Sayı 35|AĞUSTOS 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

 

Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Yazar: Can Duman

Suskun ve Keskin

 

Yazar: Yasin Sarı

Sirius Burada

 

Yazar: Fehmi Özçelik  

Oyun

 

Yazar: Mehmet Yapıcı

Sen Yoktun

 

Yazar: Can Duman

Bilinmezin Sensizi

 

 

 

 

 

Yaşam’a Farklı Bir Bakış   

Haber: Ümit Çilingiroğlu

astroloji

 

Günlük falınızın, Yıldız veya Burç falınızın başlıkları medyada şimdilerde değişmeye başladı; artık daha bir astrolojiyle ilintili. Astrologlara en sık sorulan soru, tüm dünya yaşayanlarını nasıl on iki burç içine sığdırdığımızdır. 

 

Ne demiş atalarımız “Fala inanma, falsız kalma”. Çelişki, ikilem. Öz merakta, bilinmeyeni bilme isteği, bilinmeyenden çekinme.  Bilinçle, karşılaşacaklarımızın üstesinden gelebiliriz. Bilinçse bilgiyle, bilgilenmekle oluşur. Geçmişten günümüze çeşitli malzemeler, gelecekten haber vermek için kullanılmakta. Kahve falı dediğimizde, kişiye özel mesaj vermeye neler etken olabilir ki?

 

Bulunulan mekan; kahveyi pişiren kişi; cezve, fincan, su, şeker, ateş, kaşık (kaç element?), kahve, pişme süreci, ikram; fincanı içe mi yoksa dışa mı kapattığınız; kahveyi içen kişinin ve fala bakacak kişinin o anki haleti ruhuyeleri... Söylenenler, fincandaki kurumuş kahve izlerinden benzetilenler mi acaba? Kime göre doğru olur, kime göre yanlış?

 

Var olduğundan beri Dünya’yı ve yaşamı şekillendiren iki ana gök cismi Güneş ve Ay. Dünya uzayda yol alırken Güneş’in etrafında, Ay da bizim etrafımızda döner durur. Tabiat bilgisi dersine, fizik veya doğa kanunlarını uzunca yazmaya gerek yok. Onlar olmazsa olmazlarımız. Her gün, her an değişim ve hareket var. Sabah güneş doğmalı, ışık içinde olmalıyız. Doğa onunla varlığını sürdürür. Ay’ın insanoğlu üzerindeki etkileri, gecenin karanlığında  parlamaktan, romantikliğimizi gıdıklamaktan ötedir; gel gitlerle su kütlelerini harekete geçirir.

 

Astroloji de Meteoroloji gibi bir çeşit habercidir.

 

Her ne kadar yeterli ekipmanımız (uydumuz, çanağımız) yoksa da, uluslararası paylaşımla da olsa artık meteorolojimiz hava durumunda isabet sağlamaya başladı. Acaba onlar da fal mı açıyorlar? Matematik, fizik ve doğa kanunları (rüzgar, yağmur, kar oluşumu) bulunulan yere göre hesaplanarak yaşayanları bilgilendirici ve uyarıcı günlük hava durumu raporları hazırlanıyor. İletişim kanallarıyla halka ve yetkililere ulaşmaya çalışıyorlar. Dünyanın neresinde sonuç değişiyor? Doğal olaylar karşısında zarar gören hazırlıksız insanoğludur.

 

Astroloji: kişilerin doğum anında, doğum yerinin ve yaşanılan yerin koordinatlarıyla hesaplanan gökyüzü haritalarına göre yaşamsal potansiyellerinin ortaya çıkarılmasıdır. Kağıt üzerine aktarılanlar; gezegenlerin (Güneş, Merkür, Venüs, Dünya, Ay, Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs, Pluto) konumları, açı dediğimiz birbirleriyle etkileşimleri, sabit yıldızlar, Arap noktaları ve on iki burçtur. Bir haritanın okunması ve yorumu için bu bileşenler gereklidir.

 

Hava raporunda kar uyarısı yapıldığında, herkes kendi kapasitesine göre yaşayacağı potansiyel için hazırlık yapar. Aynı apartmanda yaşayanların farklı davranışları gözlenir. Kimi kapıdan dışarı çıkmaz, sıcacık evinde mutlu mesut oturur; kimi dışarı çıkmaz ama yakacağı yoktur mutlu değildir; kimi çıkmak istemez ama mecburdur sarılır sarmalanır çıkar “tüh yahu zincir de yok” deyip toplu taşıma aracına  binebilir, bana bir şey olmaz mantığıyla arabasıyla da gidebilir. Kar uyarısını alan site yönetimi aldırmaz bir tutumla uyumuştur, yetkililer gerekli tedbirleri almamıştır ya da tüm tedbirler yetersizdir. Farklı kişiler, farklı tepkiler örnekler çoğaltılabilir ama bu, kar yağışını engellemez. Astroloji de böyledir.

 

 

Her doğum haritası birbirinden farklıdır

 

Aynı yer ve aynı anda doğmuş iki kişinin (aynı hastane, iki farklı doğumhane) doğum haritaları birbirine eştir. O anki gökyüzü konumuna göre yaşamsal potansiyeller bellidir. Bu potansiyelleri değerlendirme yetisi iki farklı kişidedir. Burada başka verileri de düşünmemiz gerekiyor. Kişinin dişil ya da eril oluşu, aile yapıları; eğitim, gelenek-görenek ve ekonomileri... Doğan kişi kendi ayakları üstünde duruncaya kadar farklı etkiler altında büyüyecektir; kalıtımla özünde taşıdıklarını, yaşamında karşılaştıklarıyla bir potada yoğurarak benliğini oluşturacaktır. Bu benliktir ki kişinin potansiyellerini değerlendirmesinde yön belirler. Bunlar göz önüne alındığında birbirinin aynı görünen iki harita potansiyelleri yaşama farklı yansıyacaktır. İkiz bebek haritalarına gelince, büyük olanla küçük olanın haritalarındaki göze çarpan değişiklik öncelikle Ay’dadır. En hızlı tabir ettiğimiz yer değiştirmeyi Ay yapar. Bunun haricinde bir doğum haritasını ele aldığımızda bir dairenin on iki parçaya bölünmüş olduğunu ve o ana göre gezegenlerin bulunduğu yerleri görürüz. Doğum anıyla konuşlandırmaya başladığımız bu bölümler, burçları ve ev tabir ettiğimiz insan hayatının simgesel gösteri alanlarını işaret eder. Örneğin beş dakika sonra doğmuş küçük ikizin haritası büyüğünkinden daha değişiktir; burç ve ev geçişleri farklıdır.

 

 

 

“Natal Chart” dediğimiz doğum haritasına baktığımızda ilk göze çarpan şey, bölümlere  ayrılmış bir dairedir. Bu daireyi  (360 dereceyi) 12’ye (12 burca) böldüğümüzde 30° elde ederiz. Her burç 30 derecelik alanda konuşlanır. Büyük ikiz bir burcun 30 derecesinde doğmuşsa küçük ikiz gelen burcun 1 derecesinde doğar.

 

 

 

Astrolojide bir derece:

 

Bir gün = 24 saat x 60 dakika = 1440 dakikadır.

1440 : 360 = 4  

1 derece =  4 dakikadır.

 

Saniyelerin bile çok önemli olduğu yaşamda, 1 derece önce veya sonrası değişim için yeterlidir. İki harita çok benzer, ancak aynı değildir ve bu yaşama yansır.

 

Astrolojik yoruma gelince; karşınızdaki kişinin yaşamıyla ilgili bilgileri ve yaşayacakları potansiyelleri söylerken, önemli olan şey sadece o kişinin size verdiği yetki değildir. Gerçekten yetkin olmalısınız. O yetkinlik; hem doğru kişilik, hem Astrolojiyi doğru ve iyi bilmek, hem de o bilgiyi en uygun şekliyle karşı tarafa aktarabilmek demektir.

 

Astroloji, içine girdikçe sizi daha derine çeken derinleşen bir deryadır. “Beni ben kadar benden başkası bilemez, haritamı yorumlayacak kişinin değerleri benimkilerle ne kadar örtüşür” mantığıyla Astroloji öğrenmeye başladım.  İyi de yapmışım. Öyle zevkli ki, size de tavsiye ederim.

 

Sizlerle çeşitli röportajları, gökyüzü ve yeryüzünü ilgilendiren ulusal ve uluslararası haberleri, önemli astronomik ve astrolojik gök konumlarını, dünyanın diğer köşelerinden astrolojik bilgileri ve yenilikleri paylaşacağız.

 


 

Haber: Ümit Çilingiroğlu

Astroloji Editörü / İSTANBUL

Editör Hakkında Bilgi İçin Tıklayın

HABERLER

 

 

Greenpeace Akdeniz

Akdeniz'de onu tehdit eden kirliliğin sınır tanımadığı ilkesi üzerine kurulan Greenpeace Akdeniz, aynı zamanda tek bir ofis olarak çalışarak bölge ülkelerine bir örnek oluşturuyor.


Greenpeace Akdeniz Ofisi Direktörü Ahmet Bektaş İndigo Dergisi'ne konuştu.

Bektaş, Türkiye'deki insanların Greenpeace'e yaklaşımlarının çok değiştiğini, yapılanlara inanların sayısının giderek arttığını söyledi.


EMF Dünya Toplantısı İstanbul'da Yapıldı

EMF Dengeleme Tekniği Dünya Toplantısı tekniğin yaratıcısı Peggy Phoenix Dubro'nun katılımıyla İstanbul'da yapıldı. Dubro, İndigo Dergisi'ne konuştu.


Dünyada Yeni Neslin Çocukları Bilinci Genişliyor

Yeni Dünyanın Çocukları Dergisi (Children of the New Earth), yeni kuşak çocuklarının farklı olduğunu görerek yeni nesli nasıl beslemek, eğitmek,  ve yetiştirmek üzerine araştırmalarla toplumu aydınlatıyor.


Yeni Dünyanın Çocukları Dergisi Baş Editörü Sandra Sedgbeer:

 

"Çocukları isimlendirme ve kategorilere ayırmayı sevmiyorum fakat elbette ki her grubun kendine ait karakteristik özellikleri var. Ama önemli olan şey kategoriler dışında, isimlendirmenin ilerisindeki şeyleri öğrenmemizdir çünkü bugünün çocukları her ne olurlarsa olsunlar farklıdırlar."


Kalpten Kimse Ölmeyecek

Milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine sebep olan Kalp-Damar hastalıkları ve Kanser, yakın gelecekte insanların korkulu rüyası olmaktan çıkacak.


Haydarpaşa Nereye Kadar?

“İstanbul’un Manhattan”ı olacak şeklinde gündeme gelen Haydarpaşa Projesi'ne tepkiler yağıyor.


Yarının Ruhunu Yakalayın

Bu yıl, 6-11 Eylül 2005 tarihleri arasında  TÜYAP Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nde 14’üncüsü düzenlenen  CeBIT Bilişim Eurasia Fuarı’nda 17 ülkeden 925 katılımcıyla, 160 bin ziyaretçi bir araya geldi.

 

KÖŞE YAZARLARI

Tuğba Kavas

Siz Ne Kadar Sizsiniz?


Uzay Gökerman

Kozmik Fenomen


Deniz Onur

Hikayenin Başı ve Sonu


Funda Umut Pakkal

Biz de Çocuktuk


Günyüz Keskin

Eksik Cümleler Yanlış Kelimeler


Rüya Yüksel

Koşulsuzca Sevebilmek


Sevi Çiçek

"İletim Raporu" ve "Mertlik" Üzerine


Haluk Tunç İlker

Oğlumun Gözleri Konuşuyor


Burak Kızılkan

Neden Kendimize Eziyet Edelim Ki?


Seda Pehlivan

Ben de Öyleydim


Meltem Bingöl

Kutlu Gün

Google
 
Web indigodergisi.com

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  18 Agustos 2008 TSİ 01:00