Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

astroloji servisi


Editör: Ümit Çilingiroğlu

Astroloji Servisi – KASIM 2007

Üçüncü Hareket Yasasına Hazırlıksız Tepkiler

Başlığımız, “Üçüncü Hareket Yasası”, gündemdeki olası harekâtı çağrıştırmış olabilir ama biz Sir Isaac Newton’nun üç kitap ve üç bölüm halinde hazırladığı “Doğa Felsefesinin Matematik İlkeleri”(Principia) eserinde yer alan hareket yasalarından üçüncüsü üzerinde duracağız.

Doğum süreciyle gelişmeye başlayan ussal aktivite düşünme; çeşitli şekil, yöntem ve etkilerle usta toplanan verilerin, beyinsel işletimiyle kişisel bilgiyi oluşturur. Düşünmeyle oluşturulanlar, söz veya hareket olarak eyleme dönüştürülür. Bu aşamada isteç belirleyici olur. İstenç; özgürlüğü de içinde barındıran, isteme durumu olarak tarif edilse de, doğuştan gelen bilinç yetisi ve belirli bir yapabilme gücüdür.

Düşünce ve istenç kelimeleri gibi birbirinin içinde, birbirinden somutlanamayan diye yazdığımda, soyutlanamayan olmasın diye bir soru gelebilir? Soyut, somut, hayal, gerçek gibi kavramlar kimi zaman değişime uğrar ve hayal dediklerimiz gerçekleşir. Hamamda yıkanırken sıvıların dengesi kanununu bulan, Yunan filozof Arşimed’in “Buldum buldum”(Eureka, eureka) diye bağırması gibi, Newton’nunda ağaç altında yatarken başına düşen bir elmayla yer çekimini bulduğu hikâye edilir ama Newton’un ne diye bağırdığı pek bilinmez. Bilinen ve hala tartışılan kanun hükmündeki kavramlarıdır. Bilinen başka bir şeyse; o zamanlar Sör (Sir) gibi asilzadelik gösteren isim takıları şimdiki gibi parayla satın alınamıyor olması. Ünvanından önce bilime yaptığı katkılarla yıllar boyu sözü edilecek Newton’un, Matematik ilkelerine geri dönersek, büyük eser iki ana başlangıç bölümüne sahiptir. Tanımlar bölümü; madde ve hareket niceliklerini ve etkilerini ve “Mutlak zaman”, “Mutlak mekân” tanımlarını içerir.

Mutlak, gerçek ve matematiksel zaman, kendinden ve kendi doğasından başka hiçbir dış etkene bağlı olmadan, hiç değişmeden akar, ona “Süre”de denebilir. Göreli, görünüşte ve gündelik zaman, hareket sayesinde, sürenin dışsal ve duyulur ölçüsünü verir ve yaygın olarak gerçek zamanın yerine kullanılır, saat, gün ay ve yıl gibi.

Mutlak mekân, hiçbir dışsal şeye bağlı olmadan, kendiliğinden her zaman vardır ve hareketsizdir. Göreli mekan, mutlak mekanın hareketi, boyutu ya da ölçüsüdür. Cisimler karşısındaki konumu itibariyle duyularımız tarafından belirlenmiştir ve yaygın biçimde hareketsiz mekân olarak algılanır.

Hareket yasaları bölümü; bugün bildiğimiz mekaniğin üç büyük yasasının en yakın biçimiyle bir araya getirilmiş çıkış noktalarını içerir. Birinci yasa; eylemsizlik ilkesi yani düzgün doğrusal hareketin korunumunu ifade eder. Üzerine bir kuvvet etki etmeyen her cisim, hareketsizlik halini korur ya da sabit hızla hareketine devam eder. İkinci yasa; hareketin değişmesi, etkiyen kuvvetle orantılıdır ve etkiyen hareketin etkidiği yönde, bir doğru boyunca sürer.  

Çekirdek çıtlarken, öze ulaşmak için kabuğuyla da temas edildiği gibi; üçüncü hareket yasasına gelirken, onu özümseyebilmek için bilgilerimizi tazelemek istedim. Üçüncü yasa, etki ve tepkinin eşitliği üzerinedir. Her etkiye eşit büyüklükte bir tepki karşı koyar, ya da iki cismin karşılıklı olarak birbirlerine uyguladıkları etkiler her zaman eşittir ve zıt yöndedir. Newton’un “Doğa felsefesinin matematik ilkeleri” kitabıyla ulaştığı sonuç,“ Dünya’da ve gökte olanlar aynı ilkelere dayanır”dır. Çeşitli formüllerle izah edilmeye çalışılan bu kavram ve yasalarda belirtilen iki kelime, günlük hayatta bizler için önem kazanır. Etki ve tepki.

Ayırdına varmamız gereken durum belirteçleri, etki ve tepkinin ne olduğudur. Birçok alanda kullanılan belirleme sorularını sorarak çıkarımlarda bulunabiliriz. Bir TV programı bile var, 5N 1K diye. Ne, Niçin/Neden, Nasıl, Nerede, Ne zaman ve Kim’i içinde barındıran sorular, her iki durum içinde cevaplandığında ulaşılmak istenilen sonucu işaret eder.

Etki ve tepki yaşantımızın olmazsa olmazlarıdır. Biz birçoğunu farkında olmadan gerçekleştiririz ve doğal kabul edip üstünde durmayız. Mevsimsel hazırlıklar, aslında doğa kanunlarına karşı gösterilen tepkiden başka bir şey değildir. İçinde bulunduğumuz kış dönemini ele alırsak; soğuk ve yağışla mücadele için enerji gereksinimlerini çok önceden hazırlamaya başlarız. Enerji; soğuğun zıddı sıcağı elde etmek için kullanılan odun, kömür, doğal gaz ve elektrikten öte, bedeni etkilenmeyi azaltmak için akla gelebilecek bir çok şeyi içinde barındırır. Yazın yapılan reçel, turşu, salça, sebze, meyve kuruları ve konserveler, kırkılan keçi, koyun gibi hayvanlardan elde edilen yünlerle yapılacak giysiler ve burada sayamadığımız hazırlıklar, adına tepki demediğimiz ama gerçekte etkilerden korunma içgüdüsüyle verdiğimiz tepkidir.

Yaşadıklarımıza bu yönüyle baktığımızda, kabullendiğimiz etkileri bekliyor ve doğal olarak hazırlanıyoruz. Başka deyişle, sebep sonuç ilişkisinde bir sıkıntı yok. Ya, başka potansiyel etkiler? Olasılıklarını bildiğimiz ama beklemediğimiz için hazırlıklı olmadığımız etkiler gerçekleştiğinde, tepkileri yaşama yansıtmakta sıkıntılar baş gösteriyor. Her an, her şeye hazırlıklı olmak olası gibi görünmese de, insan doğasından kaynaklanan tehlike içgüdüsü hep devrede olduğundan etkilere, ani tepkiler veriliyor. Ani tepkilerin sonuçları ise her zaman memnun edici olmuyor.

Dünyamızın ve ülkemizin içinde bulunduğu kökten değişim sürecinde iyisiyle, kötüsüyle etkilere vereceğimiz tepkiler için çalışmalı ve hazırlıklı olmalıyız derken, Kasım ayı astrolojik potansiyelleri top yekûn yaşanmakta olan gerilimin giderek artacağı sinyallerini veriyor. Hazırlıklar, istenmeyeni beklemek yönünde gelişme göstermekte.

(Bir fotoğraf sitesinden alınmış; hareket kanunlarıyla ilişkili ilk resime dikkatli baktınız mı? Sarkaç ucunda sallanan dünya figürleri ilginç.)


KASIM AYI ASTROLOJİK POTANSİYELLERİ

Tiyatro sahnesinin en büyük aktörü farzedilen ABD, yine başrolü kapmış ama alıp başını gidemiyor, içteki zayıflıklarını dış aktivitelerle kapatma yolunda, engeller bir bir kendini göstermeye başlıyor. Rusya ve Çin geçmişte olduğu gibi bu günde, daha etkin çelmeler atabilir. Gizlenen uluslararası olaylar ve sırlar açıklanarak siyasi ve ekonomik çalkantılar çıkarılabilir. Yeraltı zenginlikleri ve petrolle ilgili sorunlar ekonomileri değiştirebilir. Güney Amerika özellikle Küba’dan sıkıntılı haberler, Libya, Suriye, İran’dan başkaldırılar, AB ülkelerinden beklenmeyen uygulamalar gündemleri işgal ederken, Dünya genelinde doğal felaketler sürüyor. Binlerce yılda bir gerçekleşen köklü değişimlerden birine daha, hızlanarak yaklaşıyoruz. Okyanuslarda ve karalarda büyük kitleleri etkileyecek şiddetli olaylar, manyetik kutup değerlerinde düşündürücü rakamlar, yeni canlı türleri ve türler arası DNA ve RNA paylaşımları, sağlık alanında çığır açıcı buluşlar ve virütik salgınlar, ilginç sportif sonuçlar yaşanabileceklerden. 

1 KASIM: Ay, Aslan burcunda sondördün konumunda ve Merkür Terazi burcundaki geri hareketine düzelerek devam ediyor. Yarım bırakılmış anlaşma ve sözleşmelerin tamamlanma zamanı. Kayıp veriler, unutulmuş fikirler serbestçe akmaya başlayacak. Aktif iradeyle, yeni proje fırsatları doğru değerlendirilebilir. İlişkilerde, ortak değerler ve arkadaşça yaklaşımlar sorgulanabilir. Güven sarsıcı olaylar kurgulanabilir. Sevgi ve bağlılık gibi değerlere sınırlar getirilebilir, setler çekilebilir. Kışkırtmalar askeri heyecana neden olabilir. Tarihte yerini alacak, yeni bir başlangıcın ilk sancıları hissedilebilir. Kaderi beklentilerle karşılaşılabilir. Sanatsal ilgiler artabilir. 

3 KASIM: Zekice askeri ve politik kararlar alınabilir. Ordu ve ülke yöneticileri birlikte başarılı ve cesur atılımlarda bulunabilir. Görsel imajlar ve tasvirlerin gerçekliği tartışılabilir. Dikkatli olmak yasal ve finansal problemleri engelleyebilir. Yaratıcı ve yakıcı enerjiler disipline edilmediğinde, yıkıcı sonuçlara neden olabilir. Kişisel ilişkilerde, aşırı duygusallıklar hayal kırıklıkları getirebilir. 

4 KASIM: Ateşi körükleyenler olabilir. Provokasyonlar, bildik krizleri yenileyebilir. İhtimal hesapları iyi yapılarak, benzer olayların acı verici sonuçları engellenebilir. Gizli ve görünmez silahlar istenmeyen gerginlikler çıkarabilir. Duygusal patlamalar yaşanabilir. Kaygı ve huzursuzluklar korkuyla birleşerek olayları büyütebilir. Doğa sıcak rüzgârlarıyla can ve mal kayıplarına neden olabilir.  

5 KASIM: Profesyonelce hazırlanmış projeler bir kez daha gözden geçirilerek, yapılan itirazlar değerlendirilebilir. Yakın vadede yaşanabilecek sıkıntıları önlemek için, ortak veya partner seçimine dikkat edilebilir. Kitlesel baskılar artabilir. Yanlış yönlendirmeler, hedeflerin kaymasına neden olabilir. Sataşmalar ve tepkiler büyüyebilir. İnatçılıklar, yenilgi ve görev değişiklikleri getirebilir. 

6 KASIM: Sahip olunan değerler ve yuva, ev kavramları sorgulanabilir. Eksik liderlik vasıfları, yanlış kişisel söylem ve yönlendirmeler saldırganlıkları attırabilir. Terörist ataklar görülebilir. Gizli bilgiler açıklanabilir. Yeteneklerini ve bilgilerini kötüye kullananlar olabilir. Ulusal ve uluslararası ekonomik sıkıntılar büyüyebilir. Suyun neden olacağı felaketler yaşanabilir.

7 KASIM: Anadolu’daki kadın figürünün bir kez daha uyanışı, kadınsı sezgilerle akıllıca hareketlenmeler ve önemli bağlantılar yapılabilir. Seçilmişler arasında önemli bir toplantı ve randevu trafiği gözlenebilir. Üzüntü verici kayıplar tepkileri arttırabilir. Beceriksizlikten doğan kayıplar karşısında görev, görev yeri değişiklikleri ve yeni atamalar yapılabilir. 

8 KASIM: Venüs gezegeni Terazi burcunda. Sosyal çevrelerin oldukça hareketleneceği bir dönem. Uyum, ahenk, güzellik, estetik, sanat ve sosyal aktiviteler ön plana çıkacak. Ulusal ve uluslararası dengelerde değişimler gözlenebilir. Antlaşmaların, eski kontratların, verilmiş sözlerin, inançların gündeme gelebileceği bir gün. İhanet edenler ve hainler ortaya çıkabilir. Sağlık problemlerine dikkat, ayak bacak ağrıları artabilir, sakatlanmalar görülebilir. Aile içinde uzak akrabalarla ilgili can sıkıcı haberler alınabilir. 

9 KASIM: Yeniay Akrep burcunda. Duygu ve düşüncelerdeki uyum fiziksel dayanıklılığı arttırabilir. Duygusal enerjiler yaratıcılığa yönlendirilebilir. Ortaklıklar ve dinamik ilişkilerde dürüstlüğün bozulması, insan haklarının çiğnenmesi problemleri büyütebilir. Kavramlar çarpıtılabilir. Büyük resimdeki önemli küçük parçalar atlanabilir. Diplomatik söylemlerle kitlesel baskı oluşturmak istenebilir. 

11 KASIM: Aldatılmalara karşı dikkatli olmak ve iyi bir izleme skandal ilişkileri açığa çıkarabilir. Motivasyon düşürücü, kasıtlı başarısızlık söylemleri duyulabilir. Duygusal hayal kırıklıkları yaşanabilir. Güvensizlik, korku ve depresyonların artmasına neden olabilir. Toplumsal duyarlılığı tetikleyecek yazılı bir bildirge açıklanabilir. Benmerkezci liderlerin yetenek ve güçleri sorgulanabilir.

13 KASIM: Şiddetli duygusal baskılar hissedilebilir. Kabalık ve zorbalıklarla karşılaşılabilir. Aklen bütünleştirici aynı zamanda zorlayıcı kararlar alınabilir. Büyük amaçlar ve zor geçişler için profesyonel katılım talepleri olabilir. Acı bitişler, tatlı başlangıçlar getirebilir.   

15 KASIM: Mars, Yengeç burcunda geri hareketine başlıyor. Bu dönemde motivasyona dikkat. İhtiyatlı, dikkatli ve düşünerek yapılacak hareketler başarısızlıkları engelleyebilir. Acele kararlardan kaçınılmalı. Yakıcı enerjiler, yapıcı işlere yönlendirilebilir. Benzer temalarla, kabul edilemez olanı kabul ettirmek için yeni fikirler ileri sürülebilir. 

17 KASIM: Ay, Kova burcunda ilkdördün görünümünde. Neptün gezegeninde tutulma yaşanmakta. İhtiyaçlara ulaşmada engellemeler olabilir. Özelleştirmelerle ilgili hukuki sorunlar  artabilir. Yetersizlikler kapatmalar, karartmalarla gizlenmek istenebilir. Güçlü bilinç dalgalanmaları hissedilebilir. Dönüm noktası olabilecek karmayla karşılaşılabilir. Disipliner güçler; görevlileri, sorumluları, gizlilik ve tehlikeler konusunda uyarabilir.

18 KASIM: Esrarların, gizlerin çözülebilmesi için doğru adreslere başvurularak bilginin saklanması önlenebilir. Ölüm seremonileri, barışçıl mesajların mesajların önüne geçebilir. Barış için çalışanlar söylemlerini değiştirebilirler. İlişkiler, ortaklıklar arasında denge ve ahenk bozulabilir. Çalışmalarda etik ve ahlaki değerler çiğnenebilir. Askeri heyecanı kışkırtıcı olaylar çıkabilir. Ateş ve ateşli silah kullanımlarında dikkatli olunabilir. Şiddetli rüzgârlar, kasırga ve hortumlar mal ve can kayıplarına neden olabilir. 

20 KASIM: Çalışma ve emekler ödüllendirilebilir. Başarılı sonuçlar almak için çalışmalarda, daha zorlu ikinci aşamaya geçilebilir. Hızlı, pratik ve cesur hareket edilebilir. Genç güç, gereksiz atılımlarda bulunabilir. Düzeni çarpıtmak için karışıklıklar çıkarılabilir. Üst düzey, gizli çete ve örgüt bağlantıları kesinleştirilebilir. Medya, politika ve halk üçgeninde sert etkileşimler görülebilir. 

21 KASIM: Gelişimlerden memnun olmayanlar, arabulucu rolüne soyunabilir. Yargı beklenmeyen kararlar alabilir. Özgürlükçü dinamikler söylemlerini şiddetlendirebilir. Uzun zamandır takip edilen, ele geçmez zannedilen yakalanabilir. Sanat ve sanatla ilgili, edebiyat ve drama eksenli etkinlikler düzenlenebilir.  

22 KASIM: Güneş Yay burcunda. Bilim ve sağlık alanında; hücre yapısı, büyümesi, hücresel üretim ve hücre füzyonuyla ilgili yeni açılımlar olabilir. İyimser ve esnek yeni telkinlere, aracılık edenlere şüpheyle yaklaşılabilir. Verilen sözler, edilen yeminler ikiyüzlü uygulamalarla bozulabilir. Uluslararası güven ortamı bozulabilir. 

24 KASIM: Dolunay İkizler burcunda gerçekleşmekte. Haziran ayından beri geri hareket yapan Uranüs yoluna düzelerek devam ediyor. Özgürlükçü söylemler artabilir. Kişisellik ve duygusallık uyum içinde, gerçekçi kararlar alınabilir. Uyuşmalıklar ve bocalamalar olsa da ahenk yakalanabilir. Aile içi anlaşmazlıklarda, büyükler arabulucu olabilir. Şiddet ve terslikten uzak durulabilir. Düşünce ve söylemler dikkatlice eylemleştirilebilir. Yönetenler ve yönetilenler karşı karşıya gelebilir. Bataklıklar ve batak arazilerde çalışanlar beklemedikleri olaylarla karşılaşabilirler. Bakış açıları realist olmayabilir. Enerjiler, sanata ve yaratıcılığa yönlendirilebilir. 

26 KASIM: Sağlık ve sağlıkla ilgili problemlere dikkat! Yaşam yerleri, ev, yurt, vatan gibi kavramlar üzerinde yeni deneyimler yaşanabilir. Problemlerin çözümünde, yandaşların fikir ve yöntemleri uygun olmayabilir. Sertlikler ve hoyratlıklar gözlenebilir. Banka, borsa gibi mali ve ekonomik işlerde karışıklıklar yaşanabilir. 

27 KASIM: Yönetimler ve karar mekanizmaları sağlıklı ve adaletli kararlar veremeyebilir. Riskler dikkatle değerlendirilemeyebilir. Bağımlılıklar ve bağlantılar kabul edilemez olanı zorlayabilir. Endüstriyel sıkıntılar yaşanabilir. İyileştirme hareketleri baskılara neden olabilir. 

28 KASIM: Duygusal öfke krizleri zarar verebilir. Tavsiye kararlarına uyum, zaman kaybettirebilir. Profesyonel görüşler önem kazanabilir. Komşularla ve yandaşlarla, uluslararası ilişkiler gözden geçirilip yeni bağlantılar yapılabilir. Yeni fikir ve tekliflerin, dikkatle değerlendirilmemesi ve kabulü yeni sorunlara neden olabilir. Büyük plandaki, değişim, dönüşüm gibi kavramlar vazgeçişleri zorlayabilir. Gerçek sevgi; ilişkilerde ve duygusal yakınlıklarda kabulleri değiştirebilir. 

29 KASIM: Yeni güvenlik araçları ve korunma silahları gündemi işgal edebilir. Himaye altındakilerin ihtiyaçlarının karşılanmasında güçlükler yaşanabilir. Ortamı kızıştıracak söylemler duyulabilir. Hatalar, mantıklı kararlarla engellenebilir. 

30 KASIM: Özgürlükçü eylem ve söylemlere kısıtlamalar getirilebilir. Ülke yöneticileriyle güvenlik güçleri arasında görüş ayrılıkları çıkabilir. Duygu ve düşünce çatışmaları yaşanabilir. Ekonomik değerlere dikkat sorunlar büyüyebilir. Doğal afetler mal ve can kayıplarına neden olabilir.


YAY BURCU

23 KASIM – 22 ARALIK 

Öğrenme ihtiyacı içindeki Yay’ı temellendiren iki özellik, iyimserlik ve adalet kavramına düşkünlüğüdür. Dürüsttür. Ayrıntılarla uğraşmayı sever, detaycıdır. Tarafsız ve adil olmak ister. Filozofiktir, kendine özgü felsefe anlayışını genele uydurabilir. Özgürlüğü sever, açık fikirlidir. Pervasızca açık konuşmalar yapabilir. Kimi zaman sabırsızdır, çabuk kızıp öfkelenebilir. Cömerttir. Dindardır, dinle ilgili bilgilenmekten hoşlanır. Seyahat etmeyi, gezmeyi sever. Doğayla iç içe olmaktan hoşlanır. Muhalefet yapmayı sever, kimi zaman abartabilir. Konuşkandır ancak davranışlarını ağırdan alır.

Burcun yönetici gezegeni JÜPİTER’dir.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Ümit Çilingiroğlu, 1955 İstanbul doğumlu. Birçok sivil toplum kuruluşu çalışmasında aktif ve profesyonel olarak görev aldı. Lions kulüp başkanlığı yapıyor. Altın Işık Astroloji Derneği kurucusu. Detaylı Bilgi


 

HABERLER

Dördüncü Dünyaya İtilen İnsanlık


“Türkiye’de Yapılacak En İyi İş Komisyonculuktur!”


Brüksel Notları


Beyin Dalgalarının Gizemi


Dişi Enerji Yeniden Doğuyor


Fotoğraf Karelerindeki Çocuk!

Beni Affet!


Oyun ve Çocuklar


Tanrının Nefesi "Ozon"


EMDR ile Hayatınıza Yeni Bir Yön


Galata’da Sanat Var!


Korkaklar Aşksız Gömülür


Üçüncü Hareket Yasasına Hazırlıksız Tepkiler


Uluslararası Hegel Kongresi


Umulmayan, İmkansız Değildir


Tasavvuf ve Aşk


Sana Verdiği "Tek Şey" Her An Gidecekmiş Hissidir


Aydınlanma ve Ateş Böcekleri!


Dünyanın En Eski Aşk Şiiri


İstanbul, Ah İstanbul


Düşlerimdeki Yaşam Bolum 4


Mutluluk


Ateş Et Korkak, Yalnızca Bir İnsan Vuracaksın


Teklif


Dönüşüm

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Meliha Başal

Artistlik Yarışmasının Şarkıları


Adnan Çelik

Aşk ve Yalnızlık


Merve Şen

Bulutlar Beyazdır


Tuğçe Karaarslan

Öz


Boran Savran 

Şiir Yazmak Yaşamak Demektir


Didem Çivici

“Tanrı Yağmurdadır” 


Buse Doğan

Gözlerini Gözlerimden Ayırma Hiç


Hale Kararslan

Uçup Gidiyorum


Tuğba Yaman

Hasret


Volkan Burnaz

Ayın Karanlık Yüzü


Eray Çetinkaya

Seni Unuttukça Seveceğim


Burcu Özgeçen

İnsan Olmak


Didem Çivici 

Kapı

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  6 Eylül 2008 TSİ 20:00