Başak burcundaki yolcuğuna geri hareketle devam ediyor. Baskılar kalkmış gibi görünse de içten içe artış ve görünmez ellerin sıkıntısı devam ediyor. Sistemlerde zorlanmalar, hizmet sektöründe aksilikler, sağlık alanında yeni hastalıklar ve ülkeleri etkileyecek virüs salgınları görülebilir. Değişim ve dönüşüm için gerekli hazırlıklarda son aşamaya gelinmiş olabilir. Görünür ve görünmez güçlerin etkisinin farkındalığı artabilir. Olağan üstü söylemler şaşırtabilir.

20 ARALIK: Merkür gezegeni burç değiştirerek Oğlak burcunda gezinmeye başlıyor. Öğrenim konularında derinleşmeler, diplomatik alanda gelişmeler, entelektüel seyahatler, felsefe ve din alanlarında yoğunlaşmalar artabilir. Yüksek düzey güç çatışmaları yaşanabilir.

22 ARALIK: Güneş Oğlak burcunda. Bu gün, hayal gücünün kullanıldığı alanlarda başarılı çalışmalar yapılabilir. Ortamların düzeltilmesi için gösterilen çabaların takdir edilmemesi hayal kırıklıkları yaratabilir. İyimser görüş ve düşünceler yeni açılımlar getirebilir. Yılbaşı piyangosu almak için şanslı bir an yakalanabilir.

23 ARALIK: Endüstri alanında yeni ortaklıklar kurulabilir. Çok uluslu şirketlerden bölünme sinyalleri gelebilir. Dünya ekonomi ve politikalarını etkileyecek olaylar yaşanabilir. Deniz, su ve su yollarıyla ilgili tehlike sinyalleri alınabilir. Kural ihlallerinin getireceği maddi kayıplı büyük kazalar yaşanabilir. Çocuk ve gençlerin zarar görmesini engellemek için sosyal tedbirler arttırılabilir. Değişim ve dönüşümün şiddetli sancıları hissedilebilir. Dirençler zorlukların büyümesine neden olabilir.

24 ARALIK: Dolunay Yengeç burcunda gerçekleşmekte. Mars gezegeninde tutulma yaşanmakta. Ev, yuva ve vatanın top yekun sahiplenilmesini gündeme getirecek tehditsel durumlar olabilir. Yöneticiler ve güvenlik güçleri karşıt durumlarda olabilir. Karışıklık ve kaostan faydalanarak gizli işler çevirenler ve haksız kazanç sağlayanlar olabilir. Annelik içgüdülerini tetikleyecek, vicdanları rahatsız edebilecek çıkışlar yapılabilir. Sağlık sorunlarına dikkat, bulaşıcı hastalıklar görülebilir.

25 ARALIK: Sosyal yaşamda hareketlilik gözlenebilir. Yargısız ve hukuksuz kararlar risklerin büyümesine neden olabilir. Bilgiye ve bilince ters söylemler duyulabilir. Zamana karşı yarışmayı gerektirecek durumlarla karşılaşılabilir. Aklen bütünleştirici, çözümlere yöneltici yardımlar istenebilir. Yeni teoriler ve kavramlar ortaya atılabilir. İnanç sistemlerinde reformist açılımlar gözlenebilir. Soğukkanlı ve iyimser askeri hareketlenmeler gelişmelerin yönünü belirleyebilir. Doğal afetler, yer sarsıntıları ve magma hareketleri can ve mal kayıpları getirebilir.

26 ARALIK: Siyasal dağılmalar yaşanabilir. Birlik ve beraberlik söylemleri, eylemlere dönüşebilir. Medya, basın ve iletişim sektöründe baskılar ve sıkıntılar artabilir. Disipliner yapılar özgürlükçü açılımları engelleyebilir. Askerler ve politikacılar farklı görüşler beyan edebilir. Sabırları taşıran açıklamalar ve olaylar yaşanabilir. Askere karşı yapılacak fanatik dinsel tahrikler toplumun tepkilerini arttırabilir.

28 ARALIK: Mali sorunların yaşanabileceği bir gün. Sorumsuz ve gelişigüzel harcamalar kısa vadede açıkların büyümesine neden olabilir. Açlık ve susuzluk tehdidine karşı bilgi ve birikimlerin arttırılması ve ivedi tedbirlerin alınması gerekebilir. Orduyu kışkırtıcı olaylar tertiplenebilir. Yanıcı ve parlayıcı maddeler büyük bir yangına, mal ve can kayıplarına neden olabilir.

30 ARALIK: Ay güney yarı küre hareketinde. Venüs gezegeni Yay burcunda. Yönetimlerin üzerindeki baskı hissedilir derecede artabilir. Organize çalışmalarda, sorumsuzca açıklamalar paydaş ve yandaşların suçlanmasına neden olabilir. Konsantrasyon bozuklukları görülebilir. Su ve sel baskınları, deniz kazaları can ve mal kayıplarına neden olabilir. Doğal yaşamda olumsuzluklar gözlenebilir. İnsani duygu ve düşünceler yoğunlaşabilir, toplumsal tepkiler artabilir. Kaba kuvvet ve şiddete dayalı hareketlenmeler, olaylara bakış açılarını değiştirebilir. Bilinçaltından yükselen duygular sanata yönlendirilerek, yaratıcı enerjinin yakıcılığından korunabilinir.

31 ARALIK: Ay Terazi burcunda son dördün konumunda. Mars gezegeni burç değiştirerek İkizler burcuna giriyor. Yargısız infazlar yaşanabilir. Kişisel ilişkilerde haksızlıklar, yalnız anlaşılmalar, hoşgörüsüz varsayımlar sıkıntı yaratabilir. Egemenlik değişimini körükleyen çalışmalar fiziksel zararlara neden olabilir. Tepkilere ve kızgınlıklara engel olmak güçleşebilir. Toplumsal dışlanmalar yaşanabilir. Oyalayıcı politikalar etkisiz olabilir. Tüm olumsuzlukları, acıları geride bırakarak yeni yılın insanlığa ve ülkemize barış ve huzur getirmesi dilerim.


OĞLAK BURCU

23 ARALIK – 20 OCAK 

Bireysel, mücadeleci, hırslı, tutumlu, hesaplı, disiplinli, gerçekçi, dayanıklı ve maceracı kelimeleri bir Oğlağı tanımlamaya yeter. Dikkatli ve ihtiyatlıdır. Sorumluluk sahibidir. Titiz ve dakiktir. Kendisi öyle olduğu için karşısındakilerin de öyle olmasını ister. Vicdanının sesini diler ancak bu inatçılık yapmasına engel değildir. İş ortamlarını sever, bir çeşit işkoliktir. Egoist yönleri olabilir, bu otoriter yapısının getirdiği küstahlığından kaynaklanıyor olabilir. Aklı duygularına baskındır. Statü sahibi olmak ister ve bunu için gerekirse tırnaklarıyla kazıyarak zirvelere oynar. 

Yönetici gezegeni MARS’tır.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Ümit Çilingiroğlu, 1955 İstanbul doğumlu. Birçok sivil toplum kuruluşu çalışmasında aktif ve profesyonel olarak görev aldı. Lions kulüp başkanlığı yapıyor. Altın Işık Astroloji Derneği kurucusu. Detaylı Bilgi


 

HABERLER

Nükleer Yasa Kabul Edildi


İstanbul Üçüncü Köprüyü Kaldırmaz!


Yüzyılın Müzik Kralı: Elvis Presley


Güney Amerika’daki Gizli Şehir


Küresel Isınmaya Dur Diyebilirsiniz!


Bir Cevabım Var


Kornea Nakli ve Göz Sağlığı


Tanrı’nın Nefesi "Ozon"


İndigo Çocuklar:

Ateş Altındaki Konu!


Oyun Çocuklar için Niçin Önemlidir?


Akran Arabuluculuk


Aşkın ve İhanetin Kimyası


"Tanrı Okulları Kuralım"


Işıktan Hızlı Eylemsiz Özgürlükler


Aşk Çocuğu


Birbirimizi Bağlayan Ağlar

ve Facebook


Engelli Vatandaşlar Evde Çalışabilecek


Bir Yoksulluk, Bir Varsıllık, Bir Ölüm


Dil İllüzyonları


Meşru Müdafaada Etik İkilemler


Olasılıkların Olasılığı

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Meliha Başal

Teneke Tıngırtısı


Tuğba Yaman

Tık Tık! Kim O? Mutluluk 


Uzay Gökerman

Yanlış Yalnızlık Çağında


Didem Çivici

Ya Mevla’m!


Buse Doğan

Dali, Deli, Dahi


Merve Şen

Zaman Zaman


Türker Ercan

Su Perisi


Nilgün Doğan

Düşlerimdeki Yaşam-5


Volkan Burnaz

Bir Gün


Didem Çivici

Melek Yolu


Didem Çivici

Noel: Işığa Özlem

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  8 Eylül 2008 TSİ 01:00